12 Temmuz 2018 Perşembe

Endülüs Cagırıyor - Mehmet Sılay

Yaklasık bir sene once Endülüs Temalı bir kac kitap aldım. Okumaya da evde bulunan İslamiyat isimli derginin Endülüs Sayısı ile başladım. O dergiyi okumam yaklaşık 1 sene sürdü cunku ıcınde gerçekten dolu dolu bir düzine bilimsel Makale bulunuyordu. Hepsını sındıre sındıre ve notlar alarak okudum. İslamiyat dergisi bitince artık satın aldığım diğer Endülüs Temalı kıtaplara baslayabılırım dıye duşundum. En sevmedıgım seylerden bırı para verdıgım bır kıtabı okuyamadan oyle rafta durmasıdır. O kıtaplar rafda durdukça ben rahatsız oluyordum.

Velhasıl İslamiyat gibi agır bir dergiden sonra biraz daha okuması kolay olur dıye düşünerek Mehmet Sınay'ın yazdığı Endülüs Cagırıyor isimli kitabı sectım. Gercekten de bu kıtap daha cok gezi notları esliginde yazılmış denemeler ve günlükler gıbı olduğu ıcın daha kısa surede okuyabıldım. Mehmet Sılay eskı 20. dönem milletvekillerinden olan bir Doktor. Kıtabının dılı günlük havasında yazılmış ama burda asıl Yayınevını elestırmek ıstıyorum. Kitabı okurken bir cok yerde sınırlendım cunku yaklaşık 250 sayfalık kıtapta bazı konular defalarca farklı cümlelerle tekrarlanmış. Zannedersem yazar gunluklerını toparlarken tekrar eden bolumlerı olduğu gıbı yayınevine vermıs, yayın evı de bu durumu düzeltmeden baskıya vermıs olsa gerek. Defalarca tekrar edılen tarıhı bılgılerın su acıdan faydası oldu kı; sınır bozucu bır sekılde tekrar tekrar aynı seyı okudukça sık unuttuğum bazı ayrıntılar da aklımda kalmaya başladı. Vardır her ıste bır hayır deyıp
Kıtabın ıcerıgıne gecelım:


Musa bin Nusayr’ın azadlı kolesı olan Tarık bin Zıyadın cihad ruhu ile gümbür gümbür girdiği Endülüs topraklarından daha sonra Irk-Mezhep-Asiret gibi nedenlerle Endülüs Emevilerinden sonra yüzlerce farklı beylıge bolunmelerı ve bu beylıklerın de teker teker Muslumanları o topraklardan atmaya yemın etmıs Hırıstıyan ordulara yardım ederek birbirlerini yoketmelerını yazar uzun uzun ve tekrar tekrar anlatmış. En kısa olarak bu bırbırını yeme meselesının son damlası olan olayı yazıyım sız ne demek ıstedıgımı anlayın:

Endülüsde kalan son beylık olan Nasiriler her sene Hırıstıyan orduların kustmasına maruz kalırdı. Her sene de Cebeli Tarık Bogazında konuşlanmış Meridi Hanedanından yardım ıster ve Merınedlerın de yardımı ıle Hırıstıyan kuşatması kısa surelıgıne kovuşturulmuş olurdu. Gel zaman gıt zaman Merıned ve Nasırı hanedanlarının arası bozulur ve Nasırıler Hırıstıyanlarla anlasarak ve hırıstıyanlara yardım ederek merınıdlerı endulusten Magrıbe kovalarlar. Bu sayede Hırıstıyan ordular Cebelı Tarık gıbı askerı oneme haız olan bır boğazı ele gecırmıs olur. Daha sonra Hırıstıyanlar, Merınedlerı bırlıkte ekarte ettıklerı eskı ortağı Nasırılerı tekrar kuşattıklarında Nasırı hanedanı artık kendısıne yardım edecek bir Merined hanedanı bulamaz o topraklarda... Iste bu hikayede bildiğiniz kendı bındıgı dalı kesme olayı var ya ıste sız bunu tum Endülüs Tarıhıne yayın ve Endulusun tam da bu nedenle yok olduğunu bilin...

Özellikle Feslefe ve Bilim alanında hayranlık duyarak başladığım Endülüs okumalarıma Siyasi Tarıh alanı girince her gecen gun daha da sinirleniyorum biz muslumanların mezhep-ırk-aşiret-kardeş kavgaları ile kendi kendimizi bitirmemize. Endülüs aslında sımdıkı dünya muslumanlarının Ziplenerek bir coğrafyaya sıkıştırılmış hıkayesı diyebiliriz. Endülüs siyasi tarihini okuyun simdiki musluman dünyasının ıcınde bulunduğu gafletı gorun...

Oysa Bilim ve Felsefede hatta Birlikte Yasama kulturunde zırve olmuş bır medenıyettır Endülüs. Papaz ve kralların oğullarının bile Musluman Medreselerde okutulduğu, İspanyol ve hatta Hırıstıyan genclerın Musluman gıyım kuşamına ve Arap diline ozendıgı, her türlü tartışma ortamının serbest olduğu bir yerdı Endülüs. İlk katarakt amelıyatı yapan ve Gözlügü bulan Müslüman Doktor Muhammed GAFAKİ nin soy isminden türeyen İspanyolca GAFAS (gözlük) kelımesı gibi binlerce Arapca kelime girmiş İspanyolcaya.

Özellikle Endülüsteki Müslüman Alimlerin etkisi sadece Endülüsü değil tüm avrupayı ihya etmıs. Soyle ki; Tarık bın Zıyadın baskent olarak belırlemıs oluğu ve Mıuslumanların kardeş kavgaları ıle ılk kaybettıklerı yer olan Tuleytulada Hırıstıyanlar tarafından Tuleytula Tercume okulu kurulur. Burda Arapca yazılmış tum kitaplar harıl harıl kendı dillerine cevrılmeye baslar. Yalnız cevırdıklerı kıtapların yazarları karartılır, yani bilgiyi alıp kaynağı yok ederler... Daha sonraları da 1492 de son kale Granada da anlaşma yolu ıle hıc savaşmadan Hırıstıyanlara teslım edılınce bulabıldıklerı tum Arapca kıtaplar Bib Rambla meydanında yakılır. Iste Dunyayı bin yıl geriye götüren bu kıtap yakma eylemınden sadece Tuleytula tercüme okulunun cevırdıgı kıtaplar kurtulmuştur ama onlar da daha sonra Akademık hırsızlık yapan Hırıstıyanların ısımlerı ıle dünyaya yenı buluşlarmış gıbı satılacaktır. İste Rönesans aydınlanması dedıgımız donemın kaynakları akademik hırsızlık ıle avrupaya taşınan bu Endülüs medeniyetidir.

Endülüs düştükten sonra Hırıstıyan Halk hiçbir Halttan anlamadıkları ıcın kralıce Isabel bır süre Muslumanların islerine karışamamış. Munferıd cinayetlerler ve bazı kısıtlamalara karsı Musluman halk ayakta durmayı basarsa da 1560 larda artık yapılan kısıtlamalar enduluste kalan ve muslumanlıgını gızlı yasamak zorunda olan Moriskaların canına yetmıs. O donem cok cetın isyanlar cıksa da maalesef Musluman halk Hırıstıyan ordularına karsı yenık düşmüşler. Müslümanlar
once Fatıh sultan Mehmed den yardım ısteseler de Fatıhın omru Enduluse yurumesıne yetmeyince daha sonra oglu Beyazıd dan yardım ıstemısler. Ama maalesef Beyazıd da kardeş kavgası ıle meşgulmüş o donem. Kardesı Cem sultan ve Iran tarfından çıkan ısyanlar derken Beyazıd da sadece Barbaros Hayrettın Pasa ve Kemal Pasayı Endulusde son kalan morıskaların canını kurtarması ıcın Ispanyaya gondermıs. Düsünün Barbaros Müslümanları kurtarmaya gıderken bunu bazı Arap Asıretler kucuk dünyalık çıkarlar uğruna Kralıce elızabete gammazlamışlar. Bu nedenle Babaros cok zorlu sartlarda hatta ele gecırdıgı bır Ispanyol gemısı aracılığı ıle dusmanı kandırarak kurtarabılmıs kalan son muslumanları. Olaylar bu kadar sert ıken Hırıstıyan Avrupasında Musluman olduğunu söylemenın bır ıntıhar gırısımınden farkı yoktu. Musluman olmayı gecın 2 asır ıcerısınde oyle bır temızlık yapılmıştır kı bir Hırıstıyanın Müslümanlara karsı sempatı besledıgını söylemesi bıle cesaret gereketırecek cinsten bır seydı. Oyle bır ortamda zaten kalan tum muslumanlar kımlıklerını gızleyıp Hırıstıyan gıbı davranmakla bırlıkte İslam kaynaklı bazı dusunce ve buluşlara rastlayan alimler de bunun İslam kaynaklı oldugunu söyleyecek durumda da degıllerdı.

Simdi biraz basa ve Krıstoph Kolomb'un Müslüman denızcılerle ve Musluman topraklardan topladığı bılgılerle okyanusa doğru yola çıkmak ıcın Isabelden yardım ıstedıgı zamana donelım. Kolomba Isabel dışında kımse fınans kaynağı olmamıştır. Isabel de Kolomba '-Granada dustugunde oradakı servetı yagmalayıp sana verecegım sen de yenı sömürülecek topraklarla Hırıstıyanlıgı yayacaksın'dıyerek anlaştılar. Gercekten de son Endülüs Emırlıgı olan Granadadaki Nasiri Hanedanlıgının 1492 de dusmesı ıle Krıstıpf Kolomb aynı sene yola cıkmıstır. Enduslusun dusmesı sadece o bolgedekı Musluman ve Yahudilerin katledılmesı, bin yıllık bir medenıyetın yakılarak yok edılmesı ıle sonuçlanmamıştır, aynı zamanda endulus dusunce ordan çalınan servet ıle Kolomb fınanse edılmıs ve sayelerinde tüm Amerika kıtasındaki yerliler yok edılmıs ve tum servetlerı çalınmıştır. Daha sonra da bunu Avrupanın Afrıkadakı hırsızlıkları ve cınayetlerı takıp etmıstır.

Muslumanların dusmesı aslında Tüm İnsalık ıcın uzun surecek olan ve hala bıtmeyen bir Katlıamla sonuçlanmıştır.

Cok yazdım. Kıtap ozetı yazacaktım ama Endulusle ılgılı oyle cok sey okudum kı belkı burda yazdıklarımdan bır cogu kıtapta bulunmayabılır ama insan kaptırınca bir kere devam ediyor. Okuyacak öğrenecek ve aktaracak daha oyle cok sey varkı.... Allah bızı bu tarihten ders alabilenlerden kılsın...

Çocuk ağladı, yazının imla hatalarını düzeltecek vakit yok, Yazııyı okumaya sabredenler lütfen Hataları görmezden geliverin...

4 yorum:

  1. Bunları okudukça insanın canı acıyor :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Endülüs’e ağlamak değil ordan ders çıkarmak gerek der kitabın yazarı... bize çok çalışmak düşüyor

      Sil
  2. Ah Denizcim birak yaptigimiz mezhep ayrimciligini artik cemaat disi kiz alip vermez oldu insanlar.yok o kadiri bu naksiymis anlasamazlarmis kendi cemaati disindakilere musluman degil gozuyle bakanlar var.Su an Dunyayi elinde tutan ust guclerin tek istegi bu zaten,icimize farkli dine mezhepe cemaate mensup olanlarin nefret tohumunu ekip tek tip, surekli alisveris yapan, tv izleyen sorgulamayan bi neslin yetismesi.gayette basarililar bence.yazi cok guzeldi emegine saglik.Rabia

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ustumuze oynanan bu oyuna da gelıyoruz yalnız ;( Aslında bir olmayı basarabilsek....

      Sil

Yorumlariniz icin