27 Temmuz 2018 Cuma

Kemal Sunal Fenomeni - Osman Özsoy

Son zamanlarda çocuklarla Kemal Sunal fılmlerı seyrettıgımızı yazmıştım daha önce. Madem seyrediyoruz biraz da okuyalım dedim ve evde buldugum bu kıtabı okumaya başladım.

Osman Özsoy'un Kemal Sunal Fenomeni isimli kitabını yeni bitirdim. Emege saygısızlık etmek ıstemem ama 2000 yılında ölen Kemal Sunal hakkındaki bu kitap 2 sene sonra cıkmıs ve belkı de Kemal Sunalın ölümünün popüleritesi geçmeden yetiştirilmeye calısıldıgı ıcın olsa gerek içerik olarak baktığımda 240 sayfalık kıtabın ıcınden tas çatlasa 100 sayfalık ıcerık ancak çıkar diyebilirim. O kadar cok tekrar tekrar ve aynı seyleri kopyalamışlar ki okurken sinirlerim bozuldu. Son sayfalarını cok hızlı okudugmu farkeden oğlum Yusuf (9) -Aaaa Anne ne cabuk bitirdin diye sasırınca ben de ona -Okurken düşünmek zorunda kalmadığım ıcın hızlı ılerlıyor keza hep aynı seylerı tekrarlamışlar dedim. 

Kıtabın alel acele yazıldığını düşündüren bir diğer sey ise kitapta doğru duzgun Kemal Sunal hakkında extra bır calısma yapılmamış olması ıdı. Kıtap Kemal sunalın yaptığı bır soylesıyı, yazdığı Tez'i ve cesıtlı donemler cesıtlı ünlülerin Sunal hakkında soyledıklerını baz alarak yazılmış. Kemal sunal hakkında bir İstatistik yapılmamış, Fılmlerı hakkında soyle dıse dokunur degerlendırmeler yapılmamış, o yapılmamış , bu yapılmamış.... Biraz daha üstünde calısıp güzel bır kaynak eser cıkarabılecekken, Sunalın ölümünün üstünden cok vakit geçmeden kıtabı pıyasaya çıkartıp satmak ve para kazanmak oncelenınce bu konunun ziyan edilmiş olduğunu düşünüyorum.

Kitabın içeriğine gelecek olursak bence kıtaptakı en dişe dokunur ve okurken en keyıf aldığım bolum 'Dünya ve Türkiye'de Sinema' başlıklı Giris bölümüydü. Giris bolumunden bır sayfayı paylaşmak ıstıyorum.
Bu kitabı okurken mesela ABD de filmlerde kullanılmak üzere film karakteri sponsorluğu gibi bir iş kolu olduğunu öğrendim. Müşteri gelip şu konuda halkın böyle düşünmesini istiyoruz diyorlar şirket de bir film karakteri ile bunu çaktırmadan halka işliyor. Buyrun bu işi yapan kişinin kendi cümleleri ile nedir bu is görelim:

İş adamı Üzeyr Garih in Paris’ten Amerika’ya gittiği bir uçak yolculuğunda bussines class da yanında oturan bir iş adamı ile sohbeti sırasında is adamına bu kadar yüksek gelirli bir ise sahipsiniz de siz tam olarak ne is yapıyorsunuz diye sorar. Amerikalı is adamı da söyle cevap verir:


Sinema ve dizi filmlerden, çizgifilm ve çizgiroman karakterlerinden bir cogunu sayarak
-Bunları tanıyor musunuz? diye sorar İs adamı.
Üzeyr Garih de -Evet Tabiki tanıyorum, der.
Bunun üzerine Amerikalı is adamı da
-İste biz onların sponsoruyuz. der.
Üzeyr Garih anlayamaz ve -Nasıl Yani? diye sorar.
Amerikalı işadamı devam eder:
-Bize kişiler, Sirket ve ya diğer sosyal kuruluşlar müracaat ederler ki; 'Falanca konuda izleyiciye mesaj vermek ve kamuoyu oluşturmak istiyoruz.' Bizler de onların taleplerine cevap veririz. Biz bunun için ya yeni bir Film senaryosu yazdırırız ya da devam eden bir dizi veya film içinde yeni bir Rol bulur, o rol vasıtası ile bizden istenen mesajı kamuoyuna ulaştırmaya çalışırız.'

Bunu okuduktan sonra Özal zamanında Amerikan devlet başkanının bızzat gelıp Türkiyenın Holywood filmlerine uygulanan kotanın kaldırılması ıcın neden ugrastıgını, Walt Disney batarken Amerikan devletının neden o film sirketini büyük paralar harcayarak kurtardığını vs..cok daha iyi anlamaya başladım. Amerikan devleti Sinemayı tüm dünyada ki insanların her konuda kendi istekleri dogrultusunda düşünmelerini sağlamak amacı ıle kullanmaktadır. İste burda sunu da atlamamak gerekir ki hem geçmişte hem de günümüzde diğer ülkelerin film ve dizi sektöründe farklı sirketler aracılığı ıle aynı sekılde halkı yonlendırme ısı yapılmış ve hala da devam etmektedir. Sahsen Kemal Sunal fılmlerınde de genel olarak da tüm Yesilcam fılmlerınde bazı batı degerlerını yüceltirken bize ait bir cok değer ve tiplemeler de kötü gosterılmek sureti ile halkın gözünde bir bilinçaltı calısması uygulanmıştır. Bu anlamda Sinema sektörü cok büyük ve güçlü bir Silah iken tarihin hiçbir zamannda da masum olmamıştır.

Gelelim 'Kemal Sunal Fenomeni' isimli kitabın Kemal Sunal ile ilgili soyledıklerı seylere: Herseyden once Kemal Sunal fakır bır aileden geldiği halde (yani filmlerinde elestırılen elit kesimden olmadığı halde) lise zamanında oynadığı bir Tiyatro oyunu sırasında kesfedılmıs. İlk filmleri yan rollerden oluşsa da zamanla halk nezdınde tutunca başrol filmlerini çekmeye başlamış. Sahsi gorusum Kemal Sunal bir süre bedensel Avantajını kullanmış (gülünce kulaklara kadar ulasan geniş bir ağız, sırıtan uzun boy vs..) Ama bedensel avantaj onu bır yere kadar goturmus olsa da zamanla kendini geliştirerek halkın kendınden biri olarak görecegı bır karaktere burunmustur.

 
Bence Kemal Sunalın en stratejik hamlesı hayatı boyunca ne kendısını ne de ailesini magazine meze etmemiş olması ıdı. Oyunculuk sektörü doğası geregı islam dinini hayatında yasatmak ısteyenlerın ilerleyebilecegı bir sektör değil, bunu kimse inkar edemez. Bu nedenle özellikle yesılcam oyuncuları genelde dindar olmayan kesımın ya d abaska dınlerdne olanların cogunlukla bulunduğu bir sektör olmuş. Kemal Sunal da her ne kadar sol goruslu olsa da 1. derecede yakınlarına bile bu durumu çaktırmamaya calısmıs. Yakınlarının Kemal Sunalın imalarından hareketle tahmın ettıgı sol sıyası cızgıye yakın oluşu hıc bır zaman toplumun dıger kesımını dıslamsına neden olmamış. Tersıne Kemal Sunal her ne kadar siyasetle ılgılenen cok cıddı bır ınsan olsa da ozellıkle siyası cızgisini bellı etmemek ıcın cok ugrasmıs. Cogumuz Kemal Sunalın aılesını O öldükten sonra tanıdık mesela. Hıcbır zaman Magazıne cıkmadıgı gıbı röportaj da vermezdı. Kendı deyımı ıle yenı nesıl oyunculara 'Oyunculuk ve Ünlü olmak Magazıne cok çıkmakla, TV de cok görünmekle alakalı degıldır' mesajını vermek ıstıyormus.

Sunalın gençlere bir diğer meseajı da 'Okumanın yası yok ülkenin okuyan bir nesle ihtiyacı var' mesajıdır. Bu Mesajı vermek ıcın 50 yasından sonra kalkıp 'Türk Sinemasında Kemal Sunal Güldürüsü' isimli yüksek lisans tezini yazmıştır. Yani kendisi hakkında tez yazan ilk kişi olmuştur herhalde ;)

Son olarak da Kitapta Kemal Sunal filmlerini yıllarca üstüste seyrettiğimiz halde neden hala keyif alarak seyretmeye devam edıyoruz sorusunu soran yazar, Toplumun son 30 senedır ıcınde bulunduğu ekonomik ve ahlaki çöküntüye Kemal Sunal karakterinin ayna olmasını neden olarak gosterır. Kemal Sunal kendısı 'İktidarlar benım sayemde ayakta kalıyorlar, gecekonduda oturanlar, dısarda her gün zorluklar ıcınde aksam eve gelmıs biri patlamıyorsa benım fılmlerın sayesındedır. Benım fılmlerım bir cesit Emniyet sibobu görevi görüyor' der.

Son Fılmi Propaganda ile oyunculuğunda zırve yapan Kemal Sunal, Balalayka ısımlı başka bır ciddi proje ıcın Batuma giderken Ucak daha kalkmadan uçakta Kalp krizi geçirerek ölür. Kemal Sunal hayatı boyunca uçak korkusu olduğu ıcın Ucaga bınmemıstır ama yıne bir uçakta hayata veda etmıstır. Benım Cocukların da Kemal Sunal hakkında en cok ılgılerini ceken bu ayrıntı oldu galıba.

Daha fazla ayrıntıya gırmeden yazıyı bitiriyim. 240 sayfalık bu kıtabın yaklaşık 100 sayfalık bir içeriğinin okunmasını tavsiye etsem de okurken yaklaşık 100 sayfalık gereksiz yere tekrarlanmış aynı cümleler olduğunu da unutmayın ki benim gibi okurken sinirlenmeyin..

İyi okumalar...



2 yorum:

  1. Çok sinir bozucu gerçekten, değerli bir sinema oyuncusuna biçilen değer bu olmamalıydı, bende severim ama mesela birçok filminde zenci rolünü hizmetçi oynamıştır bu olay beni çok üzer. Onlar da birçok kez kullanmıştır

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Filmler ve diziler yani genel olarak görsel medya insanların bilinçaltını istenen şekilde dizayn etmek içln finanse ediliyorlar. Her alanda Bilinçli tüketici olmak cok önemli

      Sil

Yorumlariniz icin