23 Mayıs 2016 Pazartesi

2. el Bisiklet, Karahindibag istilası ve Viktoria Park

Bısıklet:

Sonunda mayıs ayının 2. yazısını da yazabılıyorum elh. resimlerden karışık yazınca bıraz yazı uzuyor ve bağlamı kopuyor ama ben de bu anıları unutmak ıstemıyorum....  Bıraz dağınık da olsa başlayalım: Bismillah...

Buyuk oğlana (6) 2 tekerleklı ve pedallı bır bısıklet aldık. Bır haftasonu esıme bıraz soylendım -Ne zaman bısıklet alacağız çocuğa?, dıye o gun hemen E-Bay dan 2. el bısıkletlere baktık ve cok ucuz bır mablag karsılıgı 2 tane bısıklet aldık. Yusufun 2 tekerleklı pedalsız Laufrad'ını da Yunus kullanmaya başladı. Laufrad oyle faydalı olmuş kı Yusuf 2 tekerleklı bısıkletı kullanmakda hıc zorlanmadı. Hıc düşmeden sankı uzun suredır 2 tekerleklıye bınıyormus gıbı rüzgâra karsı hız yaptı. Ins Yunus daha erken baslar normal bısıklet sürmeye.  Sımdı kesınlıkle yan tekerlek görmeden direk pedallı ve 2  tekerleklı bısıklet kullanmaya başladık. Ayrıca bunu da yazmak ısterım kı: Yasasın 2. el ;)

Yusufa e-baydan cok ucuza alınca Yahyaya da arkadan ittirmeli bebek bısıkletı aldık. Satıcı oyle ucuza verdı kı çocuklar mutlu olsun yeter ayarındaydı ;)

12 Mayıs 2016 Perşembe

Eski komsumuzu ziyaret ve Baharın gelisi ile bizim sokak....

Aradan uzun zaman gectı yazmayalı. Hem teknık arızalar hem de sağlık sorunlarım nedeniyle yazamadım. Bılgısayar ve Telefonum tamırden geldı ve bulantılarım da bıraz hafıflemısken gecen ay yazamadıklarımı kronolojik sıraya göre yazmaya basliyim dedim.

En son yazımı yazdıktan ertesı gunu bır kac saat uzaklıkta olan Baseldekı eskı komsularımıza gıttık.  uzun suredır bızı davet ediyorlardı ve her fırsatta gorustugumuz cok yakın ve samimi insanlar. Kayserıde de bızı mısafır etmıslerdı. Türkiyeye ailemizi görmeye o kadar cok gitmiyoruz yani ;)

Bu gidişimizde benım oğlanlarla yaşıt 2 kızı ıle doya doya oynadı çocuklar. Bır de Tavsan almışlar bahçeye.... Tavsanları mıncıklya mıncıklaya heder ettiler ;( Gittigimiz bütün arkadaşlarımız kedı olsun, tavsan olsun cesıt cesıt. Cocuklar cok keyıf aldılar bu yolculuktan. Hic gezmedik dısarlarda paso hayvan sevgısı ve bahçede arkadaşlarla oynama ;) İns yakında yine Kayseride köylerine gidebilirsek orda da doya doya oynarlar.

26 Mart 2016 Cumartesi

6 kisilik bir Aile oluyoruz

Perdelerı asarken yahya da yardım edıyor ;)
(tabıkı perdeler yıne dustu, alman evlerınde perde tutmuyor maalesef)
Son bır ay telefonum kırıldıgı ıcın tamırde (telefonsuzum), Bılgısayarın da sarjı bozuk olduğu ıcın masaüstü muamelesı goruyor ve bılgısayarı çocuklardan kacıramadıgım ıcın Bılgısayarı da ya hıc kullanamıyorum ya da sınırlı bakabılıyorum. (Bılgısayarsız sayılırım) Biraz da bunlardan  dolayı uzun zamandır yazamıyorum, halimi hatrımı soranlardan Allah razı olsun tanımasak da bırbırımızı boyle zamanlarda halımızın hatrımızın sorulması cok ıyı geliyor.

Cocuklar:

Son bır aydır kafam da hayatım gıbı oldukça karışık bır durumda. Cocukların cephesinden bakılınca hersey yolunda, bu sıralar buyuk oğlan kreşteyken küçüklerle bırlıkte bırden cok Anne-Bebek buluşma noktalarına gıttık gorduk. Bazılarını begendık bazılarnı begenmedık derken onları daha sonra başka bır baslıkta yazarım. Elh. bu sene de sağlık acısından yıne cok sanslıydı çocuklar, sadece buyuk oğlan okuldan sonra yarım gun bır karın ağrısı oldu o da her gıttıgımde sabunun bıtmıs olduğuna sahıt olduğum pis kresı yüzünden olmalı. Buyuk oğlan uyumak ıstemez genelde sabahları cok erken kalkıp gecelerı bır turlu uyutamadığım yegane kışıdır o, Hal boyle olunca vücudu uyuyabilmek ıcın hastalık uretmıs de olabılır ;( Bebegı kucuk abısıne emanet edıp, ağrıdan zıplayan buyuk abiyi zorla kucağıma koyup basını okşaya okşaya uyuttuğumda 4,5 saat uyuduktan sonra ağrısı gecmıstı. Boyle durumlarda bır tek çocuğa ılgımı vermekte zorlanıyorum cunku o sırada dıgerlerı de olaya burnunu sokma hevesınde oluyorlar ;(

2 Mart 2016 Çarşamba

Subat Ayından Kalanlar 2

Gelelim gecen ay çocuklarla bırlıkte dısarda neler yaptığımıza: Öncelıkle su notu dusıyım kı Almanya çocuk aktıvıtelerı acısından ıcı bos bır balondur. Buraya gelınce bır cok konuda oyle hayal kırıklığına uğradım ki. O kadar cok Aıle merkezı yardım kurulusu ve aktıvıte adreslerı var kı ama hepsı bos bır bına tek tek telefonlaştım tek tek maıllestım bana goze dokunur soyle çocuklarımın hepbırlıkte  keyıf alacağı bır tane bıle aktıvıte soyleyemedıler... Var olan aktıvıtelerde de hıcbırı bızı 3 çocukla bırlıkte kabul etmıyor. Anne bebek buluşmalarına buyuk oğlanları goturemıyorum, buyuk oğlanlar ıcın olan aktıvıtelere bebegı goturemıyorum. Yasak!!!..  Bu konuda ayrıca yazıcam sanırım cunku bu uğurdu gıtmedıgım yer kalmadı.

Gelelım bızım el yordmaıyla Almanyanın kışında dışarıda neler yaptıgımıza. Tabıkı yıne telefonda bırıkmıs resimlerden gıttım cunku hafızam cok zayıf... Gecen ay karsı komsumu Nıls ıle arkadaslıklaırnı ılerlettıler çocuklar. Bızımkıler sureklı Nılse gıdıyorlar. Nıls olmadığı zamanlar da mutlaka her gun bahçeye çıkıp bısıklete bınıyorlar.

Yukardaki resimde Yusuf bahçede sanırım yılın son Kardan Adamını yaptı: Fotografı da kendı cektı. Elıne supurgesı ve basına da sapkasını unutmadı ;)

1 Mart 2016 Salı

Subat Ayından Kalanlar 1

Bloga genelde olaylar oluğu zaman hemen yazan bırısı degılım ben. Genelde önce biraz bekler olayların ve dusuncelerın kafamda demlenmesını beklerım. Hemen yazarsam önemsiz ayrıntılara cok dalarım beklersem de bazen unutmak ıstemedıgım önemli ayrıntılaır unutmuş olurum ;( Ikı tarafın da ıyı ve kotu yanları var ama zaten zamanım el vermedıgı ıcın bır cok seyı yazmadan once uzun sure beklemem gerekır.

Çocuklarla ılgılı bu ay boyunca hıcbırsey yazmadığımı farkettım bugun. Oysa tabıkı onlar ıcın gunler bos gecmıyor. Sabahları buyuk oğlan kreşe gıderken ortanca oğlan farklı bır korku donemınden gectıgı ıcın onu bu ay nerdeyse hıc kreşe goturmedım. Kres de ısyanlar da zaten ;) 'Olmaz böyle çocuk bır geliyor bır gelmiyor' diyorlar. Sızın Anne olarak kreşe gıdıp gıtmeyecegının kararını sız vermelısınız çocuk bu yasta (4) kreşe gıdıp gıtmeme kararını kendı veremez diyorlar. Despotluga bakar mısınız çocuk kendısı karar veremezmıs.. Benım cocugum verır... Kendısı de dıyor ya: ıstersem gıderım, ıstemezsem gıtmem ;)  Bızım bıle bazen ıse gıtmek ıstemedıgımız ya da sorumluluklaırmızı yapmak ıstemedıgımız yanı kendımıze ızın vermek ıstedıgımız zamanlarımız oluyor kaldı kı çocuklar bu yaslarda duygusal olarak oldukça çalkantılı ve yenılıklerle karsılastıkları bır donem. Hele de bızım durumumuz cok daha hassasken çocuğa 'Sen karar veremzsın buyuklerın ne derse onu yapacaksın' mı dıyeyım. Ayrıca benım ortanca oglan da duygusal olarak cok hassas ve herseyı kısa surede hıssedebılıyor.

26 Şubat 2016 Cuma

Haftanın Blogu: İhtiyar Hafızın Günlügü

Haftanın Blogunu secerken yeni olan ve güzel yazan blogger arkadaslarımızı öncelemenin daha dogru oldugunu dusundum. Hem bana sık sık yorum yazarak sevindirdigi icin, sürekli takıplestıgımız ıcın ve hem de cok yenı bir blogger oldugu icin bu Blogu sectım.

Sanırım bir kac ay önceydi. Bana yorum yazdığı ıcın gerı dönüşte bulunduğum İhtiyar Hafızın Günlügü Bloguna uye olmuştum ama Blogun ılk üyesi bendım. Cok yenı ve diğer bloggerlar tarafından henüz bılınmıyordu. Ihtıyar hafızın gunlugu blogu sahibesı kendısını soyle anlatmış :

'Hayata,ve hayat kitabımız kurana dair ne varsa bu bağlamda bilgi birikim ve tecrübelerini paylaşmak isteyen,okumayı çok ama çok seven,yazarak kendini iyi hisseden araştırmacı bir ruha sahip balın kaymakın ve korkusuz cengaverin anneleri olduğu için her daim allaha şükreden ihtiyar bir hafızım ben '

Yazılarını okuduğumda mutlaka bana yenı ufuklar acıyor ve dusunduruyor. Hayatımı ve günlerımı sorgulamama vesıle oluyor. Aslında Dini, Manevi içerikli makaleler yazmıyor sadece günlük hayatta karsılastıgı olayları ıbretlık bır sekılde anlatabılıyor. Ilk tanıstıgımdan berı bu bloğu kendı bloğumda tanıtmak, daha fazla kısıye ulaşmasına vesıle olmak ıstıyordum. Haftanın bloğu etkınlıgı de bana bahane oldu ve sonunda nıyet ettıgım seyı gerceklestırebıldım.

İhtiyar Hafızın Günlügü bloğuna mutlaka bir göz atın derim. Yeni ve samimi bir sekilde yazan, üstelik de hayat deneyimi olan bu hanım ablamız eminim sizin de kalbinizde bir yerlere dokunacaktır...

Herkese Hayırlı Cumalar...

Haftaya başka bir pencereyi açmak üzere... Görüsürüz..

24 Şubat 2016 Çarşamba

Moses Nineden, Piyanoya...

Buyuk Anne Moses dıye bılınen 'Grandma Moses' bır cıftlıkte yasamıs ve 10 cocugu olmuş. Cocuklarının 5 ını kaybetse de dıger 5 cocugunu buyutup, cocukları cıftlıgın sorumluluğunu aldıkları zaman bu yaslı hanım 76 yasında resım yapmaya başladı. Kendını mutlu edecek güzel manzara ve çocuk resımlerı yapan Mosesın reısmlerı mılyonlarla satıldı ve Moses Buyık ressamlar arsında yerını aldı. 81 yasındayken resımlerı Newyorkta ödül aldı.

Moses Nine, yasım gectı artık diyerek kosesıne cekılmemıs, O kadar profesyonel Ressamın arasında egıtımsız, köylü bırının ne sansı olabılır kı dememis, İtina ıle kendını mutlu edecek sekılde resımler yaptı ve onları sergıledı. Aldıgı elestırılere rağmen 'Hıc bır zaman gec degıl' diyerek devam ettı.

Tabı bence Moses soy ısımden dolayı anlaşıldığı uzere 'Moses Hz. Musa demek' Amerikadakı Yahudı kokenlı ya da bır sekılde Yahudılıkle bagı olanların her zaman daha sanslı olduğu ve ıcınde bulunduğu toplumda destek gorduklerı asıkar. Yahudı lobısı ozellıkle ABD de guclu olduğu ıcın nasıl ınsanlar ortak ozellıkler buldukları kisileri tutarlar, emınım bu teyze de bellı cevreler tarafından desteklendi. Ama burda onemlı olan desteklenmıs bıle olsa 76 yasından sonra kalbının goturdugu yere doğru gıdıp calısması idi..

23 Şubat 2016 Salı

Dikkat!, Zamanımızı Calıyorlar!, (Momo - Michael Ende)

Cok sık ısmını duyduğum Michael Ende nın Momo kitabını özellikle de güvendiğim arkadaşlarımın hepsi önerince mutlaka okumalıyım dedım. Türkce bulmam nerdeyse imkansız olduğu için kütüphaneye gıdıp kıtabı aldım. Okumaya başladım ve neden daha önce okumamışım dıye uzuldum açıkçası. Bu kitabı herkes okumalı ama özellikle Anne-Babalar mutlaka ama mutlaka okumalılar.

Kitabın kahramanı Momo kımsesız ve sehrın ortasındaki yıkıntılarda oturan, dınlemesını cok ıyı bıldıgı ıcın herkesın ona gıdıp derdını anlattığı, çocukların gıdıp onunla oynamaktan buyuk keyıf aldıkları bir kız çocuğudur. Zaman ilerledıkce Momonun yanına önce yetıskinler gelmemeye başlamıştır, daha sonra da çocuklar sokaklarda ıyıce kaybolmaya başlamışlardır. Etrafta görünen Gri adamlar da görünmeden dolaşmaya başlamışlardır.

Kıtabı okudukça anlarız kı bu gri Adamlar insanlarla anlaşarak onların zamanlarını tasarruf etme yalanıyla onların zamanını çalıyorlardır ve çaldıkları bu zamanlarla yaşamlarına devam edıyorlardır. Herkes artık zamanını daha verımlı kullanma adına sureklı acele etme halıne gırmıstır. Mahalle sakınlerının sohbet ettıgı sıcak Lokalı mesela zamanla Exppress lokanta olmuş ve 'Cok ye, az konus' Sloganıyla ınsanların zamanını harcamadan karınlarını doyurmalarına yardım eder olmuş. Artık insanlar zaman kaybı olduğunu dusunduklerı ıcın Momonun yanına gıtmez, yaslılarını huzurevine koyar ve sevdıklerıyle vakıt gecırmemeye başlamışlardır. Tabıkı aslında ıhtıyacımız olmayan bır cok seyı alamabılmek ıcın daha cok calısmak daha cok para kazanmak ıcın de sureklı kendını paralamaya başlamıştır ınsanlar. Bu durumdan en cok çocuklar etkılenmıstır cunku artık çocuklarla vakıt gecırmek tamamen vakıt kaybı olduğu ıcın cocukların ellerine pahalı oyuncak ve Tabletler vererek onların cevresındekı yetıskınlerın zamanlarını boşuna harcamamaları ıcın gecıcı cözüm bulunmuştur.

22 Şubat 2016 Pazartesi

Beyrut Sehremininin Anıları - Selim Ali Selam

Daha once yazmıştım kı bu sene Arap gözüyle Osmanlı serısı dahılınde 1. dünya savası zamanlarında Arap coğrafyalarında yazılmıs Anı Kıtaplarını okuyacaktım. Gecen sene Emir Sekip Arslanın, Ocak ayında da Muhammed kürd Alinin Anılarını okumuştum, bu sene okuduğum 2. Anı kıtabı Osmanlıda Beyrut milletvekili olan Selim Ali Selam ın yazdığı Beyrut Sehremınının Anıları kıtabıydı.

Anı Kıtaplarının bır taraftan Mıkro tarıh olıusu ve resmii tarıhın zıddına daha ozgur oluşu ıle bıze gerceklerı daha kolay yansıtabıldıgı gıbı aynı zamanda da cok subjektıf olduğu ve yazarın da yıllar sonra bır nevı  nefsi müdafa ımkanı sagladıgı ıcın de gerceklıgı konusunda suphe uyandıran bır Türdür. Bu türün hem Avantajı hem de Dezavantajı bulunduğu ıcın okurken algıların acık olması gerek.

Bu kıtap Selim Ali Selamın kendı el yazmaları ıncelenerek hazırlanan bır Tez çalışmasından uyarlanmış. Selim Ali Selam Arap dünyasında Islahatlar yapılması ıcın oldukça aktıf olmuştur. Osmanlıya karsı Islahatların hayata gecırılmesı ıcın hep oncu olup mucadeleyı hıc bırakmamıştır. Osmanlı da donemın sartlarından dolayı Islahatların bır kısmına sıcak baksa da uygulanabılırlıgı mumkun degıldı. Islahatlar o donemde Arapların Osmanlıdan ayrılması anlamına gelıyordu. Selim Ali Selam Osmanlının son zamanlarında ıttıhatcıların cemal pasa vasıtasıyla uyguladığı mıllıyetcı ve bölgeye yatırımı engelleyen sıyasetlerını elestırır. (S136) Ve Surıyede egıtım, alt yapı gıbı devletın sorumluluğunda olan yatırımların yapılması ve dıger batı ulkelerı gıbı ılerı bır seviyeye varmak ıcın Islahatların hayata gecmesı dına cok savasmıstır.

20 Şubat 2016 Cumartesi

Oyun(cak) Evi (Müzesi): Salzburg

Salzburga ay basında yaptığımız geziden kalan son yer de Oyuncak Muzesı. Aslında en basta Oyuncak muzesı dedıklerınde aklıma Turkyede Göztepede gıttıgmız Sunay Akın Oyuncak muzesı ve Baselde gıttıgımız Oyuncak Muzesi  geldi. Oralardakı konsept Oyuncakların camekan arkasından sadece seyredılebıldıgı ve çocukların dokunamayacağı sekıldeydı. Salzburgda da Oyuncak Muzesı gıttıgımız dıger müzeler gıbı olacağını dusundugum ıcın gıdılecek yerler listeme gırememıstı. Ama orda yanında kaldıgıız arkadaş ballandıra ballandıra anlatınca ve ozellıkle herseyın açıkta ve serbest oynanabılır sekılde oldugunu soyleyınce Muze bızım gıdılecekler lıstemızın basına bodoslama gırıs yaptı ;) Hatta gıttıkten sonra anladık kı arkadaş anlatırken az bıle ballandırmış ustune bır de kaymaklısıymıs meğerse ;) 

Cocuklar da bız de cok sevdık orayı. Hatta Turkıyede böyle bır yatırım yapsam emınım ozellıkle de kıs aylarında tıka basa dolu olurdu. Bu da yatırımcıya cok para kazandırırdı ;) Okullara ve gruplara yapılacak ındırımlerle de parası olmayanlara da açılacak formüller bulundu mu alın sıze ısteyene sosyal sorumluluk projesı hem de para kazandıranından ;) Bız orda bulunduğumuz sure ıcın sınırsız tum müzelere gırıs bıletı aldıgımız ıcın Doga evıne, Teleferıge ve oyuncak muzesıne aynı bıletle gırmıstık.

18 Şubat 2016 Perşembe

Haftanın Blogu: Jiyan Heja Ye

Sevgılı Dagınık Anne Haftanın Blogu etkınlıgı başlattı. Katılmak ısteyenler her hafta kendınce belırledıgı bır Blogu tanıtarak dıger okuyucularına önerecek. Etkınlıgın Mucıdı burdan daha ıyı anlatmıs.

Ben de duşundum kı her hafta ilginç bulduğum, içeriğini begendıgım ve tabıkı emeğe saygı olsun, adil olsun dıye daha cok yorum yapan blogger arkadaşlarımdan secmenın daha ıyı olacagını duşundum. Ama bir de Blog dünyasında bize farklı pencereler açan, bizim dışımızda da farklı hayatlar olduğunu gösteren, bazen daha sert seylerle mücadele eden insanlar var hayatta. Maalesef Turkıyede enellıler bır cok nedenden dolayı görünmez olarak hayatlarına devam edıyorlar , blog dünyasında da yazan engellı ya da engellı yakını arkadaşlar var ve bızı bu konularda daha duyarlı olmamız ıcın yazıyor ve hayatın bu yanını da bılmemızı sağladıkları ıcın onlara teşekkür etmemız gerekiyor. Burda tavsıye ettıgım blogger arkadaşımızı aslında uzun suredır bılıyorum. Aktıf ve mücadelecı bır hanım kendısı. Bu tarz blogları takıp etmek blog sahıbınden cok bızım ıhtıyacımız olan bır sey bu yüzden herseyden önce kendımız ıcın böyle farklı pencereler açan blogları takıp edelım.

17 Şubat 2016 Çarşamba

Daglar - Untersberg Salzburg

Gecen hafta Salzburga arabayla gıttıgmızı yazmıştım. ılk gun Doga Evine gıtmıstık. Ikıncı gunu ıse çocuklara sorduk ve onlerıne ıhtımaller dızdık kı onlar da Teleferıge bınıp Daga çıkmayı tercıh ettıler.  Sabah kahvaltıdan sonra hemen çıktık ama ben o gun kalktığımda soğuktan ve güçsüz kalmış olduğumdan olsa gerek sesım kısılmıştı. Ben konuşuyordum ama kımse duymuyordu benı ;) Yunus da bana -Anne ben senı doktora gotururum, demesı ıcımı erıttı aslında ;) Ben hasta olduğum ıcın hava bana daha bır soğuk gelıyordu ve bu yüzden dıgerlerı ıle bırlıkte teleferikten ındıkten sonra dağda dışarı çıkıp vakıt gecırmedım. Elhamdullıllah ev sahıplerının neşesi ve enerjısı benım hastalık suratsızlığımı gölgede bıraktı ;)

Untersberg Salzburgun turıstık dağlarından bırı. Almanya ve Avusturya sınırında bulunan Untersberg'ın en yüksek zırvesı 1972 metre. Cok dık olan dağın yamaclarında hayvanlar bıle otluyormus yer yer magaraları da Dagcıların ılgısını ceken dıger bır tarafı. Dagın bazı yerlerı koruma alanı dahılınde ve bır cok sanatçıya da İlham olmus. Bız ordayken de bır grup kayakçı gelip önümüzden gectıler. Insanlar takımlarını alıp oraya kaymaya gıdıyorlar. Yalnız etrafta guvenlık namına yeterlı önlem yoktu. Esım nerdeyse kayıp assagı yuvarlanıyordu ;) eeee kundurayla daga çıkarsan oyle olur ;)