1 Eylül 2020 Salı

Yaz Okuma Senligi 2020 Sonuc

Yaz Okuma Senligi 2020 Sonuc


Okuma sürecime renk katmak icin arada sırada katıldıgım Okuma senlıgıne bu yaz da kitap listesi hazırladım ve bazı kıtaplar degısse de ısın sonunda Senlıktekı katagorılere uygun kıtap bulmayı basardım. Assagıda benım bu yaz Okuma senligi katagorılerıne uyarlamayı basardıgım bazı kıtapların lıstesı ve puan hesaplamam var. Senlık ıle ılgılı bılgı almak ve Guz okuma senlıgıne katılmak ısteyenler Burdan bakabilirler.

Kitaplardan cok azı harıc cogunlugu hakkında bılgı edınmek ısteyenler, soz konusu kıtapların ustune tıklayarak yaptıgım yorumlara ulasabılırler.

herkese iyi okumalar.


 1.Kategori (10 puan):  İsminde “YAZ” mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların “YAZ” mevsiminde geçtiği bir kitap.

25 Ağustos 2020 Salı

İsrail Lobisi ve ABD Dıs Politikası - İran ve Cevre Jeopolitigi



Kitap adı: Israil Lobisi ve Amerikan Dış Politikası.

Yazarlar: John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt
Sayfa: 610



Akademik bir dergi yazarlara Amerikan Dış Politikası hakkinda bir yazı siparis ederler. Yazı tamamlandiginda dergi makalede Israil eleştirisi oldugu icin yaziyi yayımlamaz ama başka bir yayınevinin bu durum kulagina gider ve yazarlara bu makaleyi kitap olarak basabileceklerini söylerler. Makale her ne kadar dergide yayimlanmamis olsa da bu israil lobisinin kulağına gider ve Lobi yazarları tehdit ve envai yıldırma yöntemleri ile baskılamaya çalışır. Bunun üzerine yazarlar baskiya yenik dusmemek adina kitap teklifini kabul ederler ve makaleyi genişleterek yaklaşık 180 sayfalik kaynakçası ile birlikte çalışmayı 2007 senesinde basarlar.

Gördükleri baskılara rağmen yazarlar kitabı akademik bir üslup ile ve soyledikleri her cümleyi kanitlayarak yazmışlar. Israilin bölgede varolma hakkı olduğu fikrini paylaşmakla birlikte ABD nin dış politikasinin israile odaklanmasının israile de amerikaya zarar verdiğni iddia ederek bu ahmakça politikaları anlayamaz ve bunu sorgular.

Mesele Amerika dış Politikası olunca haliyle konu mecburen Israil Lobisine dayanmak zorundadir çünkü lobi öyle güçlenmiştir ki siyasi alanda çok küçük bir rol almak bile isteseniz amiyane tabirle israil taraftarı olmanız yetmez direk lobinin köpeği olmanız gerek. Kendilerine köpek olmaya razı siyasetçilerin yanına yerleştirdikleri danişmanlarla kontrol eder hatta konuşmalarını bile lobi çalışanları hazirlar. Itiraz den bir sonraki secimde kazanamaz.

24 Ağustos 2020 Pazartesi

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Durusma

Kitap: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Yazar: Ahmet Hamdi Tanpınar

1901-62 yılları arasında yaşayan yazar uzun öğretmenlik yıllarından sonra edebiyat kongresinde eğitimde Osmanlı edebiyatını reddedip tanzimat eserlerinden öğretilmeye başlanması konusunda tartışmalı bir fikir ortaya atrıktan sonra mecliste milletvekilligi ile ödüllendirilir. Devletin edebiyat fakultesi aracılığı ile bir cok yurtdışı gezisi yapan yazar zaman sonra Rockefeller bursu ile avrupayı gezme imkanı bulmuş. Yazarin hayatini okuyunca 1954 senesinde yazdığı Saatleri ayarlama Enstitüsü kitabinda kendi hayatindan cok fazla sahne olduğunu farkettim.

Yazarın hayatı gibi kitabın konusu da şöyledir ; Gerceğin ne olduğu önemli değildir, sen elindeki gerçeği nasıl kullanılabilir hale getirebilirsin ona bakmalısın. Çok büyük ve hatta saçma bir yalana bile eğer yeterince inanir ve doğru süslersen, doğru çıkar gruplarını ve lobileri arkana alırsan tüm kapilar sana açılır. Ahmet Hamdi Tanpınar son zamanlarında yazdığı bu kitabında yansıttığı Turkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ve modernleşmesini iyi anlamış ve güzel bir sembolizma ile okuyucuya aktarmıştır. Sadece yaşadığı dönemin kokuşmuş modernleşmesini değil günümüzde de insan ve toplum iliskilerinde menfaat ve çıkar meseleleri, reklamcılık, uluslararasi ilişkiler ve bürokrasinin kokuşmuşluğunu resmetmiş de olur çünkü insan faktörü aynı olunca yüz yıl da geçse meseleler değişmemektedir.

Kitap katman katman avrupa gündemi ve turkiye tarihini de ince bir şekilde sembollerin içine işlemiş. Freud-Jung arası hararetli Psikaniz tartışmalarında freud'un despotluğu, einsteinin da katildigi kuantum tartışmalarında zamanin izafiligi ve gercekligin sorgulanması. Ayni zamanda yeni cumhuriyetin ve tabi milliyetçilik modası dahilinde tüm devletlerin hem kurulus safhasinda hem sonrasında yeni bir gerçeklik ve tarih tasarlamalarinin işe yaramasinin arkasındaki mekanizmayı...... Yani kitap dönemin kültür, siyaset, bilim bir cok tartismasini siradan halkın yasantisina yansıtmış.

15 Temmuz 2020 Çarşamba

Rus Jeopolitigi - Avrasyacı Yaklasım ve Kudüs ey Kudüs

Rus Jeopolitiği - Avrasyaci Yaklaşım, Aleksandr Dugin


93 senesinde yazilan bu kitap, siyasal bilimlerde hatiri sayilir yer edinen yazarin Rus uluslararasi siyasi stratejisini tarihten bu yana yapilan hatalari da analiz ederek insaa ettigi Avrasya merkezli bir super guc olma tablosudur.

Rusyanin (aslinda tum eski dunyanin) jeopolitik merkezli bakis ile zorunlu dusmaninin ABD oldugu kabulu ile hareket eder. M.Ö. yapılan Pön savaşlarıni baz alarak, karasal güç olan Roma'nın deniz gücü olan fenikeliler (kartaca) ile yaptığı kara-deniz eksenli güç savaşlarini simdiki ABD- Rusya dualitesine benzetir. Incilde de yazdığı üzere Kartaca sadece cikarlari ve maddi kazanc uğruna sekillenmis, cocuklari kurban ettikleri gayriahlaki bir yasamlari vardir. Yazar bunu gunumuz bati ahlakı ile bagdastirarak nasil incile dayanarak Kartacanin mutlak olarak yok edilmesi ifade ediliyorsa gunumuzde de Kartacayi temsilen ABD yok edilmelidir der.

Kartaca ahlakı uzerine ahlaklanmis olan bati asil hıristiyanlığa hermetik kulturden gelen dunyevi anlayislarini yükleyerek protestan bir eskatolojiye sahip anglo sakson kulture dönüşmüştür ve bu süper gücün Avrasya merkezli bir jeopolitik strateji ile yikilabilecegini iddia eder. Yazarin iddiasi odur ki; eger biz ona karsi birlesmez isek o bizi kesinlikle yok edecektir.

Yazarin yukarda yaptigi teolojik ve teorik önkabullerden sonra olusturulacak Avrasya Birliginin zorunlu merkezinin Rusya olmasi noktasinda okuyucuyu ikna etmeye çalışır. Zorunlu merkez Rusyanin etrafinda olusturulan Avrasya birliginin zorunlu tali merkezleri Berlin-Moskova-Tokyo-Tahran-Delhi cizgisidir. Bu cizgiyi Avrasya tarafinda toplamanin zorluğu bir yana özellikle İslam dunyasini bir catida toplama gorevini Tahrana vermesi gibi gercek disi bazi senaryolar mevcuttir.

9 Temmuz 2020 Perşembe

Zihnin Gelecegi ve Gelecegin Fizigi - Michio Kaku

Evde bilime meraklı oglan çocukları olunca ozellıkle hızlanan ve cok hızlı degısen zamanımızda çocukların anlam ve bılgı dünyasını oncelıkle destekleyebilmek ve sonrasında da onlara yetısebılmek adına ben de bilim dünyasına merak salanlardan oldum. Bu minvalde cok deger verdıgım ve gunumuz Türk bilim adamlarından en ıyılerınden biri olduğunu dusundugum İsmail Hakkı Aydın Hocanın hararetle okumamızı tavsıye ettıgı Michio Kaku'nun kitaplarından 2 tanesini gözüme kestirdim.

Gelecegin Fizigi - Michio Kaku

Giriste bir Not dusmek ısterım kı Kaku afaki, fiziken olası olmayan ve bir Labratuvarda prptotipi denenmemis hicbir gelismeyi kitaplarına almamıstır.

Öncelikli olarak Gelecegin Fizigi kitabını okudum. Yazar kitapta Günümüz Fiziginin geldigi noktanın bilinenden daha ötede oldugu ama bir kesimin elinde kaldıgı gibi bir mesajla cıkar karsımıza. Aslında bilim labratuvarlarda öyle hızlı gelismistir ki halk kademeleri bu degısıklıge ayak uyduramıstır. Bu nedenle yazar her baslıgı sımdıye kadar geldıgımız nokta, onumuzdekı 50 senede varacagımız nokta ve 100 yıl sonrakı fızık olarak 3 asamada katagorıze etmıs.

Bilgisayarın gelecegınde Kuantum bilgisayarlarının sogutma sorununu cozme teorilerine, Yapay Zeka denemelerinde geldigimiz ve gelecegımız noktaya, Tıbbın erıstıgı noktadan Nanoteknolojıye, Enerjınin Geleceginden Yıldızlararası Yolculuga kadar bir cok konuya degınır yazar.

Benim en cok dikkatimi ceken alan Nanoteknoloji sayesinde olusan gelecek projeksyonu oldu. Gelecekte vucudumuza enjekte edılen Nano-Ajanlar tıp alanında doktorlarla birebir muhattap olmamızı engelleyecekler. Nano Robotlar ısık hızı sorununu asacagı ıcın uzayda bızden daha hızlı yolculuk yaparak uzak gezegenlere vardıklarında kendılerını cogaltarak ıstenen kolonılerı cok daha rahat kuracaklar. Nano robotlar, lensler ve kucuk gorunmeyen algılayıcılar sayesınde artık bılgısayarlar vucudumuzda olacak ve bu tam bir Tekillikle son bulacak (İnsanla Makınenın birlesmesi). Belki de bu Tekıllık dahılınde cogu ınsan yaratılan hologram dunyalarda Avatarlar aracılıgıyla yasamayı bile tercıh edebılecekler. Dilimizdeki ve cenemızın etrafındakı nanorobotlar aracılıgı ıle Türkce bir cumle kullandıgımızda Nano robotlar onu karsı tarafa ıngılızce olarak duymalarını saglayacaklar kı yabancı dıl ogrenımı tarıhe gececek. Yaslanma mekanızması cozulup nanorobotlar aracılıgı ıle bu mekanızma tersıne ısletılerek hucrelerın yaslanması engellenecek ve sonsuz bır yasam bızı bekleyecek....

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Mitologya, Mayalar, Paganizm 1 ve 2

Mitologya, Edith Hamilton

Ozellikle Yunan ve Roma Mitolojisi ile ilgilenenlere hem akademik açıdan ders kitabı misali kaynaklarının güvenilir olmasindan dolayı tavsiye edilen, hem de olayları hikaye ederek anlattiği için konuya yeni başlayanların da anlayabileceği şekilde okuması rahat bir kitaptır.

Youtube'da Erhan Altunay'in her pazar 22 de yaptığı canlı Mitoloji derslerinden öğrenmiştim bu kitabı. Insanoğlunun tarih boyunca kendilerinden cok daha güçlü olduğunu hissettikleri doğa olaylari ve insan ilişkilerini ya da tarihi olayları anlamlandirmak için daha çok edebî bir kultur olarak baslayıp sehirlesme ile sekıllenen nesilden nesile aktardiklari bir unsur Mitoloji. Öyle ki yunan tanrıları aslinda evreni yaratmamistir tersine onlari da evren yaratmistir ve tanrilarin kendileri de acizdir. Bu nedenle mitololik tanrıları eskiden müslüman filozoflar melek olarak cevirmislerdir.

Bir de elimizdeki en eski mezopotamya tabletlerinde once yer ve gök vardı ve onlar ayrildi denmesi, yunan mitolojisinde ilk önce yer ve gök'ün olması, islamda da yaratilisda once yer ve gök vardı Allah onları ayirdi demesi gibi farklı zaman ve coğrafyalardaki inanc ve soylencelerin birbirine bu kadar benzemesi her millete peygamber gelmesi ve ayni vahyi aktarmis olmalari ile açıklanabilir.

Bir diger dikkatimi ceken 2 yunan miti de hz ibrahimin oglu ismaili (phriksos ve iphigeneia) tam kurban edecekken gokten bir koç indirilmesi ve tanriya ısmail (as) yerine koçun kurban edilmesi hikayesinin aynısını bu kitapta yunan isimleri ile okumus olmamdi (Altin Post Miti). Bu kadar birebir benzerlik rastlanti olamayacağına gore 2 ihtimal geliyor akla ya buyuk iskender zamanindaki kulturel etkileşimin etkisi ki zamansal olarak incelenmesi gereken bir teoridir ya da yunana gelen peygamberler de ayni kissalari vahyetmis ama zamanla bunlar nesilden nesile değişmiştir. Yada iki ihtimal de aynı anda mümkündür ;)

İbn Sina'nın Mirası, Yeni Atlantis ve Dünya Sinema Sanayii

Ibn Sina'nin Mirasi, Dimitri Gutas
 
Kitap simdiye kadar denedigim Islam Felsefesini anlama cabalari dahilinde edindigim kafa karisikligini oldukca silen bir kitap oldu keza ozellikle 19. Yy da yazilan ve cesitli nedenlerle! Bize yanlis aktarilan islam felsefesinin yolculugunu Ibn Sina ozelinde bize tam olarak asil kaynaklara dönüp ve metinleri egip bukmeden oldugu gibi anlayarak aktarmistir.
 
Yazar ibn sina'nin kendinden onceki arapca ve yunanca yazilan felsefe geleneginin halefi, kendinden etkilenip olusan osmanli, hindistan ve isfahan okulu gibi bir cok felsefe okulunun da selefi olmasi hasebiyle islam felsefesi alaninda Ibn Sina'nin bir kilometretasi oldugunu aktarır.
 
Ibn Sinanin doğumundan, mezhebinden (doğrusu hanefidir), fikirlerine kadar bir cok bilginin bize yanlis ulastigini iddia eder. Mesela genel kabul gordugu uzere ibn sinanin doğumu icin eldeki yazmalarin ve tarihi cevresel olaylarin analiz edilmesi sonrasi 980 degil 960 senesine kadar geri gidilmesi gerektigini soyler. Ibn sinanin klasik gorusleri olarak bize sunulan bir cok meselede aslinda el yazmalarini ve bu yazmalardaki meselelerin iceriginin zamansal degisikligi gozonunde bulundurdugumuzda yanlis oldugunu, ibn sinanin zamanla kendini yeniledigini ve zamansal olarak baslarda iddia ettigi bazi seylerin ileriki yillarda degistigini bize kanitlar.
 
Gununuze kadar gerek ibn tufeylin yaptigi gibi islam cografyasindaki yanlis ibn sina ontolojisi aktarimindan, gerekse oryantalist bati bakis acisinin "once teoiriyi olustur sonra kaniti bul" tarzinda gelisen vahim 19 yy doneminde gordugumuz bu bakis acisindan dolayi ibn sina cogunlukla yanlis anlasilmis bir filozoftur.
 
Islam Felsefesi (yazar arap"ca" felsefe olarak kullanir bu ifadeyi) okuyan ya da okumaya baslayacak herkesin mutlaka ama mutlaka yazarin cesitli dönemlerde kaleme aldigi makalelerden olusan bu kitabini okumasini tavsiye ederim.

30 Haziran 2020 Salı

Beyaz Gemi, Kitab-ı Endülüs ve Kızılderililer Nasıl Yokedildi?

Beyaz Gemi, Cengiz Aytmatov

Kırgız edebiyatından Cengiz Aytmatovu lise yıllarında Toprak Ana ve Dişi Kurdun Rüyaları isimli iki kitabıyla tanımıştım. O zamanlar bile öyle çok beğenmiştim ki, Aytmatovu her zaman aceleye getirmeden dingin bir kafayla okumalıyım diyerek cok hareketli olan hayatımda uzun süre onun eserlerini okumayı hep ertelemiştim. Karantina zamanlarinda özellikle Tefsir, Tarih ve Mitoloji okuduğum bu günlerde Aytmatov kitaplarindan bir iki tane daha okumaya karar verdim.


Beyaz Gemi eski turk mitolojilerinden Geyik Ana motifini iceren Boynuzlu Maral Ana mitini kullanarak doga ile bütünleşmiş insanin iyilik ve kötülük arasinda kaldığı tabiri caizse insanoglunun varoluşundan bu yana yasadigi döngüyü gözümüzün önune sermiş. Kötülüğe karşı pasif durusun olaylari daha da kotuye götürdüğünü, kötülükle yapılacak olan her türlü mucadelenin içinde bir nebze de olsa kötü eylemler barindiracagini iddia eder yazar. Masum bir cocuk karakteri ile insan oglunun baslangicda karşılaştığı bir kehanete karşı durur.

Velhasıl Aytmatovun kitaplarini tabiki herkese tavsiye ediyorum.


Kitab-ı Endülüs, Ahmed Dag

29 Haziran 2020 Pazartesi

Outliers, Blink (Gladwell) ve İrade Terbiyesi

Outliers (Cizginin Dısındakiler), Malcolm Gladwell


Başarının doğasını inceleyen bu kitapta yazar hayatta belli bir çizgiyi aşmış başarılı ve bazan ünlü kişileri bazi başlıklar altinda analiz etmiş. Başarıya dair kafamızda yerleşmiş tanımlamaları altüst eden bir kitap. Kışilerin ya da kulturlerin bize pazarlanan başarı hikayalerini irdeledikce şaşırıyor okuyucu.

Okunmasını tavsiye etmekle birlikte çevremizdeki olaylara bakışımızi değistirecek metodolojisi bakımından kitabi basucu kitabı olarak satin alıp elimde sürekli bulundurmayı da dusunuyorum.

Arka kapak yazisi:

Başarılı insanlar hakkında anlatılan bir hikâye vardır; onların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers'te Malcolm Gladwell başarının gerçek hikâyesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihleri... Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici...

Outliers, Beatles ve Bill Gates'in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını ve tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sınıf açılarından açıklanıyor. Gladwell'in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli.

3 kitap: İslami Yeniden Dogusun Sorunları, İslam ve Kadın, Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?

İslami Yeniden Dogusun Sorunları, Aliya İzzetbegovic

Tam Aliyanin tüm kitaplarini okudum derken bir kitap grubunda bu kitabi görünce okuma listeme aldim hemen.

Kitap, Aliyanin konferans, panel vs. gibi yerlerde yaptığı konuşmalardan derlenmis. Bu nedenle belli bir konu bütünlüğü olmadan yazarın farklı alanlardaki fikirlerinin kisaca ifade edilmis hali diyebilirim. Bu kitabi daha iyi anlamak istiyorsaniz Aliyanin Dogu ve bati arasinda Islam ve Islam Deklarasyonu kitaplarini okumanizi siddetle tavsiye ederim.

Hem bilge bir insan olup hem de haddizatinda Cihad etmis bir kisinin günümüzde bulunmasi zor maalesef. Bilge insanlarimiz genelde bu bilgilerini teoriden pratige dokemiyor, cihad ile mücadele edenlerimiz de maalesef dünyayı ve islamin gittigi noktayı sağlıklı bir şekilde okumaya fırsat bulamıyorlar.

Aliya Izzetbegoviç bu kitapda da dunyadaki musluman ulkelerin gittigi yolu cok iyi analiz edebiliyor, muslumanlar arasinda mucadelenin (Cihad'in) yeniden hatırlanmasının şart olduğunu ifade ediyor.

Islamin sarti 5 değil 6 dir, biri de mucadeledir diyor.

Hocanın islam deklerasyonu kitabini herkesin alip basucu kitabi yapmasıni tavsiye ederim ki Islami yeniden doğuşun sorunlari kitabi da ayni minvalde bir kitaptir.

Oncelikle bizden başlayarak tüm islam dünyasının uyanması için çalışacak yeni bir neslin inşaası umidi ile...

Müslümanların Tarihi ve Balkan Tarihi

Müslümanların Tarihi 1,2,3,4 ve 5. Cilt, Ihsan Sureyya Sırma

Ramazanda tefsir okumasi ile başlayıp daha sonra islam ve muslumanlarin tarihine merak saldim. Mehmet okuyanin da dedigi gibi "Siz Kuran-i okuyun o size devaminda ne okumaniz gerektiğini soyleyecektir". Ben de o hesap evde bulunan ve eskiden bizzat öğrenciliğini yaptığım Ihsan Sureyya Sirma Hocanin Müslümanların Tarihi isimli eserinin 5 cildini de ardarda okudum. Herseyden önce hocanin bahsettiği olaylardan dersler çıkararak akıcı bir anlatimla kitapları yazmis olmasi benim 5 cildi de su gibi ve hayretler icinde kalarak okumami sağladı.

Hoca sadece olayları kuru bir sekilde aktarmıyor hangı olayın vuku bulma sebeplerı neler olabılecegı ve bu muhtemel hataları gunumuzde ne kadar yapıp yapmadıgımızı sorgulaması gunumuzde yasayan bir tarih ımajı cızıyor zıhınde. Zaten Tarıh gunumuzde ve gelecekte karsımıza cıkıyorsa bize fayda saglar. Tarıh okumalarımızı mutlaka ama mutlaka gunumuz hayatımızla ılıkılendırmelı, dersler cıkarmalı ve gelecek dunyamızı ınsaa etmek ıcın temel olarak kullanmalıyız. Tarih okurken ınsanın kendı ıcınden cıktıgı toprak ve inanc sıstemını önceleyerek cevreye dogru yayılan temasal bir yelpaze kullanması taraftarıyım. Bu kıtaplarda da İslam dunyası ve devamında islamın bayragını tasıyan diger devletlerin ve son olarak da Osmanlının sıyası tarıhını konu alır Ihsan Hoca.

Monte Cristo Kontu, Duvar ve Kolera Günlerinde Ask

Bilgisayarım bozulduğu için uzun süre Bloga bir sey yazamamıştım. Sımdı ise mumkun oldukça gecmıse yönelik kaydetmek istediğim seyleri yazacağım. Öncelikle kaybetmek istemediğim yegane sey okuduğum kitaplar hakkında yazdığım yorumlarım. Bu yorumları sıra ile buraya kaydetmeye başlıyorum.

Simdiye kadar okuduğum Klasik kitaplar

Monte Kristo Kontu, Alexadre Dumas

Sonunda Fransiz yazar Alexandre Dumas'in 1056 sayfalık Monte Cristo Kontu'nu bitirebildim. Biz oglumla (10) es zamanli olarak klasikleri okuyoruz. O, kutuphaneden kısaltılmış versiyonunu almış ve hemen bitirmişti, ben ise orjinal versiyonunu ancak yaklaşık 1 ayda bitirebildim. Ha gözünüz korkmasın, eğer surekli eteğimi çekiştiren 4 çocuğum olmasa bir çırpıda bitirirdim çünkü bizim entrika dolu dizilerimize bir hayli benzeyen bir hikayesi var. Hikayeden daha çok kurgusunun çok başarılı inşaa edildiğini söylemeliyim çünkü eğer orjinali okumuyorsanız her sadelestirilmis versiyonda hikaye daha da değişik aktarılıyor. Mesela oğlumun okuduğu kitapta Dantes Mercedes ile evlenirken bir diğerinde ise son anda Mercedesin cocugu Dantesin çıkıyor. Oysa orjinal Kitapda Dantes Ali pasanin kizi Haydee ile evlenir.
Kitaptan faydalandigim bir diğer konu ise 19. Yüzyılda fransa, italya ve osmanlida toplumsal hayat hakkında verilen ipuçları oldu. Özellikle o dönem yaygın olan pozitivizm etkisi ile inşaa edilmiş kader anlayışı bu kıtabi klasik yapan ana unsur olmuştur diye tahmin ediyorum.
Önemli bulduğum bir kaç alinti:
“Kutsal kitapta şöyle yazıyor,” diye yanıt verdi Monte Kristo: ‘Babaların günahını üçüncü ve dördüncü kuşağa kadar çocuklar çeker.’ Tanrı bu sözleri peygamberine söylettiğine göre, ben neden Tanrıdan daha iyi olayım?” S: 1072