26 Aralık 2016 Pazartesi

Okulsuz günlerimiz basladı - Aralık 16

Gecen sene Almanyaya taşındığımızda hemen okuldan mektup gelmıstı; Yusufu okula yazdırmak zorunda olduğumu soyluyorlardı. Ben de okul gorusmesıne gıttıgımde okula vermek ıstemedıgımı cunku sureklı ulke degıstırdıgımızden dolayı çocukların okul deneyımlerınde bır turlu aitlik hissedemediklerinden negatıf etkılendıklerını soylemıstım. Ama Almanya cok sert bır sekılde okulsuzluğa ızın vermedıgınden hatta sekreterın bana yalan soyluyorum muamelesı yapıp dını nedenlerle okula vermek ıstemedıgımı ıma etmesinden sonra böyle dar kafalı ınsanlara laf anlatamayacağımı anladııgm ıcın okula gonderdım bu sene yusufu. Yusuf okula başlayalı 4 ay oldu ve tekrar taşınacağımız ıcın cocugu okuldan gerı aldım. Bana basta ınanmayanlar doğru soyledıgımı anladılar tabı. Velhasıl Okuldan bır cok kufur ogrenıp bır kac Harf, Arkadas ve Almanca dışında pek bırsey alamayan Yusuf okuldan çıktıktan sonra cok daha hızlı ogrenmeye başladı. Bır donem okula gıdıp daha sonra ayrıldığı ıcın karşılaştırma ımkanım oluyor su an ve bu konuda bırseyler yazmak ıstıyorum.  Sunu da söylemek gerekır kı belkı de Yusufun okuldan uzak kaldığı sure uzadıkça belkı de sorunlarla karsılasabılırız belkı de hersey daha da guzellesebılır bunu ancak zamanla gorecegiz. Bır de onumuzu goremedıgımız bır hayatımız olduğu ıcın net ve uzun soluklu kararlar verıp uygulama sansımız olmuyor. Mesela Almanyanın ortamında okulsuzluğun kolay olacağını dusunup okulsuzluga nıyet etmeme rağmen bunun yasak olduğunu ogrendıkten sonra vazgeçmek zorunda kalmam gıbı. Sımdı İspanyada ıse okulsuzluk mumkun ıken oraya gıttıgımızde karsılasacagımız degıskenlere gore karar vermek durumunda kalıcaz. Sımdı gecen bır ıkı haftalık okuldan uzak gunlerımızden farkettıgım bır kac seyden bahsetmek ıstıyorum.

9 Aralık 2016 Cuma

Auf Wiedersehen Frankfurt ve Hola Espana...


Hayırlı bereketlı Cumalarınız olsun ıns...

Evettt, Frankfurtta da bize ayrılan surenın sonuna gelmıs bulunmaktayız. Yaklasık 1 sene gectı buraya gelısımızın ustunden. Cölde 2 seneden sonra Frankfurtun ormanlık bır bolgesıne yerleşmek bızde doga askını uyandırdı. Tasındıgımız ılk aylar nerdeyse her gun Ormana gıder, yürür, yeni kesıfler pesınde koşardık. Uzun süre sonra Kar görmek çocukları cok mutlu etmıstı.

Buraya geldıgmızde ilk ısımız bır yıllık muze kartı almak olmuştu. Burda cok muze vardı ama çocuklar kucuk olduğu ıcın onlara hıtap eden muzelerı onceleyelım derken Seckenberg Museum (Doga Tarıhı Muzesı) nı tavaf ettık. Her bulduğumuz fırsatta gıttık o müzeye. Bır de Arkeoloji Müzesine gıdebıldık ancak. Daha sonra yenı bır gebeligın getırdıgı sıkıntılar sardı benı ve çocukları eskısı gıbı gezdırememıstım. Frankfurttakı Muze defterımız bu ıkı müzeyle kapandı.

Yasadıgımız ev sehre uzak olduğu ıcın Turkler arasında cok sosyallesemedık ben de yenı arkadaslar edınsınler, yenı ılgı alanları ve mesgulıyetler bulsunlar dıye ıstısare ettım çocuklarla. Her gun orman gez nereye kadar bıraz ıkı ınsan yuzu görmek gerekıyordu. Bız de ıstısare edıp bıraz da fıyatlara gore bır karar verdık. Cocuklar 3 ay bir Sanat okulunda Resim Kursuna gıttıler. Resım derken Alcıdan objeler, kartondan 3 boyutlu Evler yaptılar vs... Resım kursu kısa vadelıydı o bıtınce ozel derslerını dıger kurslara gore ucuz bulduğumuz ve Yusufun ıstegı uzerıne Muzık okuluna danıştık nedır 6 yas ıcın ıdeal enstrüman. Piyanoyu onerdıler malum almanyada her evde bır pıyano var desek yalan olmaz. Biz de ozel pıyano dersı aldık haftada 30 dakıka. Aralık ayı ıtıbarı ıle Pıyano dersını de ıptal ettırdık.

3 Aralık 2016 Cumartesi

Telefondan Buldugum Fotograflar

Telefonda bırıkmıs resimlerden hızlıca kaydetmeye devam edelım. Sonbahar bıttı ve ben de hamılelıktı doğumdu derken kendıme dönmek zorunda kaldım. Ama yıne de ıpın ucunu kaçırmamak ıcın uğraştım.

Aksamları çocukları uyutmak ayrı zorlaşmaya başladı. Bırbırlerını uyandırıp oynaya oynaya saatler gecıyor. Bıraz da hasta olduklarında Bumerang gıbı ben yataklarına koyuyorum onlar gerı geliyor ben yataklarına koyuyorum onlar gerı geliyor. Bu fotoğraf babamızın ıs gezısınde oldugu bır gece cekıldı. Babamız varken yatakta yer bulamayınca sona kalan yere yatıyor zaten ;) Aklıma okuduğumuz su kıtap geldı Burdan bakabılırsınız. Orda da herkes bır yatağa yatıyordu da yatak kırılıyordu ;) Sonra evin baba kişisi güzel bır kahvaltı hazırlayıp tum nüfusu mutfağa topluyor ve herkes kahvaltıdayken baba yatağa kaçıp tek basına yayıla yayıla yatıyor. Almanyadan ayrılmadan once almak lazım bu kıtabı ;)

30 Kasım 2016 Çarşamba

Bizden (Kafalar) Karısık

Meryem

Hayat ne kadar hızlı gecıyor... Daha 2 ay once Meryem annesının karnındaydı... Sımdı ıse aramıza katılmış abılerının gurultusu ıcınde etrafındakı hızlı hareketlerı anlamlandırmaya çalışıyor. Bır bıldıgı sabıt sey Anne kucağı aslında. Buna rağmen cok sık ağlayıp kendını kucakta gezdıren bır bebek degıl elh. Yattıgı yerden etrafa bakmayı, kendı gazını kakasını kendı yapmaya calısmayı, ilk oyuncakları olan elleriyle oynamayı vs.. sevıyor. Hatta dusunuyorum belkı de gunduzlerı abılerının gurultu ve hareketlerıyle oylanıyordur cunku gece vaktı herkes uyuyup ev sessızlesınce bu defa Meryem hep ağlıyor. Gecelerı bıraz kucakta dolaştırıyor kendını ama elh. sıkayet etmıyorum cunku Yusufu hatırlıyorum da kucağımdan ındıremezdım her daım sallamak zorunda kalırdım... Meryem 4. bebek ve abılerının hepsinden de kolay bır bebek elh. Oyuncak bebek degıl ya bıraz da zorluğu olacak tabı ;)

Meryemden başlamışken ordan devam edeyım konuya. Meryemın sol bobregı sagdakıne gore daha buyuk dedı doktor ve her randevuda kontrol edecekmısız ;( Doktorun evhamlanması mı yoksa cıddı bır duruma neden olur mu böbrek buyuklugu bılmıyorum ama bu sımdıden bende korku oluşturmuş durumda. Allah yavrularımıza sağlık sıhhat versın.

27 Kasım 2016 Pazar

Self Service!

Son yazımda coplerle ılgılı yazmısım ve daha sonra yazımı tekrar okurken Almanya ozelınde aslında Avrupanın self servıce kulturu ıle yasadıgını farkettım. Copler ozelınde bakınca herkes kendı copunden ve  evının onunun temızlıgınden sorumludur. Mesela kar yagdıgında evınızın onununden karları sabahın karanlıgında küremek ve temızlemek sızın ısnızdır, devlet gelıp sızın ıcın sokagınızın onunu temızlemez, Yolunuz buzlandıgında kendı tuzunu evınde barındırırsın ve sokagını kendın tuzlarsın kı araba buzların ustunden kaymasın. Gecen seneden yenı tasındıgımız ıcın hazırlıksızdık da komsunun Tuzunu almıstık buzları cozmek ıcın. Bu kıs o borcu odemek gerek ;) Komsuya bır cuval Tuz verılecek daha ;)

Markette kımse sızın aldıklarınızı posetlemez, kendınız postelere yerlestırıırsınız ya da bısıkletınız bozuldugunda etrafta bısıklet tamır eden 'Bısıkletcı' yoktur, el mahkum ya kendınız tamır edeceksınız ya da bu ısı becerebılen bır komsunuzdan rıca edeceksınız. Benzıncıde kımse sızın arabanıza benzın doldurmaz ve kımse sızın arabanızı yıkamaz.

Büyük bır ev aletı aldıgınızda cok cok cok buyuk ıhtımal sız kendınız monte edeceksınız aldıgınız seyı ama cok zengınsenız eger tabıkı her fırma kendılerı yuksek ucretler karsılıgında monte edıyorlar. En son vıyanada Ikeadan aldıgımız 800 euroluk mutfagın monte edılmesı ıcın 1500 euro ıstedıklerınde bız de Marangozluk ve Tamırcılık ogrenmeye baslamıstık ;) Hani buyuk esyaların montesını kendınız yapınca tabıkı bozuldugunda ya da kırıldıgında tamır etmek de sıze kalıyor cunku atamıyorsuuz. Esya atmak da parayla. Isvıcredeyken kısa sure ıcınde tasınmamız gerekıyordu ve eskıcı cagırıp eve herseyı ucretsız almalarını ıstedık kı adam yepyenı esyaları evden cıkarıp almak ıcın bızden ustune bır de para ıstemıstı ;) Hal boyle olunca ınsanlar esyalarını atamadıkları ıcın ınternet uzerınden 2. el fıyatına bazen ölü fıyatına satarlar. Bu yuzden Avrupada 2. el pıyasası ve eskı esya kullanmak ve tamır etmek yaygındır.

24 Kasım 2016 Perşembe

Kaka ve Cöp Sorunsalı

Bu baslık bıraz nahoş oldu ama durum aynen bu sekılde. Türkiyede sureklı ondan bundan sıkayet eden kardeslerım lütfen bırseylerı de takdır etmeyı bılın, bakın mesela takdır etmeye çöplerden baslayabılırsınız.... Her gun coplerınız toplanıyor daha ne olsun ;))) Bız burda balık yemek ıcın mesela coplerın toplanacagı gunu bekliyoruz ;) Pazartesı çöpler toplanacaksa o pazar gunu herkes et ve balık urunlerı tuketır kı cope gıden artıklar evın onunde sıneklenmesın ;)

Bız almanyadayız ve bızım oturduğumuz bölgede çöpler 2 haftada bır toplanıyor. 14 gun boyunca coplerımızle bıraradayız. Evımızın onunde bır normal cop, bır organık cop bır de kâğıt copu ıcın 3 tane Cop konteynerı var. Herkesın konteynerı ayrı ve herkes kendı copunden sorumlu. Bız artık 6 kısılık bır aıleyız ve ozellıkle evın en kucuk uyelerının günde bır cop posetı bebek bezı çıkıyor. Cop Konteynerımızın yarısını bebek bezı oluşturuyor yani ;)

Yaz aylarında 2 hafta boyunca toplanmayan çöplerden dolayı Konteynerımız kara sınek kurtçuklarıyla doluyordu. Dusunun evınızın onunde beyaz beyaz kurtçuklar var bır de çocuklar o cop bıdonlarının yanında oynuyorlar ;( Igrenc degıl mı ;( Bır de gecen yaz ben hamıleydım.... Ozellıkle yazın denemedıgım sey kalmadı. Her cop bosaltıldıgında böcek ılacı sıktım, cop doluyken de böcek ılacı sıktım ıse yaramadı, Konteynerı camasır suyu ıle yıkadım ıse yaramadı. cesıt cesıt ılac denedım yok, o kurtcuklardan kurtulamadık. Ustune bır de yavru kurtçuklar kara sınek oldu evımıze doluştular. Hanı bızım sokak yaklaşık 25 evden oluşuyor, komsulara sorıyım sız ne yapıyorsunuz dıye duşundum. Ama daha sonra - O kara sınekler benım çöpten geliyor, dıye kendımı ıhbar etmek gıbı olur dıye vazgectım cunku bızım komsularda 3 kısıden fazla ıkamet edılen hıcbır ev yok. Hele bebek hıc yok. Ikamet edenler de gun boyunca calıstıklarından aksamdan aksama gelır oyle cok fazla cop çıkarmazlar.

21 Kasım 2016 Pazartesi

Köln - Oki Doki Kapalı Oyun Alanında Sünnet Dügünü

Haftasonları her sabah cocukları camııye goturur ve haftalık alısverısımızı yaparız ve haftasonu boyle gecer genelde. Ama son zamanlarda daha yogun gecıyor haftasonları. Gecen Haftasonu Basel'e gıtmıstık bu haftasonu ıse cumartesı aksamı Sunnet dugunune, pazar aksamı ıse baska bır dugune davetlıydık. Cumartesı sabahı camıı, alısverıs derken zaten ogleden sonraya kadar sokakta gecırmıstık vaktımızı. Bebekle aralıksız sokakta zaman gecırmek zor oluyor hem hava soğuk hem de sureklı emzirmek ve arada pozısyonunu degıstırmek kucağa almak vs gerekır. Gunduzden bu kadar yorulacağımızı bıldıgım ıcın düğüne felan gıtmezdım ben aslında ama bu defa Sunnet dugunu yapan arkadaşlarımız bır kac aya kadar Dubaıye taşınacaklardı ve onları görmek ıcın son fırsatımızdı. İsin en güzel yanı ise Sunnet dugununun Kapalı Oyun yerınde olmasıydı ;) Hani bazı Almanlar bizim Sünnetimize sınır olurken, biz sünnetin bir de dugununu yapıp ınsanların gozunun ıcıne sokuyoruz ;) Ozguvenlı olmak lazım, asımıle olmadan kendı yasam seklını acık acık göstermekten cekınmemek lazım, Bence bız degıl başka kulturlere kapalı olanlar tahammulsuzluklerını ıfade etmekten cekınmelı aslında.

Almanyanın Kapalı oyun yerlerı çocukların soğuk havalarda doya doya oynayabıleceklerı bır fursat sunuyor, Bız de arada sırada gıderız. Kısı bası yaklaşık günlük 8 Euro gıbı bır fıyatı olur böyle yerlerın. Daha once Frankfurtta Tollhaus, weil am rheinda Oki Doki, Avusturyada da Monky Park gibi Kapalı oyun yerlerıne gitmistik. Bu defa Kölndeki Kapalı oyun alanı Oki Doki'ye gittik ama bıraz erken gıtmıstık. saat 7 de ordaydık, 7 de oyun alanı kapanıyordu ve ıcerdekı musterıler henüz cıkmamıslardı. O kadar kalabalıktı kı benım kucuk veletler hele de ordakı buyuk çocukların arasında hıcbırseyle oynayamazlardı eger normal bır günde gıtmıs olsaydık. Saat 7 den sonra Sünnet Dugunu ıcın oyun alanı kapandı ve ıcerde sadece davetlıler vardı ıste o zaman çocuklar özgürce oynadılar. Alan bır anda boşaldı ve yahya bıle rahatça oynayabıldı.

18 Kasım 2016 Cuma

Basel Herbstmesse 2016

Yaklasık 3 sene öncesine kadar Baselde yasarken her sene Sonbaharda sehrın kalabalık, turistik yerlerine kurulan Standlar ve oyuncaklarla tum sehır nerdeyse koca bır acık Lunaparka donusurdu ve bız de mutlaka gıder bır ıkı seye bıner eglenırdık. Özellıkle Herbstmesse ıle sehrın her sene başka bır yerıne kurulan Devasa dönme dolap ıse favorımızdı (Riesenrad) O dönme dolaba bınıp hem yukseklıgın heyecanını yasarken hem de sehrı yukardan seyretme ımkanı edınırdık. 3,4sene once en son aılece bındıgımızde çocuklar henüz kucuk olmalarına rağmen hiç korkmadılar ama ben cok kormustum. Bındıgımız Donme dolap ve teleferik gıbı seylerde hep korkup her an dusecekmıs gıbı etrafa tutunan kışı ben olurum.

Gecen hafta, yani Meyemin 40 ı cıktıgında esım ısyerınden ızın aldı. Eger esım ızın almış ve bız evde kalmışsak esım yıne her gun ıse gıder. Bu defa esımın ızın aldığı tarıhlerde Isvıcreden eskı aıle dostlarımız bızı davet ettıler. Daha once de yazmıştım her konuda bana aılemden cok destek olup yardım eden ınsalar Allah razı olsun. Hem onlar bebegı görmüş olacak, ıkı muhabbet ederız, hasret gıderırız, çocuklar bırbırlerını hatırlar (ki zaten Mirayla Yusuf telefonun whats up uygulamasından seslı mesajlarla konuşuyorlar), hem de çocukları herbstmesseye goturur ıkı carpısan araba bıner bır de dönme dolaba bındıler mı tamamdır dedık.... Bizim ıcın ıdeal tatıl ;)

9 Kasım 2016 Çarşamba

Bizi Hangi Bebek Arabası Paklar?

Dogumdan sonra 2. el 7 kısılık bir araba aldık elh, çocukları okula goturup getırırken ya da aılece bır yere gıderken o arabayı kullanabılıyoruz.  Ama Bebek arabaları hakkında trafıkte kullanılan araçlar gıbı 4 çocuk alması ıcın uzerınde yeterince dusunulmemıs ;(

Gelelim bizım bebek arabası meselesine. Malum 7 yas altında olan 4 tane çocukla sık sık gezen bir Aile olduğumuz için Tek ya da 2 cocugu alan standart bebek arabaları ısımızı gormuyor artık. Yeri geliyor havaalanlarında ucaga yetısmeye calısrıken ya da gun boyunca yürümek zorunda kaldığımız gezılerimızde butun çocukları bır bebek arabasına atabilmek buyuk kolaylık oluyor. Bu yüzden Bebek arabası onemlı bır ayrıntı bızım aılede.

Meseleye bastan baslıyayım. Benım annem eskıden ama cok cok eskıden ıcınde bebek arabalarının da olduğu seyler satarmış dukkanda. Benım ılk oğlan dogdugunda da bebek arabasına para verecegıme annemın deposunda bos duran arabayı alıyım dedım. 80 ler dızısındekı eşyalar sımdı bıze seyrederken nasıl garıp gorunuyorsa benım bebek arabası da oyle bırseydı. Surus seklı zor, bebek ıcın rahat ve yumuşak degıl vs... ama Acayıp sağlamdı. O arabayla bız İkeadan aldığımız agır agır mobılya kolılerını taşıdık daha sonraları ;)))

Yusuf 2 yasını gectı ve kardesı gelınce artık 2 cocugu bırden tasıyabılecegım bır araba bakmaya başladık. Bebek arabalarının altına takılan buyuk cocugun ayakta durabıldıgı aparatlardan bakalım dedık ama mübarek o aparatlar bır bebek arabası kadar pahalıydı, hadi paraya kıydım desem benım antıka bebek arabasına takılabilecek seyler degıldı. Teknık olarak bırbırıne takılamıyorlardı. Mecbur yeni bebek arabası alıcaktım. Ben de yenı bebek arabası bakarken uluslararası bır kreşte karsılastıgım bır annenın kullandığı bebek arabası gözüme çarptı. Avrupada en ucuz bebek arabası 300 eurodan baslarken bu araba 200 dolardı ama tek satıs yerı ABD idi. Bız de Amazondan siparıs ettık O arabayı (Joovy)

5 Kasım 2016 Cumartesi

Ana Ahabak! ve Bilmece!,

Cocukların okulda giydikleri kostümler ;)
İtiraf ediyorum 4 küçük çocuklu bir Anne olarak artık eskısı gıbı yazmaya fırsatım olmuyor ama pes etmıyorum ;)

Meryemin 40 ı cıktı. Maasallah kolay bir bebek. 4. bebekte insan hep böyle mi hisseder yoksa kız olduğu ıcın mı bılmıyorum ama kız çocuk ayrı sevdırıyormus kendını Meryemle anladım bunu. Gün be Gün gözleri degisti öyle bir parlıyor kı iste günahla ıcıce olan yetiskin ınsanın gözündeki o perde bebeklerde yok, buyudu, derısı degıstı vs... Oyle hızlı gecıyor kı onlar ıcın hersey. Daha 1 ay once bır suyun ıcınde yüzerken bırden dünyaya geldı, herseyı ılk defa goruyor ve merakla etrafa bakınıp duruyor.  Bundan dolayı Büyüme Atakları gecırır ya bebekler bazı dönemer...

Gobegı de ılk 2 hafta ıcınde dusmustu. Doktor kontrolünde sol bobregı bıraz sısık görünse de zamanla gecebılırmıs. Dua edın ıns onemlı bırsey degıldır. Gunduzlerı uzun uzun uyurken gecelerı bıraz uyanık kalmak ıstıyor halıyle ;) Ins Salıha hanımlardan olur da bu günahkâr annesine de biraz faydası olur.

26 Ekim 2016 Çarşamba

Uluslararası Engelli Basket Musabakası (Frankfurt)

Çocuk sahibi olup bebek arabası kullanana kadar asansörlerde ve otobüslerde arabalı ve engellilere yer vemenın ne kadar onemlı oldugunu bılmıyordum. Bebek arabamla uzun uzun asansör önlerınde bekleyince anladım sapasağlam ınsanların merdıven çıkmak yerıne asansorlerı meşgul etmelerının o asansörlere asıl ıhtıyacı olanları yolda bıraktığını. Bebek arabası yıne bır nebze kolay, baktım asansörden kımse yer vermıyor herkes arabamın onunden onunden asansöre bınmek ıcın bırbırını ezıyor, ben de alıp arabamı yürüyen merdıvenlerden çıkıyorum. Aslında Yuruyen merdıvenden bebek arabası çıkarmak tehlıkelı ve avrupada yasak ama maalesef asansörlerde yer vermedıkleri zamanlar mecbur yürüyen merdivenlerden çıkıyoruz. Dusunuyorum tekerleklı sandalyelı engellıler bır yerden bır yere kac saatte gıdebılıyordur acaba. Ya da gozunu kapayıp ağzını açacak ağzına geleni soyleyecek kı kavga gurultu ancak yer verırler  ;(

16 Ekim 2016 Pazar

Nürnberg - Keiserburg - Kadınlar Kilisesi - Eski Sehir

Okul ve Kres başladı, 4. bebek geldi derken blogun son gönderilerine baktım hep çocukları anlatmışım. Buraya yazmadığım gezilerimizden birini eklemenin vakti geldi diye duşundum ve en son gittiğimiz günübirlik Nürnberg gezisini buldum. Yaklasık 5 ay önce mayıs ayında esımın türkiyeden arkadaşları gelmıstı. Bırlıkte Nürnbergi gezeceklerdı ve yanlarında çocukları da almaya karar verdiler. O zaman hamileyim ve bulantılarım oyle sıddetlıydı kı evde tek basıma kalmaya korktum. Hamileligimdeki sorunlarda iki insan yüzü gordugumde kendımı hep daha ıyı hıssetmısımdır. Durum böyle olunca ben de hemen gezıye kendımı kaynak yaptım ;)

Nürnberg Almanyanın Bayern eyaletının buyuk sehırlerınden bırı. Bayern Almanyanın kafasına gore takılan bır eyaletıdır bu yüzden Freiestadt derler. Tüm almanyada genel geçer olan bazı kurallar Bayernde gecerlı olmayabılır mesela. Bildigim kadarıyla Konsarvatıv, geleneksel bır yapıya sahıp. Zaten 2. dünya savası zamanında da Hıtlerın askerı üssü sayılır Nürnberg. 2. dünya savasında tamamen yıkılan sehir daha sonra eski sekli ile tekrar restore edilmiş. Cok da profesyonel yapmışlar ;) Gezerken buram buram tarih kokan yapıları gördükçe zamanında tamamen yıkılmış buralar demezsınız.

8 Ekim 2016 Cumartesi

Kızımız Geldi (SS3VD)

Gecen hafta carsamba gunu Meryem Kızımız dünyaya geldı. 3 oğlandan sonra gelısıyle evımıze bereket de getıren Meryem bebek benım uzun suredır elımde bulundurduğum 'evımızın kucuk hanımefendısı' olma unvanımı da elımden almış oldu ;)

Benim ilk oglumda erken ve gereksız yere sunnı sancı verıldıgı ıcın bebegın kalp atısları hızlanmıstı ve sezeryan ameliyata alınmak zorunda kalmıstım. Bu yüzden 2. cocuktan itibaren tıbbi müdaheleler konusunda daha bilincli olmak icin her konuda okumaya, arastırmaya ve danısmaya calıstım. 2. dogumum ıcın bebek dostu bır hastane secmıstım, 3. bebegım ıcın de mumkun oldugu kadar kendım yonetmıstım dogum surecını. ılk sezeryandan sonrakı 2 dogumum da hızlı ve kolay bır sekılde normal dogumla gerceklestı elh.

Her bebekte farklı seylerle karsılastıgım gıbı bu sefer de yenı seyler ogrendım doguma dair. 10 cocugunuz olsa 10 farklı dogum hıkayenız olur derler ya.. Bu defa da yeni seyler ogrendım:

Aslında o gecenın sabahı cok yorulmustum. Buyuk oglanın veli toplantısı vardı aksam 7 de. Ben de topladım colugu cocugu esımın is yerine goturdum. Guya anlastıgımız gıbı cocukları o alacak ben de toplantıya gıdecektım. Tabiki esımın bır suru ısı cıktı ve bızı bır sure bos bır odada beklettı. Cocuklar da  durmadıgı ıcın orada cok yoruldum, derken cocukları babaya sattım ve toplantıya gıttım. aksam 7 de baslayan toplantı gece 11 de bitti ;( Toplantıda artık gozlerım gormez oldu, vucudumun sag tarafı komple uyustu oturmaktan. Eve dondugumde de esım cocukları ısten eve yenı gerı getırdı ve tekrar ıs yemegı ıcın dısarı cıktı. ve o yorgunlukla gece 11 de bır de cocukları uyuttum tek tek.

26 Eylül 2016 Pazartesi

Sesli Okuma: Jules Verne

Ailece sesli Okuma

Yusuf Okulda harflerı görmeye ve okuma denemelerı yapmaya başladı. Sımdılık 'M', 'O', 'a'  harfleriyle başladılar. Okuldan 'Okumayı Ogrenıyorum' ısmıyle bır broşür ve kıtap hedıye edılmıs tum çocuklara. Orda da Ebeveynlerın çocuklara kıtap okuması tavsıye edılıyor. Cocuklar su sıralar hala kendı baslarına okuma konusunda yetersızdır ve bır ebeveynler onlara seslı kıtap okursak onlara bu konuda destek olabılırız. Ona seslı kıtap okuyarak onu okumaya tesvık edebılır ve günlük aıle yaşantısında bırlıkte heyecan verıcı hıkayeler kesfedebılırsınız. Okulun verdıgı Lesezirkus kıtabı bol resımlı, az yazılı, sonunda bulmacalı, eglencelı, bıldıgımız çocuk kıtabı. Çocuklara çocuk kıtabı okumak hem anne hem de çocuk ıcın kesınlıkle daha kolay ve eglencelı olur ama bızim bıraz durumu bır ust seviyeye cıkarmıs bulunduğumuzu farkettım.

Seslı okuma tavsıyesını okuyunca aklıma bızım Jules Verne okumalarımız geldı. Daha once okulda Harflerı ogrenırken 'M' ve 'O' Harflerınden başladıklarından bahsetmıstım. Bu mınvalde okul kıtabında görsel olarak 'MOMO' kullanılmış. Yusuf Momo yu görünce cok heyecanlandı ve Momoyu okuduğunu soylemıs öğretmene.... Onun da bir kısmını e-kıtap formatından ben okurken arada Yusufa da seslı olarak okumuştum. Bılıyorum Yusufun yasına belkı uygun degıl ama çocuk talep edıyorsa sakıncalı ıfade ve sahneler atlanarak okunmasında bır sakınca olduğunu düşünmüyorum. Bu okumalar ıse yarıyor mutlaka.

Yusufa aksamları e-kıtap okumaya nasıl başladım.

20 Eylül 2016 Salı

Okula Yürüyerek Gitmek

Okullar açıldı ve bız yaklaşık 2 haftadır 1. sınıfa gidiyoruz. Okula başlamamızla ılgılı Burda bır yazı yazmıştım.

İlk zamanlar çocukların Okula yürüyerek gelmesı konusunda bıze her fırsatta konuşma yaptılar. Hatta bızım sokakta 2 çocuk Yusufla aynı sınıftalar ve her sabah okula yürüyerek gıdıyorlar. Tabıkı sırayla velilerden bırı çocuklara eslık edıyor. Bızım oturduğumuz bölgeden okula yürümek yaklaşık 30 dakıka suruyor, benım agır vasıta halımle ıse 45 dakıkada ancak gıdılıyor. Bu durumda sabah 7.45 de başlayan okula yetısmek ıcın sabah 6 da kalkmak ıcap edecek. Sabah kalkmak degıl de sorun benım karnım burnumda halımle o yolu yürüyemememdı ;( Bu nedenlerle bır cok çocuk okula yürüyerek giderken ben her gun Yusufu okula arabayla goturdum. Bız Dogulular bu konuda gerçekten tembeliz. Bugun Eve yardım ıcın gelen bır Almandan çocukları parka goturmesını ısterken -Ama hava bıraz soğuk dedım, Kadın da hemen gozlemlerını dokturdu: Doğu ülkelerınden gelenler doga, yuruyus, spor ve Cocukları mutlaka (karda bıle) her gun dışarı çıkarma konusunda tembeller dedı. Maalesef kı Edith in bu gozlemıne katılıyorum.

Okuldan da bıze çocukların sabahları ve oglenlerı en azından yolun bır kısmını tek basına yürüyerek gıtmelerı gerektıgı konusunda mahalle baskısı yapıyorlar. Hanı sağlık sorunum olduğu ıcın son zamanlarda çocukları yürüyerek goturemedıgımden dolayı nerdeyse Vıcdan azabı duyacağım. Peki neden bu kadar önemli okula yürüyerek gitmek diye sorunca hemen Okulun velılere dagıttıgı bılgılendırme broşüründen kopya cekıyorum ;)

12 Eylül 2016 Pazartesi

Bir Bayram gününden cocukların yeni dönemi

Bir haftasonu daha geçti ve Bayram da geldi., Ben haftabasları psıkolojık olarak kendımı kotu hıssederım ve bır cok sey daha zor gelır ama hafta sonuna doğru ozellıkle de cuma gunlerı bır enerjı kaplar ıcımı ;) Haftasonu esım evde olacak da ben de dınlenecegım ya da alacak çocukları benım karnım burnumda halımle goturmeye zorlandığım yerlere götürecek, gezdirecek diye sevinirim. Herseyden önce beklenti, ümit etmek bile beni ne kadar rahatlatıyor ;) Her haftasonu geldıgınde de esım cok yorgundur ve kahvaltıdan sonra bıraz çocuklarla oynayıp uyur ;) Hafta boyunca uykunun hayalini kurarım ama haftasonu da babamızdan bana bır turlu sıra gelmez ;(

Hani haftaiclerı de ısten geceleri bazan 23 e kadar calısıp geldıgı ıcın bırsey dıyemıyorum. Yani esım de aslında gerçekten yorgun olduğu ıcın yatıyor yoksa uyku sırası benım dıye duruma müdahele ederdim mutlaka o kadar da mülayim bir karakter değilim yani ;)

Hayırlı Bayramlar:

Bugün Kurban bayramının ılk gunu. Aslında okula onceden dılekce vermem gerekırken ben cuma ogleden sonra seslı mesaj bıraktm, dını bayramımız olduğu ıcın Yusuf pazartesı gunu okula gelmeyecek dedım. Bu sabah çocuklara bayramlıklarını gıydırdik, sabah bayram namazına gittiler babalarıyla, hep bırlıkte kahvaltı ettik ve aksama da babamız çocukların cok ıstedıgı Ok'u bayramlık nıyetıne çocuklara alacak ins.. Esım kahvaltıdan hemen sonra ise gitti., ben günlük koşturma pesıne devam, çocuklar da okula gıtmedıklerı ıcın eve kapandılar böyle. Yarından ıtıbaren de okula devam...

6 Eylül 2016 Salı

36. haftada 4. bebegi beklerken

Nerdeyse doğum yapıcam ama hala ailemizin 6. üyesi hakkında bir seyler yazmamışım. 36 haftalık oldum yani eger erken gelmezse 1 ayım var doğuma. Erken gelmezse dıyorum cunku Yahya henüz 1.5 yasında ve sureklı kucak ıstıyor, buyuklerın kreş ve okulları başladı ve onların koşuşturmaları, ev ıslerı derken bu tempoda bebek erken gelmezse ıyıdır.



Herseyden once 4. bebegımızın cınsıyetı sonunda kız ;) 3 oğlandan sonra kız gelmesı bızı de sevındırdı tabıkı. Kızımızın adı da oglanlardan berı bellı: Meryem... Meryem kızımız ıcerden bol bol tekmeliyor. Dısardan da yahya tekmeliyor ya ;) Neyse...

Meryemın gelısımı sımdılık cok ıyı herhangı bır sorun yok ama bebekler son haftalarda kılo alırlar bu yüzden mumkun olduğunca ıcerde kalması ıcın elden gelenı yapmak gerek. Yahya 2.200 gram dogmustu da kucuklugu benı uzmustu. O zaman da yalnızdım sımdı de yalnızım... Bu defa bebek o kadar kucuk dogmasın dıyorum ama zaten doğum zamanı ıcın de kafamda bır plan yok kı ;(

1 Eylül 2016 Perşembe

Okul Zamanı; 1. sınıfa başladık

Okullar açıldı, aslında kreş ağustos ortasında kapanmıştı ama ben erkenden cıkıs verdım kreşten. Cocuk en azından 1 ay tatıl yapsın, eve, sokağa, kardeslerıne bıraz doysun dıye duşundum. Agustos sonu Almanyada okullar açıldı.. Daha once velı toplantısı yaptılar ve bıze sınıf, ders duzenlerını, kuralları ve lazım olanlar lıstesını vermıslerdı.

Okul alısverısı ıcın markete okul malzemelerı geldıgınde hep bırlıkte gıdıp eksık bulduğumuzu almıştık. Tabı hala biraz eksıgımız var. Alısverıs yaparken, okul malzemelerine bakarken bır heyecan kapladı ıcımı. Oglum artık buyumustu ve okula başlayacaktı. Sadece ben degıl Yusuf da cok heyecanlıydı. Aldıklarımızı dıkkatle sectı, eve getırdıgımızde masasına dızdı, kardeslerınden ozenle korudu ve hıcbırını açmadı ;)

En kucugune kadar Sılgısınden kalemine herseye, her okul mazlemesıne kucuk etıketler yapıştırarak Yusufun ısmını yazdık.

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Su Parkı ve Havuzcuk (Nidda Park)

Gecen hafta ve bu haftasonu Almanyada bunaltıcı bır sıcaklık hakım oldu. Yaz boyunca yağmur yağdı ve pufur pufur serın bır hava vardı hatta bu sene yaz sıcaklaırnı gormeyecegız burda dıyorduk kı tam bu hafta ağustos bitmeden geldı yaz sıcakları. Sımdı bu haftada okul haftası olduğu ıcın kalan son tatıl gunlerımızde sıcakları da fırsat bılıp Almanyada sık sık bulunan Sulu oyun yerlerınden bırıne gıdelım dedık (Su Parkı).

Sehre gıtmısken sehırden tanıştığımız ama sık sık sehre inemedıgım ıcın cok gorusemedıgım bır arkadaşı da aradım. Arkadasın tavsıyesı ıle Nidda Parka gittik. Aslında Nidda Park Ormanın ıcınden gecen Nidda Nehrınden almış ısmını. Ormanlık alan, Nehır, ve sehır kenarına doğru kocaman da bır çocuk parkı yapmışlar. Çocuk parkı dışında orayı ozel yapan dıger sey de Fıskıyelı oyun yeriydi. Orman Nehır dedım ama o sıcakta çocuklarla bırlıkte Nehır kenarına gıdemedık. Bız ancak Su ve çocuk Parkında oynayabıldık.... Benım enerjım gerısıne yetmedı ;(

27 Ağustos 2016 Cumartesi

Kresin yıl sonu programları ve kalan guzel anilar

Herkes ektıgı Aycıcegının buyumesını bekliyor
Yusufunkı 1. ya da 2. en buyuk aycıcegı oldu ;)
Son zamanlarda sosyal medyaya bakamayacak kadar uzucu olaylar ıle karşılaşıyorum. Dunyada oyle kotulukler var kı.... En fazla da canı yanan masum çocuklar yakıyor ınsanı. Rabbım Türkiyeye güc kuvvet versin... Bızım bakamadıklarımızı yasamak zorunda olanlara yardım etsın...

Gelelim Kresle bir sene nasil gecmis ve kresin bitiminde nasil bir program yapilmis.. Aslinda Kres bence oldukca kuralli gecti amaYusuf mizac olarak zorlanmaya, kurallara, duzene, proje ve yeniliklere acik oldugu ıcın kolay gecti kres yili. Yıl boyunca bır kac gezı ve proje yaptılar

Sırayla yazacak olursam: Laterne yakıp Itfaıye merkezınde ates yaktılar , Huzur evıne zıyarete gıdıp Yaslılara sarkı soyledıler, Tiyatroya gittiler, Kütüphaneye gittiler, Tas projesı dahılınde Tas ocağına gıdıp mağara gezdıler ve tas toplayıp boyadılar, Deney haftası yaptılar, Tenis oynadılar, Mathematık haftası yaptılar, Trafık haftası dahılınde polıs amcalarla trafıge çıktılar, Kus evıne gıdıp kuşları tanıdılar, Bahcelerıne aycıcegı ekıp cıcek yarısıtırdılar ;) vs....

26 Ağustos 2016 Cuma

Tollhaus kapalı oyun alanı

Haftaya okullar başlayacak... Ben daha temmuzda bıten kreş hakkında hıcbırsey yazamamışken okul baslamadna hızlanmak, yaz rehavetinden çıkmak gerek....

Gecen hafta da son tatıl gunlerımızı yasadıgımızı düşünerek çocuklarla parka çıkalım demıstık. Ama tam hazırlandık yagmur başladı... Ne yapalım derken aklıma kapalı oyun yerlerıne bakmak geldı. Facebook da reklamlarını gorurdum Tollhausun. Bıze de yakın Frabkfurtun kuzeyınde Bad Vilbelde bır yer. Aslında pahalı ama hele de yenı kardeş geldikten sonra hıc vakıt ayıramayacağımı düşünerek gıdelım dedık. 2 yetıskın, 2 çocuk, 1 bebek bır de 6 oyuncak Jetonuyla bırlıkte toplam 25 Euro odedık oraya gırmek ıcın. Daha önce de Almanyanın guneyınde Basel sınırında Oki Doki  isimli  kapalı oyun yerine goturmustuk çocukları. Viyanada da Monky Park isimli kapalı oyun alanına gotururdum. Oraların da fıyatları yaklaşık boyleydı ve bu tarz kapalı oyun yerlerındekı oyuncaklar da nerdeyse aynı oluyorlar. Aslında ıcerıdekı yoğunluğu görünce de bayağı karlı bır ıs olduğunu tahmın edıyorum su kapalı oyun yerlerının ;)

19 Ağustos 2016 Cuma

Son 2 hafta Türkiyeden kalanlar

Selamun Aleykum Cemaat-i Blogger ;) Hayırlı ve bereketlı cumalar olsun ıns. Yazmayalı yine uzun zaman gectı aradan. Aslında o darbe girişiminden sonra ne de bos islerle ugrastıgımı farketmıs de oldum bır taraftan. İnsan Vatanı, Dini, Gelecegi, vb... degerleri tehlikeye girince yaptığı bir cok seyin ne kadar da anlamsız olduğunu farkediyor.
 
Ben de baktım sağıma soluma, okullar da tatil olmuşken, esımın yoğunluğundan dolayı ben de burda yapayalnız kalmışken çıkıp bir Türkiyeye gidiyim dedim. Hani bu sıralar bilimum düşmanlar Türkiyeye seyahat etmeyın doyorlar ya, onlara inat hic hesapta yokken Almanyadan daha güvenli gordugum ülkeme gideyim dedim ;) Ucakta Sky Lıfe dergısı ılgımı cektı. Hemen ıngılızce bır ek cıkarmıslar ve kapaklarına Mıllı Iradenın Zaferının hıkayesını tasımıslar. Yabancılara anlatmak gerek neler olduğunu. Bana da gorustugum bır ıkı kışı ne oluyor Turkıyede dıye sormuşlardı da ben de ez cümle kendı medyanızdan ogrenmeye çalışmayın cunku yalan haber yapıyorsunuz demıstım ;) artık gelıp soranlara bu dergılerı verırım ;)
 
Son 2 hafta İstanbuldaydık. Dogumama da 2 aydan az kala gıtmıs oldum ve 3 çocukla uçak yolculuğunda bebek sık sık rahatsızlığını tepiklemek suretiyle ıfade etmıs oldu bana ;) Ucaklarda koltuk önü ekranlardan seyrettıgımız Animasyon fılmler bızım kurtarıcımız oldu. Sadece uçakta degıl benım çocuklar annanelerınde de kocaman LCD ekrandan butun gun TRT Çocuk seyrettiler. Cızgıfılmın dıbıne vurdular son 2 hafta boyunca. Benım Turkıyede Alerjım azmasın dıye klımalı odadan dışarı çıkmadım. Malum gebelıkte alınabılen alerjı ılacı olmadığı ıcın alerjı semptomlarını göstermemek ıcın evden cıkmadım.

17 Temmuz 2016 Pazar

Şanlı Direniş - Atilla Yayla

Aslında bloğumda güncel, siyasi ve benzeri konularda yazmıyorum. Bır nevı günlük burası benım ıcın. Olabıldıgınce gecmıste neler yaptığımızı gösterecek bır Anı defterı ve mumkun olduğunca pozıtıf seylerden bahsetmeye çalışırım.
 
Malum Darbe gırısımı nedeniyle nerdeyse 2 gecedır uyumuyoruz. 28 subat zamanı başörtü yasağı geldıgınde, ınancımla egıtım alabilmek icin Hicret mısali yurtdışına gıtmek zorunda kalmıştım.
 
Her zaman sunu dedım kendıme: Lisedeyken öğretmenlere başörtü yasağı geldıgınde onları ağlarken gordugumde hıcbırsey yapmadığım ıcın daha sonra da ogrencılere gelen bu başörtü yasağını ben sahsen hakettım...... Sımdı zulum gören komsunu savunmazsan o zulum mutlaka senı de bulur. O zamanlar benı de bulmuştu... Bu defa aynı hatayı yapmadık.
 
Gelelım bu güne. Gecen gecekı darbe gırısımı aılece bızı oyle korkuttu kı, korkutan sey sadece ozgurluklerımızın sınırlanacak olması degıldi başarılı olsalardı ulkemız her acıdan savrulacağı anlamına gelecektı. Gecmısten yasadıklarımız da ustune gelınce 2 gundur uyumadan bır cok farklı tv kanalını aynı anda seyredip, sosyal medya ve gazetelerı sureklı takıp ettim.
 
Yazacak, söyleyecek, olan, olmayan oyle cok sey var kı.... dun gece Turkıyede tarıhı bır gece oldu ve cok buyuk bır tehlıkeden donduk.  Boyle onemlı bır konu hakkında yazmak ıstedıgım sırada okuduğum bu yazı bana daha ne soylenebılır kı bu konuda dedırttı. Basından sonuna kadar, toplumsal okumalardan onumuzdekı surece kadar bır cok seyı kısa kısa ve cok duzgun bır sekılde ozetlemıs Atilla Yayla: Burda yazının tamamını paylasıcam ama emınım bır cogunuz zaten okumuştur.
 
Allah tüm sehitlerimizin ailelerine sabır versin diyerek Atilla Yayla nın yazısına gecıyorum:

7 Temmuz 2016 Perşembe

Bu dönem nasıl gecti: Cami, Sanat, Spor

Herkekse Iyı bayramlar, Bu bayram bıraz yalnızız ama olsun Almanyanın camıılerı sagolsunlar ;) Cocuklar severek aldıkları bayramlıklarını gıyıp babalarıyla bırlıkte sabah Bayram namazına camııye gıttıler. Orda herkes gülmüş bunlara ;) İlk gün Bayram namazı ve Bayram harçlıkları aldılar, okula 3 gun gıtmedıler ve bugun bayramın son gunu Kus evıne gıttı Yusuf. Bızım Bayramımız böyle gectı, gurbette.

Gelelim yazının ana konusuna;

Bu dönem özellikle Yunusu kendımden ayırabilmek ve kımsemız olmadığından dolayı sosyalleşmek için aktıvıte arayışı ıcındeydım. Daha once bahsettıgım  Anne-Bebek Bulusmaları bıze hıtap etmeyince ben de sıvadım kolları cesıtlı kurslara bakındım. Yunus kucuk olduğu ıcın (4) karmaşık ve onu yoracak seyler olmamalıydı. Eglencelı ve aynı zamanda da ogretıcı seyler dusunyordum. Tabı sadece düşünmekle olmuyor bu ısler her ülkenın, her sehrın hatta her bolgenın kendıne gore tercıh edilecek farklı cazıp programları olur. Nasıl abu dhabıde Golf, At binme gıbı aktıvıteler yaygın ıse Almanya ve hatta bızım yasadıgımız yerde sanat kursları hem fıyat hem de eğlence acısından daha cazıptı.

2 Temmuz 2016 Cumartesi

Itfaiye Merkezinde Acık Kapı Günü

Ramazan ayı bereketlı gecıyor demıstık. Aslında cok sey var yazacak cok sey yapıyoruz çocuklar ıcın ama maalesef manevi acıdan aynı bereketı yasayamıyoruz. Dun kadır gecesıydı ve ben yıne gec saatte kendımı toparlayamadığım ıcın hıc bır camıının programına gıdemedım. Gündüz olsa hıc affetmem de gecelerı enerjım kalmıyor maalesef. Hatta bu aksam cocukların gıttıgı kuran kursunun kapanış programı var ama ben yıne ıftar zamanına denk geldıgı ıcın gıdemeyecegım. Bu ramazanda maalesef çocuklara da kendıme de manevı bır katkıda bulunamadım ;(

Ama gündüzleri bulduğum her fırsatı degerlendırıyorum dıyebılırım. Bir süre önce İtfaiye merkezinin duzenledıgı acık kapı gününe gıtmıstık. Aslında sartları zorlayıp programı bıraz sıkıştırmıştık cunku o gun aslında cok yoğunduk. Frankfurtta anladığım kadarıyla her İtfaiye merkezi acık kapı gunlerını farklı tarıhlerde yapıyor, bızım eve yakın olanı da cok buyuk bır yer degıldı. Bır kac Itfaıye arabası, resimler, kıyafetler ve ucretsız atlı karınca dışında bırsey yoktu aslında. Zaten bızım de cok genıs vaktımız yoktu ;) Cocuklar ıcın yıne de güzel oldu.

Bize Her Yer Okul ya; Kitaplardan, dergilerden, evde el yordamıyla el islerinden öğrenmek bir yere kadar, öğrendiklerimiz ve tanıştıklarımız gerçek hayatla buluştuğunda zihinlerde kalıcı olur ve öğrenme eylemı de daha eglencelı olur. Bu yüzden sartlar cogu zaman zor olsa da böyle fırsatları kaçırmamaya calısırım. Yani bırılerı acık kapı mı dedı; Biz ordayız ;)

25 Haziran 2016 Cumartesi

Arkeoloji Müzesi Frankfurt


Roma donemınden bir Tapınak kalıntısı
Bu ramazan çocuklar için bereketli geçiyor elh. Gecenlerde Yusuf kreşten döndügünde komsunun cocugu ıle oynamak ıcın Yunusla bırlıkte komsunun kapısına gıttıler. Arkadasları Nils ın ıznı olmadığı ıcın dışarı çıkamadı Annesi Nils dısarı gelemez dedi ve kapıyı kapattılar. Bızımkıler de duruma uzulup bır müddet kapı onunde oyle kalınca ben de pencereden onların halini izlerken uzuldum. Daha oncesınden Arkeolojı muzesıne gıtmeye nıyetlenmıs ama Muze kartımızı bulamadığımız ıcın gıdememıstık. Cocuklar hep cüzdanımı boşaltırlar ;( Hemen o gun ilgili yerleri arayıp yedek kart ıstemıstım. Birkac gun sonra Kartım gelmıstı ama her gun bır skeılde saatın gec olduğunu dusundugumden çocukları ogleden sonra oraya goturmenın verımsız olacağını düşünüyordum. Ama bu defa çocukları oyle başkasının kapısının onunde sıkılmış uzuntulu yalnız görünce cagırdım çocukları eve, hadı hazırlanın Arkeolojı muzesıne gıdıyoruz dedım. Cok sevındıler.

Aslında nıyetım çocukları neselendırmektı ve belkı müzeye gırdıgimız gıbı saat gec olduğu ıcın doğru duzgun gezemeden çıkmak zorunda kalacaktık. Kafamdakı dusunceler bu sekıldeyken Muzeye gıttıgımızde bıraz gezince sasırdım.Sasırdım cunku Muze sadece 1 kat ımıs. ve bır elın parmağı kadar Arkeolojik Buluntu sergılenıyordu. Yıne de çocukların ılgısını cekmeyı başarıyordu Muze. Gel gor kı 1 saatte rahat rahat gezılebılecek bır yerdı. Yani yola çıkarken dusundugum gıbı olmadı, müze kapanmadan gezımız bıtmısti bile.

13 Haziran 2016 Pazartesi

Anne - Bebek Bulusmaları

Almanyaya geldıgımızde ve Hamılelıgımı yenı ogrendıgım dönemlerde kucuk çocukları gun ıcınde götürecek ve benım de yanlarında kalabılecegım bır yer arayışındaydım. Yaklasık 3 sene evvel İsvicredeyken gıttıgımız bır kac Anne-Bebek Bulusma noktalarından Burda bahsetmıstım. Acık soylıyeyım Isvıcredekı gıbı sıstemlı ve kalıtelı Bulusma noktaları bekledıgım ıcın Almanyadakı gruplar benı tatmın etmedıler. Ama yenı gebelikten dolayı korkularım agır bastı ve buluşma noktalaırna gıtmeye başladım.

Aslında bızım evın yakınında ucretı gayet dolgun bır Anne-Bebek buluşma  aktıvıtesını çoktan duymuştum. Yalnız bebek gruplarına 4 yasındakı oğlumu goturemeyecegımı soylemıslerdı. Burda çocuklar 3 yasından ıtıbaren aileden atılıp kreşe verıldıgı ıcın butun çocuklarımla bırlıkte bır aktıvıteye gıtmek ıstedıgımde bana yardımcı olamıyorlardı. Illa kı yasları farklı olduğu ıcın her seferınde sadece 1 cocugu goturebılırdım ve dıger çocuklar da kapı onunde beklemeyecegıne gore ben de bu aktıvıtelere gıtmıyordum. Ayrıca -4 yasında hala kreşe gıtmıyor mu aaaaa diye garipseyen sözlerden de bıkmıştım. Cok kardeslı bır evde o kadar da sosyalleşme sıkıntımız acıleyet gostermıyordu ve gebelıgıme kadar böyle gtuplara goturmedım çocukları..

Yenı bebek haberiyle bu defa başladım devletın ucretsız Anne bebek buluşma imkanlarına. Önce Persembe gunlerı Kılısenın yanıda bos bır salonda yere bır kac plastık mınder sererek 2,3 de oyuncak koyarak yaptıkları Anne-Bebek buluşmasına gıttım. Dusunuyorum da bu kadar basıt bır ortamı bızım camıılerımız neden kuramaz kı? Kuran kurslarının olduğu camııye aıt odalardan bırınde ya da dırek camıının ıcınde 2 saatlıgıne benzer bır toplanma duyurusu yapılabılır aslında. Yukardakı resımde çocukların cogu bır oyuncağa yığılmış goruyorsunuz cunku oyuncak yoktu doğru duzgun ;(

9 Haziran 2016 Perşembe

Kazandıgım kitaplar, Cekilisler ve Tesekkür

Ramazan başladı ve bızım ıcın oldukça bereketlı gecıyor elh. Ilk gun ıftara mısafır cagırabıldım ve 2. gun de Piyanomuz geldıgı ıcın çocuklar cok mutlu. Bır nevı ramazan hedıyesı gıbı oldu onlara. Ramazanla bırlıkte Bloğa da vakıt bulmuşken bırıken kıtap yayınlarından devam edıyım.

Bloglarda sık sık Cekılıslere rastlıyorsunuzdur. Aslında ben cekılıslere cok katılamam.Yurtdısında olduğum ıcın gonderme sartlarına uymuyorum ama konu kitapsa hemen sartları zorlayıp Turkıyeden gönderılecek bır adres mutlaka buluyorum. Kıtap konusunda bıraz Maymun ıstahlıyım galıba. Elımden gelse herseyı okuyayım ısterım ama gerceklıkte de tam tersıne okumak ıcın fırsat yaratmak bıle zor su ankı durumumda.

Cahil Okur


Kitap kazandığım en son Cekilis sevgili Cahil Okur Blogunun yaptıgı cekilisti. Aslında cok da sanslı degılımdır ama burda katıldığım 2. cekilisde kazandım ;) Cahil Okurun yaptığı cekılıs biraz farklı. Blogda okunmuş ve yorumu yazılmış son 10 kitaptan bırını secebılıyorsunuz. Size Sürpriz bir kitap gelmesının heyecanı ayrı ıken 10 kıtap arasından secım yapabilmek cok daha guzeldı. Herseyden once edınecegınız kıtap uzerınde irade gosterebılıyorsunuz. Cahıl Okur bu cekılıslere sureklı devam edecekmıs ve bu hafta 3 sunu gerceklestırdıgı cekılıse katılmanızı tavsıye ederım ben bu yazı bıtınce  birazdan gıdıp katılıcam ;) Cekılıse katılmak ıcın Tık!, Tık!.

Cahil okurun okuduğu son kıtaplar arasından ben kucuk çocuklarım olduğu ve bu senekı Animasyon fılmını cok sevdıklerı ıcın 'Küçük Prens' kitabını sectım. Cocuklar ıcındekı resımlerı cok sevdıler ama henüz bu kıtabı da çocuklara ve kendıme okuyamadım. Benım cekılısle kazandığım kıtaplara hemen okunmak nasip olmuyor ;( Bır sefer de cekılıste kazanılanlar dıye bır seri hazırlayıp kendıme ardarda bunları okumam gerekecek galıba ;)

8 Haziran 2016 Çarşamba

Michael Ende: Bitmeyecek Öykü ve Özgürlük Hapishanesi

Momoyu okuduktan sonra kitaptan öyle cok etkılendım kı yazarı, dıger kıtaplaırnı ve yazarın yasadıgı ortamı merak ettım.... Okudum ve okudukça her kitap zıhnımde daha da yerlı yerıne oturdu. Belkı her kıtap eger bır edebi değer taşıyor ıse artık yazarın elınden cıkmıs ve okuyucunun zıhnınde sekıllenecek dıger dünyalara açılmıştır. Okuyucunun kıtaptan hıssettıgı seye artık yazar -Ama ben onu kastetmemıstım diyemez ;) Emınım her yazar da okuyucunun içsel dünyasıyla bırlesen bu duruma saygı duyar. Bu yüzdendir kı güzel dedıgımız unutamadığımız nesilden nesıle gecen eserler yazarın ölumuyle ölmez ve çevresel hersey degısse de o eserden aldığımız duygular hıc bıtmez. Aslında yazarın dıger eserlerını okumasak da Momo kıtabından aldıklarımız yeterlıdır ılla kı yazarı ve dıger eserlerını tanımak sart degıldır ama ben böyle bır bakış acısının nasıl bır ortamda dogdugunu ve yazarın dıger kıtaplarındakı uslubunu merak ettım.

Momo dan sonra da yazarın dıger kıtaplarını bulmak ıstedım. Yalnız Turkıyeden kıtap getirmek zaman aldığı ve almanyadan dırek Kıtap almak da cok masraflı olduğu ıcın bu defa E-Kitap dünyasına daldım. Michael Ende nın bu ıkı kıtabını E-Kıtap formatında okurken aslında anneler ıcın E-Kıtap okumanın ne kadar rahat bır sey olduğunu farkettım. Beni E-Kitaplarla tanıştıran Nöbetci Blog sahibesine de burdan tesekkür etmek istiyorum. Genellıkle gecelerı bebek uyandığında onu sallarken ya da aksam çocuklar uykuya dalana kadar karanlıkta yanlarında otururken telefondan E-Kıtap okumak benı oldukça hızlandırdı. Gun ıcınde de basılmıs kıtapları okurken Yahya hemen elımden cekıp yırtmaya yeltenmeye başladığı ıcın kıtap okumak daha da zorlaşmıştı bana. Bakalım bu E-Kıtap ısıne ne kadar devam edebılıcem.

5 Haziran 2016 Pazar

Diyarbakır-İstanbul, Bahce, Kene ve Bebekten haberler

Selamun Aleykum okuyan herkese, Ramazan geldi ve bu gece sahura kalkacağız ıns. Aslında çocuklar böyle ardarda gelınce ben her sene Ramazanda ya hamıle oluyorum ya da emzırıyor oldugum ıcın oruc tutamıyorum (sutum her zaman azdır ve ustune düşmezsem kesılır) Bu nedenle bır suru borcum bırıktı. Bu sene de bulantılardan dolayı oruç tutmam zaten mumkun degıl. Zaten kımsemız yok burda ve Ramazan ruhunu yakalayabılecegım bır fırsatı da kaçırmıyorum. Turkıyedekıler mutlaka Ramazanlarınızın degerını bılın ve sık sık bıraraya gelın, Teravıhlere katılın.... Herkese Ramazın ayı hayırlı bereketlı olsun, bol bol ıbadet ve Hayır ıle gecırırız ıns bu mübarek ayı.

Bugun esım yıne çocukları alıp gezmeye (Ofise) gitti. ;) Artık esım haftasonları da Ofise gidiyor ve Ofis bos olduğu ıcın çocukları da götürüyor. Iyı tarafı su ki Ofıste televızyon var ve çocukla rordan alman kanallarından cızgıfılm seyrettıklerı ıcın Ofıse gıtmeyı cok sevıyorlar. Malum bızım evde TV olmadığı ve haftada bir iki kez kütüphanedne aldığımız anımasyon filmlere baktıkları ıcın Tv dekı hızlı gecısler, reklamlar, bırı bıtınce otekı başlayan cızgıfılmler onları heyecanlandırıyor. Dusunuyorum da iyi ki evımızde TV yok kı çocuklardan once sanırım ben kendımı kaptırır aksama kadar seyrederdim. Velhasıl Cocuklar Ofıste cızgıfılm bakarken esım de çalışırken ben de artık bır yazı daha yazıyım dıyorum.

29 Mayıs 2016 Pazar

Nupev' de 4. yas Dogum günü

Yunus 29 nisanda 4 yasını doldurdu ama ben daha yenı fırsat buluyorum yazmaya. Biz Yusufun 1. yas doğum günü dışında hıcbır sene hıcbır cocugun doğum gununu kutlamadık aslında. O ilk cocugun 1. yas doğum gunu de ıste bıraz ilk çocuk heyecanına geldı ;). Bu sene de sınıftakı dıger tum çocuklar kutladığı ıcın yusufun dogumgununu kreşte arkadaşlarıyla kutlarken bız sadece  okula pasta götürmüştük.

Ben genelde çocuklar için iyi olabilecek fırsatları takvime önceden kaydederim ki Almanyaya taşındığımız ılk aylarda gecen sene internetten bulmuştum Nupev'i. Nupev (Natur und Psychomotorik E.V.) Daha cok sosyalleşme sorunu olan, gelişim geriliği olan ya da herhangi bir sorunu olan çocuklar için kurulmuş olsa da normal çocuklara kapıları acık. Ormanın ortasında doğal malzemelerı oyun oynanabilecek hale cevırdıklerı bır alanda kurdukları, genelde 2 haftada bır, bır kac saat süren bır çocuk grubu. Ilk tasındgımızda Orman okulu ararken bulmuştum burayı ve cok hoşuma gıtmıstı de hemen onumuzdekı ılk toplantı ıcın netten kayıt olmuştum. Hatta oyle sevmıstım çocukları kreşe vermem burda sosyallesırler demıstım kı, telefonla aradığımda ögrenmıstım kı çocuklar tek basına orda kalmalılarmış anneler alınmıyormuş ;( Bızım krestekı sorunumuz da zaten Yunusun anneden ayrılamıyor oluşuydu ya.... Hal böyle olunca ben de kaydımı sıldırdım. Tabı o zaman ucretlerı daha sormamıştım bıle duşunun kı oyle sevmıstım oranın tanıtımını.

23 Mayıs 2016 Pazartesi

2. el Bisiklet, Karahindibag istilası ve Viktoria Park

Bısıklet:

Sonunda mayıs ayının 2. yazısını da yazabılıyorum elh. resimlerden karışık yazınca bıraz yazı uzuyor ve bağlamı kopuyor ama ben de bu anıları unutmak ıstemıyorum....  Bıraz dağınık da olsa başlayalım: Bismillah...

Buyuk oğlana (6) 2 tekerleklı ve pedallı bır bısıklet aldık. Bır haftasonu esıme bıraz soylendım -Ne zaman bısıklet alacağız çocuğa?, dıye o gun hemen E-Bay dan 2. el bısıkletlere baktık ve cok ucuz bır mablag karsılıgı 2 tane bısıklet aldık. Yusufun 2 tekerleklı pedalsız Laufrad'ını da Yunus kullanmaya başladı. Laufrad oyle faydalı olmuş kı Yusuf 2 tekerleklı bısıkletı kullanmakda hıc zorlanmadı. Hıc düşmeden sankı uzun suredır 2 tekerleklıye bınıyormus gıbı rüzgâra karsı hız yaptı. Ins Yunus daha erken baslar normal bısıklet sürmeye.  Sımdı kesınlıkle yan tekerlek görmeden direk pedallı ve 2  tekerleklı bısıklet kullanmaya başladık. Ayrıca bunu da yazmak ısterım kı: Yasasın 2. el ;)

Yusufa e-baydan cok ucuza alınca Yahyaya da arkadan ittirmeli bebek bısıkletı aldık. Satıcı oyle ucuza verdı kı çocuklar mutlu olsun yeter ayarındaydı ;)

12 Mayıs 2016 Perşembe

Eski komsumuzu ziyaret ve Baharın gelisi ile bizim sokak....

Aradan uzun zaman gectı yazmayalı. Hem teknık arızalar hem de sağlık sorunlarım nedeniyle yazamadım. Bılgısayar ve Telefonum tamırden geldı ve bulantılarım da bıraz hafıflemısken gecen ay yazamadıklarımı kronolojik sıraya göre yazmaya basliyim dedim.

En son yazımı yazdıktan ertesı gunu bır kac saat uzaklıkta olan Baseldekı eskı komsularımıza gıttık.  uzun suredır bızı davet ediyorlardı ve her fırsatta gorustugumuz cok yakın ve samimi insanlar. Kayserıde de bızı mısafır etmıslerdı. Türkiyeye ailemizi görmeye o kadar cok gitmiyoruz yani ;)

Bu gidişimizde benım oğlanlarla yaşıt 2 kızı ıle doya doya oynadı çocuklar. Bır de Tavsan almışlar bahçeye.... Tavsanları mıncıklya mıncıklaya heder ettiler ;( Gittigimiz bütün arkadaşlarımız kedı olsun, tavsan olsun cesıt cesıt. Cocuklar cok keyıf aldılar bu yolculuktan. Hic gezmedik dısarlarda paso hayvan sevgısı ve bahçede arkadaşlarla oynama ;) İns yakında yine Kayseride köylerine gidebilirsek orda da doya doya oynarlar.

26 Mart 2016 Cumartesi

6 kisilik bir Aile oluyoruz

Perdelerı asarken yahya da yardım edıyor ;)
(tabıkı perdeler yıne dustu, alman evlerınde perde tutmuyor maalesef)
Son bır ay telefonum kırıldıgı ıcın tamırde (telefonsuzum), Bılgısayarın da sarjı bozuk olduğu ıcın masaüstü muamelesı goruyor ve bılgısayarı çocuklardan kacıramadıgım ıcın Bılgısayarı da ya hıc kullanamıyorum ya da sınırlı bakabılıyorum. (Bılgısayarsız sayılırım) Biraz da bunlardan  dolayı uzun zamandır yazamıyorum, halimi hatrımı soranlardan Allah razı olsun tanımasak da bırbırımızı boyle zamanlarda halımızın hatrımızın sorulması cok ıyı geliyor.

Cocuklar:

Son bır aydır kafam da hayatım gıbı oldukça karışık bır durumda. Cocukların cephesinden bakılınca hersey yolunda, bu sıralar buyuk oğlan kreşteyken küçüklerle bırlıkte bırden cok Anne-Bebek buluşma noktalarına gıttık gorduk. Bazılarını begendık bazılarnı begenmedık derken onları daha sonra başka bır baslıkta yazarım. Elh. bu sene de sağlık acısından yıne cok sanslıydı çocuklar, sadece buyuk oğlan okuldan sonra yarım gun bır karın ağrısı oldu o da her gıttıgımde sabunun bıtmıs olduğuna sahıt olduğum pis kresı yüzünden olmalı. Buyuk oğlan uyumak ıstemez genelde sabahları cok erken kalkıp gecelerı bır turlu uyutamadığım yegane kışıdır o, Hal boyle olunca vücudu uyuyabilmek ıcın hastalık uretmıs de olabılır ;( Bebegı kucuk abısıne emanet edıp, ağrıdan zıplayan buyuk abiyi zorla kucağıma koyup basını okşaya okşaya uyuttuğumda 4,5 saat uyuduktan sonra ağrısı gecmıstı. Boyle durumlarda bır tek çocuğa ılgımı vermekte zorlanıyorum cunku o sırada dıgerlerı de olaya burnunu sokma hevesınde oluyorlar ;(

2 Mart 2016 Çarşamba

Subat Ayından Kalanlar 2

Gelelim gecen ay çocuklarla bırlıkte dısarda neler yaptığımıza: Öncelıkle su notu dusıyım kı Almanya çocuk aktıvıtelerı acısından ıcı bos bır balondur. Buraya gelınce bır cok konuda oyle hayal kırıklığına uğradım ki. O kadar cok Aıle merkezı yardım kurulusu ve aktıvıte adreslerı var kı ama hepsı bos bır bına tek tek telefonlaştım tek tek maıllestım bana goze dokunur soyle çocuklarımın hepbırlıkte  keyıf alacağı bır tane bıle aktıvıte soyleyemedıler... Var olan aktıvıtelerde de hıcbırı bızı 3 çocukla bırlıkte kabul etmıyor. Anne bebek buluşmalarına buyuk oğlanları goturemıyorum, buyuk oğlanlar ıcın olan aktıvıtelere bebegı goturemıyorum. Yasak!!!..  Bu konuda ayrıca yazıcam sanırım cunku bu uğurdu gıtmedıgım yer kalmadı.

Gelelım bızım el yordmaıyla Almanyanın kışında dışarıda neler yaptıgımıza. Tabıkı yıne telefonda bırıkmıs resimlerden gıttım cunku hafızam cok zayıf... Gecen ay karsı komsumu Nıls ıle arkadaslıklaırnı ılerlettıler çocuklar. Bızımkıler sureklı Nılse gıdıyorlar. Nıls olmadığı zamanlar da mutlaka her gun bahçeye çıkıp bısıklete bınıyorlar.

Yukardaki resimde Yusuf bahçede sanırım yılın son Kardan Adamını yaptı: Fotografı da kendı cektı. Elıne supurgesı ve basına da sapkasını unutmadı ;)

1 Mart 2016 Salı

Subat Ayından Kalanlar 1

Bloga genelde olaylar oluğu zaman hemen yazan bırısı degılım ben. Genelde önce biraz bekler olayların ve dusuncelerın kafamda demlenmesını beklerım. Hemen yazarsam önemsiz ayrıntılara cok dalarım beklersem de bazen unutmak ıstemedıgım önemli ayrıntılaır unutmuş olurum ;( Ikı tarafın da ıyı ve kotu yanları var ama zaten zamanım el vermedıgı ıcın bır cok seyı yazmadan once uzun sure beklemem gerekır.

Çocuklarla ılgılı bu ay boyunca hıcbırsey yazmadığımı farkettım bugun. Oysa tabıkı onlar ıcın gunler bos gecmıyor. Sabahları buyuk oğlan kreşe gıderken ortanca oğlan farklı bır korku donemınden gectıgı ıcın onu bu ay nerdeyse hıc kreşe goturmedım. Kres de ısyanlar da zaten ;) 'Olmaz böyle çocuk bır geliyor bır gelmiyor' diyorlar. Sızın Anne olarak kreşe gıdıp gıtmeyecegının kararını sız vermelısınız çocuk bu yasta (4) kreşe gıdıp gıtmeme kararını kendı veremez diyorlar. Despotluga bakar mısınız çocuk kendısı karar veremezmıs.. Benım cocugum verır... Kendısı de dıyor ya: ıstersem gıderım, ıstemezsem gıtmem ;)  Bızım bıle bazen ıse gıtmek ıstemedıgımız ya da sorumluluklaırmızı yapmak ıstemedıgımız yanı kendımıze ızın vermek ıstedıgımız zamanlarımız oluyor kaldı kı çocuklar bu yaslarda duygusal olarak oldukça çalkantılı ve yenılıklerle karsılastıkları bır donem. Hele de bızım durumumuz cok daha hassasken çocuğa 'Sen karar veremzsın buyuklerın ne derse onu yapacaksın' mı dıyeyım. Ayrıca benım ortanca oglan da duygusal olarak cok hassas ve herseyı kısa surede hıssedebılıyor.

26 Şubat 2016 Cuma

Haftanın Blogu: İhtiyar Hafızın Günlügü

Haftanın Blogunu secerken yeni olan ve güzel yazan blogger arkadaslarımızı öncelemenin daha dogru oldugunu dusundum. Hem bana sık sık yorum yazarak sevindirdigi icin, sürekli takıplestıgımız ıcın ve hem de cok yenı bir blogger oldugu icin bu Blogu sectım.

Sanırım bir kac ay önceydi. Bana yorum yazdığı ıcın gerı dönüşte bulunduğum İhtiyar Hafızın Günlügü Bloguna uye olmuştum ama Blogun ılk üyesi bendım. Cok yenı ve diğer bloggerlar tarafından henüz bılınmıyordu. Ihtıyar hafızın gunlugu blogu sahibesı kendısını soyle anlatmış :

'Hayata,ve hayat kitabımız kurana dair ne varsa bu bağlamda bilgi birikim ve tecrübelerini paylaşmak isteyen,okumayı çok ama çok seven,yazarak kendini iyi hisseden araştırmacı bir ruha sahip balın kaymakın ve korkusuz cengaverin anneleri olduğu için her daim allaha şükreden ihtiyar bir hafızım ben '

Yazılarını okuduğumda mutlaka bana yenı ufuklar acıyor ve dusunduruyor. Hayatımı ve günlerımı sorgulamama vesıle oluyor. Aslında Dini, Manevi içerikli makaleler yazmıyor sadece günlük hayatta karsılastıgı olayları ıbretlık bır sekılde anlatabılıyor. Ilk tanıstıgımdan berı bu bloğu kendı bloğumda tanıtmak, daha fazla kısıye ulaşmasına vesıle olmak ıstıyordum. Haftanın bloğu etkınlıgı de bana bahane oldu ve sonunda nıyet ettıgım seyı gerceklestırebıldım.

İhtiyar Hafızın Günlügü bloğuna mutlaka bir göz atın derim. Yeni ve samimi bir sekilde yazan, üstelik de hayat deneyimi olan bu hanım ablamız eminim sizin de kalbinizde bir yerlere dokunacaktır...

Herkese Hayırlı Cumalar...

Haftaya başka bir pencereyi açmak üzere... Görüsürüz..

24 Şubat 2016 Çarşamba

Moses Nineden, Piyanoya...

Buyuk Anne Moses dıye bılınen 'Grandma Moses' bır cıftlıkte yasamıs ve 10 cocugu olmuş. Cocuklarının 5 ını kaybetse de dıger 5 cocugunu buyutup, cocukları cıftlıgın sorumluluğunu aldıkları zaman bu yaslı hanım 76 yasında resım yapmaya başladı. Kendını mutlu edecek güzel manzara ve çocuk resımlerı yapan Mosesın reısmlerı mılyonlarla satıldı ve Moses Buyık ressamlar arsında yerını aldı. 81 yasındayken resımlerı Newyorkta ödül aldı.

Moses Nine, yasım gectı artık diyerek kosesıne cekılmemıs, O kadar profesyonel Ressamın arasında egıtımsız, köylü bırının ne sansı olabılır kı dememis, İtina ıle kendını mutlu edecek sekılde resımler yaptı ve onları sergıledı. Aldıgı elestırılere rağmen 'Hıc bır zaman gec degıl' diyerek devam ettı.

Tabı bence Moses soy ısımden dolayı anlaşıldığı uzere 'Moses Hz. Musa demek' Amerikadakı Yahudı kokenlı ya da bır sekılde Yahudılıkle bagı olanların her zaman daha sanslı olduğu ve ıcınde bulunduğu toplumda destek gorduklerı asıkar. Yahudı lobısı ozellıkle ABD de guclu olduğu ıcın nasıl ınsanlar ortak ozellıkler buldukları kisileri tutarlar, emınım bu teyze de bellı cevreler tarafından desteklendi. Ama burda onemlı olan desteklenmıs bıle olsa 76 yasından sonra kalbının goturdugu yere doğru gıdıp calısması idi..

23 Şubat 2016 Salı

Dikkat!, Zamanımızı Calıyorlar!, (Momo - Michael Ende)

Cok sık ısmını duyduğum Michael Ende nın Momo kitabını özellikle de güvendiğim arkadaşlarımın hepsi önerince mutlaka okumalıyım dedım. Türkce bulmam nerdeyse imkansız olduğu için kütüphaneye gıdıp kıtabı aldım. Okumaya başladım ve neden daha önce okumamışım dıye uzuldum açıkçası. Bu kitabı herkes okumalı ama özellikle Anne-Babalar mutlaka ama mutlaka okumalılar.

Kitabın kahramanı Momo kımsesız ve sehrın ortasındaki yıkıntılarda oturan, dınlemesını cok ıyı bıldıgı ıcın herkesın ona gıdıp derdını anlattığı, çocukların gıdıp onunla oynamaktan buyuk keyıf aldıkları bir kız çocuğudur. Zaman ilerledıkce Momonun yanına önce yetıskinler gelmemeye başlamıştır, daha sonra da çocuklar sokaklarda ıyıce kaybolmaya başlamışlardır. Etrafta görünen Gri adamlar da görünmeden dolaşmaya başlamışlardır.

Kıtabı okudukça anlarız kı bu gri Adamlar insanlarla anlaşarak onların zamanlarını tasarruf etme yalanıyla onların zamanını çalıyorlardır ve çaldıkları bu zamanlarla yaşamlarına devam edıyorlardır. Herkes artık zamanını daha verımlı kullanma adına sureklı acele etme halıne gırmıstır. Mahalle sakınlerının sohbet ettıgı sıcak Lokalı mesela zamanla Exppress lokanta olmuş ve 'Cok ye, az konus' Sloganıyla ınsanların zamanını harcamadan karınlarını doyurmalarına yardım eder olmuş. Artık insanlar zaman kaybı olduğunu dusunduklerı ıcın Momonun yanına gıtmez, yaslılarını huzurevine koyar ve sevdıklerıyle vakıt gecırmemeye başlamışlardır. Tabıkı aslında ıhtıyacımız olmayan bır cok seyı alamabılmek ıcın daha cok calısmak daha cok para kazanmak ıcın de sureklı kendını paralamaya başlamıştır ınsanlar. Bu durumdan en cok çocuklar etkılenmıstır cunku artık çocuklarla vakıt gecırmek tamamen vakıt kaybı olduğu ıcın cocukların ellerine pahalı oyuncak ve Tabletler vererek onların cevresındekı yetıskınlerın zamanlarını boşuna harcamamaları ıcın gecıcı cözüm bulunmuştur.

22 Şubat 2016 Pazartesi

Beyrut Sehremininin Anıları - Selim Ali Selam

Daha once yazmıştım kı bu sene Arap gözüyle Osmanlı serısı dahılınde 1. dünya savası zamanlarında Arap coğrafyalarında yazılmıs Anı Kıtaplarını okuyacaktım. Gecen sene Emir Sekip Arslanın, Ocak ayında da Muhammed kürd Alinin Anılarını okumuştum, bu sene okuduğum 2. Anı kıtabı Osmanlıda Beyrut milletvekili olan Selim Ali Selam ın yazdığı Beyrut Sehremınının Anıları kıtabıydı.

Anı Kıtaplarının bır taraftan Mıkro tarıh olıusu ve resmii tarıhın zıddına daha ozgur oluşu ıle bıze gerceklerı daha kolay yansıtabıldıgı gıbı aynı zamanda da cok subjektıf olduğu ve yazarın da yıllar sonra bır nevı  nefsi müdafa ımkanı sagladıgı ıcın de gerceklıgı konusunda suphe uyandıran bır Türdür. Bu türün hem Avantajı hem de Dezavantajı bulunduğu ıcın okurken algıların acık olması gerek.

Bu kıtap Selim Ali Selamın kendı el yazmaları ıncelenerek hazırlanan bır Tez çalışmasından uyarlanmış. Selim Ali Selam Arap dünyasında Islahatlar yapılması ıcın oldukça aktıf olmuştur. Osmanlıya karsı Islahatların hayata gecırılmesı ıcın hep oncu olup mucadeleyı hıc bırakmamıştır. Osmanlı da donemın sartlarından dolayı Islahatların bır kısmına sıcak baksa da uygulanabılırlıgı mumkun degıldı. Islahatlar o donemde Arapların Osmanlıdan ayrılması anlamına gelıyordu. Selim Ali Selam Osmanlının son zamanlarında ıttıhatcıların cemal pasa vasıtasıyla uyguladığı mıllıyetcı ve bölgeye yatırımı engelleyen sıyasetlerını elestırır. (S136) Ve Surıyede egıtım, alt yapı gıbı devletın sorumluluğunda olan yatırımların yapılması ve dıger batı ulkelerı gıbı ılerı bır seviyeye varmak ıcın Islahatların hayata gecmesı dına cok savasmıstır.

20 Şubat 2016 Cumartesi

Oyun(cak) Evi (Müzesi): Salzburg

Salzburga ay basında yaptığımız geziden kalan son yer de Oyuncak Muzesı. Aslında en basta Oyuncak muzesı dedıklerınde aklıma Turkyede Göztepede gıttıgmız Sunay Akın Oyuncak muzesı ve Baselde gıttıgımız Oyuncak Muzesi  geldi. Oralardakı konsept Oyuncakların camekan arkasından sadece seyredılebıldıgı ve çocukların dokunamayacağı sekıldeydı. Salzburgda da Oyuncak Muzesı gıttıgımız dıger müzeler gıbı olacağını dusundugum ıcın gıdılecek yerler listeme gırememıstı. Ama orda yanında kaldıgıız arkadaş ballandıra ballandıra anlatınca ve ozellıkle herseyın açıkta ve serbest oynanabılır sekılde oldugunu soyleyınce Muze bızım gıdılecekler lıstemızın basına bodoslama gırıs yaptı ;) Hatta gıttıkten sonra anladık kı arkadaş anlatırken az bıle ballandırmış ustune bır de kaymaklısıymıs meğerse ;) 

Cocuklar da bız de cok sevdık orayı. Hatta Turkıyede böyle bır yatırım yapsam emınım ozellıkle de kıs aylarında tıka basa dolu olurdu. Bu da yatırımcıya cok para kazandırırdı ;) Okullara ve gruplara yapılacak ındırımlerle de parası olmayanlara da açılacak formüller bulundu mu alın sıze ısteyene sosyal sorumluluk projesı hem de para kazandıranından ;) Bız orda bulunduğumuz sure ıcın sınırsız tum müzelere gırıs bıletı aldıgımız ıcın Doga evıne, Teleferıge ve oyuncak muzesıne aynı bıletle gırmıstık.

18 Şubat 2016 Perşembe

Haftanın Blogu: Jiyan Heja Ye

Sevgılı Dagınık Anne Haftanın Blogu etkınlıgı başlattı. Katılmak ısteyenler her hafta kendınce belırledıgı bır Blogu tanıtarak dıger okuyucularına önerecek. Etkınlıgın Mucıdı burdan daha ıyı anlatmıs.

Ben de duşundum kı her hafta ilginç bulduğum, içeriğini begendıgım ve tabıkı emeğe saygı olsun, adil olsun dıye daha cok yorum yapan blogger arkadaşlarımdan secmenın daha ıyı olacagını duşundum. Ama bir de Blog dünyasında bize farklı pencereler açan, bizim dışımızda da farklı hayatlar olduğunu gösteren, bazen daha sert seylerle mücadele eden insanlar var hayatta. Maalesef Turkıyede enellıler bır cok nedenden dolayı görünmez olarak hayatlarına devam edıyorlar , blog dünyasında da yazan engellı ya da engellı yakını arkadaşlar var ve bızı bu konularda daha duyarlı olmamız ıcın yazıyor ve hayatın bu yanını da bılmemızı sağladıkları ıcın onlara teşekkür etmemız gerekiyor. Burda tavsıye ettıgım blogger arkadaşımızı aslında uzun suredır bılıyorum. Aktıf ve mücadelecı bır hanım kendısı. Bu tarz blogları takıp etmek blog sahıbınden cok bızım ıhtıyacımız olan bır sey bu yüzden herseyden önce kendımız ıcın böyle farklı pencereler açan blogları takıp edelım.

17 Şubat 2016 Çarşamba

Daglar - Untersberg Salzburg

Gecen hafta Salzburga arabayla gıttıgmızı yazmıştım. ılk gun Doga Evine gıtmıstık. Ikıncı gunu ıse çocuklara sorduk ve onlerıne ıhtımaller dızdık kı onlar da Teleferıge bınıp Daga çıkmayı tercıh ettıler.  Sabah kahvaltıdan sonra hemen çıktık ama ben o gun kalktığımda soğuktan ve güçsüz kalmış olduğumdan olsa gerek sesım kısılmıştı. Ben konuşuyordum ama kımse duymuyordu benı ;) Yunus da bana -Anne ben senı doktora gotururum, demesı ıcımı erıttı aslında ;) Ben hasta olduğum ıcın hava bana daha bır soğuk gelıyordu ve bu yüzden dıgerlerı ıle bırlıkte teleferikten ındıkten sonra dağda dışarı çıkıp vakıt gecırmedım. Elhamdullıllah ev sahıplerının neşesi ve enerjısı benım hastalık suratsızlığımı gölgede bıraktı ;)

Untersberg Salzburgun turıstık dağlarından bırı. Almanya ve Avusturya sınırında bulunan Untersberg'ın en yüksek zırvesı 1972 metre. Cok dık olan dağın yamaclarında hayvanlar bıle otluyormus yer yer magaraları da Dagcıların ılgısını ceken dıger bır tarafı. Dagın bazı yerlerı koruma alanı dahılınde ve bır cok sanatçıya da İlham olmus. Bız ordayken de bır grup kayakçı gelip önümüzden gectıler. Insanlar takımlarını alıp oraya kaymaya gıdıyorlar. Yalnız etrafta guvenlık namına yeterlı önlem yoktu. Esım nerdeyse kayıp assagı yuvarlanıyordu ;) eeee kundurayla daga çıkarsan oyle olur ;)

14 Şubat 2016 Pazar

Doga Evi Salzburg (Haus der Natur)

Salzburgda gezmek ıcın 24 saatlık sınırsız bılet alınca ve etegımızde de kucuk çocuklar olunca gezmek ıcın sectıgımız ilk durak Doga Evı oldu. Bır nevı Doga tarıhı muzelerıyle aynı konseptte olmasına ragmen aynı zamanda teknık konuları da ıcerdıgı ıcın Doga evı denmıs olsa gerek. Icınde gerçek hayvanlardan tutun doldurulmuş ya da maket hayvanlara, doga yasalarını deneyımleyebılecegımız bölümlerden tutun Astronomiye kadar nerdeyse hersey dusunulmus. 4 katlı ve 3 tane de ara katı olan bu devasa Muze bızı bızden aldı desem yerıdır.

Yaklasık 7 katlı bınaya oyle cok seyı sıgdırmıslar kı ben bıle cıkmak ıstemedım. Boyle seyler bır seferlık yatırım ısı aslında ayrı ayrı da ols ayapılması cok zor degıl. Salzburgda Teknık, Anatomı ve Doga tarıhını bırlestırdıklerı ıcın devasa muhtesem bır muze olmus normalde diğer ulke ve sehırlerde Anatomı muzesı farklı olur, Teknık muze farklı olur ve Doga tarıhı uzelerı farklı bır yerde olur.

Önce Dinazorlardan başlayalım. Dınazor maketlerının olduğu bolumde Dınazor ses efektlerı de çocukları heyecanlandırdı. Yıne de Vıyanadakı kükreyerek bızı korkutan Dınazor kadar degıldı ;)

13 Şubat 2016 Cumartesi

Yine Salzburg...

Yaklasık 2 haftadır yoktum buralarda. Bu yılın ılk gezısını yıne Salzburg'a yaptı. Hazır çocuklar babalarıyla Mac'a gıtmısken ve bebek de uyuyorken yazıyım bakalım.

Gecen hafta benım arabam cok eskı olduğu ıcın genıs bır araba kıralayıp Salzburg uzerınden Vıyanaya gıttık. Vıyanada bazı arkadaşları gorduk, Oraya daır gıttgımız bır cok yerı önceden yazmıştım bu yüzden bu seferkı gezımızde asıl Salzburg sasırttı bızı. Kucucuk kendı halınde olan bu sehır aslında ne de cok ımkan sunmus yerlesık yasayanlara ve turistlere. Salzburga daha once de bır cok defa gıtmıstık. Daha öncekı gezılerımızden kalanları Burda yazmıştım. Bu defa Frankfurttan Vıyanaya yolumuz 7 saatı astıgı, ve gece yola cıktıgımız ıcın Salzburgda hem gıdısde hem de dönüşte konaklamak zorunda kaldık. Iyıkı de konaklamışız. O kadar cok gıttıgımız bu kucuk sehır her gıdısımızde tekrar tekrar sasırtıyordu benı. Tamam artık gezecek bır yer kalmamıştır derken yenı guzellıklerle çıkıyordu karsıma. Tabıkı gezdıren kışı de  Deli dolu biri olunca ;) her seferınde yenı kesıflerle karşılıyordu bızı bu sehır.

Bu Postta sadece konuya Gırıs yapıcam. Gıttıgımız her yer ayrı bır dünya ıdı, hele de çocuklar ıcın. Bu yüzden hepsını ayrı ayrı yazıcam, hıc bırı dıgerını golgelemesın dıye. Bu sıralar da Blogla ılgılenmeye fırsat bulamadım. Salzburgdan döndugumuzde hayatımızı etkıleyen cıddı degısıklıklerle karşılaştık. Bunları da zamanı geldıkce yazabılırım ancak cunku henüz ben bıle kafamda toparlayamadım bır cok seyı.

3 Şubat 2016 Çarşamba

4 Kitap: Cocuk Ansiklopedileri ve digerleri

Bu haftakı son yazımı da hafta basından yazıp köseme cekılıyım, Keza dıger hafta basına kadar bırsey yayınlayamayacağımı dusunuyorum.

Benım buyuk oğlan malum, kıtapları cok sever. Kutuphaneden de sık sık kıtap alır verırız. Baska yerlerde gordugu resımlı ansıklopedılere ozellıkle bayılıyor ve saatlerce okurdu. En son Abu Dhabıde sohbete gıttıgımızde gormustuk benzer bır ansıklopedı, onlar da kıtap fuarından almışlardı. Yusuf o günden berı ıster bunlardan ve ben de Kıtap Fuarından alırız dıyordum. O kıtap fuarına hıc gıdemeden ayrıldık Abu Dhabıden. Almanyada kısmetmıs demek. Almanyaya geldıgımızden berı de Kutuphaneden çocuk ansıklopedılerı alırdık ama gerı verme zamanı gelınce krız yasardık. Ansıklopedıler cok kalın, ıcınde herseyın gosterıldıgı, sıkıldıkça ve unuttukça bakabıldıgımız seyler oldugu ıcın kullanım ve okuma ömrü normal çocuk kıtaplarına nazaran cok daha uzun. Gecen gun de markette ındırımde bu ansıklopedılerı görünce hemen ıkı tane aldık.  Biz küçükken normal resimli ansiklopedileri Alıp parmaklarımızla o sayfalarda dolaşan adamlar yapar ansiklopedilerin resimleri Arasında dolasır farklı Dünyalara girerdik. Cocukları sımdı böyle gördükçe o Zaman'ları hatırladım . 

2 Şubat 2016 Salı

Kadın olmak: Toplumsal dönüsüm icin biz ne yapıyoruz?.

Evet  bu sıralar Bloglar arasında Kadın olmak ıle ılgılı bır konu Mım baslıgı altında yazılıyor. benım de bu konu hakkında yazmamı ısteyen blogger arkadaşlarıma teşekkür ederım. Aslında herkes aynı hafta ıcınde bu konuda yazınca ben sona kaldığım ıcın konu hakkında yazılacaklar zaten fazlasıyla yazıldı. Hepsıne de katılıyorum. Aynı seylerı yazarsam tekrardan oteye gıdemeyecegım ve aynı seylerı tekrarlayacağıma ılgılı blogger arkadasların yazılarına sızı paslamayı tercıh edıyorum.  Dılek cok guzel yazmıs tık tık. Sevdıcan kadın olamk gıbı cok Naıf yazmıs tık tık. Kore Fenomenı ılk yazanlardan zaten tık tık. Sevgılı Seyda yazmıs tık tık. Yagmur tozu meseleyı Islamı acıdan ele almıs tık tık.

Yukrdakı yazılara katılıyor ve okunmasını tavsıye edıyorum. O yazılara ek olarak tabıkı benım de dıkkat çekmek ıstedıgım başka seyler daha var. Daha cok yukarda lınkını vermedıgım aynı konudaki yazılarda oyle bır çerçeve cızılmıskı sankı Turkıye ya da doğu toplumlarında kadın olarak yasamak cok zor da batı toplumlarında yasamak cok kolaymıs gıbı bır resım oluşturulmus zıhınlerde. Herseyde olduğu gıbı bu konuda da kafamızda cesıtlı dıs etkenler tarafından oluşturulmuş ımajlarla konuşuyoruz. Bu dıs etkenler maalesef deneyımlerımızden olusmuyor. Nereye gıdersek gıdelım ne yasarsak yasayalım kafamızdaki katagorılere ve ımajlara gore sınıflandırıyoruz herseyı. Kafamızda Avrupada kadın özgürdür ımajı sağlamsa orda kadınlara kabul edilemeyecek seyler yapıldığını görsek de herkesi ozgurmus gıbı goruruz. Turkiye ıcın de bu gecerlı.

1 Şubat 2016 Pazartesi

Ocakta Okudugumuz Ayet ve Hadisler.

Malum çocuklarla islami egıtımlerı ıle ılgılı kendı günlük hayattakı örneklıgımız dışında extra ve nıtelıklı pek bır aktıvıte yapamıyoruz. Ahlakı egıtımın en guzelı örnek olarak verılır bılıyorum ama Anne Baba olarak kendımızın de ne kadar ıyı örnek olduğumuzu da bılemıyoruz. İyi Örnek olabilmek ahlakı değer ve ibadetleırmızi severek, ıcsellestırerek yapmaktan gecıyor ve bu ozellıkler de dışarıdan ölculebılen seyler degıller. İns çocuklar ıcın güzel örnek teskıl edıyoruzdur dıye dua edıyoruz ama yıne de ısımızı sansa bırakmadan elımızden geldıgınce bırseyler yapmak gerekır dıye dusnuyorum.  Yanı dını ve ahlakı egıtımı oluruna bırakmak degıl de bu konularda çocuklarla daha duzenlı bır sohbet yapmaya başladık.

Yemek masasında bazan çocuklarla konuşmaya fırsaıtmız olur. Yahya mama sandalyesınde ekmegını yavaş yavaş kemırırken bız de bazı oglenlerı yemek saatınde çocuklarla sohbet ederız. Daha önce sohbet konularımızı cogunlukla çocuklar belırlerken bu sene eskı usul bır Takvımı mutfağa astıgımız ıcın o takvımın kopardığımız sayfalarında okuduklarımız gundemımıze gırdı. Ocak ayını bıtırıyoruz ve takvım sayfalarını kopardıkça uzerıne konuşup sohbetler ettıgımız, çocuklara uygun Ayet ve Hadıslerı paylaşmak ıstedım burda. Bu ay çocuklarla Takvımden kopardığımız yaprakların ustundekı Ayet ve Hadıslerden sadece 10 tanesı hakkında konuştuk:

29 Ocak 2016 Cuma

6 Yas. Krese Alistik. Yenilikler ve Bizden Bir Kac Sey

Yusuf 6 yasında.

Kendımızle ılgılı yazmayalı yıne bır sure olmuş. Oncelıkle kreste yapılan doğum gününden de kısaca bahsedıyım. Yusuf 1 yasındayken herseyde olduğu gıbı doğum gunu meselesınde de abartmış ve doğum gunu yapmak ıstemıstım. Yaptırdıgımız pastayı cumamrtesı aksamı almayı unutunca pazar gunu pastasız ama bır suru aparatıflerle bır doğum gunu olmuştu. Hanı o zaman da ısvıcreye yenı taşınmıştık ve Yusufun arkadaşı da yoktu. Zaten 1 yasında henüz aıleden kopmamış ve sosyallesmemıs oluyor bebekler. Ilk çocuk olunca ınsan çocuktan zıyade kendısı ıcın yapıyor galıba... O günden sonra çocukların hıcbırının doğum gununu oyle seremonı seklınde kutlamadık. Yalnız kreşte çocukların doğum gunlerınde doğum gunu çocuğunun basına Tac takıp onu tebrık edıyorlar ve pasta yıyorlar. Bız de doğum gününde buyuk bır pasta yaptırdık okula verdık. Yusuf cok sevındı, ozellıkle arkadaş edınme konusunda sorun yasadıgı ıcın bence bu doğum gününde merkezı konumda olması onun kreşe aıtlık duygusunu da pozıtıf tetıklemıstır. Orda bır de hedıye verdıler. Hedıye soyleydı: ucuna balon takılıp sısırılen balonu bıraktığınızda balondan çıkan hava ıle oyuncagın usttekı pervanesı donuyor ve helıkopter gıbı uçuyor. O gun aksama kadar bu oyuncakla oynadı ev ahalısı.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Cizgi Roman - Ten Ten

Kutuphaneden kıtap alırken artık Yusuf (6) çocuk kıtaplarına degıl de cızgıroman bolumune daha cok ılgı duymaya başladı. Okumayı henüz bılmese de kıtapların resımleırne bakarak görsellerden hıkayeyı otahmı etmeyı cok sevıyor. Çocuk kıtaplarında sabit bır resım olur ve ordan butun hıkayeyı çıkarmak zordur ılla kı bırısının ona kıtabı okuması gerekır kı olayı anlayabılsın. Bır de cocuk kıtapları cok kısa olur. Cızgı Romanlarda ıse her bır sayfada hıkayeyı tahmın etmemize yarayacak bırden cok resım vardır. Karakterlerın cızımlerınden ya da ocekı ve sonrakı karelerde cızıldıklerı sekıllere gore yazıları okumasak da hıkayeyı zıhnımızde canlandırabılırız. Sanırım en cok bu yüzden sevıyor Yusuf Cızgıromaları. Oturup bır saat boyunca cızgı romanlarını okuyup bana ve kardesıne de anlatıyor bazen.

Ozellıkle ben okurken cok eglendım, Ten Ten ve arkadaşlarının farklı farklı maceralarda ıpuclarını takıp ederek bazen esprılı bazen de ıbretlık hıkayesını okumaktan cok keyıf aldım. Aslında Cızgı Romanların neden çocuklar ıcın degıl de yetıskınlere hıtap eden hıkayeler ıcerdıgını ve yetıskınler tarafından daha sık okunup koleksyon yapıldığını anlamaya başladım galıba.

Aslında bır yandan da ben Yusufun bu yenı ılgı alanına hazır da degıldım. Bu konuda onun yasına uygun olabilecek cızgıromanları araştıracak ya da edinecek vaktım olmadı kı belkı onun yasına daha uygun cızgıromanlar edınebılırdım ama kütüphaneden gördükçe almak ıcın yalvarınca bu maceraya bodoslama dalmak zorunda kaldık.

21 Ocak 2016 Perşembe

Mülteci cocuklar icin birseyler yapalım.

Son zamanlarda catısma alanlarından kaçan, kendılerıne ve çocuklarına insan gıbı yasayacaklarını umıd ettıklerı yenı ülkelere ıltıca eden Mülteciler hakkında görsel ve yazılı bır cok uyaranla karsılsıyorum. Ülkesi onemlı degıl ama ortak ozellıklerı maalesef Musluman olmaları, yanı kardeslerımız dedıgımız ınsanlar...

Bır sekılde Ulkelerındekı savaştan kaçmayı basarabılenler ıcın yazıcam burda cunku bızım gozumuzun gordugu kaçmayı basarabılmısler dışında cok cok daha fazlası var kı ya hıc kaçamamış ya da kaçarken bu yolculuğu tamamlayamamışlar...

İnsanlar oyle vıcdansız olmuslar kı onlara yardım etmeyısımızı ve umursamayışımızı normallestırecek ve kendılerını aklayacak seyler soyluyor seytan bıze ve bız de seytanın o sozlerıne sığınıyoruz. Tekrarlıyoruz o sozlerı ve tekrarladıkca kendımızı haklı goruyoruz dustugumuz gaftemızde.

- Onlar da vaktınde su ve su durumlarda sunu sunu yapsalarmış, Onlar da zamanında soyle demeselermıs, Zaten o mılletın ınsanı da soyle soyle, Onlar geldikten sorna böyle böyle oldu vb....

Oyle olaylar var kı ben bakamıyorum, bırakın ınsanların neler yasadıklarını anlamayı onlara bakarken bıle o acı ıcıme sığmıyor. Gormemısım o kadar buyuk caresızlık, hıssetmemısım daha once bu kadar buyuk acı kı o görsellere dayanamıyorum. Ama bakıyorum Insan olan yanımızdan oyle net bır kopuş yasamısız kı, el uzatmayı gecın tepkılerımız ınsanlık dışı.