4 Temmuz 2019 Perşembe

Hay Bin Yakzan - İbni Sina ve İbni Tufeyl (#kom2019)

Uzun suredır okumak ıcın lıstede bekleyen bu kıtabı sonunda okumak bana da nasip oldu. Herseyden önce Endülüsde dogup, yasayıp Marakesde ölen İbni Tufeyl'in Issız bir adada dogan karakteri kendi kendine akıl yolu ile Allahı bulma serüvenini anlatan Hay bin Yakzanı okumayı Ragor Garaudy'nin Endülüste İslam isimli kıtabını okuduktan sonra aklıma koymuştum. Hay bin Yakzan biz ne kadar pek bilmesek de bilinen ilk felsefi romandır. Roman gelenegı Hay bin Yakzanın cevrılmesı ıle Avrupaya yayılmış olsa da kıtabın asıl etkı alanı düşünce ve felsefe alanında olmuştur. Spinoza kendı dılıne cevırmıs, Roger Bacon Yeni atlantıs kıtabını burdan esınlenerek yazmıştır. Batıda yaygınlaşan Robinsonad dediğimiz ada temalı roman türünün başlangıcı Hay bin Yakzana dayanır. Rousseou'nun Emile'si de eğitim modeli olarak Hay bin Yakzanı temel alsa da batıda çıkan eserler bu felsefi romanın vardığı manevi boyutu es gecmıs ve hep maddi düzeyde kalmışlardır. Bu acıdan yukarda verdıgım ornekler her ne kadar esınlenmıs olasalar da Hay Bin Yakzanın dengı olamamışlardır.

İsin ilginç tarafı su ki batıyı bu kadar etkıleyen hatta bazı hırıstıyan cemaatlerın bıle başucu kıtabı olmus İslam dünyasına ait bu kıtap nedense hem Osmanlının hem de gunumuze kadar da cumhuriyetin pek ilgisini çekmemiştir. Yapı kredi yayınlarının cumhurıyet donemı cevırısını temel aldığından dolayı metın ıcınde İslam icin Ögreti, Namaz Kılma eylemi icin Tapınma, Allah icin Tanrı kelimelerinin kullanılmıs olması yani cumhuriyet donemının kısıtlamalarının yeni bir baskıda hala kullanılıyor oluşu ayrıca bana garip geldi. Maalesef YKY dışında da başka bir yayınevinden bu kıtabı bulamadım. Buldugum an satın alıp kaynak kıtaplarım arasına koyacağım. Keza kıtabın ılk yarısı aslında çocuklar ıcın de Maddenin mahiyeti, hareketleri, Canlıların cansızlardan farkı gibi hem fizik hem de biyoloji alanına sadece akıl yolu ıle düşünerek ulaştığından dolayı cok iyi bir öğrenme kaynağı olarak bile kullanılabılır.

Kitap İbni Sinanın aynı adla yazdığı hay bin Yakzan ile başlıyor ve İbni Sinayı referans gösteren İbni Tufeylin Hay bin Yakzan hıkayesı ile devam ediyor. O zamanlarda zaten İbni Tufeyl, İbni Sina gibi Tıp, Astronomi ve hatta dini bilimlerde alim olan bu gibi yazarlar birbirlerini referans gösterirler ve aynı isimli hikayeleri kendi kalemleri ile devam ederlermiş.

Hay Bin Yakzan'ın sozluk anlamı Diri oglu Uyanık gibi bir sey...Adada tek basına büyüyen bir çocuk tüm sosyal, dini, toplumsal vs.. yönlendırmelerden bağımsız olarak önce medde dünyasını daha sonra da  manevi dünyayı akıl yürütme yolu ile keşfeder. Öyle ki kendi kendisine Kamil İnsan olmuş, Allahın nuruna erişmiştir. Daha sonra adada Absal isimli oraya Allahla basbasa kalmaya tefekkür etmeye gitmiş olan biri ile karşılaşır. Absal geldıgı karsı adada İslamın sadece lafzi yönünü hakikat kabul ettikleri için kendisi de İslamın deruni anlamlarını keşfetmek yolunda olduğundan adasını terketmıstır. Absal adada büyüyüp mutlak gerçeğe erişmiş Hayy'ı taıdıkca ona tabi olmuştur. Hayy İslamı ve kuranı kerımı ogrendıgınde bunun kendı kendıne akıl yolu ıle bulduğu herseyı ıcerdıgıne kanaat getırıp ıslam uzere namaz, oruç gibi islamın tum gereklılıklerını kabul etmıstır. Yalnız Zekat, Mıras gibi bazı dünyalık duzenlemelerı anlamamış ve gereksız bulmuştur. Ne zaman kı islamı sadece lafzi yönü ile uygulayan muslumanların yasadıgı karsı adaya gıdene kadar. O adada ınsanlara kendı erıstıgı mutlak hakıkatı anlatmaya calıssa da islamı sadece kendı çıkarlarını korumak ve toplumsal guvenlıgı sağlaması gibi sonuclarından dolayı kabul etmıs olan, dünyalık ıcın koşturan insanlara anlatamamıştır. Toplumu tanıdıktan sonra Hay İslamın daha önceden anlamlandıramadığı bazı dünyalık isleri düzene sokan bolumlerının hıkmetını anlamış ve bır kez daha İslamın mukkemmelıyetıne ıman etmıstır. Hay arkadaşı Absal ıle adalarına gerı donmus ve ölene kadar Allaha kulluk ederek ona kavuşacakları ana kadar tefekkür ıcınde yasamıslardır.

İbni Tufeyl Alegorık sembollerle dolu bu kıtabında bılerek asıl hakıkat ıle yazılarlar arasına kalın bır perde cektıgını, keza herkesın kendı sevıyesıne gore kıtabı anlayacağını söyler. Gercekten hakıkat arayışında olan bir kışı bu kıtabın gızlı anlamlarını kesfedecektır...

İyi okumalar.

5 yorum:

  1. Bazı kitapların derin bir çekiciliği olduğuna inanıyorum sanırım yazardan ileri gelen bir durum.
    Kitabı çok merak ettim dediğin gibi başka bir baskısı olsaydı daha da güzel olurdu.
    Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka bir yayınevinden barılmış ama stoklarda yok tükenmiş. Bakalım inş ibn tufeylin kendi dilinden olduğu gibi çeviren bir yayın evi bulsam tekrar okuyacağım

      Sil
    2. Bilgilendirirsen çok sevinirim.

      Sil
  2. yazarları biliyom da bu romanı bilmiyodum. okurum saol yaa. yabancılar evet bizden daha meraklı bizim tarihe de edebiyata da :) biz ne anlarız kitaptan. kitap okumayı bir utanç kaynağı olarak gören bir toplum bizimki. 80 milyon nüfustan belki bir milyon kişi okuyordur yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuma oranı da artar unutulmuş değerlerimizi keşfetmenin yolları da tekrar acilir, ümitvar olmak lazım

      Sil

Yorumlariniz icin