15 Mayıs 2021 Cumartesi

Birer Kitap: Emre Dorman, Mehmet Azimli ve Ömer Müftüoglu

Allah'a Öğretilen Din

Emre Dorman

Tüm kitaplarını pdf formatında ücretsiz olarak okuyucuya sunan nadir yazarlardan biri olan Emre Dorman'ın "Siz Allaha dinini mi öğretiyorsunuz" ayetinden hareketle isimlendirdiği ve bence meseleyi gayet kapsamlı ve titiz bir şekilde derlediği kitabı "Allaha öğretilen din" i okudum.
Kitapta derlenen bahse konu hadis kaynaklarına ve tabi ki Kuranın içeriğine de nacizane biraz hakim olduğum için kitap bana çok tanıdık geldi ve su gibi, bir çırpıda okudum. Ayetlerde de bize defalarca emredildiği üzere; Allahın dinini sadece Allaha has kılmak adına bu kitabın da okunmasını herkese tavsiye ederim.
Yazarın kendi dilinden kitap tanıtımını da aşşağıya ekliyorum :
Dini konularda neredeyse her kafadan bir ses çıkıyor ve Allah'tan öğrenilmesi gereken din, Allah'a öğretilmeye kalkılıyor. Allah tarafından indirilen dini O'na öğretmeye kalkanlara şöyle söyleniyor Kur'an'da: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah gökte ne var, yerde ne var hepsini bilir. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir." (Hucurat Suresi 16) "…De ki: Allah'ın, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz?" (Yunus Suresi 18).

15 Nisan 2021 Perşembe

Kuranın Mekke dönemınde yazılısı, Mekke dönemi siyasi düsünce Metodolojisi ve İbadi Klasigi 'Es Sire'

Kitap: Mekke döneminde siyasi düşünce metodolojisi

Yazar: Abdülkadir Hamid

Çağdaş incelemelerden biri olan bu kitap islamin inanılanın aksine daha mekke döneminde tüm dini çerçeveyi çizdiğini ayakları yere basan kanıtlar ve tarihi çerçeve ile okuyucuya sunuyor. Islam tarihi ve siyer kitaplarında boş bırakılan ya da kaynağı bilinmeyen genellikle akıl dışı rivayetlerle boşlukların doldurulduğu bir çok sahneyi dönemin uzak ve yakın coğrafyalarda vuku bulan olaylar ve söz konusu karakterlerin aralarında önceden geçmiş anlaşma ya da husumetlerı referans vererek peygamberin neyi neden yaptığını mekki sureleri merkez alarak anlamaya çalışmış. Aynı yöntemi yine musa ve isa peygamberlerin hayatlarına da uygulayarak Allahın vahyetmeye çalıştığı dini, bize söylenmek istenen ana mesajı görmeye çalışmış.
Yazar konuya mekke döneminden başlasa da tarih boyunca yaşanan olayların etkisiyle büyük düşünce akımlarını da anlamaya çalışarak günümüze ışık tutmuş. Mesela kendi adıma anladığım günümüz sıkıntılarnın İsa peygamberin karşılaştığı sıkıntılar ile neredeyse bire bir aynı olduğunu görerek çözüm arayışında isa peygamberi anlamaya çalışmanın bize çok büyük faydası olacağını farkettim. Inş. Tefsir, siyer ve Kuran tarihi okumalarimdan sonra kuranın da sık sık referans verdiği diğer kitabı mukaddesleri de okumam gerektiğini farkettim.
Ez cümle kitabın iddiası: Dinlerin vahyedilmesinde zaman sırasına göre bir evrim olmadığı gibi muhammed peygamberin de mekke ve medine dönemleri arasında bir evrimleşme söz konusu değildir. Allahın vahyi her dönrmde hep aynı mesajı verdi. Peygamberler için öncelikli olan şey kişilerin tek tek kişiler değil, zulmün en büyüğü olan gerçekleri gizleme (küfür) suretiyle kalabalıkları kandırma eyleminin ana sorumlusu olan güç sahipleridir. Peygamberler öncelikle aracıları lağvederek Allahın tekliği, ve insanlar arasında adaletle hükmetmek gibi amaçları gerçekleştirir. Bu şartları gerçekleştirmeden dinin amaçladığı düzene ulaşılmaz. Bu nedenle bu önemli şartları kabul edenlerle birlikte çalışmak, kabul etmeyenlere karşı da savaşmak gerekir. Yani tabiri caizse peygamber asıl olarak güç sahiplerinin çıkarlarına çomak sokarlar. Sömürünün devam ettiği yerde adaleti koruyamayız. Bu perspektiften bakıldığında sömüren büyük güçleri rahatsız etmeyen dini bir iddia islami olamaz.

15 Mart 2021 Pazartesi

Fareler ve İnsanlar, Gögü Delen Adam ve Yavasla

Kitap: Göğü Delen Adam

Yazar: Erich Scheurmann


1920 de basılan ve Avrupaya egzotik bir bakışla bakan ilk gezi! kitabı olması dolayısıyla alman edebiyatında oldukça ses getirmis bir kitap. Gezi dediysem aslında klasik anlamda gezip görülen yerlerden ziyade yazarın Avusturalya ile Amerika arasında olan Samoa adasında bulunduğu zamanlar tanıştığı ve avrupayı gezip görmüş olan bir yerli ile yaptığı sohbetler üzerine yazılmış bir kitap. Kitabın üslubu Tuiavii'nin kendi halkına beyazlara özenmemeleri gerektiği noktasında yaptığı çok sade ama aynı zamanda felsefi Hitaplardan oluşur.
Tuiavii çeşitli misyoner faaliyetleri dahilinde avrupayı gezmiş ve Batı medeniyetine karşı çok isabetli düşünceleri olan biri. Zaman, düşünme, para, meslekler, bilim, şehirleşme, eğlence sektörü vs.. gibi bir çok alanda Avrupalı hayatın bir yerlinin hayatına göre eleştirisini okuyacaksınız.
Içinden dersler çıkarılabilecek ve farklı bakış açılarını gözlerimizin önüne en yalın haliyle sunan bu kitabı herkese tavsiye ederim.
"Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama kelimesi kelimesine çevirince "Göğü delen" anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner nir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O göğü delip geçmişti."

15 Şubat 2021 Pazartesi

H.G. Wells, Olmayan Ülke ve Son Ada

Kitap: Zaman Makinesi

Yazar Adı: H.G. Wells

H.G. Wells'in 19. Yy ın sonlarında doktorlar tarafından öleceği söylendikten sonra kendi ölümünün ötesine geçmek için yazdığını düşündüren kitabı Zaman Makinesi insanoğlunun ve dünyanın evrimsel süreç sonunda milyonlarca yıl sonra nasıl olabileceği sorusu üzerinden bir pencere açar okuyucuya.
Sosyolojik, felsefi ve bilimsel yorumların serpiştirildiği hikayede çizilen, yeraltinda yaşayan insanımsı yaratıklar özellikle çocuk okuyucular üzerinde korku oluşturabilir. Yetiskinler için ise yazıldığı zaman için cüretkar olsa da hala günümüze hitap eden ve bir o kadar da akıcı bir kitap.
Önce binlerce, daha sonrasında da milyonlarca yıl geleceğe giderken her ne kadar kurgusal olsa da sosyolojik ve bilimsel argümanlarla desteklenerek oluşturulan yaratıklarla mücadele ettiğiniz bir gelecek projeksiyonunda buluyorsunuz kendinizi.



Kitap: Dünyalar Savası

Yazar Adı: H.G. Wells

15 Ocak 2021 Cuma

Derveze: Tefsir, Siyer ve Usul

Et-tefsir'ül-hadîs

Nuzul sırasına göre Kuran Tefsiri 7 cilt
İzzet Derveze


Dervezenin 7 ciltlik tefsirini bitirdim elh. Yazarın siyer ve Usul kitaplarını da daha önce okuyup paylaştığım için bu yazı yazarla ilgili son yazım olacak.
Bilindiği gibi Derveze Filistinli ve ingilizler tarafından önce hapsediliyor daha sonra da sürgüne gönderiliyor. Türkiyedeki sürgün hayatında dini meselelerde farklı bakış açıları kazanıyor ve Bursadaki kütüphanelerden de faydalanarak yazdığı tefsiri modern tefsir örnekleri arasından en bilinenlerinden biri oluyor. 20 yy'ın milliyetçi eğilimlerinden etkilenen yazarın arap milliyetçiliği yapması dışında çok da siyasi çalkalanmalardan etkilendiğini görmedim. Özellikle ilk defa tefsir okuyacak kişilere Dervezenin yaptığı gibi nuzul sırasına göre düzenlenmiş bir tefsir okumalarını, ayetleri siyer bilgileri ile eş zamanlı olarak anlayabilmek adına tavsiye ederim.
Yazarin metodu gayet net:

1)Kuran peygamber tarafından son haline zaten getirtilmişti,
2)Kuran o dönemde yaşananlar göz önüne alınarak doğru anlaşılır,
3)Bir ayete anlam vermeye çalışırken kuranın bütünü göz önünde bulundurularak anlam verilmeli,
4)Sebebi nuzul ve kütübi sitte de bulunan rivayetler islamın 2. Kaynağıdır ama kurana net bir şekilde ters ya da peygamberin üstün ahlakına uymayanlar uydurmadır.
5)Tarihte bir çok müfessir ayetleri bütünsel anlamdan koparıp asıl amaçlanan mesajı farketmeden değiştirmiştir.

1 Aralık 2020 Salı

Yerdeniz - Ursula K. Le Guin (6 kitap tek cilt)

Ursula K. Le Guin'in 6 kitap halinde yazdıgı serinin Metis yayınları tarafından tek cilt olark basıldıgı bu kıtabı okumam haliyle uzun sürdü. Ilk kitapları daha bir heyecanla okumus olsam da sonlara dogru kitabı bitirmekte zorlandıgımı itiraf etmeliyim. Her bir kitap hakkında tek tek yorumlarımı buraya eklıyorum. 


Kitap: Yerdeniz Büyücüsü
Yazar: Ursula K. Le Guin

Yerdeniz Büyücüsü yaklaşık 2 sene önce vefat etmiş olan Amerikalı Yazar Ursula K. Le Guin' in 60'larda yazmaya başladığı 6 kitaplık Yerdeniz isimli kurgusal evrende gecen Fantastik romanların ilkidir. Karakter ve Olayların Harry Poter'a çok benzemesinden ötürü Harry Poter'un Yerdeniz hikayelerinden çalıntı olarak yazıldığı iddiaları vardir. 

Konuya gelecek olursak kitabın okuması rahat, akıcı bir dili var. Bir yerlinin yaşantısını andıran bir ortamda keçi çobanı olan Ged'in köyünde karşılaştığı ve öğrendiği en basit büyü girişimlerinden sonra bunu kendi canı pahasına köye saldıran sarışın, mavi gözlü barbarlardan halkını korumak için kullanmıştır. Çocuğun cesaretinin dilden dile yayılması ile usta bir büyücü Ged'in köyüne gelir ve onu eğitmek üzere kendi evine götürür. Usta ile Ged arasında Hızır ve Musa arasında olanların benzeri bir Bilgelik karşısında çocuğun sabırsız oluşu göze çarpar.

'Çocuk;"Ama daha hiçbir şey öğrenmedim!" dedi. "Çünkü benim ne öğrettiğimi henüz keşfedemedin," diye cevap verdi büyücü' S:23

Ustasına sabredemeyen Ged ustasının da tavsiyesi ile Büyücülük Okuluna başlar. Okulda yeteneği ile birlikte günden güne büyüyen Egosu onun büyük bir hata yapmasına ve karanlık bir gücü serbest bırakmasına neden olur.

"Bir mum yakan, bir gölge yaratır" 

O karanlık artık Ged'in bir parçasıdır ve okuldan ayrılıp yola düşen Ged'i takip eder. Gel zaman git zaman Karanlık Güç Ged'in yerine geçmeye başlar. Bunu engelleyip yok olmamak icin Ged, denizin sonuna doğru yolculuğa çıkar ve ilk ustasının da tavsiyelerini dinleyerek karanlığı yok etmeyi başarır. 

Hikayeden sonra benim dikkatimi celbeden bazı unsurları da paylaşmak isterim. 

15 Kasım 2020 Pazar

Kayıp Gül, Dedemin Bakkalı ve Tumanov

Pandemi zamanı Youtube kanalı acıp okudugu kıtapları yorumlayan oglumun, benım de okumus olup cok begendıgım Tumanovun 2 kıtabının yorumunun lınkını buraya bırakıyorum 

Vladimir Tumanov'un Haritada Kaybolmak ve Kraliçeyi Kurtarmak isimli Coğrafya ve Matematiği çocuklara sevdiren kitapları hakkında benim oğlanın hazırladığı sunum:

Youtube kanalına abone olursanız seviniriz



Kitap Adı: Kayıp Gül

Yazar: Serar Özkan


Kendinde başlayıp kendinde biten, kişinin arazlardan sıyrılıp öze ulaşma yolculuğunu biraz mitoliji, biraz tasavvuf, biraz hıristiyanvari düalizm ile çok olanın bir olan içinde yok olması vs... gibi bir çok felsefi arkaplanı zemin olarak almış bir hikaye. Akıcı dili ve seyreltilmis sayfaları ile bir solukta bitirilebilen ama okuyucuda kişinin yönelimine göre mutlaka iz bırakabilecek bir kitap.

İlla ki okunması gereken bir kitap olduğu düşüncesinde değilim ama günümüzde basılan ve insana hızlı okuma becerısı dısında nerdeyse hiçbirşey kazandırmayan kitaplar arasından tercih edilebilir bi kitap diyebilirim. Popüler kelimesi kitaba uygun bir secim olur. Yogun mesajlar verilmis ama farklı yönlerden alıntılanan cesitli mesajlar okuyucuyu bence bir bilinmezci alana çekiyor. Her kesime giden ve ortada seyreden bir roman.



Kitap: Dedemin Bakkalı

19 Ekim 2020 Pazartesi

Kutsal Kitabın Yorumu - Newton ve Var Olmak - Nurettin Topcu

Kitap: Kutsal Kitabin Yorumu

Yazar: Sir Isaac Newton

Çeviren: Aytunç Altındal

16.yy sonu ve 17.yy başında yaşamış olan Newton her ne kadar matematiğin prensipleri gibi bilimsel eserleri ile tanınsa da aslında dönemin egitim almış tüm öğrencileri gibi dini bir temel eğitimden geçmiş ve hiristiyanligin içinde bulunduğu sapkınlıkları akıl ve tarih yoluyla görmüş biridir. Ücleme ve Azizliği reddeden Newton bu çalışmasında incilin son bölümünde bulunan ve doğu kiliselerinin kabul etmediği Yuhanna'nın Vahyi bölümünde eski ahitten Danielden ilham alınarak yazılmış kehanetleri tefsir eder.
Bu kehanetleri yorumlarken hıristiyanlığın hz isa'dan iznik konsili sonrasına kadar sürdüğü yolculuğu dinin geçirdiği degisiklikleri de tarihleyerek hurafelerin hiristiyanliga girisini anlatır. Mesela pagan halkın kutlamalarını aynen alıp hiristiyan isimleri vermek suretiyle halkın hiristiyanliga geçişini kolaylastirmak isterken şimdi kutladıkları hz isanin dogumu, yortusu vs... gibi bir çok kutlamanin aslinda bahsedilen içerikle alakası olmadığını kanıtlar. Bunun gibi Suretlere tapmak da hiristiyanliga sonradan pagan inançtan girmiş ve zamanla azizlik, şehitlik, papalık, vs. gibi kurumlarin dönemin şartlarına göre güç devşirmek için dine sokulduğunu olayları ve tarihleri vererek anlatır. Tabi bunlar vuku bulurken yapılan zulumleri ve savaşları da Danileden esinlenen Yuhanna'nın kehanetlerinin ortaya çıkmış olması şeklinde yorumluyor. Hatta kehanetlerdeki şeytanı temsil eden büyük Fahişenin Kilise olduğunu söylüyor.
Ayrıca kitapta toplumların göçleri ve savaşlarını öyle ayrıntılı paylaşmış ki zaten benim daha önce bildiğim üzere macarların türk oluşu, benim Newtondan yeni öğrendiğime göre de ispanyanin kuzey bölgesindeki Katalanların da türk oluşu gibi bizi doğrudan ilgilendiren bilgiler de mevcut. Türklerin müslüman oluşu ile kehanetlerde ki büyük canavara dönüşmesi bölümü benim de aklıma şunu getirdi ki; dünyadaki Türk kökenli toplumlarin sadece islamla şereflenenlerinin tarihe damga vurmuş olması.... Kehanetlerde ki canavarlar Newtona göre kiyamete kadar hukum sürecek devletleri simgeler.

1 Ekim 2020 Perşembe

Ülkemizin Gelecegi, Ruhun ve Medeniyetimizin Dirlisi - Sezai Karakoc

Kitap: Çıkış Yolu 1, Ülkemizin Geleceği

Yazar: Sezai Karakoç

Yazarın kurduğu diriliş partisi için 92 de yaptığı 2 konferanstan oluşan bu kitap yazarın diğer kitaplarına göre daha pratik bir dile sahip. Daha çok partinin ülke için kurduğu geleceği gözler önüne sermeye çalışıyor.
Osmanlının timur ile yaptığı savaşdan hareketle gerçekleşen olayları dizerek osmanlının o dönem enduluse yardima gidemeyisi uzerinden islamin endulus ve istanbuldan hareketle avrupada birleşerek tum avrupayı kurtarabileceği varsayımından sonra turkiyenin de bu dönemde 4 tarafı tehlikelerle örülü olduğu halde eger kullanmasını bilirse aynı zamanda büyük imkanlar icinde bulundugu ifade eder. Tehlikeler sudur ki; batıdan kendini toplamis bir rusya tehlikesi, avrupa birliginde almanya tehlikesi, guneyde ırkcılikla zehirlenmiş ve birleşmiş bir arap birligi tehlikesi, doğuda teknolojisini tamamlamış bir çin istilası tehlikesi vs... bu tehlikelere karşı turkiyenin tek çıkış yolu panislamizm dir. Yani siyah, beyaz, arap, acem, türk, kürt... 1 dunya savasinda kaybettiğimiz tum topraklar ve ayni zamanda orta asyadaki türki devletler de dahil bir millet oldugumuz gercegi üzerinden birlesmeliyiz. Burda yazarin bahsettiği birleşme ülke sınırlarını birleştirmek değil AB benzeri sekilde ama onu sadece çıkar ilişkisinden ziyade islam medeniyet algısı ile aşan bir birlik olma ülküsü vardir.
Bunu öncelikle yapacak olanlar mutlaka aydınlarımız olmalıdır. Ama Karakoc aydınların da yanlis ülküler sahibi olabileceğini ve bunlarin birbirini tamamlamasi gerektiğini su örnekle gosterir. Osmanli sonrası türk aydınlanması halka ragmen ve dinamikleri toplum icinde olmayan bir aydinlanma sunmaya çalışırken hem kendileri yanıldı hem de milletin pasif direnisi ile karşılaştılar. Mesela istanbul aşığı olan yahya kemalin istanbulu modern ve yuksek binalarla hayal etmiş, peyami safa ise istanbulu sitelesme ve ahsabi bırakıp betonlaşma hayali ile dolu idi. Oysa onlar batıya o kadar yakından bakıyorlardı ki bir bursa sehrindeki sanatı, şiiri ve matematiği göremediler. Simdi ise yüksek binalar ve betonlasma şehirlerimizi öldürdü. Onlar düzgün bir tarihi-sosyolojik tahlil yapamamışlardı.

19 Eylül 2020 Cumartesi

Bir Aksam Gezintisi Degil Bir İstiklal Yürüyüsü ve Gecmisiniz Itina ile Temizlenir Kitapları

Kitap: Bir Akşam Gezintisi Değil Bir Istiklâl Yürüyüşü

Yazar: Ismet Özel


Bildiğimiz gibi Ismet Özel önceden sol düşüncede olsa da sonradan müslüman olmuş ve şiirleri ile Türk şiirinde klasik olmuş eserler veren bir toplum önderi.

Kurmuş olduğu Istiklâl Marşı Derneğinde verdiği Istiklâl Yürüyüşü konuşmalarından derlenen bir kitap olduğu için yaklaşık 500 sayfa boyunca hep aynı şeylerin tekrarını anlamayarak okuyorsunuz. Kitapta bir çok konu "anladınız siz onu, bu meseleyi çok iyi anlamak lazım, eğer söylediklerimi anlamıyorsanız bu sizin eksikliginizden kaynaklanır vs.." gibi ifadelerle kapatılmış. Mesela bir yerde mersinde tren yolu yok diyor başka yerde biri -ama mersinde tren yolu var dediğinde hoca " Ben mersinde tren yolu yok derken mersinin denizciliği gelişmesin diye tren yolu sahile bağlanmıyor diyorum aslında.... Yani hoca mersinde tren yolu yok dediğinde siz o cümlelerin taşımadığı anlamları da anlamak zorundasınız ki bu hem çok zor hem de çok subjektif bir uğraş oluyor. Haliyle de hocanın sıklıkla çok doğru tespitleri ifade ederken bile aslinda hangi konuda tam olarak ne demek istediğini anlayamıyorsunuz.

Ursula Guin'in Yerdeniz isimli kitabında kullandığı şu ifade Özel'i okurken aklıma geldi;

"Kelimelerin anlamlarını saptırıp yanıltabilirler; dikkatsiz bir dinleyiciyi, her biri gerçeği yansıtan ama hiçbiri bir yere varmayan ters sözcüklerle bir labirente çekebilirler."

Kitabın başında bizimki sıradan bir akşam gezintisi değil hızlı hızlı birlikte yürünen amaca giden bir istiklal yuruyusudur dese de kitabın sonunda son konferansa geldiğinde dinleyicilerin kendisini anladıkları noktasında şüphe duyduğu ve boşa kürek çektiği duygusu ile konferansları bitirme kararı aldığını söylüyor.

Sanırım hocayı anlamak için yanlış kitaptan başladığımı kabul etmem lazım. Ismet Özeli anlamak için önce bu kitap gibi laf arası söylenen şeylerin derlendiği bir kitap yerine "Üç Mesele" "Vel Asr" gibi diger fikir kitaplarına bakmanızı kendime de size de tavsiye ederim.

1 Eylül 2020 Salı

Yaz Okuma Senligi 2020 Sonuc

Yaz Okuma Senligi 2020 Sonuc


Okuma sürecime renk katmak icin arada sırada katıldıgım Okuma senlıgıne bu yaz da kitap listesi hazırladım ve bazı kıtaplar degısse de ısın sonunda Senlıktekı katagorılere uygun kıtap bulmayı basardım. Assagıda benım bu yaz Okuma senligi katagorılerıne uyarlamayı basardıgım bazı kıtapların lıstesı ve puan hesaplamam var. Senlık ıle ılgılı bılgı almak ve Guz okuma senlıgıne katılmak ısteyenler Burdan bakabilirler.

Kitaplardan cok azı harıc cogunlugu hakkında bılgı edınmek ısteyenler, soz konusu kıtapların ustune tıklayarak yaptıgım yorumlara ulasabılırler.

herkese iyi okumalar.


 1.Kategori (10 puan):  İsminde “YAZ” mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların “YAZ” mevsiminde geçtiği bir kitap.

25 Ağustos 2020 Salı

İsrail Lobisi ve ABD Dıs Politikası - İran ve Cevre Jeopolitigi



Kitap adı: Israil Lobisi ve Amerikan Dış Politikası.

Yazarlar: John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt
Sayfa: 610



Akademik bir dergi yazarlara Amerikan Dış Politikası hakkinda bir yazı siparis ederler. Yazı tamamlandiginda dergi makalede Israil eleştirisi oldugu icin yaziyi yayımlamaz ama başka bir yayınevinin bu durum kulagina gider ve yazarlara bu makaleyi kitap olarak basabileceklerini söylerler. Makale her ne kadar dergide yayimlanmamis olsa da bu israil lobisinin kulağına gider ve Lobi yazarları tehdit ve envai yıldırma yöntemleri ile baskılamaya çalışır. Bunun üzerine yazarlar baskiya yenik dusmemek adina kitap teklifini kabul ederler ve makaleyi genişleterek yaklaşık 180 sayfalik kaynakçası ile birlikte çalışmayı 2007 senesinde basarlar.

Gördükleri baskılara rağmen yazarlar kitabı akademik bir üslup ile ve soyledikleri her cümleyi kanitlayarak yazmışlar. Israilin bölgede varolma hakkı olduğu fikrini paylaşmakla birlikte ABD nin dış politikasinin israile odaklanmasının israile de amerikaya zarar verdiğni iddia ederek bu ahmakça politikaları anlayamaz ve bunu sorgular.

Mesele Amerika dış Politikası olunca haliyle konu mecburen Israil Lobisine dayanmak zorundadir çünkü lobi öyle güçlenmiştir ki siyasi alanda çok küçük bir rol almak bile isteseniz amiyane tabirle israil taraftarı olmanız yetmez direk lobinin köpeği olmanız gerek. Kendilerine köpek olmaya razı siyasetçilerin yanına yerleştirdikleri danişmanlarla kontrol eder hatta konuşmalarını bile lobi çalışanları hazirlar. Itiraz den bir sonraki secimde kazanamaz.