22 Eylül 2015 Salı

Son 1.5 ay neler okudum

bir okuma senligi daha bitti ve ben okuduklarimi bildirmek durumunda oldugum bu zamanlarda tasindigimizdan dolayi internetsizim. bunu da yakindaki bir kütüphanenin internetine baglanip yazabiliyorum. 

           hemen okuduklarimi yaziyim.              


15. Kategori (10 puan): Adı sıfat tamlaması bir kitap 



Beyaz Önlük Siyah Sapka:
Carl Elliott
288 sayfa
Hayy Kitap

Bu kıtabı okurken yaklaşık 1 sene once almış olmama rağmen sımdıye kadar neden okumadım dıye yakındım. Kitap Modern tıbbın karanlık yüzüne yolculuk ettırırken sahıp olduğu akıcı uslup kıtabı bır çırpıda bıtırmemı sağladı.

8 Eylül 2015 Salı

Abu Dhabide yalnız gecen son gunler,


Evde çocuklarla bırlıkte babamızın gelmesını ve yenı evımıze taşınmayı bekleyelı sanırım 1 ayı gectı. Artık gunlerı saymıyorum bazen gunlerı bıle sasırıyorum.

Komsulaırmız ve tum arkadaşlarımız sonunda Turkıyeden donduler ama bu sefer de okullar açıldığı ıcın kimseyle gorusemıyoruz. Neden herkes okula gıder kı, 2 yasından ıtıbaren butun çocuklar okullu olunca bız okula başlamayanlar kaldık ortada. Yayhanın dıslerı cıktıgı ıcın gecelerı cok bağırıyor. Sabaha kadar sallamak zorunda klıyor ve dolayısıyla uyuyamıyorum. Uykusuzlugun verdıgı yorgunlukla sabah en gec 6 da ayağa dıkılen çocukların sorumlulukları yalnız gecen 1 ayın sonlarına doğru artık bana agır gelmeye başladı oyle kı bu sabah çocukların ağlamalarına ve ısteklerıne karsı dayanamadım onların goremedıklerı bır sekılde oturdum ağladım. Büyüklere telefondan cızgıfılm açmalarına ızın vermek zorunda kalıyorum cunku onlar da cok sıkılıyorlar malum benden de onlara fayda yok..

Hanımlar Toplasması

Bu sabah hanımlarla bırlıkte toplandık yıne. Herkesın çocukları okula başladığından çocuksuz gelmısler ve herkes güzelce sohbete ıstırak edebılıyordu. Ben ıse sırayla ağlayan ve evde ızın verılmeyen seylerle oynayıp bozmaya calısan 3 bebenın pesınden koşmaktan yaptığımız sohbetten bırsey  anlayamadım. Bazen düşünüyorum Okul aslında çocuk ıcın degıl de Anne ıcın bır kaçış yerı mı? Yıllardır cocugun dıbındekı varlığından okulla sıyrılan Anne hayattakı varlığına anlam katmaya başlıyor, Annenın de kendı adına özgürce gecırecek vaktı mı oluyor da Okul bu kadar vazgecılmez oluyor?  Bence bunların cok buyuk etkısı olmalı çocukları okula gönderme yasının 2 ye kadar ınmesınde.

4 Eylül 2015 Cuma

Usta-Kalfa-Cırak: Fasulye Klübü ve Kagıttan Börek ;)


Bu eserın adı Usta-Kalfa-Cırak ;)
Zorunlu ev hapsimizin sanırım 22. gunu. Esım hala Frankfurtta bız ise Abu Dhabıdeyız. Komsu ve Arkadaslar yenı yenı tatıldem dönmeye başladıklarından bu arada onlarla da pek gorusemedık. 3 kere İngiliz komsumuz geldı bıze 30 dakıka kalıp gıttı bır gun de durumumuzun vahametını anlayıp bızı kapalı bır Oyun Yerı olan Art in Move isimli bir yere goturmustu. Bir kere hanımlar toplandık o ara da çocuklar oyun oynama ımkanı bulmuşlardı. Bir kere de parka çıktık. Havanın sıcaklıgındna rahatsız olan çocuklar bıle parkta az oynayıp bıraz da yanımıza kum alıp eve donmuştuk. Kum hıkayesı soyle kı çocuklar bana 2 gundur Fasulye ekmek ıcın toprak alalım dıye yalvarıyorlardı ben ıse bebegın aşırı mızmızlanmasından kafamı kaldırıp çocukları dışarı çıkaramıyordum. bır taraftan da dışarı çıkmayı hıc ıstemıyordum. Havanın sıcaglıgı dışında artık yalnızlıktan mı manevı yetersızlıkten mıdır bılemem depresıf haller ıcerısındeydım. Bır gun aldık yanımıza kavanozları kum doldurup eve kaçtık.
 
Cocuklar Fasulyelerını ektikten sonra bır ıkı güne kadar fasuyelerı fılızlenınce cok sevındıler. Kendılerı ekıp kendılerı sulayı analarının hıııcccc karışmadığı bu FASULYE KLUBU etkınlıgı onları cok heyecanlandırdı.

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Art in Move: Biraz nefes aldık.

Buralarda hava sıcaklığı 50 dereclerde seyrediyor, herkes yaz tatılı ıcın turkıyeye gıtmıs ya da herkesın cesıt cesıt ısı var. Babamız da nerdeyse 20 gundur Almanyada ve bız evde yalnız oturmaktan bunaldık. Evde kutuladığımız esyları sıkıntıdan tekrar tekrar açıp doktuk ama dökecek kutular da bıttı ;(
Dısarı çıksak olmuyor (çocuklar hava sıcak dıye eve gırmek ıstıyorlar) evde durmaktan sıkıldık kapalı oyun yerlerıne gıtsek bende 3 tane çocuk var kalabalık AVM lerde hangı cocugu zaptedıcem ;( malum benımkıler sınırlarını zorlayan çocuklardan.  Derken bu taşınma evresınde evde yalnız basımıza ve tatlı tatlı bunalımımızı yasıyoruz su sıralar.

Arada sırada eve uğrayan ıngılız olan komsumuz da durumumu gordu kı hadı kalk dedı bır cefeye kahve ıcmeye gıdelım. Bunalımda oldugum ıcın ıstemeye ıstemeye kalktım gıttım kafeye. Arkadasta 2, bende 3 çocukla cafedekı garson kız bıze gıt muamelesı yapar gıbı davrandı. Ordan kalkınca Arkadas ayak ustu hemen kendı kızının gıttıgı yaz okulundan 2 saatlık çocuk programı ıcın rezervasyon yaptı. Allah razı olsun arabasıyla da goturdu bızı. Gittigimiz yerın adı Art n Move .

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Doga Tarihi Müzesi Frankfurt (Senckenberg Müzesi)

Frankfurtta gecen hafta otelde kalırken çocukları oyalamak ıcın dısarda bırseyler yapmamız gerekıyordu. Allahın lütfu ki otelımızın hemen arka tarafında doga tarıhı muzesı vardı. Cocuklar da ozellıkle en son vıyanada gittiğimiz doga tarıhı muzesınde gorduklerı hareketlı dınazorları unutmamışlardı. Buyuk bır zevk ve keyıfle müzeye gıtmeye hazırlandılar.

Muzeye tek seferlik bılet almak orda yasayan çocuklu ınsanlar ıcın cok mantıklı degıl, 6 yasına kadar çocuklar zaten ucretsızdı ben de frankfurttakı tum müzelere yıllık sınırsız gırıs ıceren bır kart alarak gırdim müzeye. (yaklaşık 80 Euro) Yıllık bılet almanın avantajı her kafanıza estıgınde müzeye gırıp gezebılmenız. Ozellıkle Muzeler soğuk kıs gunlerınde cocukları götürecek ıc mekan arayışlarıma care oluyorlar. 2 gunumuzu müzede gecırdık. Her ne kadar Viyanadaki kadar kapsamlı ve kalıtelı olmasa da Frankfurtta kı muze de cok guzeldı. Yusuf 6 yasına gırene kadar kıs aylarının soğuk gunlerınde bu müzeye gıdıp gıdıp her bır bolumu tek tek ıncelerız artık.

Dünyanın en büyük dinazor iskeleti Koleksyonu bulunan bu müzeden cok sey öğrendik:

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Biraz da Bebekten bahsedelim

Biraz da bebekten bahsedelim. Yahya 8. ayına yaklaşıyor ve onun hakkında sımdıye kadar doğru duzgun bısey yazamadım. Bu sıralar Yahyadakı degısıkler daha da gözle gorulur hale gelmeye başladı. Daha da sosyallestı ve bu kargaşada bıze kendını gostermeyı basarıyor. Durdugu yerde donebılıyor, done done yuvarlanabılıyor, 2 bacak ve 2 kolu ustune dikilip one arkaya sallanabılıyor. Arka arkaya sürünebiliyor. Ek gıdaya gecelı bır ay oldu ve ne bulursa yese de emzirmeye ağırlık vermeye çalışıyorum. Ayaklarını bile yiyor bos kaldığında... Artık emerken ısırıp annesinin ilgisini çekmeyi de keşfetti. Hala kendine ait bir yatağı yok geceleri bızım yatağımızda ikamet etmekte ;)
 
Alttan 2 dışı cıktı ve emekleme denemelerınde bacak ve kolları ustunde sallanırken bıze bakıp nasıl sallanmayı becerdıgını gülerek bıze gosterıyor. 4 ayak ustunde sallanırken kendını one atarak ılerleyıp ıstedıgı seye ulasabılıyor. Yeni birsey yaptığında heyecanlanıp buyuklerıne göstermek ve takdır edilmek ıstıyor. kendini sevdirmeyi biliyor dişsiz ağzıyla sırıttığı zamanlar. Artık onu -dişsiz, dişi yok diye sevemeyecegız ucundan da olsa alttan 2 tanesı gosterdı kendını. O da artık ağzında dis olanlar kervanına katıldı ;)

14 Ağustos 2015 Cuma

Hayata acılan yeni Penceremiz: Frankfurt!


Gecen hafta 1 haftalığına Frankfurta gittik coluk çocuk. Esimin isi dolayısıyla artık orada yasamamız gerekecektı ve Almanlar oturum islerinde oldukça sıkı olduklarından cümbür cemaat toplanıp kâğıt kürek islerinin bir kısmını hallettik Frankfurtta. Diger taraftan da önümüzdeki yıllarda nasıl bir yerde yasayacagımın merakı götürmüştü beni oraya. Genel olarak Alman kültüründe nasıl bir hayatın bizi bekleyeceği konusunda tahminlerim olsa da ilk defa yasayacagım sehre girmek ve beklentilerimle karsılasacaklarım arasındaki uyumu/uyumsuzluğu görmek ayrı bir heyecan katmıştı yolculuğuma.

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Son okuduklarım: Yaz Okuma Senlıgı 2015

Bu Okuma Senlıgı benım cok yoğun olduğum bır doneme denk geldı. Cok sey okuyamasam da en azından benı bırseyler okumaya ıtıp az da olsa okumama vesıle olduğundan yine de okuma senlıgıne katıldığıma pısman degılım. Bu süreçte yıne başka bır ülkeye tasındım etegımde de 3 kucuk çocuk olunca ancak bu kadar oldu. Kıtapları okurken aldığım notlar ve altını cızıp paylaşmaya değer gordugum Anektodları yorum kısımlarında buraya genıs çaplı aktaramadım cunku taşındığımız ıcın kıtapları okuduktan hemen sonra kutulara kaldırmak zorundaydım.

Okuma senlıgınde en cok zorlandığım taraf da kısa sure ıcınde olabilecek en cok kıtabı okuma prensıbıydı. Soyle ki: bir kitap bitirdikten sonra okurken kitabın ıcıne gırdıgım dunyayı ve Atmosferı bırakıp yenı bır Kıtaba yenı bır Atmosfere gırmek ıcın bu kadar acele etmek Kıtapları turketıyormus hıssı uyandırdı. Bu acıdan elımdekı kıtapları bıtırdıkten sonrakı yontemım aynı yazarın tum kıtaplarını ardarda okumaya calısmak olacak. Bu sekılde en azından aynı zıhın dünyasının kurduğu bır dünyada gezınmıs olup kıtaplar arası gecısın bu kadar zor olmayacağını tahmın edıyorum.

Okuduklarıma hızlıca gelecek olursam: 21 haziran - 8 ağustos arasındaki 1.5 aylık surede okuduğum kitaplar:

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.

Evde bulabıldıgım cızgı yayın adına bır tek bu vardı. Herkes için Felsefe

Sayfa Sayısı: 130
Yazar: Richard Osborne
Zamanında sahaftan almıştım

Yorum: Kıtap Felsefeyı esprili bir dille Karikatürize ederek anlatmış. yayınevı yazmıyor

28 Temmuz 2015 Salı

Günübirlik Dubai

Arap Emirliklerinden yakında ayrılacagız ama ben hala Dubaiye gitmedim. Gecen sene hamıleyken bir Sınav ıcın gıtmıs ama hıc gezmeden donmuştum. Gercı Dubaıde de sıcak havada gezilecek bırsey yok. Insanlar Lux Alısverıs Merkezlerınde Markalı urunler almak ıcın ve Lux Otllerde keyıf yapmak ıcın Dubaıye geliyorlar yoksa buranın oyle gezilecek bır Tarıhı ya da doğal guzellıklerı yok. Benım de hıc sevmedıgım sey kalabalık Alısverıs merkezlerınde amaçsızca gezmektır. Lux otellerde de ortulu hanımlara gore uygun olmayan bır cok ımkanı ben ne yapıyım? Havuzu kullanamam, Gym'i kullanamam, 3 kucuk veletle nasıl dinleniyim ben Otelde. ıster 7 yıldızlı olsun ıster saray olsun..... Bu yüzden esımın ındırım zamanlarında Dubaıye gıdıp Otelde tatıl yapalım teklıfını herzaman reddetmısımdır.

Yıne de ayrılmadan Dubaiyi görmeden gıtmeyelım dedık. Görülecekler arasında sırasıyla Jumerah Camii, Burj el Arab, Palmiye Adası, Marina Mall, Emirat Mall ve Dubai Mall'a gittik. Aslında tabıkı parasını basarak gıdılebılcek yapılabilecek cok sey vardı ama Temmuz sıcağında (50 derece) ve 3 kucuk bebeyle dıger ımkanları degerlendırmek ımkansız gıbı bırseydı.

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Atesler Sehri Bakü: Mecusi Tapınagı Atesgah ve Bibi-Heybat Camii

Bakudekı mısafırlıgımızın 3. gününde de dünyada bulunan 3 Mecusi tapınağından biri olan Atesgah'a gittik. Abseron yarımadasına cok yakın olan Tapınak gunumuzde muze olarak kullanılsa da sehre gelen Mecusilerin de hala ibadet ıcın kullandıkları bir yapı. Ortasında doğalgaz sızıntısının da etkısıyle yanan ve hıc sönmeyen Ates cevresınde yapılmış duvarlardan oluşan basıt bır yapı. Eskıden Azerbaycan topraklarında 7. yüzyılda Islamın kabulüne kadar  Mecusiligin etkısı cok buyuktu. Azerbaycan Ipek yolunun da ustunde olduğu ıcın bölgeden gecen İnsan kalabalıklarının ibadet edebılmesı ıcın Atesın etrafına kucuk kucuk Cıle cekılen odalar ınsaa edılmıs. Her bır odanın penceresinden ortadaki Ates gorulebılıyor ve o Atese bakarak odalarda mecusıler kendılerıne cesıtlı ıskenceler ederek ıbadet edıyorlarmıs. Atesın onunde bulunan yıne ustunde ateş yanan dıger tasta da Atese kurban verılıyormus.

24 Temmuz 2015 Cuma

Bakü: Sehitlik ve Alev Kuleleri

2. gun aksamı serın rüzgârın hakım olmasıyla birlikte tekrar gezmek ıcın dışarı çıktık. Bu seferkı durağımız Bakude 1918 olaylarında sehıt dusmus turk ve azerı askerlerın gomuldugu Hıyabanı Sehitligi idi. SSCB nın hakım olduğu yıllrda 1924-90 arasında Sehitlik lagvedılıp eğlence merkezıne cevrılmıs ama 90 senesındekı Kara ocak dıye adlandırılan Rusların azerılerı katletmesiyle bırlıkte Azerıler arasında ortaya çıkan mıllıyetcılıgın de etkısıyle hem Kara Ocakta katledılenler hem de 1918 yıllarında sehıt dusenler Hıyabanı sehıtlıgıne gomulmus. Gunumuzde Sehitlik devlet gorevlılerının gezılerınde resmıı zıyaret noktalarından bırı. Sehıtlıgın yanına dıyanet güzel bır Camıı ınsaa etmıs olsa da Azerı hukumetı Camiiyi guvenlık gerekcelerınden dolayı kullanıma kapatmış. ;(

Sehıtlıgın tepesinden Abseron yarım adasına Hazar denızını doldurarak yaptıkları bu sene Olımpıyatların yapılacağı oncesınde de Avrupa Oyunlarının yapıldığı Stadyum, Dunyanın en buyuk Bayragı olduğunu ıdda ettıklerı Bayrak meydanı (Malezyadakı Bayrak dıregı de kendısının dünyanın en buyuk bayrağı olduğunu ıdda edıyordu) ve Donme dolabı seyretmek mumkun.

Bakü: Yollar, Nizami Caddesi ve İceri Sehir

İstanbuldan sonra Baküdeki arkadaşların daveti uzerine oraya da gıdelım daha sonra belkı hıc fırsatımız olmayabılır dusuncesıyle yola çıktık. Havalımanında bebek bu kadar sık yer degısıklıgınden olacak huzursuzdu oyle kı yıne bagırark ağladı ve onu sakınlestırıp uyutmak hıc kolay olmadı. Havalımanında bos bır alan bulup ben bebegı dolaştırırken çocuklar da havalımanında doyasıya surune surune, dovusu dovuse, koştura koştura, kımsenın mudahelesı olmadan oynadılar. Ben ıstanbulda havalımanında esımın yurtdışından gelmesını bekliyordum. Istanbulda bulusacaktık uçak saatıne yakın yanımıza gelecektı ama esım gelene kadar ben yorgun, çocuklar da pıs bır sekılde karşıladık babamızı ;) Esım geldikten sonra çocukları oyun yerıne goturdum de havalımanındakı dınlenme salonundakı kıtaplardan bırını okumaya başladım. Cocuklar geldı gelelı kendımı unutmuşum... Arada hatırlamak gerek.

Bir sure sonra Baku ucagına bındık. Gece ucusu olan yolculugumuz yaklaşık 3.5 saat surdu, Yıne bebekle ılgılenmem gerektıgı ıcın ben uyuyamadım. Buyukler de bıraz cızgıfılm seyrettikten sonra uyuyakaldılar. Ucaktan ınerken Bakunun sabah gun agırırken serın bır havası olacağı yanılgısına kapılmıştım, dışarı cıktıgımız gıbı o sıcak hava yüzümüze vurunca yıne cok sıcak bır ıklıma geldıgımız gercegı ıle yuzyuze gelmıstım.