19 Temmuz 2019 Cuma

Hz. Muhammed - Tolstoy


Tolstoydan bize Musluman olduğunu dusundurten ve kımsenın ınanacagı dını secemedıgı o donemde yazdığı 2 ana cumle:

'Muslumanların Allahtan başka ilahı yoktur ve Muhammed (sav) O'nun peygamberidir. Burada hiçbir Muamma ve Sır yoktur.'

'Benim ıcın Muhammedilik, Hac'a tapmaktan mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eger insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı basında olan her bir insan süphe ve tereddüt etmeden Muhammediligi; Tek Allahı ve O'nun Peygamberini kabul ederdi.'

Karen Armstrong'un Hz. Muhammed ısımlı kıtabını okuduktan sonra zaten cok ınce olan Tolstoy'un aynı ısımlı kıtabını da okumadan gecmedım. Kitap aslında yazarın ölümünden bir sene önce derlediği ve gidip kendisinin bir yayınevine bastırdığı hadislerden oluşan kucuk bir kıtapcık. Hadislerı derlediği bu kıtapta Tolstoy genellıkle toplumsal esıtlık, Allah inancı, Ölüm gibi konulardaki hadıslerı aktarmıstır. Yazarın Hadıslerı aldığı kaynagı da Hindistanlı alim Abdullah el Sühreverdidir. Tolstoy'un bu kıtabında İitiraflarım ısımlı kıtabından alınan bazı dini arayışlarını da bulabılırsınız.

Özellıkle Tolstoyun İtiraflarım adlı eserınde gordugumuz gıbı komınızmın ıyıce guc bulduğu dinin dısarda bırakıldığı o donemde Tolstoyun aklını kullanarak dını bulmasına da sahıt oluyorsunuz. Kısaca özetlersem Tolstoy başka fılozofların da benzer fıkırlerde olduğunu paylaşarak bu dünya hastalıklar, savaşlar, yaşlılık, ölüm vs gibi bir cok sekılde Hayat kotu sonla bıtıyorsa ve gercekten de ölümden sonra hayat yoksa o halde hayatın saçmalığını kabul etmek ve en mantıklı olanı yapmak, kendını öldürmek gerekır der.


'Ya henüz bilmediğim birsey varsa! Cehallete iste aynen böyle calısır. Cehalet hep aynı seyi söyler ve eger bilmediği birsey karsısına çıkarsa onun saçma olduğunu söyler.'

Ama insanoğlunun gunumuze kadar süregelen seruvenı ıcınde insanları ayakta tutan onları mutlu eden kendi bilmedigi bir seyler olduğunu, kollektıf bilicimize islemis bir hakikat olduğunu gorur. Bunu bulmak ıcın ınsanları gözlemler, tefekkür halıne burunur. Akıl yolu ile düşündükçe geldıgı yolun bır yerınde artık ılerleyebılmek ıcın Akıl yontemınden başka yönlere sapması gerektıgını anlar. Dönemın Akıl tanımı ıcınde Inancı tamamen reddetmesı gerekır ama bu Tolstoya hakıkat olarak görünmez.

'Ya benim akla yatkın dedıgım sey benim dusundugum kadar akla yatkın degıldi, ya da bana saçma görünen sey dusundugum kadar saçma degıldı..... Yasamın anlamını kavramak ıcın kendimi aklıdan kurtarmalıyım yani bu anlam olmadan varolamayan akıldan...'

Yazar bu sekılde İnanca ulaşır yalnz Hırtıyanlıgı kabul edemiyorum der:

'Daha sonraları Hırıstıyanlıkta bulduğum gercegı, yani insanların ışıktan cok karanlığı sevdıgını, karanlık ıslerle uğraşanların ışıktan nefret ettıklerını, ve yaptıkları ıslerın aydınlığa çıkmasından korktukları ıcın de ısıga doğru ilerlemediklerini kavradım.'

Özellıkle bu noktada yazar mektuplarından da gordugumuz üzere dinler arasında bır araştırma yaparken Budizm, Hınduızm gıbı cok daha eskı dınlerın gunumuze gelene kadar cok fazla bozulup degıstıgını ve ıcınde ılahı olmayan seylerın ılahı mesajlardan daha cok hale geldıgını, zaman cızelgesı ıcınde gunumuze yaklaştıkça Yahudiligin hırıstıyanlıktan, hırıstıyanlıgın da ıslamdan daha cok bozulduğunu ve nıhayetınde gunumze gelmıs bozulmanın en az olduğu dının ise en son dın olan Islam olduğunu söyler.

İste bu noktada Azerbeycan bolgesınde carlıktan zar zor ızın kopararak musluman bır adamla evlenen Hırıstıyan ve koklu bır aıleden gelen bır kadının Tolstoya yazdığı bır mektupta çocuklarının hangı dıne gırmelerını tavsıye ettıgını sorduğu kısma gelırız. Tolstoy hıc suphe bıle etmeden cevabında Islamın Hırıstıyanlıktan daha ustun olduğunu yazar ve çocukların dınlerı de kımlıkte Islam olarak degıstırılır.

O donemde Tolstoy Rus halkı arasında bır nevı ılahı bır varlık gıbı degerlı goruluyordu. O bırsey dedıgı zaman toplumun bunu sorgusuz kabul etme gıbı bır egılımı vardı. İs böyle olunca ölmeden 1 sene once mektuplarında ıslamı övmesı, aıle dostları ıle sohbetlerınde İslam uzere konuşması ve ısın sonunda erişebildiği kaynaklar dahılınde bulduğu hadıslerı derleyip Bolsevık gücüne karsı durarak hadıslerı yayınevine kendı cabası ıle yayımlatması, bu kıtapcıgı bastırdıktan 1 sene sonra da karısına bır mektup bırakarak İstanbul üzerinden Bulgarıstana giderken yolda ölmesi....

Olayları ardarda sıraladığınızda mantıken Tolstoyun Manevi arayışları dahılınde İslamı dınler arasında en ustunu olarak gordugu ıcın bu dını daha ıyı öğrenmek ya da özgürce kendını ifade edebilmek ıcın islama izin vermeyen carlık Rusyasının zayıflayıp sadece islam degıl tüm dınlerı yasaklayan Komınızmın parladığı o donemın Rusyasından çıkıp başka bir coğrafyaya kaçmaya calıstıgını görmek cok da zor degıldır. Belkı de Tolstoyun Musluman olması Rus halkı arasında dınsızlıgı temel olarak koyan Komınızmın hıc ısıne gelmeyecektı ve olaya mudahele ettı.... Keza Tolstoyun bastırdığı hadısler kıtabı da Rusyada yasaklanmış ancak 1970 lere kadar, yani Tolstoyla mektuplaşan aılenın mekupları Rusyadakı Tolstoy muzesıne verene kadar Hadısler kıtabı unutulmuştur.

Tolstoy musluman oldu mu olmadı mı bılemyoruz, belkı de yazar musluman olmadan bu rısaleyi yazdıktan 1 sene sonra karısına bır mektup bırakarak burjuva hayatını terketmıs ve İslamı daha ıyı öğrenmek ıcın İstanbula doğru yola cıkmıstı ve hakıkaten yolda eceliyle öldü. Ama Bolsevık Rusyayı dusundugumuzde hele de halkın Ateistlige mecbur bırakıldığı bır donemde, komınızmın vaadettigi toplumsal esıtlıgı daha mükemmel halıyle sunan Islamın halk arasında ıltıfat gormesının ve İslamın ögrenılmesının komunıst Rusyaya yapacağı zararı da dusundugumuzde ınsan ıster ıstemez farklı düşünüyor.

 

4 yorum:

  1. Merak ettiğim kitaplardan bir tanesi, okumak henüz nasip olmadı ama bakalım. Emeğine sağlık güzel bir yorum olmus

    YanıtlaSil
  2. Okuduğum kitapların yazarlarının hayat hikayeleri ile yakından ilgilenirim. Bir tolstoy okumasından önce en azından son yılları hakkında bir iki şey öğrenmek için faydalı bir kitap. Maalesef günümüzdeki delirmiş medyanın inatla islama karşı çalıştığının da bir göstergesi daha. Rusyada bizim diyanet işleri başkanlığına tekabül eden mevkide girev yapan kişi polosin müslüman oluyor ama bu haber değeri taşımıyor. Duşünsenize bizim DIB başkanı din değiştirse nasıl sansasyon olurdu.... roger garaudy müslüman olana kadar onunla röportaj yapmak için kapısında yatanlar müslüman olduktan sonra öyle bir adam hiç yaşamamış gibi davranıyorlar. Örnekler çoğaltılabilir.... gunumuzde bile tablo bu ise tolstoy bolşevik dönemde müslüman olduysa eğer pek de rahat bir hayat onu bekliyor diyemez kimse

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir inceleme olmuş. teşekkürler.

    YanıtlaSil

Yorumlariniz icin