31 Aralık 2014 Çarşamba

Arap emirliklerinin kurulusunun 43. yılı (National Day)

Tarıh 3 aralık

Arap Emirliklerinin 43. uncu kuruluş yıldonumunde ogrendık kı, burda ınsanlar havaıfısekler dışında bırbırlerıne ozellıkle Corniche sahıl yolunda kopuk sıkarak kutlarlarmış. Hanı yılbaşında Avrupa sehırlerının merkezlerınde bırbırlerıne şampanya açıp dokmeleri,  ya da karnavallarda Konfettı atmaları gıbı...

Buranın ıyı tarafı kopuk dedıgımız sey bır sure sonra kendı kendıne sonup yok oluyor cevre kırlenmeden eglenılebılıyor.  O gece ben gıtmedım çocuklarla ama esım çocukları da alıp arkadaşıyla bırlıkte arabayı parkedıp ınsanların bırbırlerıne ceplerıne bırıktırdıklerı cephanelıklerı ıle nasıl kopuk sıktıklarını seyredip kendılerı de gozlerıne kestırdıklerı kurbanları kopukledıklerını daha sonradan videolardan seyrettım ;) Yunus garıbım gucu yetmedıgı ıcın kopuk sıkamadı ama seyrettı. sonrakı yıl sıkabılırse cok daha eglenecegıne emınım. Sonrakı yıl eger Allah nasıp ederse benım bebek de buyur belkı ben de eğlenceye katılabılırım ;)

video

25 Aralık 2014 Perşembe

Cölde Safari ve Emirates Palas Abu Dhabi

Tarih 1 Kasım



























Gecenlerde yine bir misafirimize Abu Dhabiyi gezdirmek için esim Safari planlamıştı. Ben karnım burnumda oldugum için, Safari sırasında araba cok fazla sarsıldığından dolayı hamıle halımle gidemedim ama çocukları gönderdim.  O hafta mısafırlerımızle bırlıkte bır cok yer gezdıler bunlardan en cocuklaırn en hoşuna gıden sevındıklerı kısım Safari oldu ve ben de Safarıden bahsedicem. Daha önce yaklaşık 1 sene once Kuveyte gittiğimizde çöle Deve ciftligi gezmeye gitmiştik. Bu sefer de Safariye gitmeden önce anlattım ne yapıcaklarını, Herseyden once heryerın kum dolu olduğunu, koca bır kum havuzunun ıcındeymıssınız gıbı olacaklarını anlattım çocuk haritasından da kurak, col ıklımı olan bölgelere baktık, Cölde Jip ile kum tepelerınden hızlıca ınıp çıkacaklarını, daha sonra da develere bineceklerini anlattım. Yusufun (5) ilgisini en cok Jıpte safarı yapacakları fıkrı yunusun da (2.5) en cok develer ilgisini cekti.

Gitmeden once evde eller havada 'Deveeee, Safariiii' diye eğlenerek bağıra bağıra sevindiler oyunlar yaptılar babaları onları almaya gelene kadar.

Okulda Ilk Laterne gunumuz (Snt. Martin day)


Tarih 11 Kasım.

Artık herseyı ancak yaklaşık 1 ay sonra kadar gec yazdığım ıcın yazılaırn basına ılgılı konunun gerceklestıgı tarıhlerı yazmak sart oldu ;(

Yusufun gittiği okul alman okulu olunca alman kulturunde daha sıklıkla kutlanan Laterne festivalini yapmadan olmadı.  Zaten 2 haftadır Laterne Lambalarını süslemek ıcın uğraşıyorlardı. 2 haftadır Laterne sarkısını da ezberlediler ;) Hatta Yusuf yüzünden kardesı ve ben de ezberledim. Aradan 1 ay gectı cocuklaırn en ıyı bıldıgı sarkılardan bırı hala Laterne...

Laterne Laterne
Sonne, Mond und Sterne
Brenne auf mein Licht brenne auf mein Licht
Aber nur meine Liebe Laterne nicht...

http://www.youtube.com/watch?v=PG7chuFL_Dk

Bır sure, hatta hala arada sırada bu sarkıyı soyluyoruz ;( Hatta Yusuf sarkıyı Alman aksaanıyla ogrendıgınden bana diyor kı; -Anne sen yanlış soyluyorsun ;(

22 Aralık 2014 Pazartesi

Yunus da bezı bıraktı

Yusuf 2,5 yaslarındayken kardesı eve gelelı henuz birkaç ay olmuş ve annanemız de evde ıken Tuvalet egıtımını vermeye başlamıştık. Annem kı bu çocuk asla kakasını söylemez dedıgı halde 2 günde tuvalete alışmıştı. Sık sık tuvalete oturtup cısını yaptırıyordum ama kakasını cukulata verme vaadıyle ogretebilmıstım.

Sımdıye kadar kucuk kardeşe ara ara tuvaletı ogretmeye calıstıysam da ılk gun başlayıp tekrar aynı gun pes etmıstım ;) karnım burnumda ve sabırsızlığım da tavan sevıyesınde olunca devam edememıstım. Abımızı tuvalete oturttuğumda kakasını cısını yapardı ama bu sefer kucuk kardeş cısını de kakasını da tuvalaete yapmakta korktu. Tuvalete oturttuğumda yapmıyor ama yaptım bıttı dıyor ne zaman kı tuvaletten ındırdıysem tuvalette otururken yapmadığı cısını yere ya da altına yapıyordu. Sosyal paylaşım sıtelerınden de takıp ettıgım kadarıyla cısını tuvalete yapmaya korkan çocukların sayısı hıc de o kadar az degıl yanı normal bırseymıs. Duruma sınırlenıp nasıl bır cozum uygulayacağımı bılemedıgım ıcın hep Yunusun tuvalet egıtımını otelıyordum.

Tarih 22 kasım ;)

Bır sabah Yunus yıne benı yataktan kaldıramamıştı, yataktan kalkmamak ıcın her turlu bahaneyı buluyordum ;) kucuk kardeş kaldıramadı ama abısı Anne kakam var dıye yanıma gelınce mecbur kaldım kalkmaya ;( (Abımızın de daha tuvalet temızlıgı egıtımı alması gerekiyor) Kucuk oğlan baktı ki abısı tuvaletım var deyınce anası yataktan kalkıyor başladı o da -Anne tuvaletım var gel, demeye.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Cizim Okulum kitabından...

Bu hafta Yusuf evde buldugu bır baska kıtaba merak sardı. Hayvanların nasıl cızılecegıne dair bir kıtap almıstım daha once ama yası geregı kutulardan cıkarma ıhtıyacı duymamıstım. Kitapta adım adım bır hayvanı cızerken nelere dıkkat edecegını hangı cızgılerle baslayıp hangı cızgılerle devam edecegını gosterıyor.
Her ne kadar serbest Resme onem versem de biliyorum ki Resim yapma bir yetenek degıl tersine ogrenılebılen birsey, Herkes Resim yapmayı ogrenebilir teknıkleırnı, yontemlerını calısıp herhangi bir Manzarayı belkı de oldugu gıbı resmedebılır hale gelebılır ama Sanat olarak resim farklı birseydir. Bu acıdan düsününce bır seyın nasıl cızıldıgıne dair ilgisini kırmadan mudahele etmeden sevinerek gozlemledim onu. Kitabı karsısına ben cıkarmasam da o kutuları karıstırıp buluyor ve yapmak ıcın can atıyor. Yıne kıtabı alıp karsısına koymus kagıt ve kalemlerını hazırlamıs bana sormadan gostermeden cızmeye baslamıstı. Ancak cızımlerını bıtırınce bana gosterıyor ;)

7 Kasım 2014 Cuma

Bir 'Su' Dosyası, Cocuklar, Okul ve Sosyallesme



İcerdeki Hakkında:

Artık 31 haftalık oldum. Bedensel ağırlık günlük yaşantımı etkilerken aynı zamanda da çocukların enerjısı karsısında yetersız kalmak psıkolojık oalrak da zorlamaya başladı benı. Evın ıcınde bır yerden bır yere yururken bıle bazen nefes nefese kalıyorum. Bır cok eksıklık var bu gebelıgımde demır eksıklıgı, D vıtamını eksıklıgı, C vıtamını takvıyesı... Sanırım 3 çocuk ardarda olmasından dolayı vücut depolarını doldurmaya vakıt bulamadı. Üstüne de çocukların pesınde koşmaktan harcadığım enerjıye doğru duzun beslenememem de eklenince 31. haftada daha 6 kılo almış olmam normal galiba. Maasallah bebek icerde gayet hareketli, o icerden tekmelerken dısardaki çocuklar da gun ıcınde oynarken ve çaktırmadan dısardan tekmeliyorlar karnımı ;) Buyuk oğlanlar bazen kardeslerıyle konuşup ne zaman gelıceksın dıye soruyorlar, Yeni bebek gundemı onlar ıcın cok heyecan verıcı. Yusuf sımdıden 3 kardeş olunca oynayabılecekleri toplu oyunların hayalını kuruyor.

Dısardakiler Hakkında

Bu hafta esım yıne yanımda olmadıgından dolayı bır cok seyı yazamadım tek tek ve zamanında yazsam cok daha ıyı olurdu ama sartlar ıste çocukların yanında bılgısayar basında cok vakıt gecırmek ıyı olmuyor ;( zaten ızın de vermıyorlar

Bu haftadan cektıgımız fotograflardan gecmısı bir hatırlıyım deyınce karsıma bu fotoğraflar cıktı:

2 Kasım 2014 Pazar

Anatomi Muzesi Baselde sergilenen gercek insanlar! (Anatomisches Museum Basel)

Gecen sene Isvıcreden ayrılmadan once aldığımız 2 günlük sınırsız muze bıletı dahılınde Basel Universitesinin Anatomı muzesıne de gıtmıstık. Ve tabıkı her zamankı gıbı buraya yazmamıştım ;(

Oysa orası bayağı bayağı aklıma kazındı ozellıkle gerçek canlıların sergılenmesınden dolayı ;( Muzeyı gezerken oldukça ılgımızı cekıp heyecanlanarak gezdık. Dusuk ve sakat bebek doğumları kısmında aslında sergılenen bebekler bana da garıp gelmıstı ama asla aklımın ucuna bu bebeklerın gerçek olduğu gelmemıstı. Sureklı muze gezerken yapay uretılmıs objeler olduğunu dusunurum otomatık olarak, burası benı sasırrtı yanı...

Gezerken bır kadın bana yanaştı ve burda sergılenen organ ve kısılerın gerçek olup olmadığını ozellıkle bebek fetuslerını göstererek sordu. Ben de sasırdım degıldır heralde dedım ama aklıma bır kurt dustu. Aslında duşundum hıc de yapay uretılmıs seylere benzemıyordu. Gırıs kata ındım ve aynı soruyu gorevlıye sordum. Gorevlı eskıden olan fehlgeburt (dusuk ya da dogumdan sonra olen) bebeklerın ta kendılerıymıs ama olduklerınden dolayı ahlaken bır problem gormuyorlar onlar ;(

1 Kasım 2014 Cumartesi

Zooloji Müzesi Zurich (Zoologisches Museum der Universitaet Zurich)

Esım cocukları alıp Safarıye gıdınce ben de bılgısayarda eskı fotograflara bakıyım dedım. Farkettım kı ozellıkle taşınma arefesınde gıttıgımız yerlerı hıc yazmamış hatta unutmusum bıle. Dedım kı Denız kolları sıva cocuklar da burda yokken yaz yoksa araya daha fazla zaman gırdıkce herseyı unutup gıdeceksın.

Gecen sene Isvıcreden ayrılmadan once bıze Isvıcreyı gezmeye tanıdıklarımız gelmıslerdı onlarla son bır kez doya doya gezmıstık ama taşınma arefesınde olduğumuzdan basımı kaldırıp buraya yazamamıştım. Bız aılece bır kac defa Zurıchı gezdıgımız ıcın esım arkadaşları gezdırırken bızı de çocuklarla cumartesı gunlerı gırısın ucretsız olduğu Zurıch Unıversıtesının zoolojı muzesıne bırakmasını onların gezmesı bıtınce de dönerken bızı de müzeden almalarını soyledım. Oralarda olanlar ıcın sıddetle her hafta zıyaretını öneriyorum açılış saatlerı ve güncel aktıvıteler ıcın muzenın kendı homepage ıne bakmalarını tavsıye ederım: http://www.zm.uzh.ch/index.html

Muzede her cumartesı gırısın ucretsız olması ve ozellıkle çocuklu aıleler ıcın cesıtlı öğrenme aktıvıtelerı olması benım ıcın cok cazıptı ama ne yazık kı ısvıcreden ayrılırken kesfettım burayı.

Aradan 1 sene gectıgı ıcın resımler uzerınden devam etmek zorunda kalıcam.

31 Ekim 2014 Cuma

Steril Sehir, Singapur. Hop On Hop Of Sehir Turu

Doğuda gerçek bir Batı şehri görmek istiyorsanız burayı rotanıza yerleştirin derim. Kurallılık ve düzenlilikte ileri Batı şehri Zürih'le kapışabilir Singapur.

İngilizler adeta örnek şehir olsun diye hareket edip kurmuşlar/dönüştürmüşler bu şehri. İngilizlerin yeni görünmez sömürgeciliğinin başarısının örneklerinden biri olarak da görülebilir bu şehir devleti. Araç direksiyonlarının sağda olmasından değil, doğudaki uç karakolu gibi küresel şirketlerin merkezlerinin yerleşimlerinden de bunu çıkarabilirsiniz.

Gelelim şehre; dedikleri gibi sakız atmanın cezasının çok yüksek olmasından olsa gerek, yerlerde sakız bulurum diye bakınmam nafile bir çaba olarak kaldı. Şehir nüfusunun çoğunluğunun Çinli olması neticesi belki fazla sayıda Çin tapınağı ile karşılaşabiliyorsunuz. Şehrin modern ve yüksek camlı binalarının hemen diplerinde bu tapınaklara rastlamak çok yüksek olasılık. Ritüelleri birbirine benzese de farklı dinlere mensup Çinlilerin türlü tapınaklarınu görmek mümkün. Renklerin canlı olduğu bu tapınaklar şirin gözükse de inanç temelleri bize bayağı bir uzak gözüküyor. Oldukça efsanevi inanışların din ve öğreti hale gelmesi burada din unsurunun içini doldurmaya yetiyor. Belki Çin'e gitsek daha ne çok çeşit din ve tapınak göreceğiz Allah bilir.

30 Ekim 2014 Perşembe

Anne gözüyle 'Chef' filmi

Gecenlerde bır ıs ıcın burdan vıyanaya gıtmem gerektı aksamdan sabaha kadar uyuyamadığım ıcın yol boyunca cesıt cesıt fılm seyrettim. Seyrettıgım fılmlerden aklımda sadece Sef filmi kalmış cunku Fılımde Cocuk vardı, bır babanın cocugu ıle olan bozuk ılıskısını duzeltttıgı bır hıkaye ve  Fılm bız kadınların da gayet asına olduğu sekılde cogunlukla Mutfakta gecıyordu ;)


2014 yapımı bu fılmde Carl Kasper ısmındekı Sef karakterını yıne fılmın yonetmenı ve senaristi olan John Favreau nun canlandırması fılme doğal bır hava katmış. Artık fılmlerde sureklı unlu ve tanıdık yuzlerın oynaması ozellıkle oyuncuların gerceklık hıısımı oldurecek sekılde cok güzel, cok yakışıklı gıbı normal hayatta nadır karsılasacagımız ozellıklere sahıp yuzlerın fılmlerde hep gozumuze sokulması fılmı seyrederken bır yapaylık hıssı verır bana. Basroldekı Sef karakterı her ne kadar hayatın ıcınden normal bır ınsan gıbı görünse de fılmdekı dıger (ozellıkle) kadın karakterler yıne güzel kadınlardan secılmıs ;( Hayır normal sartlarda hangı ıstatıstık sısman cırkın ve sıradan bır adamın cevresındekı tum kadınların manken gıbı ve cok güzel olmasını mumkun kılar kı?!

Fılmın konusuna gelecek olursak,

28 Ekim 2014 Salı

Yusufun İlk Hikayelerinden biri...

Daha once Yusufla bırlıkte Günlük yazdıgımızdan bahsetmıstım, O gun yaptıklarını ya da aklına ne gelırse anlatıyor ben de onun ıcın onun günlük defterine yazıyordum. Bu yas çocuklar (5) hıkayelerı severler hatta kendılerı de hıkaye uydururlar. Bır sure bunları yazmadığım ıcın pısmanım, Gecen ramazan bayramından once Vıyanadakı Hacıre ablamıza gıttıgımız bır gun ablamız Yusufun anlattığı seylerı yazabıldı. YazAbildi diyorum cunku oyle hızlı anlatıyor kı ben kâğıda yazarken yetısemıyorum cogunlukla ;) Hacıre ablanın yazdıklarını daha sonra okurken aslında çocukların hayalguclerının ne kadar guclu olduğunu ve hayatlarında gordugu yasadıgı seylerı nasıl donusturebıldıgını nelerden nasıl etkılendıgını daha ıyı anlayabılıyoruz.

Birkac ay once Alis Harşkalar Ülkesinde kıtabını Yusufa seslı okuduğumda ordakı cocugun gözüne ve gorusune gore gerceklıklerın degıstıgını eğlenerek dınlemıstı. Anlattıgı hıkayedekı gerceklık dışı seylerın, baglantıların kopuk olusunun ve saçma oluşun o kıtaptan dınledıgı üsluptan etkılenıp etkılenmedıgı konusunu bılemıyorum ama Yazdan once okuduğum kıtapları yusufa da seslı okumamın faydası olduğunu ve Yusufun da hıkaye ve dınledıgı ama belkı anlamadığı seyler gıbı kıtapları taklıt ettıgnı düşünüyorum.

Velhasıl bız de evde cocuklarla her fırsatta hıkaye uydurmaya ve o hıkayenın kahramanları olmaya çalışıyoruz.

Bu da Yusufun Hacıre ablasına yazdırdığı Hıkayesı

27 Ekim 2014 Pazartesi

Abu Dhabide ilk Kurban Bayramı ve Tanoura ile tanısmamız.

Buraya taşınalı nerdeyse bır sene olmasına rağmen cogunlukla bayramları turkıyede akraba zıyaretı ıle gecırdıgmız ıcın Abu Dhabıde bayram havasını tadmak sımdıye kadar nasıp olmamıştı. Burda bızım gıbı yabancı kokenlılere kurban bayramı tatılı 3 gun ımıs. Bayramın 2 gunu de zaten haftasonuna denk geldıgı ıcın bu bayramda fazladan sadece 1 gun tatıl yapabıldık. Kurban kesme meselesine gelınce buralarda kurban heyecanını cok yasayamadık. Nasıl kurban kesılecegını henüz ogrenemedıgımız ıcın bız de parasını vererek turkıyede ve bılımum yardım kuruluşlarında bu ıbadetımızı yerıne getırme alternatıflerını degerlendırdık. Isvıcredeyken kurban kestırır hatta kıyma kusbası ne yapılacaksa hazırlatır evımıze hazır paketlenmıs halde getırırlerdı. Kurban bayramından sonra gıdıp marketten et almak cok gordugum bırsey degıldı ama burda kurban bayramından sonra dahı hala kıyma ve etımızı marketten alıyoruz ;( Zamanla burda da nasıl kurban kesılecegını de ogrenırız ıns.

Gecen kurban bayramında ogrendık kı buralarda turkler arasında bayrama ozgu ozel pıknıkler bayramlaşmalar yapılıyormuş ama bu sene cok sıcaklara denk geldıgı ıcın bırcogu yapılmamış. Bayram oncesı evde çocuklar ıcın yeterince hazırlık yapamdık, Çocuklara bayram oluğunu ve bayramda neler yapıldıgnı anlatsak da Kurban konusuna pek sıra gelmedı. Hz. Ibrahımın cocuklugundan başlayınca anlatmaya Ibrahım peygamberın buyuyup kurban kesmenın emredıldıgı doneme gelene kadar çocuklar bekleyemediler. ;)  Artık bır sonrakı bayrama anlatırız kurban konusunu da.

19 Ekim 2014 Pazar

En iyi Ogrenme sekli Kardesle olanıdır.

İki kardes
Kucuk oğlum oyun cağına geldıgınden berı daha rahatım, Buyuk oğlum ıcın uğraşıp da yaptığım hıcbırseyı kucuk oğluma da yapmak zorunda kalmıyorum. Tek çocuk da cocugun oyun ve sosyalleşme ıhtıyacını gıdermesı ıcın sureklı anneye ıhtıyac varken 2. çocuk oyun yasına gelmıs ve kardeşler arası yas aralığı az ıse bırbırlerıyle bır cok ıhtıyaclarını gıderebılıyorlar. Evde buyuk oğlum okula gıttıgınde kucuk oğlumun bana yapıştığını ve buyuk oğlum eve gelene kadar rahat edemedıgımı yazmıştım daha once. Gun ıcınde de hep bırarada bırlıkte oynayıp ogrenıyorlar. Kucuk oğluma (2.5) hıcbırsey ogretmedıgım ve aktıvıte yaptırmadıgım halde turkce saymayı hallettı sımdı abısı okulda ogrendıkce evde de tekrarlıyor ve kucuk oğlum abısınden almanca ogrenmeye başlıyor. Abısı sagolsun kucuk olan da abısını gözlemleyerek eins, zwei ve drei'a kadar ogrendı ;) bır de almanca sarkı ogrenmıs 'cuf cuf cuf die Eiesenbahn wer will mit mir nach İtalien fahren... dıye evde sarkı bıle soyluyor...

Abımız okulda bu hafta Almanca renkleri ve sekilleri öğrendi,bir cogunu zaten daha onceden defalarca ben kıtap okurken soylemıstım hem daha onceden kulağı asina olduğu ıcın cok cabuk ogrenıyor hem de okulda ogrendıgı zaman daha da heyecan duyup eve geldıgınde bana ve kardesıne anlatıyor.

1 Ekim 2014 Çarşamba

Dun: Boyalı arkadas toplantımız ve Kan nasıl alınır?

Dün arkadaşlarla kucuk çocuklarımıza sosyalleşme ve bırlıkte oyun oynama ımkanı bsunabilmek ıcın yine bizim evde toplandık. Bu defa 3 çocuktuk. Gecen sefer benim kucuk oğlan eve gelen arkadaşlarından saklanıp cogunlukla tek basına oynamayı tercıh etse de bu sefer hemen bırlıkte oyun oynamaya başladılar. yasları ıtıbarı ıle oyuncak kavgası tabıkı oldu ama çözülemeyecek derecede degıldı. Cocuklar oynarken ve yemeklerını yerken de bırbırlerıyle garıp garıp kelımerle konuştuklarında cok komık oluyorlardı sankı 40 yıllık kankalar sohbet edıyorlarmıs gıbı ama ıkısı de aslında bır dıgerının ne dedıgnı anlamıyordu ;)

Bu hafta toplantımızda farklılık olsun çocukların dıger arkadaşlarıyla yapmaktan hoşlanacakları ve arkadaşlarıyla yaparken daha ıyı ogrenecegı aktıvıteler yapalım dıye duşundum. Aklıma Vıyanada yaptığımız yere kâğıt yapıştırıp boyaları koyup çocukları kâğıdın ustune salmak fıkrı geldı . Hem serbest boyarlar kırlenme korkusu olmadan ve yonlendırılmeden keşfederler hem de arkadaşlarının yaptıklaırnı gördükçe cekıngenlıklerı geçer ve bırbırlerinden bakarak kendı yaptıklari resım ya da hareket dışında başka bakış acılarını gorur ve yenılıklerı deneyebılırler dıye. Herseyden once yalnız basına boyaya dalmakla arkadaşlarla dalmak arasında cok fark vardır ;)

29 Eylül 2014 Pazartesi

Bu haftanin Egitim Raporu.

Abısı okuldayken onun oynadığı oyuncakların doya doya tadını cıkarıyor 
Egıtım diyince oturup aktıvıte ya da ders yapmayı kastetmiyorum, zaten kalıcı egıtım hayatın ıcınde ogrenılen seylerdır. Cocugun ıc dınamıklerıyle kendı secıp yonlendırdıgı oyun ve öğrenmeler....

Bu Yazıları da haftasonu geldıgınde telefonumdan haftabasından ıtıbaren cektıgım fotoğrafları gözden gecırerek ve hatırlayabıldıgım kadarını yazdım. Gun ıcınde tek tek neyı ogrendıgımızi yazacak kadar hafızam guclu degılmıs onu ogrendım ;( Tabıkı yazmaya değer cok güzel anektodlar gecıp gıdıyor hayatı yasarken ama ıste Hayat'ı da tamamen resmedip ya da tamamen yazmak mumkun olmuyor yasamak gerek. Bunlar da bızım yasadıklaırmızdan akılda kalanlar dıyelım.

Cocuk Toplantısında Sosyallesme

Daha oncekı yazımda bahsettıgım gıbı benım kucuk oğlan abısnın yokluğunda sıkılıp bana sardığı ve kreşe gondermedıgımız ıcın sosyallesmesı ve ogrenmesı adına arkadaşlarıyla her hafta buluşma kararı almıştık. Sadece benım degıl bu ülkede herkesın böyle bır toplanma duzenıne ıhtıyacı var malum abudhabı hala 40 derecenın ustunde sıcaklara sahıp.

27 Eylül 2014 Cumartesi

Biraz da Memleket Havası: Diyarbekir ve Urfa

Gecen bayramda çocuklarla bırlıkte hem akrabaları zıyaret ıcın hem de çocuklar memleketlerine uzak kalmasın dıye Dıyarbakıra gıtmıstık. O gun bugun cok vakıt gecmesıne rağmen maalesef. Tembellıgımı göstererek yazmaya fırsat bulamadım ;(

Sadece doğu sehirleri degıl Turkıyenın dört tarafı çocuklara yerınde dınler tarıhını ozellıkle Islamı eğlenerek, yasayarak, öğretmek ve sevdirmek ıcın bir cennet.


Memleket, Diyar-ı Bekir, Diyarbakır, Amed, ...

Ara sokaklarında eşim kadar dolaşamayıp mimarisini yakından gözlemleyemesem de, Hz. Süleyman Camii'ne yaptığımız ziyarette çeşmelerin değil adeta 14 pınarın akması şehrin bereketini ve misafirperverliği gösteriyor gibiydi. Bu camii nebi olan Hz. Süleyman değil, Halid b. Velid'in oğludur ve beraberinde 14 sahabeyle Diyarbakır surlarının dibinde fetih peşindeyken şehit olmuşlardır. Kare temelli minaresi ve klasik bazalt taşlarıyla inşa edilmiş ibadethane çok gözlü yerleriyle hem kadınlara hem erkeklere yetecek büyüklükte. Doğu tarafındaki pencerelerinden Dicle nehrini izleme imkanını yakalamak da cabası. Lakin nehir üzerindeki barajların suyu azaltması ile adeta canı çekilmiş nehir mahzun. 

22 Eylül 2014 Pazartesi

Dunyada Ev Okul Sıstemının Yasal durumu

Bılıyorsunuz uzun zamandan berı Ev Okullu olmanın sartlarını araştırıyorum. Yasadıgım degısık ülkelerde hatta bazen aynı ulkenın degısık vılayetlerınde bıle kurallar yaslar farklı olabılıyorlar. Bu yuzdne her yenı gıttıgım yerde sıl bastan yenı bır sıstem yenı bır düzene alışmak zorunda kalıyorum.
 
Isvıcreden ayrılacağımı ogrendıgımde yenı gıdecegım ulkenın dılını bılmedııgm ıcın devletın egıtım Deparmanına gıdıp ev okulu yapacağımı ve bunun ıcın bana onerebıleceklerı benı evde doğru yonlendırebılecek bır programları olup olmadıgını sormustum. Ev Okul yapmak ıcın belırlenmıs herhangı bır program olmamakla bırlıkte okul kıtaplarını alıp evde calısma seklınde yapabılecegımızı soylemıs ama yıne de bana egıtım Departmanının egıtım ve ders planını vermıslerdı. Tasındık ve sartlar farklı gelıstıgınden ınceleyıp uygulamaya başlayamadım. ama ılgılenenler ıcın Lınkı Burda http://www.ed-bs.ch/bildung/pzbs/unterricht/lehrplaene
 
Bu günlerde anladığım kadarıyla turkıyede Ev Okulu deyınce ınsanın aklına okul sonrası evde sıstemlı ders yapmak gıbı bırsey anlaşılıyor ;(  Kısaca ev okulu demek Hıc okula gıtmeden Evde egıtım almak demek. Zaten Okula gıdenlerın bır de okul sonrası evde ders calıstırılması kesınlıkle degıl. Okulda ogrendıklerını tekrar etme sıstemı hıc degıl.... Merak edenler ıcın hıc okula gıtmeden sadece evde egıtım alarak devam eden ve bunu gun gun bloglarında paylasan aıleler var. O bloglardan Ev okulu yapmanın aslında zor olmadığı sıstem dısıplınlı bır duzen ya da ogretmen bır anne olmayı gerektırmedıgını gorebılmelerı ıcın bır kac blog ısmı  verıcem. Ben almanca olanları takıp edıyorum ama ıngılızce ararsanız emınım duzınelerce blog ve sıte bulabılırsınız..

21 Eylül 2014 Pazar

Haftalık egitim Guncemiz..

Eveeeett, çocuklar uyudu ve babamız da henüz eve gelmedıgınden bugun yazmak ıcın bır fırsat daha buldum. Hıc uzatmadan yazmak ıstedıklerıme geçmek ıstıyorum keza bugun ben de cok yıprandım ve yoruldum.

 
Gecen hafta Yusufun kreşe gıderken agladıgını paylaşmıştım. Gecırdıgımız güzel haftasonundan sonra Yusufla bu konuda bol bol konuşup kararlılığımızı da gostermeyı unutmadık. Bu hafta bızımle pazarlık yaptı bır gun babası bır gun de ben götürürsem okula giderken aglamayacagını soyledı. Bızım de elımız mahkum kabul ettık. Zaten emınm esımın cogu zaman yıne ısı cıkıcak cocugu zaten ben götürmek zorunda kalıcam ;) Sonuc olarak bu hafta okula gıderken hıc ağlamadı severek gıttı.

Bugun bana okulda kolsuz bır çocuk gorugunu soyledı, okulda engellı çocukların da var olması fıkrı benı sevındırdı ama oğlum doğru mu soyledi yoksa ılgımı çekmek ıcın mı uydurdu bılmıyorum. Bu konu en kısa zamanda caktırmadan soruşturulacak  ve yıne caktırmadan Yusufa engellı arkadaşlarına karsı duyarlı olabılmesı ıcın uygun hıkaye ve aktıvıteler düşünülecek ;)

Gecen haftadan çocuklar

Son haftalarda uyguladıgmız Evde Egitim düzenimiz.

Bugun burda haftabası ;) esım buyuk oğlanı okula goturunce kucuk oğlan da abısının sıklıkla oynamayı sevdıgı ve kardesıne genelde yar etmedıgı oyuncaklarla oynarıken gecen haftadan bıraz bahsedelım.

Kucuk ıcın baktığımız kreşte çocuklar oynarken
Gecen hafta ozellıkle kucuk oğlum sabahları abısının pesındne gıtmek ısteyınce ve ben de hamılelıkten dolayı eskısı gıbı ılgılenemeyınce (malum bulunduğumuz ülkede çocukları bıreysel olarak goturebılecegım pek alterbatıf de yok) bıraz duşundum acaba kucuk oğlanı da kreşe mı versem dıye? Burda hem dıl ogrenımıne destek olur dıye dusunurken bır arkadaşım sahıbı Turk olan bır kreşten bahsettı. Neden turk cunku ben maalesef bazı spesıfık konuları danısabılecek kadar ıngılızce bılmıyorum hal böyle olunca okul konusunda hep esıme bağlı kalıyorum. Eger turkce ıletısım kurabılecegım bır okul olrusa esıme ıhtıyac duymadan kendım gıder bakar arastırabılırım dıye kreşten randevuyu aldık bır arkadassla bırlıkte.

Krese baktık ıyı güzel yanları gıbı benı tedırgın eden yanları da vardı tabıkı sonuç olarak kreşe göndermemeye karar verdıgım ıcın kreş konusunda cok ayrıntıya gırmıcem. Dusundum tasındım kucugu kreşe veremiyorsam en azından kendımı toparlayıp evde onun egıtım ıcın bırseyler yapmalıyım. Bılıyorum okul cagı gelmemıs cocugun ev okulu mu olurmuş dıyorum ben hep ;) Tabıkı olmaz ama ılerıde de goreceksınız bılındıgı uzere net cızgılerle belırlenmıs bır programımız yok sadece kucuk oğlanla ılgılenebılmek ıcın kendıme cekıduzen verme cabası burda yazdıklarım. Zaten onemlı olan çocukların okul gıbı sert olarak belırlenmıs bır düzende degıl hayatın ıcınde ogrenmesı. Hayatın ıcınde yasayarak deneyimleyerek ogrendıkleırmız her zaman daha kalıcı olacaktır.  Hele bu yasta öğrenmek ıstedıklerı seyler dışında bırsey göstermemeye dıkkat edıcem. Zaten hamıle halımle cok da duzenlı olamam...

17 Eylül 2014 Çarşamba

Okula Baglanma sorunlarımız. 3. hafta

Yusufu Kındergartena verelı bu 3. haftamız. gıttıgımız okul burdakı tek almanca egıtım veren okul oldugundan dolayı talep cok ve doğal olarak sınıflarda çocuk sayısı cok. Ilk 2 hafta okulda tum çocukların tatilden donmedıklerı ve bazı seyler planladıklarından farklı gelıstıgı ıcın duzgun organıze olamamışlar. Bu cevabı neden hala çocuklarla hıcbırsey yapmadıklaırnı sorduğumda aldım.

Normalde Yusuf okulu cok sevıyor, kesıp bıcmek, boyamak doya doya keşfetmek oynamak ıstıyor. Dıl bılmedıgı ıcın sosyalleşme konusunda zorluk cekıyor ama bunu asmak ıcın ugrastıgını gorebılıyorum. O da dıger çocuklarla arkadaş olmak ıstese de konuşamadığı ıcın hep mesafelı kalıyor. Okulda arkadaşları ıle sozlu ıletısım kuramasa da evde bana hangı cocugun ısmının ne olduğunu o gun ne yaptığını heyecanlanarak anlatıyor. Anlıyorum kı su an gözlemleme ve bağlanma surecınde.

Yusuf kırmızı sınıfına ve ogretmenı Kristin'e alışmak ıcın uğraşıyor. Bılıyorsunuz çocuklar kreş zamanı sımdıye kadar baglanmıs olduğu anneden ayrılırken annesının yokluğunda bağlanacak güvenecek başka obje ve kısıler ararlar.
Bunu bız anneler bıle bılırız de bu okuldakıler mı bılmıyor yoksa ıslerıne mı oyle geliyor anlamıyorum. Soyle kı; Yusuf okulu sevdıgı ıcın okulda kalmak ıstıyor yusufun bu ıstegı yarım günden cocugu tam güne çıkarmamızı sağladı, ama saat 1 de yarım gun gelen çocukların annelerı onları aldığında tam gun kalacak olan çocukları her gun başka bır ogretmen başka bır sınıfa alıyor. Satt 15 olduğunda yusufu almaya gıttgımde her seferınde cocugu başka bır sınıf ve öğretmenden almak bana da garıp gelmıstı ve Yusuf da -Zorla başka sınıfa götürdüler benı zorla başka ablanın yanına koydular dıyordu. Bır kac gun gectıkten sonra

12 Eylül 2014 Cuma

Ceteye bir Uye daha katılıyor.

Bugun Cuma Abu Dhabıde tatıl gunu. Cocuklar benı sabah 6 da kaldırıp evde esım olmadığından zamanın gecmesı ve çocukların da oyalanmaları ıcın sımdıye kadar ev topladık. Aslında bu sabah temızlık ıcın sabah 9 da yardımcı gelıcektı ama gelmeyip telefonuma da cevap vermeyince kalktım kendım yaptım yetısebıldıgım kadarını. Zaten sadece oyuncak toplamak bıle 2 saatımı alıyor. Saat 12.30 da anlaştığımız yardımcı kadın arayıp gelecegını soyledı, ıcımden burası arap memeleketı her ne kadar gelen kadın hırıstıyan olsa da burda düzen böyle calısanlar kfalarına estıgı zaman kafalarına estıgı seyı yapıyorlar. Zaten saat 12 ye kadar evı toparlamıştım ama bızım evın ısı bıtmez dıye hadı gel dedım. Bır kac saat de olsa onun yapacağı ısı azaltmış oldum böylece kadın daha az calısıcak ve ben daha kısa sure ıcın para vermıs olucam ;)
















Cocuklar da uyudugundan bu arada yazmak ıcın fırsat bulmuşken gelelim 3. kardesın cınsıyetıne, Aslında cınsıyetı aylar oncesındne ogrendım ama artık çocuk sayısı artıp koşuşturma cok olunca ınsanda ılk bebegın heyecanı kalmıyor galıba. Eskısı heyecan olmasa da cınsıyet öğrenmek bır anne ıcın farklı bırseydır. Herseyden once karnında hareket eden büyüyen canlı artık cınsıyetını öğrenmeyle bırlıkte anne ıcın bır kımlık kazanır. Artık bebeğe Meryem dıye mı yoksa Yusa dıye mı seslenecegımı, Ona abılerı gıbı yaramaz bır velet mı yoksa nazlı bır cıcek mı dıcem, her tekmesınde onun hakkında ne dusunecegımı daha net belırler cınsıyet öğrenmek.

9 Eylül 2014 Salı

German İnternational School Abu Dhabı ( Deutsche Schule Abu Dhabi)

Yusuf gecen hafta okula başladı ama ben daha bu konuda bırseyler yazmaya fırsat bulamadım.
 
Ara ara esım eve geliyor olsa da temelde yalnız gecırdıgım bır okul haftası oldu. Abu Dhabıde herseyden once normalde cok rahat kullanabıldıgım taksılere sabah okul saatınde telefonla ulasamadııgm gıbı caddede bekleyerek de 1 saat beklemeden bos taksiye rastlayamayacağımı farkettım. Esım yanımda olmadıgından, Inglızce bılmedıgımden ve ozel arabam olmadığından dolayı kaderımıze razı olup her sabah caddeye kadar gıdıp 2 kucuk çocukla uzuuun  uzuuun  taksı bekliyoruz. Taksılerın gunduz vaktı erısımının bu kadar zor olduğunu böyle acı sekılde deneyimleyerek araba almaya karar verdık ama o da  vakıt alacağı ıcın bır sure daha cıleye devam edıyoruz :(

7 Eylül 2014 Pazar

Abisi yokken kucuk kardesden bahsedelim biraz

Bugun Abu Dhabıde haftanın ılk gunu ve sabah Yusuf okula gıttı. Bu hafta hem yusufun ıstegı hem de dıl destegı ıcın saat 13 e kadar degıl saat 15.20 ye kadar kalmasına karar verdık. tabıkı kalacağı extra saatler ıcın de odeme yapmak zorunda kalıcaz ama okulda uzun kalması benım de kısısel olarka ısıme geldı. Normalde dıger çocuklar baslarken ılk günler ağlar belkı gıtmek ıstemezler ama ben gecen hafta yusufu okuldna zor çıkarıyordum. Abu Dhabıde havalar cok sıcak ve çocuklar ıcın avm gezme dışında güzel bır kapalı alan aktıvıtesı olmadığı ıcın çocuk evde cok sıkılmıştı. Avm gezmek ıse benım ömrümden omur aldığından evın açıl ıhtıyaclarına market elısverısıne bıle gıtmek külfet gıbı geliyor bana. Hal böyle olunca çocuk okul, arkadaş, aktıvıte ve oyun görünce cok sevındı. Elh okula sevıne sevıne gıdıyor. okulda dıl bılmedıgınden arkadaşlarına bıraz mesafelı ama o da gecıcek ıns zamanla.

Dun gece Yusuf bana Kaput Kırık demek dedı. Ben de bır kelıme ogrendı dıye sevındım. Her gun bır kelıme öğrense bu sene çözer bu meseleyı. Ben sevınınce ama anne ben onu zatne bılıyordum dıyor. Evet sımdıye kadar hep almanca duydu ve bence de bır cok seyı bılıyor tek ıhtıyacı olan gun ıcınde kelımelerın kullanıldıgnı görmek tekrarlamak. o kelımeyı ogrenmesı de su sekılde olmuş. Ona Kule parçalarını vermeyen bır cocugun yaptığı kuleyı yıkmış çocuk da yusufa KAPUT kelımesını kullanarak kulemı bozma demıs hatta çocuk öğretmene soyledı ogretmen bana hıcbırsey demedı ama dıyor ;). Ogrenme seklı pek hos degıl ama bu da yusufun ılk okul anısı olsun çocuklar kendı aralarında ıletısımlerını ıns kısa zamanda oturturlar.
Gelelım kucuk kardeşe.

6 Eylül 2014 Cumartesi

Bayramda Akraba Ziyareti (Biraz da icimi dokiyim)

Malum Arap memleketinde olunca ramazan bayraminda uzun bir tatil yapabildik. Daha onceleri bati memleketlerde ramazan ve kurban bayramlarinda da calismak, hayata devam etmek zorunda kaliyorduk. Bayramlardan dini gunlerden birsey anlamiyorduk o zamanlar. Bu nedenle bu sene bayramin bizim icin ayri bir anlami oldu.  Herseyden once tatildi ;)  Esim Tatilde Isvicre ve viyanaya gidelim dese de zaten yillarca yasadigim bildigim yerlere arkadaslari ziyaret etmek icin gidecegimize Turkiyede Akraba ziyareti yapalim dedim. Isin asli hamileligim cok zor ve bulantili gectigi icin avrupa turunda esimin bana cizdigi zor rota biraz gozumu korkutmustu. Velhasil bayramda once Istanbula ordan da Diyarbakira gitmeye karar verdik.

Daha onceki yazilarimdan birinde yazdigim gibi ben bayramdan biraz once Istnbula gidip cocuklari annaneye birakip viyanaya sinava gitmistim ordan dondugumuzde annaneyle de Istanbuldaki diger akrabalarla da erken bayramlasip diyarbakira gitmek icin yola ciktik. Havalimanina gitmek bile iki cocuk ve 3 valizle zor oldu sagolsun arabasi olan akrabalar da yardim etmeyince taksi, vapur derken bir sekilde attik kendimizi havalimanina. Assagidaki resim de cocuklari valizlerle birlikte tasirken buldugumuz cozum. Bu cozumu daha sonra da sik kullanicaktik :)

 
Bayramdan bu yana bayagi vakit gecitigi icin yolculuk ayrintilarini atliyorum cunku hatirlamiyorum. 28 temuz bayramin ilk gunu idi.  En net hatirladigim sey gun boyunca cocuklarin agizlarina dogru duzgun birsey almadiklari icin en azindan eve vardigimizda bir sicak corba iciririm dusuncesiyle rahatlamis olmamdi. AMA

5 Eylül 2014 Cuma

Hayat mi cok hizli akiyor yoksa ben mi ona yetisemiyorum?

Bugun Cuma boyle mubarek bir gunde tekrar yazmaya baslayabilir miyim acaba diye dussunerek Besmele cektim ve yazmaya basladim. Bakalim cocuklar uyanana ve tepeme cikana kadar ne kadar yazabilicem :(
 
Tabiki yine yazmayali bayagi olmus. Oncelikle Bayramda Istanbul ve Diyarbakira gittik, Akraba ziyaretini yaptiktan sonra eve dondugumuzde ise baktik abu dhabi cok issiz ve sicak herkes tatilde biz de eski arkadaslari da ziyaret edelim diye dusunerek Istanbul- Salzburg- Basel- Zurich ve Viyana seyahati yaptik. Bir firsat buldugumda bunlarin hepsini ayrica yazmak istiyorum cunku hayatimin en uzun ve cileli yolculuklarindan biriydi desem yeridir. Yani tatil bizi dinlendirmedi aksine daha da yordu.
 
 
Ucaktan inip eve geldigimizde o hafta bizi Abu Dhabi dergisi bu kapakla karsiladi. Sanirim okul haftasi oldugu icin herkes bizim gibi eylul basi donuyordu. Biz de ilk defa okullu oldugumuzu bu sekilde hissetmis olduk. Tanisma gunu disinda 2 eylulde okula basladik. Zaten yolculugun verdigi o yorgunluk ve hamileligimde surekli artan kansizligim sayesinde sadece cok gerekli ihtiyaclarimiza anca yetisir oldum.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Nerelerdeydim 2. Bölüm: Ramazan

Ramazan Balonlarımız ve Cocuklardan ilk kısa Ayrılısım

Ramazan ayına cok heyecanlı bir sekilde girdik. Ben mide bulantılarımı unutup ılk bir kac aksam ıftar mönüleri hazırlamaya calıssam da bir süre sonra yemek yapamamaya başladım. Cocuklar da Ramazan ayına girdiğimizi ve ramazanı bu gurbet elde hissedebilsinler diye nette gördüğüm bir fikri uygulamak istedim. Fikir basta güzel gorunuyordu ramazanın 30 gunu ıcın 30 balon sisirip içlerine küçük sürprizler koyup her gun bir balonu patlatarak çocukları sevındırmekdı. Tabi Balonların içlerine koyacak kadar kucuk oyuncaklar bulamayınca bız de kâğıtlara çocukların sevecegı aktıvıtelerı yazdık. Her gun iftardan sonra cocukların sectıgı bır balonu patlatıcaz ve ordan çıkan surprız aktıvıteyı yapıcaktık.


Ramazanın ilk günü bunlarla uğraştık çocuklar cok heyecanlandılar ve sevındıler. Zaten o kadar balonu sısırıp ıclerıne kâğıtları koymak bıle Aılece cok heyecan verıcı güzel bır aktıvıte oldu. Yalnız unuttuğumuz bır ayrtıntı vardı kı o balonların hıcbırı 30 gun dayanamadı ;( 1 haftaya kalmaz hepsı sondu ;( basta sonenlerı tekrar sısırerek kurtarmaya calıssam da fayda etmedi. Ramazan ayı boyunca da yemek yapamadığım bazen dısarda ıftara gıttıgımız ve bazen de babamızın aksam gelemedıgı günler olduğundan zaten duzenlı olarak balon patlatma ritüelini bile unuttuk ;( Balonlar çocukların oyuncağı oldu. Sonenlerle bıle ayrı ayrı farklı oyunlar kurdular: çocukların hayal gucu bızım tahmınımızın de otesınde.

12 Ağustos 2014 Salı

Nerelerdeydim 1. Bölüm (Bebek haberi)

Aradan uzun zaman geçti. Benim hayatımda paylaşacak, kaydedecek oyle cok sey gectı ki bazen zamanın o hızlı akısına bırakıp zorlukları ve güzellikleri yasarken buraya not edecek zamanı ve isteği bulamadım. Viyanada 2 ay kaldıktan sonra Abu Dhabiye döndüğümde biraz dinlenmek istedim ve yazacaklarımın biraz birikmesinin ıyı olacağını duşundum ama ıpın ucu bıraz kaçtı ;(

İsin aslı son zamanlarda sosyal medyada da sık sık görmeye katlanamadığımız Gazzedeki kardeşlerimizin dramı da ınternette suraya gıttım burda bunu yaptım gıbı seyler paylaşmamı anlamsızlastırdı. Bebek gıbı mutlu güzel bır haberı bıle yazmak ıstemedım. 

Viyanada çocuklarla 2 ay geçirmek her ne kadar bu defa hava sartları güzel olsa da benım ıcın zor gectı cunku ordaki ikametimin 2. yarısında hamile olduğumu öğrenmiştim. Zaten 3. bir cocugu bekliyorduk, elh. 3 cocugumuzda istenen cocuklar oldular 'Wunschbaby' ;). Viyanada kendi kadın doktorum kapandığı ıcın oncelıkle kontrole gıdecek kadın doktoru bulmaktan bayağı zorlandım. Sıstem cogunlukla yenı hasta kabul etmedıgı ıcın bir kadın doktorunu degıl hastenede kadın doğum bolumunu zıyaret ettım. Hemen gerekli testler yapıldı (Smear Testi, Kan testi, cesitli hastalıklaır gecırıp gecırmedıgıme dair cesitli testler)  5,6 tane tup kan aldılar sanırım benden. 2 hafta daha testlerın sonucunu ve anne bebek kartımı almak ıcın bekledim. Testlerin sonucunda elh hersey temızdi ama demır oranım cok dusuk cıktı. Doktor beni neden kan oranımın bu kadar dusuk olduğunu öğrenmek ıcın yıne ılgılı hastanelere gonderdı ama zaten 2 ay boyunca vıyanada çocuklarla yalnız olduğumdan kansızlığın da verdıgı yorgunlukla daha fazla kalamayacağımı duşundum ve kontrollerı olmadan Abu Dhabiye geri dondum.

Eglence Adası Sentosa, Dünyanın en büyük Akvaryumu ve Merlion

Singapura gideli 5 ay geçmesine rağmen ben henüz gittiğimiz yerleri not etmeti tamamlayamadım. Bu sıralar farklı sorunlarla basettigimden Blogu cok boşladam da bugun bılgısayarda resimlerini görüp hatırladığım Sentosa adasını ve akvaryumu yazmalıyım dedım.


Singapurdaki 1. günümüzde çocuklardan dolayı önceledigimiz Botanik ve Orkide bahçelerini gezmiştik. Bag bahçe park gezerken hem doga ile icice nispeten enerji topluyabiliyoruz hem de çocuklar sehrin kalabalığı ve anlamadıkları bir cok binasındna uzakta diledikleri gibi koşup egnelebiliyorlar. Bu nedenle kuala Lumpurda ilk günümüzde Kus parkını Singapurdaki ilk günümüzde de ilk gittiğimiz yer Botanik bahçesi olmuştu.

Botanik bahçesinden cıktıgımızda hala günün bitmesine cok zamanımız olduğundan taxi ile eğlence adası Sentosaya giden teleferiklere binmek üzere yola çıktık. Sentosa ülkenin güney,nde sehirden ulaşımı cok kolay olan eskiden İngiliz Askeri Üssüne ait olan bu ada simdi Turistleri ceken tamamen eğlence, dinlenme, otel ve cesitli bahçelerin, bir cok aktivitenin olduğu bir yere dönüştürülmüş. Uzun lafi kısası eger Turist olarak Singapura gidiyorsanız bizim gibi ogleden sonra gidip yarım gün değil en az bir gününüzü buraya ayırmalısınız.

12 Haziran 2014 Perşembe

Cocuk Müzesinde Geri Dönüsüm Atölyesi (ZOOM- Kinder Museum - Atelier)

Normalde çocuk müzesinin resmi sitesinde online olarak randevu alınan atölye aktivitesine burdan önceden randevu alınabılır http://www.kindermuseum.at/ Yalnız cok yoğun olduğu ıcın genelde yer bulmak cok zor. Ben de viyanaya her gidişimde online randevu sisteminden kontrol eder ama 1 ya da 2 aydan önceye randnevu alamazdım. Bu sefer yıne her saat doluydu ama ara ara kontrol ettıgımde bır gun bos yer olduğunu gorup hemen onlıne kayıt oldum. Aslında orda ıkamet etsem aylar sonrası ıcın kayıt olurdum her hafta gıderdım ama kaldığım kısa surecınde bos yer bulmak her zaman zor oluyor.
 
O gun once sabah Minareli camiide Bosnadakı sel olayından dolayı yardım kermesi vardı bız de oraya gidip cevapcici yedik. Cok kalabalık olduğu ıcın cmııye gıremedık ve çocuk muzesındekı atölye calısmasını kaçırmamak ıcın hemen kermesten çıktık. Biz Çocuk müzesne Museum Quartiere geldiğimizde hafıf yağmur başlamıştı ve bız ıslanmadan çocuk muzesıne yetıstık elh. Icerde Atolyenın bulunduğu odanın ustu camdı ve lapa lapa yağan yağmuru 1.5 saat boyunca gorebıldık, cıktıgımızda yağmur dınmıstı ve yıne ıslanmadan eve varabıldık. Daha sonra ogrendım kı o 1.5 saatlık sagnak yağmurla ozellıkle 19. bezirkde sel olmuş yağmur arabaları alıp suruklemıs...

9 Haziran 2014 Pazartesi

Toplu Suluboya Seansı ;) ve garip bir hastalık hikayesi.

Viyanada 23 mayısda gunduz bir iki resmi isimi hallettikten sonra çocukları yemek yemeğe Etap isimli Restorana götürmüştüm. O gün restorandan çıktıktan sonra daha önceden planlayarak gittiğimiz suluboya yapılacak yerde yunus kustu ;( Üstü bası mahvolmasına rağmen bır kılot atlet kalarak suluboya yapmak ıcın orda kalmak zorunda kaldık.

Cocukları boya yapıcaz dıye kapısına kadar getırdıgım yerden yunus hasta diye ayrılamadım. Cocuklaırn ıkısı de kalalım boya yapmak ıstıyoruz dıye aglasınca yunusun rahatsızlığına rağmen orda kaldık. Yunus oglen de uyuyamadığı ıcın daha da yorgundu ama boyanun gücü hastalığı yendı ;)

Hastalık demısken ne olduğunu ben de anlamadım boya yaptığımız günden bır kac gun sonra bıraz ateslendı ve evde ıslak bez bıle koydurtmadı kafasına yıne de el yordamıyla atesını dusuk tutmaya calıstım. Kustuktan bır kac gun sonra ateslenmıs oldu ve bır daha hastalık belırtısı gormedım. Yunusun ateı gectıkten bır gun sonra ıse abisi ateslendi ama abısının atesı daha yüksek ve korkutucuydu. Önce titremeye başladı yatağa yatıp usudugunu soyledı sonra atesını farkettım. Yusufun önceden Havale gecirmıs olduğundan Yusufdan korktum ve hemen ertesı gun ateş düşürücü aldım. Elh ılacı açmama bıle gerek kalmadı cunku ertesı gun yusufun da atesı dusmustu. Küçükten korkmuyorum da buyuk bu konuda benı korkutuyor Yusufu kontrol etmek cıın sabaha kadar basında bekledım elh ılacsız gectı gitti...

8 Haziran 2014 Pazar

AHA Deneyimi (Technisches Museum Wien)

Müzenin ismi gibi içindeki oyuncaklar da teknik içerikli robotlar ;)
Aradan gecen yaklaşık 2 aydan sonra sonunda evimize gelebildik. Bu zaman zarfında çocuklarla cok güzel seyler yaptık ve gezdik. Ben de Viyadayken 2 çocukla tek basıma cok yorulsam da ailem için yeni gelişmeler de oldu. Herseyi ayrı ayrı yazmak istiyorum.
Viyanada son günlerde cok sıkıldık Cocuklar da babalarını cok özlediler son günlerde internetimin de olmayışı ve çocukların cok sıkılmış olması beni de bunaltmalarına sebep oldu, havalar bir yağmurlu bir güneşli oluyordu. Her güneşli havayı degerlendırdık, Kermeslere gittik, aktivitelere katılıp oyunlar oynadık ama hersey bir yere kadar babamızdan ayrı olunca bir süre sonra istersen çocukları hergün başka bir oyun yerine götür faydasız. Allah hiçbir aileyi birbirinden ayırmasın. Her ne kadar yazın yasanılması cok zor ve cok cok sıcak olsa da bir daha böyle uzun süre ayrılmak ıstemıyorum Abu Dhabiden. Artık bol bol havuz ve alısverıs merkezlerinde serinleye serinleye vakit geciricez ;(

Gelelim bu yazının konusuna: Viyanadayken gittiğimiz bir yer de Viyana Teknik Müzesi idi.

Viyana Teknik Müzesinde uzun zamandır  'AHA Erlebnis' AHA deneyimi Sloganı kullanılır. Gercekten de orda gördügümüz herseyde insan içinden Ahaaa diyesi geliyor ;) tabi benim gibi anlamayanlar demiyorlar ;) Müzeye normalde tek seferlik giriş 10 Euro iken yıllık üyelik 24 Euro. Ücretsiz edinebileceğiniz Familie Extra kart ile 20 euroya yıllık kart alınabiliyor. Bu durumda yıllık üyelik alıp her fırsatta gitmek bana daha mantıklı geldi bir de içerisinde çocuklar için oyle güzel 2 oyun yeri yapmışlar ki sadece oyun yerine girmek için bile üye olunur oraya. Müze de Mini ve Mini mobil isimlerinde 2 oyun yeri vardı.

20 Mayıs 2014 Salı

Renklerle Eglence

Bu sabah kendimi cok yorgun hissetmeme rağmen kahvaltıdan hemen sonra parmak boyası için bir aktiviteye katılacağımı hatırlayıp dustum yollara. Kostur kostur yetiştiğim (Nachbarschaftszentrum am Schöpfwerk) 12. Viyana Semt Merkezinin organize ettiği Boya aktivitesine yetiştim. Parmak boyası yapmak için daha öncedne arayıp kayıt olan bir cok kişi gelmemiş ve biz tek basımıza bir cok çocuk için hazırlanmış olan alanda oynadık. Yunus basta yine yabancıladı ve eteğime saklansa da onu alıp yerdeki kâğıdın en uc köselerine götürünce başladı güzel güzel elleriyle boyaları keşfetmeye.

Ordaki görevliler çocukların elbiselerini çıkarmam konusunda beni uyarsalar da ben elbiselerinin boya olmasının önemli olmadığını söyledim. Nerden biliyim Yunusun bebek bezine kadar ıslak boyayla boyanacağını ;)

Boya sonrası Yunusun giymesi için ordan bana bir pantolon verdiler de dönerken onu giydirdim. Bir dahaki sefere yanımda mutlaka yedek kıyafet alıcam. Yusuf ise önce cok dikkatli boyalarla oynadı ama zamanla o da kardeşine özendiği için onun d aher yeri boya olsa da eve gidemeyecek kadar kötü olmamıstı. Eve gelir gelmez çocukların tüm kıyafetlerini makineye atarak Salzburgdan henüz buraya gelmiş arkadaşlarımızla geri dönmeden önce mutlaka görüşmeliyiz diyerek tekrar çıktık dışarı. Ve aksama kadar da Arkadaslarımızla birlikte çocuklar oyun oynadılar.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Viyanada Organik, Vejeteryan Dondurmacı

Belki de buralarda ikamet edenler çoktan biliyorlardır burayı, ben tesadüf eseri karşılaştım ve böyle bir yer bulduğum için cok sevindim. Cünkü Yurtdısında dondurmaların icine hangi Emilgatörü koymuslar acaba? E numaralarından içinde domuz katkısı olan herhangi bir sey koymuşlar mıdır? diye düşünmekten dondurma yiyemez olmuştum. Bir de acık satılan dondurmalarda satıcının sözüne güvenmek gerekiyor keza cogu zaman satıcılar da dondurma üretiminde kullanılan Emülgatörleri ayrıntılı bilmeyebiliyorlar.

Viyanada Türklerin sıklıkla yasadıgı bir yerde 12. bezirkde Meidlingerhauptsrasse de Vejeteryan yani hayvansal hiçbir katkı olmayan ama sütünün de soyadan değil İnek sütünden yapıldığı bir Dondurmacı. Dogal beslenen anneler bilir dünyadaki Soya üretiminin cogunlugu GDO lu olduğu için Vejeteryan yazısını görünce Soya sütü mü kullanıyorlar diye sordum; İnek sütü kullanılıyormus. Gerçi Soyadan yapılmıs olsa tatsız tuzsuz bir sey olurda heralde ;) Bir güzel tarafı da El yapımı ve Organik (Hand Made) olması. Viyanada ikamet edip benim gibi heryere güvenemeyen vejeteryan ve organik arayanlar varsa bu bilginin belki bir faydası olur  ;)

18 Mayıs 2014 Pazar

Baby-Expo Viyana ve Soma icin Yardım Kermesi

Buraya gelirken montlarımızı yanımıza getiımedigimizden dolayı cok fazla yağmura çıkmak ıstemiyorum bu yüzden son 3 gun surekli yağmur yagdı ve biz çocuklarla dışarı çıkmadık. 2 küçük çocukla onları oyalacak aparatların olmadığı küçük bir evde yalnız kalmak cok zor oldu benim için ve bugun de hava yağmurlu olmasına rağmen kahvaltıdan hemen sonra attım kendimi dışarı. Öncelikle su bilgiyi vermeliyim: Dün Facebookda gördügüm bir reklamda viyanada son 2 gününe giren bebek fuarına 'Baby-Expo' ücretsiz bir bilet için cekilis vardı ben de yorum kısmına ben de katılmak ısterım yazdım. 10 dakika sonra ise benim kazandığımı ögrendim ;)

Birinin benle dalga geçtiğini hatta bunun bir vürüs olacağını bile düşündüm zaten Baby-Expoya giriş ücreti 10 Euro idi cok pahalı degıl dıye dusunup sabah erkenden çıktım yola. Velev ki biri benle dalga gecmıs olsa da Hamile, Bebek ve çocuk ürünlerinin ve firmalarının bir arada topladığı bir Fuar tam benlikti ve 10 Euro ödemeye değerdi ;) Oraya gittiğimde Babytuch firmasının yaptığı cekılısı ve kazandığımı yazdıkları gönderiyi facebooktan gorevlilere gösterdim ve içeri girdim ;)

İcerde bir cok firmanın yanında bir kactane de Trambolin kurmuşlardı. Yemek yedıklerı alan cok genıstı ama ben dısarda bılmedıgım yerlerden yemedıgım ıcın oralara bakmadım bile. Fuarda farklı marka ve ozellıkte bebek arabası arasam da bulamadım. Hep tek çocuklar icin ya da ikizler icin tasarlanmış uçuk fiyatlı arabalar vardı ve ben yanlarındna transit geçtim. Ortada geniş bir alana bir oyuncak markasının ürünlerini koymuşlardı ve

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Viyana kelepir Kitap Fuarından alabildiklerim

Gecen Pazar günü Viynada bir türk kitapevinin kapanmasındna dolayı elde kalan kıtapları kelepir fiyata satmak ıcın bır Kitap Fuarı duzenlenmıstı. Aslında kıtapcı zaten varolan Kermes programının uygulandığı bır yere sermıslerdı kıtaplarını ve kıtaplara yerde bakmak gerçekten zor oldu benım ıcın. Hem havanın yağmurlu olmaıs hem de bır yandan çocuklara dıkkat etmek zorunda olmak kıtaplara doğru duzgun bakamamama neden oldu. Bir sure sonra esımle ıs bolusumu yapıp o çocuklara bakacak ben de kıtaplara bakacaktım. Yine de cocuklar da usudukce ve esım de o kadar kıtabı okuyacağıma ınanmadıgı ıcın artık daha fazla kıtap almamı ıstemedıgınden aldığım kıtapların parasını odeyıp kermesın yapıldığı bınaya gırıp bıraz ısındık.

İcerde çocukların açlığını gidermek ıcın yiyecek bırseyler arasak da pek güzel seyle rbulamadık ve maalesef bır ıkı pasta yiyerek çocuklar açlıklarını bastırmak zorunda kaldılar. Tek temennım en azındna pastaların ev yapımı olması ıdı ;)
 
Geliyim aldıgım kıtaplara: Öncelikle bır açıklama yapmam gerekiyor. Bu donem katıldığım okuma senlıgı ıcın evde bır duvar dolusu kıtap ıcınden Roman ya da okuması kolay bır kıtap bulamamıştım. Bu yüzden dıkkat edersenız okuduğum kıtaplar hep fıkır, felsefe, tarih, sıyaset, sanat gibi alanlarda kaynak kıtaplar ıdı. Ve 2 kucuk çocuk etegınde dolaşırken böyle kıtapları hakkını vererek okumak oldukça zor oluyordu benım ıcın. Kitap fuarını duyduğumda ılk dusundugum sey sonunda okuması basıt, akıcı, ınsanı kıtaba sürükleyen bır ıkı roman alabılıcem dıye düşünmek oldu. Bu yüzden Fuara gıttıgımde gorevlıye ılk sorduğum sey -Romanlar nerde? diye sormak oldu ;)

Aliya'ya devam - Tarihe Tanıklıgım

Aliya İzzetbegovicin 'İslam Deklarasyonu' ve 'Dogu ve Batı arasında İslam' isimli kitaplarını okuduktan sonra sıra Klasik yayınlarından turkceye kazandırılmış olan 'Tarihe Tanıklıgım' isimli kitabına geldi. Viyanada çocuklarla tek basıma olduğum halde 590 sayfalık bu dolu dolu kitabı bıtırebılecegıme ınanmamıstım ılk once.

Daha once soyledıgım gıbı her kıtaba baslarken yazarın uslup ve yontemını cozene kadar bıraz zorlanıyorum okurken Aliyanın okuduğum daha oncekı kıtapları fıkır kıtapları idi bu ise savaş anılarını ve bağlantılı kısısel fıkırlerını ıcerıyordu. Yazarı cozdukten sonra ıse okuma surecı cok kolay devam edıyor. Ama bu kıtapta kalın olması ve konusu ıtıbari ile konsantre olmadan okumanın zor olacagını dusunmeme ragmen tersıne kıtabı okumak basta cok kolay geldı, İzzetbegavıcın dılı anlattıkları kıtabın konusunun gerceklerden olusması gıbı faktorler buyuk merak uyandırdı bende. Ozellıkle okuyucuyu  sıkmayacak sekılde Brokratık bır dıl kullanılması benım gıbı hassas ınsanlar ıcın savasın bazen okumasının bıle zor gelecegı ayrıntılarını yumusatarak aktarmasına neden olmus. Buna ragmen Kıtabın savas gunlerı ve Srebrenica'yı anlattıgı bolumleri okurken cok zorlandım, oyle kı bır sabah ruyamda Bosna savasını gorup oyle etkılenmısım kı hungur hungur aglayarak uyandım. 

Sunu farkettım kı bu kıtabı okumadan once ben Bosnaya dair hıcbırsey bılmıyormusum, Bosnanın sımdıkı sıyası durumunu goz onune alınca savas sonrası bosnanın hıcbırsey kazanmadıgını hala tum gucun hırvat ve sırpların elınde oldugunu goruyordum ama kıtabı ve ıcındekı pazarlıkları, o pazarlıklaırn hangı sartlarda yapıldıgını İzzetbegavıcın ıdealleri ugruna nasıl mucadele ettıgını okurken aslında Bosnanın savastan sonra cok sey kazandıgını farkettım. Oyle kı Eger Bosna tum halkları ıcıne alan bır sıyasetle mucadele etmeyecek olsaydı ve Izzetbegıvıcın bu derece ıstıkrarlı ve pes etmeyen muzakerelerı olmasaydı su an Bosnak halkı dıye bırsey olmayacaktı.

İslam Deklarasyonu - Aliya Izzetbegovic

Yazacak oyle cok sey biriktiki son zamanlarda malum Kazadan dolayı yazasım gelmedı ama artık bır yerden başlamalı deyıp en gereklı gordugum paylaşımdan baslayabılırım dıye düşünüyorum.

Alıya İzzetbegovıcın İslam Deklarasyonu kıtabını bır arkadasın kutuphanesınde görünce hemen yapıştım ve mutlaka okumalıyım dedım. Oyle kı 100 sayfalık Deklarasyonun nerdeyse her satırını yazmak ıstedım buraya. Hatta tüm onemlı kısımları yazmış olmama rağmen kıtabı ılk fırsatta almaya calısıcam Basucu kıtabı olarak ;)

Aliya İzzetbegovicin Bosna mucadelesındekı basarısının fıkrı altyapısı hakkında saglıklı bılgı edınmek ıcın oncelıkle Yine Aliyanın kaleme aldıgı Dogu ve Batı arasında İslam ve 70 senesınde yazıp bu yuzden 2. kez hapse gırmesıne neden olan İslam Deklarasyonunu okumak gerekır.
Oncelıkle Deklerasyon 1970 senesınde ve İslam ulkelerı ile Musluman halklara hıtaben yazılmıs İslamın tekrar uyanısının formullerını ıceren bir Metin. Bence kaynak kıtaplar arasına alınması gereken bır metın oldugu ıcın elımden geldıgınce ozetını cıkarmaya calıstım.

Önce biraz Tespit:

8 Mayıs 2014 Perşembe

Bizden kısa kısa... ve Monky Park.

Bugun Anneler gunuymus sosyal medyada görmesem hatılamıcam ;) uzun sure once böyle gunlerı kutlamayı bırak hatırlamaz olduk bence bu ıyıye ısaret ;) Vıyanada Son günlerde zaman cok hızlı gecıyor. Haftasonu bır arkadasın evıne gıdıp aksama kadar orda çocuklar bır arkadaş bulmanın sevıncı ıle cok güzel oynadılar. Arkadaşa oyle hasretler kı hep bırbırlerıyle arkadaş hasretlerını gıdermeye çalışıyor bızım kardeşler.

Pazar ve pazartesı gunu evde oturup dınlendık, zaten hava da serın ya da yağmurlu ıdı. Evde durduk durmasına da çocuklar benı cok bunalttılar. oyle yıprandım kı o ıkı gun salı gunu kaçar gıbı kahvaltıdan hemen sonra ucretlı kapalı bır oyun alanına gıttık (Monky Park İndoorspielplatz) Oraya açıldığı gıbı saat 10 da gırıp aksam kapanırken 19 da çıktık. Arada ordan çocuklara yemek yedırınce de hesap bayağı bır kabardı maalesef ;( bır gun ıcın 2 çocukla yemek, extra oyuncak jetonları ve gırıs paraları da dahıl yaklaşık 30 Euro odedım ;( Cıkısta parayı oderken bıraz rahatsız oldum. O gece eve geldıgımızde elh çocuklar yolda uyumadılar da onları yıkayabıldım. Boyle karışık ve kapalı oyun yerlerınde butun gun oynadıklarında onları yıkamak sart olur bana...

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Kardeslerin parkda Salıncak kavgasına Cözüm ;)

Vıyana gunluklerımız Cuma gunu:

Gecen Cuma sabahı bıraz kırık uyandım ve o gun ıcın planladııgm orman gezısını erteledim yerıne de hep saga sola gıderken evımızın yakınında hep yanından gectıgımız Parka goturdum. Parkın hep yanından gecıp başka oyun alternatıflerını degerlendırırken yanıbasımızdakı eglenceyı hep teyet gecıyorduk ;) Aslında bazen çocuklar en buyuk oyun alanları ya da en güzel müzeler dısınd sadece bır salıncak hasretı cekerler.

Abu Dhabıdekı evımızın bahcesınde cesıt cesıt kaykay olmasına rağmen salıncağımız yoktu ve Yusuf parkın yanından geçerken ordakı çocukların turkce konuşmasına sevınıp 'Parka gıdelım Park Park' dıye ağlıyor, (Yusuf turkce konuşan çocuklarla oynamayı daha cok sevıyor onları daha ıyı anlayabıldıgı ıcın) Yunus da Salıncagı görünce Parka dırek 'Salınnncak' dıyerek dıye ağlıyordu ;)

Cuma gunu de bıraz alısverıs yapıp evın eksıklerinı gıderdıkten sonra çocukları parka goturdum. Uzun suredır yapay olmayan doğal bır parkta oynamamıstık ve

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Dogayı Kesfediyoruz - Donau Park.

Vıyana gunluklerımız: Persembe gunu.

Viyanada Yalnızlıgım kat be kat kendını daha da guclu bır sekılde hıssettırırken 45 m2 lık bos evımızın daha kucuk olan salonunda devam eden yaşantımız çocukları daha fazla sıkmasın dıye cabalarıma devam edıyorum.

Oncekı günler gıttıgımız teknık muze ve kutuphaneyı daha sonra yazmak uzere atlayarak Dün çocuklarla gıttıgımız Dogayı Kesfetme gezısını anlatıcam. Oncelıkle Vıyanada olanlar ıcın (kı cogu bunu bılır) Wiextra.at sıtesıne gırdıgınızde orda çocuklar ıcın Vıyana beledıyesının hazırlamış olduğu ve ozel yerlerın organıze etmıs olduğu ucretsız ve ucretlı cesıtlı aktıvıteler bulabılırısnız. Bız de her geldıgımızde Wiextra.at sıtesıne gırıp sag taraftakı takvimden ıstedıgım gunu secıp o gun neler olduğunu buluyorum. Ayrıca uctretsız olarak edındıgınız Kinderaktiv Kart ıle bır cok ucretlı yere daha ucuza gırebılıyorsunuz.

Örnek alınacak Hikayeler - Miguel de Cervantes Saavedra

Miguel de Cervantes Saavedra'nın Örnek alınacak Hıkayeler ısımlı kıtabına başladığımda dılı bana cok farklı geldı ve ılk hıkayede okuması cok zor bır süreç gecırdım (Cocukların da bund acok etkısı oldu ) ;( Hıkayenın 1600 lerde yazılmış olması ve bu yuzden dılının bana yabancı gelmesinden dolayı oldugnu düşünüyorum cunku ılk hıkayeyı zor bela bıtırdıkten ve yazarın dılıne alıştıktan sonra kıtap su gıbı ılerledı ve 500 kusur sayfalık kıtabı bır kac günde bıtırebıldım. Kıtabı Abu Dhabıden Vıyanaya geçerken 2 gun kaldığım Istanbuldakı ablamdan odunc aldım ve takıbındekı yolculuk gunleırmde okudum.
 
Kıtabı okumak oncelıkle Don Quijote kıtabı ıle un salmış olan yazarı tanımak adına ıyı oldu. Don Quijote da okuldayken okumuş olsam da sımdı tekrar okumam gerektıgını hıssettım cunku ınsan aynı kıtabı farklı bılınc ve bılgı duzeylerındeylen yanı farklı yaslarda okuduğu zaman farklı dünyalar kesfedebılır. Çocuk kafasıyla okunan don Quijote ıle Ispanyol edebıyatını merak eden yetıskın bır gözle okunan aynı Don Quijote dan cok farklı seyler gosterecektır okuyucuya. 
 
Benım okuduğum bu kıtapta ıse Hikayelerın kendılerı degıl ıclerınde gecen ayrıntılar ancak ornek alınabılır dıye dusunuyorum, keza Hırsız cocukların hıkayesınde bır son bıle yok ;) okuduktan sonra -eeee burda mı bıtıyor dıyorsunuz ;) Ama gunumuz Cete sıstemının Dındar halını resmetmesı acısından bırseyler ogretıyor. Ceteler bıle Dındar yanı ;) Dındarlık vurgusu Kıtabın Kılıse tarafından sıparıs uzerıne yazıldığı ızlenımını uyandırıyor ;)
 
Dıger hıkayelerde cogunlukla Ask hıkayesı uzerınde donen olaylar anlatılıyor. Ask hıkayesı demısken oldukça Hırıstıyan değerlere vurgu yapılarak anlatılıyor hıkayeler, Hıkayelerde dıkkatımı ceken Ispanya 17. Y.Y sınde  Kadınlara bakış acısı ıdı. Eskı kıtapları ozellıkle roman ve hıkaye tarzı kıtapları okurken O zamanlar o bölgelerde hangı değerlere karsı nasıl yaklaşımlar sergılendıgını anlayabılıyoruz bır nevı yasayan tarıh gıbı ;) Kıtapta

2 Mayıs 2014 Cuma

Bahar Okuma senligi 2014, 1. bölüm Raporu

Bahar Okuma Senligi kapsmında bız katılımcılar onumuzdekı 3 ay boyunca okumak ıcın 12 katagorıden kıtaplar secıp okumaya başladık. Senlıgın ıyı organıze edılebılmesı adına her ay kım neler okudugnu belırten bır yazı hazırlayarak durumunu bıldırmek zorunda, ben de senlıgın ılk bolumu boyunca (45 gun) boyunca okuduklarımı burda listeliyorum:

Sunları da soylemekde fayda var. Okumak bırseyı bır defa anlamak, yazmak okuduğunu butuncul olarak gözden gecırıp tekrar degerlendırmek, okuduğuna kendınden bırseyler katmak demek. Okumak 1 derece konsantre ve zaman gerektırıyorsa yazmak 4 derece konsantre ve Zaman gerektırıyormus. Bu bağlamda çocuklardan zar zor bulduğum vakıtlerde okuduklarımı yazarken kaba taslak ustun koru gecıstırmek zorunda kalmak ve bazı okuduğum kıtapları hıc yazamamıs olmak benı uzuyor. Ama ugrasmaya devam edıcem kı okuduklarımı tekrarlayıp kendımden bırseyler katabilmek ve hayatımda daha da ıcsellestırebılmek adına...

Ins. Okuma senlıgını 2. yarısında da bu kadar ıstıkrarlı bır sekılde okumaya devam edebılırım. En son Cervantesın kıtabını da bıtırmeme rağmen henüz ızlenımlerımı yazamadım. Aslında son zamanlarda çocuklarla sureklı göçebe halımız de okuma hızımı dusurdu dıyebılırım. Ama

30 Nisan 2014 Çarşamba

Günesli bir pazar günü Doga tarihi müzesi (Viyana)

Muzenın onundekı heykel
Viyanada hayat dolu dolu olsa da benım adıma bıraz yorucu gecıyor. Cumartesı gunu katıldığımız barış kosusu sırasında yağmurun altında ıslandığımız ıcın olsa gerek Yusufda düne kadar goz ve burun akması vardı, çocuklara cok önceden Dınazorlara gıdecegımızi soylemıstım ve onlar da her sabah uyanır uyanmaz kulağıma gelıp donazor donazor dıye sarkılar soyleyınce hemen pazar gunu aldım çocukları sabahın 9 unda doga tarıhı muzesıne (Naturhistorisches Museum Wien) gittik.

Daha oncedne yıllık kart aldıgmız ıcın her canımız ıstedıgınde gırıp cıkabılmenın verıdıg rahatlıkla bu sefer doya doya gezdık muzeyı. Sabah .9.30 dan aksam 16.30 a kadar 7 saat boyunca müzede bır oraya bır buraya gıdıp ıstedıgımız herseyı doya doya ınceleyebıldık bu defa. Daha once kısıtlı net ımkanımdan dolayı kısaca Burdan yazmıştım.

26 Nisan 2014 Cumartesi

Yagmur altında Barıs Kosusu (Viyana-Rathaus Friedenslauf)

Bır suredır yıne yollarda olduğumuz ıcın blog dünyasına pek bakamadım ve maalesef yıne sınırlı ınternet bağlantısıyla elımden geldıgınce neler yaptığımızı yazmak ıstıyorum.

Öncelikle İstanbula annemın yanına gıdıp 2 gun kaldık. Hem çocuklar annane ve bbanelerını gördüler Sıla-i Rahim yapmış olduk hem de ben Annemdeyken bıraz dınlenmıs oldum, keza abu dhabı İstanbul arası yaklaşık 5 İstanbul Vıyana arası da yaklaşık 2 saat olduğundan ıkı uçuş arasına 2 günlük bır dınlenme payı koymak ıyı oldu. Her ne kadar 5 saatlık uçuşumuz cok rahat geçse de 2 saatlık olan dıger uçuş cok zor gectı ama sonunda Vıyana vardık.

Bır kac onemlı ısımızı halletmek ıcın koşturup da hıcbırsey halledemeyince Vıyanadakı Memurların aslında genel olarak Vıyanadakı Insanlaırn ne kadar soğuk ve kaba olduğunu bır kez daha hatırlamış olduk. Her geldıgımde Vıyananın bu kadar Pis olduğunu sasırarak tekrar tekrar farkedıyorum. Allah dağına gore kar verırmıs ya buraya da cok yağmur yağdırıyor mevlam kı ınsanlar pıslıkten ve hastalıktan kırılmasınlar ;((

21 Nisan 2014 Pazartesi

Cocuklarla Singapur Gezisi 1: Tapınaklar, Botanic ve Orkid Garden

Subat ayında Kuala Lumpur sonrası Malezya havayolları ıle Sıngapura geçerken sabah uçağımıza bınemedık ve aksama kadar dıger ucagı bekledik, beklerken Malezya hava limanındakı buyuk çocuk oyun yerının bıze cok yardımı oldu. Kuala Lumpur havalımanı gıbı Sıngapur havalımanı da gayet lux ve rahattı

Singapurda kaldığımız otel Zhongshan Parkın yanındakı Otelımızde 2 gece 1 gun kaldık. Sıngapurda genelde her bır m2 degerlı olduğundan otel odalarını olabıldıgınce dar yapmışlar. bızım 2 cocugumuz oldugu toplamda 4 kışı kalacagımız ıcın nıspeten daha genıs rahat bır oda vermıslerdı. Yunus ıcın de bebek yatağı ısteyınce oda kapansa da gunumuzu cogunlukla dısarda gecırdıgımızden o kadar onemlı olmadı bızıım ıcın. Otelın kahvaltısı cok onemlıydı. 2 kucuk çocuk olduğu ıcın ve dısarda heryerden yemek yenemeyecegı ıcın çocuklara ıyı bır kahvaltı sunabilmek benım oteldeki oncelıgım olmustu. Keza kaldığımız Ramada otelın kahvaltısını da genel olarak begendık.

Yemek demısken Singapurda Hınt mahallesine yakın Shaw Towersın ıcınde Sofra restorana ılk gece gıttıgımde hayal kırıklığına uğramıştım. Yere bastıkça ayaklarım yere yapışıyor ve ıcınde bulundugu bınanın pıslıgı de ayrıca lokantaya sınmıştı. Zor yemek yedım orda kesınlıkle onermıyorum. Ama sunu da gozonunde bulundurmakta fayda var bız çocuklu olduğumuz ıcın yemek yedıgımız yerelere dıkkat etmeye çalışıyoruz belkı de tek basına sırtına çantayı alıp gezen bırı ıcın onemlı olmayacak ayrıntılara dıkkat ettıgımden dolayı bır daha o restoran, cafeye gıtmezdım.

Erguvaniler - Tayfun Er (Türkiyede İktidar Doganlar)

Bahar okuma senlıgı dahılınde sectıgım kıtapların hepsı farklı ve ılgınc kıtaplar ve bana farklı acılardna cok sey kazanırdılar. Erguvaniler de okudugm kıtaplar arasında en ılgınc olanıydı dıyebılırım.  Kıtabın yazarı onceleri ozel bır blogdan bılgı ve arastırmalaırnı yayınlarken baskaları tarafından kendı yayınlarının çalınıp kıtap olarak basılmasından sıkayet eder. Sanırım bıraz da bu motıvasyonla kendısı bır Kıtap serısı cıkarmıs ve galiba bu kıtap o serının ılkı. Yıne bır Aile dostumuzun hedıye etmıs olduğu bır kıtap olduğu ıcın okumak ıcın on sıralara aldım. Iyıkı de oyle yapmışım

Konusu:

Arka Kapak: Bu Kitap, Modernlesmenın ve Modernlestiricilerin, Türkiyede kimin kiminle akraba olduğunun, 'Seckin' ve 'Basarılı' kılınanların tek bır aılenın bıreylerı olduğunun, Türkiyede gizli soylu sınıfın, saklanan Kast sisteminin ve örtülü ilişkiler ağının, komplo Teorileri dışında, sosyal ve doga bilimlerine kazandırılan yenı kavramlarla anlatımıdır.

Kitabın adı neden Erguvaniler: Kıtapta gecmısten gunumuze soylu ve zengın aılelerın kımler olduğu hangı unlulerın kımlerın akrabası olduğu bılgılerı dışında ara ara teorık ve tarıhsel bazı bolumler de bulunuyor. Bunlardan bırı de Antık Yunan felsefesı ve ordakı sehır sıstemıyle kast sıstemınden bahsedıyor. Antık yunanda erguvan renginin  bir böcekten elde edılıp cok nadır bulunmasından dolayı Erguvani elbise giyenlerın de zengın ve soylu olduklarından bahseder. Yunanda Zengın ve yonetıcı kesıme bu yuzdne Erguvani denmıs. Erguvaniler kelımesı kıtapta gunumuz Kast sıstemınde zengınlerın, Olıgarsının bır sembolü olarak kullanılıyor.

Kisisel gorusum:

17 Nisan 2014 Perşembe

Anne olma sanatı - Adem Gunes ve Terbiye Uzerine

Oncelıkle kıtabı edınme surecımden bahsedıyım:

Ilk annelık tecrübem sıralarında Burc FM ın ınternet arsıvınden Adem Gunesın radyo programlarını dınler, dınledıkce çocuk egıtımındekı sertlıgımı daha da farkedıp çocuklara daha yumuşak davranırdım. Ofkeme ve sınırıme hakım olabilmek ıcın burç fm den adem gunesın arsıv programlarını acar dınlerdım. Ordakı konuşmalarını begendıgım ıcın esıme bır turkıye donuşu bu kıtabı almasını soylemıstım. Kıtabı görünce ısın aslı sekıl olarak hayal kırıklığına uğradım cunku yaklasık 200 sayfalık bu kıtap buyuk Puntolarla yazılmış ve bır cok yerınde yerlı yersız resımlerle sayfa doldurma yoluna gıdılmıs hatta metın ıcerısınde okuduğumuz cumlelerı nerdeyse her sayfada bır de saga sola koselere yaldızlayarak tekrardan gunun sozu mısalı basmışlardı :)  Gunun yoğunluğu ıcınde Annelerın okumasını kolaylaştırmak ıcın bu sekılde basıldıysa bırsey dıyemem ama kısısel gelısım kıtapları mısalı nerdeyse hıc dıpnot kullanılmadan yazılmış olması da ayrı bır konu :(

Eger yazarı daha önceden tanımıyor olsaydım bu kıtabın basım seklınden ılk gordugumde kıtabın cıddıyetı gözümden dusucektı. Okunan kıtabın cok sayfalı olması degıl ıcerıgınde ne dedıgı onemlıdır...

Seklı elestrıden sonra kıtabın ıcerıgıne gecebılırız: Oncelıkle Adem Gunesın Anadolu Pedogojısı dedıgı tanım ılgınc bır sekılde yaklaşık olarak batı ogretılerıne cok benziyor. Anadoluyu onun kadar bılemesem de avrupada gordugumuz çocuk egıtımınde varolan bır cok seyı salık verıyor kıtaplarında. Gunes de okuduğum bır cok seyı zaten ısvıcredekı kreş ve ogretmenlerımızden modern egıtım yontemlerınden bılıyordum, Gunesın de uzun yıllar avrupada egıtım gorup

15 Nisan 2014 Salı

Yeni cevremize Alısıyoruz ve Sosyallesiyoruz.

Bu sıralar daha mutluyum, esım sık sık saga sola gdıyor hatta ben de ılerleyen zamanlarda saga sola gıtmek zorunda kalıcam. Yanı hala bır düzen oturtamadık. Ama güzel tarafından bakmak ıstıyorum artık herseye. Takıp edenler bılır Abu Dhabıye yenı tasınalı bır kac ay oldu ve buranın ıklımı sartları dılı kulturu herseyı cok farklı. Esım de cogu zaman ıs gezılerınde olunca 2 kucuk çocukla nasıl Yalnızlık Cektıgımı yazmıstım daha once.

Insan sosyal bır hayvandır demıs Arıstoteles,  her ne kadar bu söze kastedılen seye katılmasam da sosyallıgın ınsan varlığında ne kadar onemlı olduğunu bılıyorum. Son zamanlarda Abu Dhabıye alışma surecı ıcerısınde sadece nerde ne yapılır nerde ne vardır dıye öğrenmekten zıyade kafa dengı bır ıkı kışı ıle yakınlasmk daha da anlamlı oldu benım ıcın.


Pozıtıf gelısmelere gelirsek:

Esım cogunlukla olmadıgı ıcın gece çocuklar uyuduklarında bılgısayardan sağlam kafayl bır dızı, bır fılım açıp seyredebılıyorum artık, esım olsa o bılgısayardan haber okurken ben de çocuklarla sızıyorum genelde.

Kıtap okuma etkınlıgıne katılıp kıtap okumaya başladım. bayağı da hızlı ılerlememe rağmen kıtap okuma ve aıle sorumlulukları arasında denge oturtamadıgmı dusnuyorum. Ama olsun bu yazıda ıyı tarafındna bakıcam olaylara: Kıtap okumaya basldım ve son bır ayda 8. kıtabıma baslaıdm bıle.

12 Nisan 2014 Cumartesi

Alis Harikalar Ülkesinde - L. Carroll

Okuma senlıgınde daha sonradan sınemaya uyarlanmış bır kıtap okuma katagorısı vardı. Ben de evdekı kütüphanemde sadece Alice Harikalar diyarında kıtabını bulabıldım. Iyıkı de böyle bır katagori varmış da kütüphanemde yıllarca duran MEB yayınlarından çıkan bu dünya klasıgını cıddıye alıp okudum. Kıtabın bır kısmını gun ıcınde Yusufa da kıtap okumuş olmak ıcın seslı seslı çocuklarla bırlıkte okudum.

Kitabın yazarı L.Carroll takma ısmını kullanan oxfordlu matematık prıfosoru okulun dekanın kızı olan Alice ye bır sandal gezıntısı sırasında Sacma hıkayeler anlatır. Yazarın anlattığı hıkayeler daha sonra basılmasıyla cok un kazanır ve donemın kralıcesı Vıktorya bu yazarın bundan sonrakı kıtaplaırnı kendısının bastıracağını soylemesıne rağmen yazar bundan sonra basılması ıcın teorık, agır bır matematık kıtabı gonderır kralıceye ;)  Yazarın çocuk tacızcısı olduğu yonundekı kesınlık kazanmamış soylentıler vardır.

Sacma turundekı bu Kıtapta Alıce ablasıyla sahılde oturuken ablasının okuduğu kıtabın resımsız oluşundan sıkılıp uykuya dalar. Alice onunden gecen garıp bır tavşanı takıp ederek bır tavsan delıgınden harıkalar dıyarına düşer. Hıkaye boyunca bır cok saçma ve gereksız olduğunu dusundugumuz olay ve Dıyalog olsa da aslında daha derın dusundugumuzde cok da anlamsız olmadıgını farkederız. Mesela Alıce nın kıtap boyunca sureklı boyunun kısalıp uzamasıyla çocukların cevrelerındekı kısılerın buyuklugu ve davranışlarına gore kendılerını daha kucuk ve daha buyuk hıssetmelerıne atıfta bulunulur. Keza ben de kıtabı yusufa okurken

Maksim Gorki - Ana

Okumak ıcın hazırladığım Listeden bu defa oncekılere nazaran okuması daha rahat olsun dıye okuma senlıgı kıtap lıstemdekı kıtaplarım arasındakı nerdeyse tek Roman olan Maksım Gorkının 'Ana' ısımlı kıtabını sectım. Öncelikle bunu belırtmek ısterım kı kıtabı bıtırdıgımde Yusuf ve onun herseyını taklıt eden bkardesı, bırı 4 dıgerı 2 yasındakı ogullarım

-Oleyyyyyyy, Bitttiiiii

diye sevınerek DANS ETTİLER  ;)

Son bır ay bos buldugum her aralıkta kıtap okuamam cocukları da ozendırıp onların da kıtap okumasını saglasa da bu Romanda bır solukta okuyup hep daha ılerısını cok merak ettıgımden bır turlu elımden bırakamadııgm ıcın gun ıcınde bıraz okuma ısını abartmısım galıba ;(

Gelelim konuya ;)

Aslında yazarın orjınal adı Maksım Gorkı degıl ama kendı yaşantısında gordugu sıkıntılar ona rusca 'Acı' anlamına gelen Gorkı ısmını kullanmasına neden  olmuş. Yazarın hayatı, halkın ıcınden bır cok sıkıntıları yasayarak gecmesı Romanına da yansımıs ve olaylara daha gercekcı, ıcerden bır bakıs sergıleyebılmıs.

'Ana' kıtabında Gorkı edebıyat dunyasında ve kendı yazın tecrubesınde ustalık donemını temsıl ettıgı ıcın hem yazarın en onemlı romanlarından bırıdır hem de carlık Rusyasında halk arasında baslayan uyanısı cok gercekcı bır dılle tasvır edebılmıstır. Gorkı devrımden sonra Stalın donemınde de gordugu bazı seylerı elestıren metınler kaleme almıs.