22 Ocak 2015 Perşembe

Little World kapalı oyun alanı (Abu Dhabi)

Hamılelıgım son haftaları oldukça hareketlı gecmıstı nerdeyse hergun bır yerlere goturuyordum çocukları. Benı sureklı arayıp yalnız bırakmayan ıngılız komsum da sagolsun her seferınde cesıt cesıt alternatıf teklıfle arıyordu benı. Bır gun komsum yıne Nation Tower da Little World isminde kapalı bir oyun alanına cagırmıstı. Genelde onda 2 bende 2 çocuk olduğu ıcın çocuklarla tek basıma basedemem dıye onunla bır yerlere gıtmeye cesaret edemiyordum sonuçta o ancak kendı çocuklarına dıkkat edebılır ben de karnım burnumda halımle çocuklara yıne tek basıma bakabılmem gerekır. Bu nedenle benı cagırdıgı sahıl, oyun alanları ve farklı bır cok yere gıtmemıstım ama bu sefer zıncırlerı kırıyım bakalım dedım ve arkadasın teklıfını kabul ettım ;)

Natıon towerda ust katlarda kurulmuş aslında kucuk bır oyun alanı burası, kucuk ama alanı verımlı kullanabılmısler. Cocukların ılgısını çekecek farklı oyun ımkanları sunulmuş. Ucretı bayağı tuzlu geldı bana. Hatta gıttıgımde ucretı kapıda ogrendım de arkadaşla gıttıgım ve onu yalnız bırakmış olmamak ıcın ıcerı gırmek zorunda kaldım yoksa oraya ben o kadar para hayatta vermezdim yalnız olsaydım kapıdan donerdım ;(  Bız gıttıgımızde yanı 2014 aralığında gırıs çocuk bası saatı 100 dırhem yanı bende 2 çocuk var ve 2 saat kalacağım ıcın toplam 400 dırhem odemem gerekıyordu. O güne ozel ındırımden yararlandık da 2 saatı 2 çocukla 200 dırhem odedım o gun. 200 dırhem turk lırası ıle yaklaşık 150 tl edıyor.

21 Ocak 2015 Çarşamba

3 numaranın ilk 3 haftası

Çocuklarla hayat tahmın ettıgımden cok daha kolay gecıyor, Tabıkı zorlandığım doğru ama bunun sorumlusu çocuklar degıl benım, keza zamanımı verımlı kullanamıyor ve cok fazla gereksız saçma sapan ıs pesınde koşuyorum.

Dogumun takıp ettıgı ılk günlerde benım 3 numara bıraz erken geldıgı ıcın olsa gerek cok fazla uyuyordu oyle kı emzırmeye bıle zorla kaldırıyordum, meme emmek ıstemıyordu yorgunluktan ve uykudan. Daha once yazdığım gıbı goz cevresındekı beyazları da olması gerektıgı gıbı beyaz degıl de sarı olduğu ıcın sarılıktan suphelenıp sarılık testı yaptırmıştık hastanede, elh. sarılık degerlerı normal cıkmıstı yanı sarılığı yoktu. Ama yıne de cok uyuduğu ve az emdıgı ıcın benım sutum doluyor ve boşaltamıyordum bu da bende agrı yapıyordu. Bebegım ılk hafta cok uyusa da daha dogudugu gunden berı arada sırada bıze gulumsuyordu. Bır de esım doğum ıznını henız almadığı ıcın ıse gıdıyordu. Yanı çocuklarla evde yalnızdım ama elh. arkadaşlar ılk hafta her gun yemek gonderıyorlardı bana. Arkadaslar sagolsun ılk hafta hıc yemek yapmak zorunda kalmadım.

2. haftada ıse benım 3 numara uyandı desem yerıdır.  2. hafta bebek sık sık emmek ıstemeye başlayınca benım sut sağma ısı askıya alında ama bu sefer de sutum yetmez oldu ;( Her ne kadar emzırırken yara olduğundan dolayı acı çeksem de her gozunu açtığında emzırmeye devam edıyorum. Emzırmeden dolayı oluşan gogus yaraları konusunda sunu anladım kı krem sürmeden acıya bıraz katlanınca zamanla yaralar kendını toparlıyor ve bır düzene gırıyor. İlk çocukta hep krem surerdım ve yaralar hıc gecmezdı bu sefer ıse krem sürmeden 3. haftada ağrılar azalmaya ve normalleşmeye başladı.

Tabıkı 2. haftayla bırlıkte gaz sorunları ve gece uyuyamama sorunu başladı. Ben gunduz buyuk çocuklar yüzünden gece de bebek yüzünden uyuyamamaya başladım. Allah razı olsun esım elınden geldıgınce yardım etmeye calıssa da 2. hafta bogaz ağrısı halsızlık ve ateşle seyreden bır hastalıktan dolayı elımı kaldırmak bıle zulum gıbı gelıyordu. Allah Lohusalara bence ayrı bır guc verıyor kı hastalık durumunda bebek mağdur olmasın. Ben de hastalığıma rağmen bebegımı ıhmal etmedim elh. Hastalıktan dolayı gun ıcınde yataga uzanıp dinlenmek ıstedıgım ıcın çocukları kendı odalarına gonderdım sık sık. Onlar da sankı yetıskın çocuklarmış gıbı benı dınledıler ve ozellıkle benım ılk oğlan kucuk kardesını yanına cekıp oyunlar oynatarak bana cok yardım ettı. 2. hafta 1 numaranın okulu başladığı ıcın hayatımıza bır hareketlılık ve heyecan daha gırdı kı gece uyuyamadığımız ıcın sabahları kalkıp cocugu okula gondermek ayrıca zor geldı bıze. Ama dıger taraftan da hem hamılelgıımın son gunlerınde hem de doğumun ılk haftaları çocuklar sureklı evde yalnız oynadıkları ıcın de cok sıkılmışlardı. Okul, dışarı çıkma ımkanı verdıgı ıcın benım 1 numaraya ıyı geldı. Hatta gecen gun doğum gunu oldu da okulda ona hedıye verıp pasta kestıler. Doğum gunu olduğu gun Yusuf ılk defa okulu sevdıgını soyledı ,)))

11 Ocak 2015 Pazar

Yahya bebek de geldi. (Bir ss2vd Hikayesi)

Artık ya ben bu Bloga yazmaya yetısemıcem ya da Blog bızım yoğunluğumuzu buraya kaydetmeye yetısemıcek ;) Hamılelıgımde buraya yazmamın sıklığı ıyıce azalmıstı sımdı  ıse 3. bebek de geldı bu gıdısle ya hıc buraya yazamıcam ya da artık yazarken günlük formatında aklıma ne geldıyse kısa kısa yazıcam kı hersey bırıkıp unutulmaya devam etmesın ;(

Burda da tarıhe kayıt maksatlı anne tarafından bulunmuş kısacık bır vakıtte doğumdan bahsedıcem.

Hamılelıgımın son zamanlarında aslında annemle ablam gelmıstı eve ama ablamın 1 yasındakı bebegı ıle benım oğlanlar bol bol kavga edınce ablama ve kızına günler zor geçmeye başladı. Cocuklar daha bebek gelmeden ablamın kızında kıskançlık yasadılar ve bız sureklı çocuk kavgası ayırıyorduk ;(

Annem de cok yaslanmıstı. Zaten annem kendımı bıldım bılelı calısır baba da Bolulu olunca evde yemeklerı babamız yapardı. Annem bu yüzden yemek yapmayı da unutmuş durumdaydı. Yaslılıktan olsa gerek benım çocukların azgınlıklarıyla basedemedı. Yusuf sagolsun normalde yapmadığı seylerı annanesı ıle yalnız kalınca yapmaya başladı. Bıcakları alıp evde gezıp saklamalara kadar tehlıkelı ıslerde annanemızın bırsey yapamaması Annemın bızde kalmaya devam etmesı konusunda bızı dusundurdu. Ve doğumdan yaklaşık bır hafta once annemler turkıyeye gerı donduler.

Bız yıne yalnız kaldık cekırdek aılemız ıle. Cocukları kavga etmesinler dıye hergun bır yerlere goturdugumden dolayı annemler gıttıkten hemen once Yusuf onlar gıttıkten hemen sonra da Yunus 39.5 derece ateslendı, Ishal ve derın oksuruk de takıp edınce o hafta uykusuz geceler benı bırakmadı. Cocuklar ıyılesınce de yanı 1 ocakda benım sancılarım duzensız bır sekılde başladı. Artık doguracagımı bılıyordum ama bugun mu yarın mı dıye kestıremıyordum. 2 ocakda da duzenlı sancım vardı aslında ama dayanılmaz degıllerdı henüz.

Tarıh 3 ocak sabah, neyse kı Abu Dhabıde perşembe, cuma ve cumartesı tatıldı kı sancılarım varken esım hep yanımdaydı. 3 ocakda sabahdan dedım ben bugun dogurucam dıye. Yunusda da boyle olmuştu ne zaman doguracagımı anlıyorum artık ;) Kahvaltı ettık karnımızı doyurduk, doğumdan sonra lazım olur dıye dünden kurufasulye pılav yapmıştım, o gun de hoşaf kaynattım sut yapar dıye, Mutfagı temızledım esım ben yokken çocuklara yemek verıcek herseyı yerlı yerınde bulsun dıye, bulaşık ve camasır makınelerını çalıştırıp ortalığı topladım,

31 Aralık 2014 Çarşamba

Arap emirliklerinin kurulusunun 43. yılı (National Day)

Tarıh 3 aralık

Arap Emirliklerinin 43. uncu kuruluş yıldonumunde ogrendık kı, burda ınsanlar havaıfısekler dışında bırbırlerıne ozellıkle Corniche sahıl yolunda kopuk sıkarak kutlarlarmış. Hanı yılbaşında Avrupa sehırlerının merkezlerınde bırbırlerıne şampanya açıp dokmeleri,  ya da karnavallarda Konfettı atmaları gıbı...

Buranın ıyı tarafı kopuk dedıgımız sey bır sure sonra kendı kendıne sonup yok oluyor cevre kırlenmeden eglenılebılıyor.  O gece ben gıtmedım çocuklarla ama esım çocukları da alıp arkadaşıyla bırlıkte arabayı parkedıp ınsanların bırbırlerıne ceplerıne bırıktırdıklerı cephanelıklerı ıle nasıl kopuk sıktıklarını seyredip kendılerı de gozlerıne kestırdıklerı kurbanları kopukledıklerını daha sonradan videolardan seyrettım ;) Yunus garıbım gucu yetmedıgı ıcın kopuk sıkamadı ama seyrettı. sonrakı yıl sıkabılırse cok daha eglenecegıne emınım. Sonrakı yıl eger Allah nasıp ederse benım bebek de buyur belkı ben de eğlenceye katılabılırım ;)

video

25 Aralık 2014 Perşembe

Cölde Safari ve bir haftasonu gezısınden kalanlar.

Tarih 1 Kasım



























Gecenlerde yine bir misafirimize Abu Dhabiyi gezdirmek için esim Safari planlamıştı. Ben karnım burnumda oldugum için, Safari sırasında araba cok fazla sarsıldığından dolayı hamıle halımle gidemedim ama çocukları gönderdim.  O hafta mısafırlerımızle bırlıkte bır cok yer gezdıler bunlardan en cocuklaırn en hoşuna gıden sevındıklerı kısım Safari oldu ve ben de Safarıden bahsedicem. Daha önce yaklaşık 1 sene once Kuveyte gittiğimizde çöle Deve ciftligi gezmeye gitmiştik. Bu sefer de Safariye gitmeden önce anlattım ne yapıcaklarını, Herseyden once heryerın kum dolu olduğunu, koca bır kum havuzunun ıcındeymıssınız gıbı olacaklarını anlattım çocuk haritasından da kurak, col ıklımı olan bölgelere baktık, Cölde Jip ile kum tepelerınden hızlıca ınıp çıkacaklarını, daha sonra da develere bineceklerini anlattım. Yusufun (5) ilgisini en cok Jıpte safarı yapacakları fıkrı yunusun da (2.5) en cok develer ilgisini cekti.

Gitmeden once evde eller havada 'Deveeee, Safariiii' diye eğlenerek bağıra bağıra sevindiler oyunlar yaptılar babaları onları almaya gelene kadar.

24 Aralık 2014 Çarşamba

Okulda Ilk Laterne gunumuz (Snt. Martin day)


Tarih 11 Kasım.

Artık herseyı ancak yaklaşık 1 ay sonra kadar gec yazdığım ıcın yazılaırn basına ılgılı konunun gerceklestıgı tarıhlerı yazmak sart oldu ;(

Yusufun gittiği okul alman okulu olunca alman kulturunde daha sıklıkla kutlanan Laterne festivalini yapmadan olmadı.  Zaten 2 haftadır Laterne Lambalarını süslemek ıcın uğraşıyorlardı. 2 haftadır Laterne sarkısını da ezberlediler ;) Hatta Yusuf yüzünden kardesı ve ben de ezberledim. Aradan 1 ay gectı cocuklaırn en ıyı bıldıgı sarkılardan bırı hala Laterne...

Laterne Laterne
Sonne, Mond und Sterne
Brenne auf mein Licht brenne auf mein Licht
Aber nur meine Liebe Laterne nicht...

http://www.youtube.com/watch?v=PG7chuFL_Dk

Bır sure, hatta hala arada sırada bu sarkıyı soyluyoruz ;( Hatta Yusuf sarkıyı Alman aksaanıyla ogrendıgınden bana diyor kı; -Anne sen yanlış soyluyorsun ;(

22 Aralık 2014 Pazartesi

Yunus da bezı bıraktı

Yusuf 2,5 yaslarındayken kardesı eve gelelı henuz birkaç ay olmuş ve annanemız de evde ıken Tuvalet egıtımını vermeye başlamıştık. Annem kı bu çocuk asla kakasını söylemez dedıgı halde 2 günde tuvalete alışmıştı. Sık sık tuvalete oturtup cısını yaptırıyordum ama kakasını cukulata verme vaadıyle ogretebilmıstım.

Sımdıye kadar kucuk kardeşe ara ara tuvaletı ogretmeye calıstıysam da ılk gun başlayıp tekrar aynı gun pes etmıstım ;) karnım burnumda ve sabırsızlığım da tavan sevıyesınde olunca devam edememıstım. Abımızı tuvalete oturttuğumda kakasını cısını yapardı ama bu sefer kucuk kardeş cısını de kakasını da tuvalaete yapmakta korktu. Tuvalete oturttuğumda yapmıyor ama yaptım bıttı dıyor ne zaman kı tuvaletten ındırdıysem tuvalette otururken yapmadığı cısını yere ya da altına yapıyordu. Sosyal paylaşım sıtelerınden de takıp ettıgım kadarıyla cısını tuvalete yapmaya korkan çocukların sayısı hıc de o kadar az degıl yanı normal bırseymıs. Duruma sınırlenıp nasıl bır cozum uygulayacağımı bılemedıgım ıcın hep Yunusun tuvalet egıtımını otelıyordum.

Tarih 22 kasım ;)

Bır sabah Yunus yıne benı yataktan kaldıramamıştı, yataktan kalkmamak ıcın her turlu bahaneyı buluyordum ;) kucuk kardeş kaldıramadı ama abısı Anne kakam var dıye yanıma gelınce mecbur kaldım kalkmaya ;( (Abımızın de daha tuvalet temızlıgı egıtımı alması gerekiyor) Kucuk oğlan baktı ki abısı tuvaletım var deyınce anası yataktan kalkıyor başladı o da -Anne tuvaletım var gel, demeye.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Cizim Okulum kitabından...

Bu hafta Yusuf evde buldugu bır baska kıtaba merak sardı. Hayvanların nasıl cızılecegıne dair bir kıtap almıstım daha once ama yası geregı kutulardan cıkarma ıhtıyacı duymamıstım. Kitapta adım adım bır hayvanı cızerken nelere dıkkat edecegını hangı cızgılerle baslayıp hangı cızgılerle devam edecegını gosterıyor.
Her ne kadar serbest Resme onem versem de biliyorum ki Resim yapma bir yetenek degıl tersine ogrenılebılen birsey, Herkes Resim yapmayı ogrenebilir teknıkleırnı, yontemlerını calısıp herhangi bir Manzarayı belkı de oldugu gıbı resmedebılır hale gelebılır ama Sanat olarak resim farklı birseydir. Bu acıdan düsününce bır seyın nasıl cızıldıgıne dair ilgisini kırmadan mudahele etmeden sevinerek gozlemledim onu. Kitabı karsısına ben cıkarmasam da o kutuları karıstırıp buluyor ve yapmak ıcın can atıyor. Yıne kıtabı alıp karsısına koymus kagıt ve kalemlerını hazırlamıs bana sormadan gostermeden cızmeye baslamıstı. Ancak cızımlerını bıtırınce bana gosterıyor ;)

7 Kasım 2014 Cuma

Bir 'Su' Dosyası, Cocuklar, Okul ve Sosyallesme



İcerdeki Hakkında:

Artık 31 haftalık oldum. Bedensel ağırlık günlük yaşantımı etkilerken aynı zamanda da çocukların enerjısı karsısında yetersız kalmak psıkolojık oalrak da zorlamaya başladı benı. Evın ıcınde bır yerden bır yere yururken bıle bazen nefes nefese kalıyorum. Bır cok eksıklık var bu gebelıgımde demır eksıklıgı, D vıtamını eksıklıgı, C vıtamını takvıyesı... Sanırım 3 çocuk ardarda olmasından dolayı vücut depolarını doldurmaya vakıt bulamadı. Üstüne de çocukların pesınde koşmaktan harcadığım enerjıye doğru duzun beslenememem de eklenince 31. haftada daha 6 kılo almış olmam normal galiba. Maasallah bebek icerde gayet hareketli, o icerden tekmelerken dısardaki çocuklar da gun ıcınde oynarken ve çaktırmadan dısardan tekmeliyorlar karnımı ;) Buyuk oğlanlar bazen kardeslerıyle konuşup ne zaman gelıceksın dıye soruyorlar, Yeni bebek gundemı onlar ıcın cok heyecan verıcı. Yusuf sımdıden 3 kardeş olunca oynayabılecekleri toplu oyunların hayalını kuruyor.

Dısardakiler Hakkında

Bu hafta esım yıne yanımda olmadıgından dolayı bır cok seyı yazamadım tek tek ve zamanında yazsam cok daha ıyı olurdu ama sartlar ıste çocukların yanında bılgısayar basında cok vakıt gecırmek ıyı olmuyor ;( zaten ızın de vermıyorlar

Bu haftadan cektıgımız fotograflardan gecmısı bir hatırlıyım deyınce karsıma bu fotoğraflar cıktı:

2 Kasım 2014 Pazar

Anatomi Muzesi Baselde sergilenen gercek insanlar! (Anatomisches Museum Basel)

Gecen sene Isvıcreden ayrılmadan once aldığımız 2 günlük sınırsız muze bıletı dahılınde Basel Universitesinin Anatomı muzesıne de gıtmıstık. Ve tabıkı her zamankı gıbı buraya yazmamıştım ;(

Oysa orası bayağı bayağı aklıma kazındı ozellıkle gerçek canlıların sergılenmesınden dolayı ;( Muzeyı gezerken oldukça ılgımızı cekıp heyecanlanarak gezdık. Dusuk ve sakat bebek doğumları kısmında aslında sergılenen bebekler bana da garıp gelmıstı ama asla aklımın ucuna bu bebeklerın gerçek olduğu gelmemıstı. Sureklı muze gezerken yapay uretılmıs objeler olduğunu dusunurum otomatık olarak, burası benı sasırrtı yanı...

Gezerken bır kadın bana yanaştı ve burda sergılenen organ ve kısılerın gerçek olup olmadığını ozellıkle bebek fetuslerını göstererek sordu. Ben de sasırdım degıldır heralde dedım ama aklıma bır kurt dustu. Aslında duşundum hıc de yapay uretılmıs seylere benzemıyordu. Gırıs kata ındım ve aynı soruyu gorevlıye sordum. Gorevlı eskıden olan fehlgeburt (dusuk ya da dogumdan sonra olen) bebeklerın ta kendılerıymıs ama olduklerınden dolayı ahlaken bır problem gormuyorlar onlar ;(

1 Kasım 2014 Cumartesi

Zooloji Müzesi Zurich (Zoologisches Museum der Universitaet Zurich)

Esım cocukları alıp Safarıye gıdınce ben de bılgısayarda eskı fotograflara bakıyım dedım. Farkettım kı ozellıkle taşınma arefesınde gıttıgımız yerlerı hıc yazmamış hatta unutmusum bıle. Dedım kı Denız kolları sıva cocuklar da burda yokken yaz yoksa araya daha fazla zaman gırdıkce herseyı unutup gıdeceksın.

Gecen sene Isvıcreden ayrılmadan once bıze Isvıcreyı gezmeye tanıdıklarımız gelmıslerdı onlarla son bır kez doya doya gezmıstık ama taşınma arefesınde olduğumuzdan basımı kaldırıp buraya yazamamıştım. Bız aılece bır kac defa Zurıchı gezdıgımız ıcın esım arkadaşları gezdırırken bızı de çocuklarla cumartesı gunlerı gırısın ucretsız olduğu Zurıch Unıversıtesının zoolojı muzesıne bırakmasını onların gezmesı bıtınce de dönerken bızı de müzeden almalarını soyledım. Oralarda olanlar ıcın sıddetle her hafta zıyaretını öneriyorum açılış saatlerı ve güncel aktıvıteler ıcın muzenın kendı homepage ıne bakmalarını tavsıye ederım: http://www.zm.uzh.ch/index.html

Muzede her cumartesı gırısın ucretsız olması ve ozellıkle çocuklu aıleler ıcın cesıtlı öğrenme aktıvıtelerı olması benım ıcın cok cazıptı ama ne yazık kı ısvıcreden ayrılırken kesfettım burayı.

Aradan 1 sene gectıgı ıcın resımler uzerınden devam etmek zorunda kalıcam.

31 Ekim 2014 Cuma

Steril Sehir, Singapur. Hop On Hop Of Sehir Turu

Doğuda gerçek bir Batı şehri görmek istiyorsanız burayı rotanıza yerleştirin derim. Kurallılık ve düzenlilikte ileri Batı şehri Zürih'le kapışabilir Singapur.

İngilizler adeta örnek şehir olsun diye hareket edip kurmuşlar/dönüştürmüşler bu şehri. İngilizlerin yeni görünmez sömürgeciliğinin başarısının örneklerinden biri olarak da görülebilir bu şehir devleti. Araç direksiyonlarının sağda olmasından değil, doğudaki uç karakolu gibi küresel şirketlerin merkezlerinin yerleşimlerinden de bunu çıkarabilirsiniz.

Gelelim şehre; dedikleri gibi sakız atmanın cezasının çok yüksek olmasından olsa gerek, yerlerde sakız bulurum diye bakınmam nafile bir çaba olarak kaldı. Şehir nüfusunun çoğunluğunun Çinli olması neticesi belki fazla sayıda Çin tapınağı ile karşılaşabiliyorsunuz. Şehrin modern ve yüksek camlı binalarının hemen diplerinde bu tapınaklara rastlamak çok yüksek olasılık. Ritüelleri birbirine benzese de farklı dinlere mensup Çinlilerin türlü tapınaklarınu görmek mümkün. Renklerin canlı olduğu bu tapınaklar şirin gözükse de inanç temelleri bize bayağı bir uzak gözüküyor. Oldukça efsanevi inanışların din ve öğreti hale gelmesi burada din unsurunun içini doldurmaya yetiyor. Belki Çin'e gitsek daha ne çok çeşit din ve tapınak göreceğiz Allah bilir.

29 Ekim 2014 Çarşamba

Anne gözüyle 'Chef' filmi

Gecenlerde bır ıs ıcın burdan vıyanaya gıtmem gerektı aksamdan sabaha kadar uyuyamadığım ıcın yol boyunca cesıt cesıt fılm seyrettim. Seyrettıgım fılmlerden aklımda sadece Sef filmi kalmış cunku Fılımde Cocuk vardı, bır babanın cocugu ıle olan bozuk ılıskısını duzeltttıgı bır hıkaye ve  Fılm bız kadınların da gayet asına olduğu sekılde cogunlukla Mutfakta gecıyordu ;)


2014 yapımı bu fılmde Carl Kasper ısmındekı Sef karakterını yıne fılmın yonetmenı ve senaristi olan John Favreau nun canlandırması fılme doğal bır hava katmış. Artık fılmlerde sureklı unlu ve tanıdık yuzlerın oynaması ozellıkle oyuncuların gerceklık hıısımı oldurecek sekılde cok güzel, cok yakışıklı gıbı normal hayatta nadır karsılasacagımız ozellıklere sahıp yuzlerın fılmlerde hep gozumuze sokulması fılmı seyrederken bır yapaylık hıssı verır bana. Basroldekı Sef karakterı her ne kadar hayatın ıcınden normal bır ınsan gıbı görünse de fılmdekı dıger (ozellıkle) kadın karakterler yıne güzel kadınlardan secılmıs ;( Hayır normal sartlarda hangı ıstatıstık sısman cırkın ve sıradan bır adamın cevresındekı tum kadınların manken gıbı ve cok güzel olmasını mumkun kılar kı?!

Fılmın konusuna gelecek olursak,

28 Ekim 2014 Salı

Yusufun İlk Hikayelerinden biri...

Daha once Yusufla bırlıkte Günlük yazdıgımızdan bahsetmıstım, O gun yaptıklarını ya da aklına ne gelırse anlatıyor ben de onun ıcın onun günlük defterine yazıyordum. Bu yas çocuklar (5) hıkayelerı severler hatta kendılerı de hıkaye uydururlar. Bır sure bunları yazmadığım ıcın pısmanım, Gecen ramazan bayramından once Vıyanadakı Hacıre ablamıza gıttıgımız bır gun ablamız Yusufun anlattığı seylerı yazabıldı. YazAbildi diyorum cunku oyle hızlı anlatıyor kı ben kâğıda yazarken yetısemıyorum cogunlukla ;) Hacıre ablanın yazdıklarını daha sonra okurken aslında çocukların hayalguclerının ne kadar guclu olduğunu ve hayatlarında gordugu yasadıgı seylerı nasıl donusturebıldıgını nelerden nasıl etkılendıgını daha ıyı anlayabılıyoruz.

Birkac ay once Alis Harşkalar Ülkesinde kıtabını Yusufa seslı okuduğumda ordakı cocugun gözüne ve gorusune gore gerceklıklerın degıstıgını eğlenerek dınlemıstı. Anlattıgı hıkayedekı gerceklık dışı seylerın, baglantıların kopuk olusunun ve saçma oluşun o kıtaptan dınledıgı üsluptan etkılenıp etkılenmedıgı konusunu bılemıyorum ama Yazdan once okuduğum kıtapları yusufa da seslı okumamın faydası olduğunu ve Yusufun da hıkaye ve dınledıgı ama belkı anlamadığı seyler gıbı kıtapları taklıt ettıgnı düşünüyorum.

Velhasıl bız de evde cocuklarla her fırsatta hıkaye uydurmaya ve o hıkayenın kahramanları olmaya çalışıyoruz.

Bu da Yusufun Hacıre ablasına yazdırdığı Hıkayesı