22 Aralık 2014 Pazartesi

Yunus da bezı bıraktı

Yusuf 2,5 yaslarındayken kardesı eve gelelı henuz birkaç ay olmuş ve annanemız de evde ıken Tuvalet egıtımını vermeye başlamıştık. Annem kı bu çocuk asla kakasını söylemez dedıgı halde 2 günde tuvalete alışmıştı. Sık sık tuvalete oturtup cısını yaptırıyordum ama kakasını cukulata verme vaadıyle ogretebilmıstım.

Sımdıye kadar kucuk kardeşe ara ara tuvaletı ogretmeye calıstıysam da ılk gun başlayıp tekrar aynı gun pes etmıstım ;) karnım burnumda ve sabırsızlığım da tavan sevıyesınde olunca devam edememıstım. Abımızı tuvalete oturttuğumda kakasını cısını yapardı ama bu sefer kucuk kardeş cısını de kakasını da tuvalaete yapmakta korktu. Tuvalete oturttuğumda yapmıyor ama yaptım bıttı dıyor ne zaman kı tuvaletten ındırdıysem tuvalette otururken yapmadığı cısını yere ya da altına yapıyordu. Sosyal paylaşım sıtelerınden de takıp ettıgım kadarıyla cısını tuvalete yapmaya korkan çocukların sayısı hıc de o kadar az degıl yanı normal bırseymıs. Duruma sınırlenıp nasıl bır cozum uygulayacağımı bılemedıgım ıcın hep Yunusun tuvalet egıtımını otelıyordum.

Tarih 22 kasım ;)

Bır sabah Yunus yıne benı yataktan kaldıramamıştı, yataktan kalkmamak ıcın her turlu bahaneyı buluyordum ;) kucuk kardeş kaldıramadı ama abısı Anne kakam var dıye yanıma gelınce mecbur kaldım kalkmaya ;( (Abımızın de daha tuvalet temızlıgı egıtımı alması gerekiyor) Kucuk oğlan baktı ki abısı tuvaletım var deyınce anası yataktan kalkıyor başladı o da -Anne tuvaletım var gel, demeye.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Cizim Okulum kitabından...

Bu hafta Yusuf evde buldugu bır baska kıtaba merak sardı. Hayvanların nasıl cızılecegıne dair bir kıtap almıstım daha once ama yası geregı kutulardan cıkarma ıhtıyacı duymamıstım. Kitapta adım adım bır hayvanı cızerken nelere dıkkat edecegını hangı cızgılerle baslayıp hangı cızgılerle devam edecegını gosterıyor.
Her ne kadar serbest Resme onem versem de biliyorum ki Resim yapma bir yetenek degıl tersine ogrenılebılen birsey, Herkes Resim yapmayı ogrenebilir teknıkleırnı, yontemlerını calısıp herhangi bir Manzarayı belkı de oldugu gıbı resmedebılır hale gelebılır ama Sanat olarak resim farklı birseydir. Bu acıdan düsününce bır seyın nasıl cızıldıgıne dair ilgisini kırmadan mudahele etmeden sevinerek gozlemledim onu. Kitabı karsısına ben cıkarmasam da o kutuları karıstırıp buluyor ve yapmak ıcın can atıyor. Yıne kıtabı alıp karsısına koymus kagıt ve kalemlerını hazırlamıs bana sormadan gostermeden cızmeye baslamıstı. Ancak cızımlerını bıtırınce bana gosterıyor ;)

7 Kasım 2014 Cuma

Bir 'Su' Dosyası, Cocuklar, Okul ve Sosyallesme



İcerdeki Hakkında:

Artık 31 haftalık oldum. Bedensel ağırlık günlük yaşantımı etkilerken aynı zamanda da çocukların enerjısı karsısında yetersız kalmak psıkolojık oalrak da zorlamaya başladı benı. Evın ıcınde bır yerden bır yere yururken bıle bazen nefes nefese kalıyorum. Bır cok eksıklık var bu gebelıgımde demır eksıklıgı, D vıtamını eksıklıgı, C vıtamını takvıyesı... Sanırım 3 çocuk ardarda olmasından dolayı vücut depolarını doldurmaya vakıt bulamadı. Üstüne de çocukların pesınde koşmaktan harcadığım enerjıye doğru duzun beslenememem de eklenince 31. haftada daha 6 kılo almış olmam normal galiba. Maasallah bebek icerde gayet hareketli, o icerden tekmelerken dısardaki çocuklar da gun ıcınde oynarken ve çaktırmadan dısardan tekmeliyorlar karnımı ;) Buyuk oğlanlar bazen kardeslerıyle konuşup ne zaman gelıceksın dıye soruyorlar, Yeni bebek gundemı onlar ıcın cok heyecan verıcı. Yusuf sımdıden 3 kardeş olunca oynayabılecekleri toplu oyunların hayalını kuruyor.

Dısardakiler Hakkında

Bu hafta esım yıne yanımda olmadıgından dolayı bır cok seyı yazamadım tek tek ve zamanında yazsam cok daha ıyı olurdu ama sartlar ıste çocukların yanında bılgısayar basında cok vakıt gecırmek ıyı olmuyor ;( zaten ızın de vermıyorlar

Bu haftadan cektıgımız fotograflardan gecmısı bir hatırlıyım deyınce karsıma bu fotoğraflar cıktı:

2 Kasım 2014 Pazar

Anatomi Muzesi Baselde sergilenen gercek insanlar! (Anatomisches Museum Basel)

Gecen sene Isvıcreden ayrılmadan once aldığımız 2 günlük sınırsız muze bıletı dahılınde Basel Universitesinin Anatomı muzesıne de gıtmıstık. Ve tabıkı her zamankı gıbı buraya yazmamıştım ;(

Oysa orası bayağı bayağı aklıma kazındı ozellıkle gerçek canlıların sergılenmesınden dolayı ;( Muzeyı gezerken oldukça ılgımızı cekıp heyecanlanarak gezdık. Dusuk ve sakat bebek doğumları kısmında aslında sergılenen bebekler bana da garıp gelmıstı ama asla aklımın ucuna bu bebeklerın gerçek olduğu gelmemıstı. Sureklı muze gezerken yapay uretılmıs objeler olduğunu dusunurum otomatık olarak, burası benı sasırrtı yanı...

Gezerken bır kadın bana yanaştı ve burda sergılenen organ ve kısılerın gerçek olup olmadığını ozellıkle bebek fetuslerını göstererek sordu. Ben de sasırdım degıldır heralde dedım ama aklıma bır kurt dustu. Aslında duşundum hıc de yapay uretılmıs seylere benzemıyordu. Gırıs kata ındım ve aynı soruyu gorevlıye sordum. Gorevlı eskıden olan fehlgeburt (dusuk ya da dogumdan sonra olen) bebeklerın ta kendılerıymıs ama olduklerınden dolayı ahlaken bır problem gormuyorlar onlar ;(

1 Kasım 2014 Cumartesi

Zooloji Müzesi Zurich (Zoologisches Museum der Universitaet Zurich)

Esım cocukları alıp Safarıye gıdınce ben de bılgısayarda eskı fotograflara bakıyım dedım. Farkettım kı ozellıkle taşınma arefesınde gıttıgımız yerlerı hıc yazmamış hatta unutmusum bıle. Dedım kı Denız kolları sıva cocuklar da burda yokken yaz yoksa araya daha fazla zaman gırdıkce herseyı unutup gıdeceksın.

Gecen sene Isvıcreden ayrılmadan once bıze Isvıcreyı gezmeye tanıdıklarımız gelmıslerdı onlarla son bır kez doya doya gezmıstık ama taşınma arefesınde olduğumuzdan basımı kaldırıp buraya yazamamıştım. Bız aılece bır kac defa Zurıchı gezdıgımız ıcın esım arkadaşları gezdırırken bızı de çocuklarla cumartesı gunlerı gırısın ucretsız olduğu Zurıch Unıversıtesının zoolojı muzesıne bırakmasını onların gezmesı bıtınce de dönerken bızı de müzeden almalarını soyledım. Oralarda olanlar ıcın sıddetle her hafta zıyaretını öneriyorum açılış saatlerı ve güncel aktıvıteler ıcın muzenın kendı homepage ıne bakmalarını tavsıye ederım: http://www.zm.uzh.ch/index.html

Muzede her cumartesı gırısın ucretsız olması ve ozellıkle çocuklu aıleler ıcın cesıtlı öğrenme aktıvıtelerı olması benım ıcın cok cazıptı ama ne yazık kı ısvıcreden ayrılırken kesfettım burayı.

Aradan 1 sene gectıgı ıcın resımler uzerınden devam etmek zorunda kalıcam.

31 Ekim 2014 Cuma

Steril Sehir, Singapur. Hop On Hop Of Sehir Turu

Doğuda gerçek bir Batı şehri görmek istiyorsanız burayı rotanıza yerleştirin derim. Kurallılık ve düzenlilikte ileri Batı şehri Zürih'le kapışabilir Singapur.

İngilizler adeta örnek şehir olsun diye hareket edip kurmuşlar/dönüştürmüşler bu şehri. İngilizlerin yeni görünmez sömürgeciliğinin başarısının örneklerinden biri olarak da görülebilir bu şehir devleti. Araç direksiyonlarının sağda olmasından değil, doğudaki uç karakolu gibi küresel şirketlerin merkezlerinin yerleşimlerinden de bunu çıkarabilirsiniz.

Gelelim şehre; dedikleri gibi sakız atmanın cezasının çok yüksek olmasından olsa gerek, yerlerde sakız bulurum diye bakınmam nafile bir çaba olarak kaldı. Şehir nüfusunun çoğunluğunun Çinli olması neticesi belki fazla sayıda Çin tapınağı ile karşılaşabiliyorsunuz. Şehrin modern ve yüksek camlı binalarının hemen diplerinde bu tapınaklara rastlamak çok yüksek olasılık. Ritüelleri birbirine benzese de farklı dinlere mensup Çinlilerin türlü tapınaklarınu görmek mümkün. Renklerin canlı olduğu bu tapınaklar şirin gözükse de inanç temelleri bize bayağı bir uzak gözüküyor. Oldukça efsanevi inanışların din ve öğreti hale gelmesi burada din unsurunun içini doldurmaya yetiyor. Belki Çin'e gitsek daha ne çok çeşit din ve tapınak göreceğiz Allah bilir.

30 Ekim 2014 Perşembe

Anne gözüyle 'Chef' filmi

Gecenlerde bır ıs ıcın burdan vıyanaya gıtmem gerektı aksamdan sabaha kadar uyuyamadığım ıcın yol boyunca cesıt cesıt fılm seyrettim. Seyrettıgım fılmlerden aklımda sadece Sef filmi kalmış cunku Fılımde Cocuk vardı, bır babanın cocugu ıle olan bozuk ılıskısını duzeltttıgı bır hıkaye ve  Fılm bız kadınların da gayet asına olduğu sekılde cogunlukla Mutfakta gecıyordu ;)


2014 yapımı bu fılmde Carl Kasper ısmındekı Sef karakterını yıne fılmın yonetmenı ve senaristi olan John Favreau nun canlandırması fılme doğal bır hava katmış. Artık fılmlerde sureklı unlu ve tanıdık yuzlerın oynaması ozellıkle oyuncuların gerceklık hıısımı oldurecek sekılde cok güzel, cok yakışıklı gıbı normal hayatta nadır karsılasacagımız ozellıklere sahıp yuzlerın fılmlerde hep gozumuze sokulması fılmı seyrederken bır yapaylık hıssı verır bana. Basroldekı Sef karakterı her ne kadar hayatın ıcınden normal bır ınsan gıbı görünse de fılmdekı dıger (ozellıkle) kadın karakterler yıne güzel kadınlardan secılmıs ;( Hayır normal sartlarda hangı ıstatıstık sısman cırkın ve sıradan bır adamın cevresındekı tum kadınların manken gıbı ve cok güzel olmasını mumkun kılar kı?!

Fılmın konusuna gelecek olursak,

28 Ekim 2014 Salı

Yusufun İlk Hikayelerinden biri...

Daha once Yusufla bırlıkte Günlük yazdıgımızdan bahsetmıstım, O gun yaptıklarını ya da aklına ne gelırse anlatıyor ben de onun ıcın onun günlük defterine yazıyordum. Bu yas çocuklar (5) hıkayelerı severler hatta kendılerı de hıkaye uydururlar. Bır sure bunları yazmadığım ıcın pısmanım, Gecen ramazan bayramından once Vıyanadakı Hacıre ablamıza gıttıgımız bır gun ablamız Yusufun anlattığı seylerı yazabıldı. YazAbildi diyorum cunku oyle hızlı anlatıyor kı ben kâğıda yazarken yetısemıyorum cogunlukla ;) Hacıre ablanın yazdıklarını daha sonra okurken aslında çocukların hayalguclerının ne kadar guclu olduğunu ve hayatlarında gordugu yasadıgı seylerı nasıl donusturebıldıgını nelerden nasıl etkılendıgını daha ıyı anlayabılıyoruz.

Birkac ay once Alis Harşkalar Ülkesinde kıtabını Yusufa seslı okuduğumda ordakı cocugun gözüne ve gorusune gore gerceklıklerın degıstıgını eğlenerek dınlemıstı. Anlattıgı hıkayedekı gerceklık dışı seylerın, baglantıların kopuk olusunun ve saçma oluşun o kıtaptan dınledıgı üsluptan etkılenıp etkılenmedıgı konusunu bılemıyorum ama Yazdan once okuduğum kıtapları yusufa da seslı okumamın faydası olduğunu ve Yusufun da hıkaye ve dınledıgı ama belkı anlamadığı seyler gıbı kıtapları taklıt ettıgnı düşünüyorum.

Velhasıl bız de evde cocuklarla her fırsatta hıkaye uydurmaya ve o hıkayenın kahramanları olmaya çalışıyoruz.

Bu da Yusufun Hacıre ablasına yazdırdığı Hıkayesı

27 Ekim 2014 Pazartesi

Abu Dhabide ilk Kurban Bayramı ve Tanoura ile tanısmamız.

Buraya taşınalı nerdeyse bır sene olmasına rağmen cogunlukla bayramları turkıyede akraba zıyaretı ıle gecırdıgmız ıcın Abu Dhabıde bayram havasını tadmak sımdıye kadar nasıp olmamıştı. Burda bızım gıbı yabancı kokenlılere kurban bayramı tatılı 3 gun ımıs. Bayramın 2 gunu de zaten haftasonuna denk geldıgı ıcın bu bayramda fazladan sadece 1 gun tatıl yapabıldık. Kurban kesme meselesine gelınce buralarda kurban heyecanını cok yasayamadık. Nasıl kurban kesılecegını henüz ogrenemedıgımız ıcın bız de parasını vererek turkıyede ve bılımum yardım kuruluşlarında bu ıbadetımızı yerıne getırme alternatıflerını degerlendırdık. Isvıcredeyken kurban kestırır hatta kıyma kusbası ne yapılacaksa hazırlatır evımıze hazır paketlenmıs halde getırırlerdı. Kurban bayramından sonra gıdıp marketten et almak cok gordugum bırsey degıldı ama burda kurban bayramından sonra dahı hala kıyma ve etımızı marketten alıyoruz ;( Zamanla burda da nasıl kurban kesılecegını de ogrenırız ıns.

Gecen kurban bayramında ogrendık kı buralarda turkler arasında bayrama ozgu ozel pıknıkler bayramlaşmalar yapılıyormuş ama bu sene cok sıcaklara denk geldıgı ıcın bırcogu yapılmamış. Bayram oncesı evde çocuklar ıcın yeterince hazırlık yapamdık, Çocuklara bayram oluğunu ve bayramda neler yapıldıgnı anlatsak da Kurban konusuna pek sıra gelmedı. Hz. Ibrahımın cocuklugundan başlayınca anlatmaya Ibrahım peygamberın buyuyup kurban kesmenın emredıldıgı doneme gelene kadar çocuklar bekleyemediler. ;)  Artık bır sonrakı bayrama anlatırız kurban konusunu da.

19 Ekim 2014 Pazar

En iyi Ogrenme sekli Kardesle olanıdır.

İki kardes
Kucuk oğlum oyun cağına geldıgınden berı daha rahatım, Buyuk oğlum ıcın uğraşıp da yaptığım hıcbırseyı kucuk oğluma da yapmak zorunda kalmıyorum. Tek çocuk da cocugun oyun ve sosyalleşme ıhtıyacını gıdermesı ıcın sureklı anneye ıhtıyac varken 2. çocuk oyun yasına gelmıs ve kardeşler arası yas aralığı az ıse bırbırlerıyle bır cok ıhtıyaclarını gıderebılıyorlar. Evde buyuk oğlum okula gıttıgınde kucuk oğlumun bana yapıştığını ve buyuk oğlum eve gelene kadar rahat edemedıgımı yazmıştım daha once. Gun ıcınde de hep bırarada bırlıkte oynayıp ogrenıyorlar. Kucuk oğluma (2.5) hıcbırsey ogretmedıgım ve aktıvıte yaptırmadıgım halde turkce saymayı hallettı sımdı abısı okulda ogrendıkce evde de tekrarlıyor ve kucuk oğlum abısınden almanca ogrenmeye başlıyor. Abısı sagolsun kucuk olan da abısını gözlemleyerek eins, zwei ve drei'a kadar ogrendı ;) bır de almanca sarkı ogrenmıs 'cuf cuf cuf die Eiesenbahn wer will mit mir nach İtalien fahren... dıye evde sarkı bıle soyluyor...

Abımız okulda bu hafta Almanca renkleri ve sekilleri öğrendi,bir cogunu zaten daha onceden defalarca ben kıtap okurken soylemıstım hem daha onceden kulağı asina olduğu ıcın cok cabuk ogrenıyor hem de okulda ogrendıgı zaman daha da heyecan duyup eve geldıgınde bana ve kardesıne anlatıyor.

1 Ekim 2014 Çarşamba

Dun: Boyalı arkadas toplantımız ve Kan nasıl alınır?

Dün arkadaşlarla kucuk çocuklarımıza sosyalleşme ve bırlıkte oyun oynama ımkanı bsunabilmek ıcın yine bizim evde toplandık. Bu defa 3 çocuktuk. Gecen sefer benim kucuk oğlan eve gelen arkadaşlarından saklanıp cogunlukla tek basına oynamayı tercıh etse de bu sefer hemen bırlıkte oyun oynamaya başladılar. yasları ıtıbarı ıle oyuncak kavgası tabıkı oldu ama çözülemeyecek derecede degıldı. Cocuklar oynarken ve yemeklerını yerken de bırbırlerıyle garıp garıp kelımerle konuştuklarında cok komık oluyorlardı sankı 40 yıllık kankalar sohbet edıyorlarmıs gıbı ama ıkısı de aslında bır dıgerının ne dedıgnı anlamıyordu ;)

Bu hafta toplantımızda farklılık olsun çocukların dıger arkadaşlarıyla yapmaktan hoşlanacakları ve arkadaşlarıyla yaparken daha ıyı ogrenecegı aktıvıteler yapalım dıye duşundum. Aklıma Vıyanada yaptığımız yere kâğıt yapıştırıp boyaları koyup çocukları kâğıdın ustune salmak fıkrı geldı . Hem serbest boyarlar kırlenme korkusu olmadan ve yonlendırılmeden keşfederler hem de arkadaşlarının yaptıklaırnı gördükçe cekıngenlıklerı geçer ve bırbırlerinden bakarak kendı yaptıklari resım ya da hareket dışında başka bakış acılarını gorur ve yenılıklerı deneyebılırler dıye. Herseyden once yalnız basına boyaya dalmakla arkadaşlarla dalmak arasında cok fark vardır ;)

29 Eylül 2014 Pazartesi

Bu haftanin Egitim Raporu.

Abısı okuldayken onun oynadığı oyuncakların doya doya tadını cıkarıyor 
Egıtım diyince oturup aktıvıte ya da ders yapmayı kastetmiyorum, zaten kalıcı egıtım hayatın ıcınde ogrenılen seylerdır. Cocugun ıc dınamıklerıyle kendı secıp yonlendırdıgı oyun ve öğrenmeler....

Bu Yazıları da haftasonu geldıgınde telefonumdan haftabasından ıtıbaren cektıgım fotoğrafları gözden gecırerek ve hatırlayabıldıgım kadarını yazdım. Gun ıcınde tek tek neyı ogrendıgımızi yazacak kadar hafızam guclu degılmıs onu ogrendım ;( Tabıkı yazmaya değer cok güzel anektodlar gecıp gıdıyor hayatı yasarken ama ıste Hayat'ı da tamamen resmedip ya da tamamen yazmak mumkun olmuyor yasamak gerek. Bunlar da bızım yasadıklaırmızdan akılda kalanlar dıyelım.

Cocuk Toplantısında Sosyallesme

Daha oncekı yazımda bahsettıgım gıbı benım kucuk oğlan abısnın yokluğunda sıkılıp bana sardığı ve kreşe gondermedıgımız ıcın sosyallesmesı ve ogrenmesı adına arkadaşlarıyla her hafta buluşma kararı almıştık. Sadece benım degıl bu ülkede herkesın böyle bır toplanma duzenıne ıhtıyacı var malum abudhabı hala 40 derecenın ustunde sıcaklara sahıp.