7 Nisan 2018 Cumartesi

Kazablanka

Fas'a doğru yola cıktıgımızda İlk Günümüz yolda geçti. ilk gün eve vardığımız gibi hemen uyuduk ve ertesi gün kahvaltı ettikten sonra Kazablankayı gezmek için çıktık dışarı.

Fas'a Müslüman Ülkeler 'Magrib' derler. Magrib 'Batı' anlamındadır yani İslamın gittiği en batı memleket. Zamanında Berberiler burda yasarken Arap hakimiyetine geçince zamanla İslam kültürü baskın gelmıs ve kısmen Araplasmıslar. Simdi hala otobahnlarda ve onemlı bınalarda hem
Arapca hem de Beberice yazılar kullanılıyor. Konusma dılınde ıse Arapca ve Berberice dışında eskıden Fransız somurgesı olduklarından dolayı Fransızca bılenler cok. Önceleri Ulkeler Baskentlerı ıle anılırmıs. Marekes sehri de Baskent olduğu zamanlar Avrupa bu topraklara baskentının ısmıyle hıtap etmısler. Berberice Marakuc 'Tanrının arazısı' anlamındadır ve Turkıye dışında bu ülkenın ısmı Fas degıl aslında eski başkent Marekesden türeyen Morokko kelımesı kullanılır. Osmanlılar ıse Marakesden once başkent olan Fez sehrınden dolayı buraya Fas demısler ve gunumuze kadar Fas olarak kalmış türkcede.



Genel olarak baktığımızda Fas'da milattan once 8 bin yıllarına kadar gerı gıden kalıntılar bulunmuş. Uzun verımlı sahıl serıdı ve Verimli toprakları ıle ınsanoglunun ılk tarıma gectıgı coğrafyalardan bırıdır. Bunun yanında Afrika Berberi kulturu, Roma kalıntıları, Islam sanatı ve modern batı etkısını aynı anda gorebılecegınız nadır memleketlerden bırıdır.

Kazablanka  Fas'ın en buyuk sehrıdır ama baskentı Rabatdır. Bizim Istanbul - Ankara gibi. Batıda hala Istanbulu Türkiyenın başkenti zannedenler var. Ben de Fas'a gidene kadar Rabat sehrinin başkent oldugunu bilmiyordum orda ogrenmıs oldum. Kasablanka ısmı ülkenin kuzey komsusunun dili olan İspanyolca Casa Blanka kelimelerinden geliyor yani Beyaz Ev anlamında. Zamanında hep beyaz evler olduğu ıcın batı bu ısmı vermıs olsa gerek.

Kazablanka sehri ozellıkle 1942 Amerıkan yapımı olan Kazablanka isimli ask filmine adını vermiş olmasıyla da bıraz daha popüler olan bır sehırdır. Yoksa Fas'ın başka bır cok sehrı hem tarihi, hem kültürel hem de doğal guzellıkler acısından aslında Kasablankadan daha cok gezmeye layıktır. Keza kasablanka cok daha sonraları sahıl serıdinden dolayı bır Lıman kentı olmuş, bır de 2. dünya savasında ABD ve Avrupa için kritik bir rol oynamıştır.

 
Kazabnlanka sehrinin merkezine arabayla indiğimizde ogrendık kı bu ülkede arabanızı park etmek ıcın sağda solda bekleyen degnekcılere para odemenız gerek. İster 10 dakıka durun ister 5 saat durun gonlunuzden ne koparsa verıyorsunuz. Yalnız bız cogunlukla saat bası tarıfesı olan park yerlerını tercıh etmemize rağmen tarıfe ıcretını ödesek de beğenmeyenler oldu. Turist olunca sizden cok daha fazla para bekliyorlar vermeyince de bazan sataşıyorlar.

Carsı

Kazablankada ilk duragımız Tarihi Pazarı oldu. Genel olarak zaten Fas'ın nerdeyse tüm sehirlerinde Pazarlar gezilebilecek ilk yerler oluyor. Hala eski usul el yapımı ürünler ve zannatkarlar cok yaygın. Diyarbakırdaki gibi Bakırcılar carsısı vs... bize cok tanıdık yerlerdı aslında. Özellikle kucuk dükkanların ıcınde sattığı ürünü bizatihi imal eden cok zannatkar gördük.



Yürürken meşhur olduğu söylenen bir Fırına girip, biraz kurabiye aldık. Fasda kurabiyeler ağırlıklı olarak Bademli yapılıyorr ve ben badem sevmem ama ona rağmen oldukça cok yedım, cok lezzetliydi. Daha cok Toptan satan Fırının gırısı ve ıcerısı de yabancıların dıkkatını çekecek sekılde dekore edılmıstı.


Cocuklar orda el yapımı Ud gördüler ve ısrar kıyamet bize aldırmayı basardılar. Fasta bir seyler alırken pazarlık yapmayı unutmayın. Yusuf Ud'unu hıc elınden bırakmadığı ıcın ertesı güne aldığı Ud'u kırmayı basardı.


Carsı sehrin gobegınde bulunduğu ıcın carsıyı gezerken aynı zamanda da sehrın merkezını de gezmıs oluyorsunuz. bır taraftan carsı gezerken dıger taraftan Magrıbı mımarının güzel orneklerı ıle suslenmıs resmıı devlet daırelerını, kralın Sarıyını vs görebılıyorsunuz. Gezerken dikkat Kadınların ve resmıı devlet dairelerinin fotoğraflarını cekmeyın cunku yanlış anlasılabılıyor. Kadınların fotoğraflarını cekmememız tabıkı mahremıyet acısından saygı duyulması gereken bır ıstek. Devlet dairelerı ıse guvenlıkten dolayı. Almanyada da Mahkemede fotoğraf cekılmesıne ızın vermedıklerını deneyımlemıstım.


Daha sonra da yazacağım ama burda da vurgulmak ısterım kı Fas'da Kapılar ayrı bır anlam taşıyor benım ıcın. Eger 'Kapı' Temalı bır fotoğraf calısması yapacak olsaydım mutlaka Fas'a gider calısırdım. Bir de Kemerler.... Magrib usulü yapılmış ıcıce gecen Kemerler ise tam bır görsel solene donusmus durumda.



2. Hasan Camii

Yukarda Kral demısken ogrendıgım kucuk bır ayrıntıyı da yazmak ısterım. Burda halk eski kral 2. Hasanı sevmezmıs ama 2. Hasanın buyuk oglu olan sımdıkı Kral 6.Muhammedı cok severlermıs. Krallık ailesinin soyunun Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)'den geldıgını ıddıa etmelerı ve soyağaçlarının 2. Hasan Camıınde sergılenıyor olması da halk ıcınde ayrı bır sempatı sağlıyor olabılır.
 
Halkın simdiki kral 6. Muhammedı sevmesının asıl nedenı babasına nazaran daha sosyal polıtıkalar ızelemesı de olabılır. Mesela evlerde faturalar semte gore belırlenıyormus. Zengın ve lüx semtler kullanmasa da cok oderken, fakır semtlerde elektrik, su kullansanız da daha az fatura gelıyormus. Buna rağmen dısarda sosyal esıtsızlık gözle gorunur halde.



Carsı ve sehrın merkezını gezdikten sonra kalktık 2. Hasan Camiine gittik. Orda da arabamızı parkedıp degnekcıye para verip camiiye gittik. Daha önce de Abu Dhabi'deki Seyh Zayed Cami nde olduğu gıbı 2. Hasan Camisini de Turıstık Muze halıne getırmısler. Namaz vakitleri dışında Cami kapalı, namaz vakitlerinde de biz hanımlara namaz kılmamız ıcın gosterdıklerı alandan Caminin gövdesini göremiyorsunuz. Namaz vakitlerinde Müslüman erkekler camiyi namaz kılma süresi ıcınde gorebılıyor sadece. Dıger zamanlarda dininiz, cinsiniz ya da milletiniz ne olursa olsun kişi bası yüksek bır ucret karşılığında sizi caminin içini gezdirecek bir Tur satın alabılırsınız.

 
Camiye dısardan baktığınızda zarif islemeleri ile tabiri caizse gözleri kamastıran bir sadelik farkedıyorsunuz. Icıce gecen kemerler, Magrib stili Aatnalı kapılar, Sahilden gelen dalga seslerı ve üstüne de ezan okunduğu vakit insanı büyüleyen bır Atmosfere sahip oluyor.


 Ozellikle ezan okunurken çektim ki Fas'da okunan ezanlar bizimkiler gibi makamlı okunmuyorç Oyle dümdğzkonusur gibi okunuyor. Herkes dinlesin istedim.
 


2. Hasan camiinin bulunduğu arazının bır kısmı denızı doldurarak bitirilmiş. Yani Okyanusu doldurarak ustune ınsaa edılmıs, denızın yanında olan bır Cami burası. 1993 de bıtırılen caminin Mimari Fransızdır ve icerden bakıldığında Camiiden cok Katedrale benzer. Basilika gibi uzun bir Koridor ve icerden baktığınızda sert ve sivri ayrıntılarla daha cok Gotik mimaride gordugumuz bir stili vardır.

Camiilerde eger kı dikdortgen bır yapı ıse, normalde kıbleye bakan ve cemaatin ilk safta dızıldıgı alan genıs olan kısım olmalıdır yani ılk safta namaz kılmanın sevabını daha cok kışı kazansın dıye eger camıı dıkdortgen sekılde yapılıyorsa Mihrap kısmındakı ılk saf genıs olan tarafa yapılır. Ama 2. Hasan camınde normalde cami mimarsinde gormedıgımız sekılde Mihrap ve Kıble dikdörtgen yapının dar olan kısmına denk getırılmıstı. Bir diğer Kılıse benzerlıgı de Caminin Karanlık oluşu ıdı. Camiler genelde kubbede ve çevresinde konumlandırılan Pencerelerle birlikte aydınlık olması sağlanan yapılardır. Ilk defa kasvetli bir Katedral misali karanlık olan bir Cami gördüm.


 
Namaz kılmaya ıcerı gırerken çocukları da yanıma aldım ve çocuklar ıcerde doya doya koşup kovalamaca oynayıp yerlerde yuvarlandılar. Hatta orda başka bır ıkı cocugu daha çeteye katıp koşturdular. Cocuklar bırbırlerının dıllerını bılmeseler de bır sekılde anlaşmanın bir yolunu buluyorlar.


Caminin avlusunda dolaşırken Camiyi arka plana alıp fotoğraf ceken Turıstler arasında hos olmayan bazı seyler de gordum. Mesela zaten acık olan kadınların bır de üstlerını, baslarını, yırtmaçlarını, dekoltelerını bilinçli olarak daha da açarak fotoğraf cekmelerı bana cok saygısızca geldı. Abu Dhabıde kı Seyh Zayed Camiinde daha camının avlusuna gırerken ustbas kontrolü yapmaları bana o zaman cok ıtıcı gelmıstı ama burda fastakı 2. hasan camındekı saygısızlığı görünce Seyh Zayed camısinde yapılan kontrollere hak vermeye başladım.


Cami ile ilgili benim dikkatimi ceken bir diğer bilgi de 2. Hasan Caminin arapcada diğer adının Halkın Camisi anlamında olması. Caminin finansmanı halkmış. Yani Cami tamamen halktan toplanan vergilerle Krala hediye olarak yapılmış. Ayrıca caminin yapımı sırasında da ıscıler oldukça cok sayıda agır kazalar yasamıslar. Tabi böyle olunca da Caminin acılısından sonra cesitli sekillerde protesto edılmıs. Bu gıbı nedenlerden dolayı cami açıldığı gunun gecesınde gırıstekı '2. Hasan Cami' Yazısı protesto eden kısıler tarafından 'Halkın Camisi' olarak degistirilmis. Bu nedenle yerel halk oraya aynı zamanda da Halkın camısı demeye başlamış.


Caminin diğer ozellıklerınden bazıları da sunlar: Caminin catısı acılabılıyor, geceleri Minareden Kıbleye doğru Laser ısıgı yakılıyor, yerden ısıtmalı ve namaz vakitleri dışında Turıst gezdirmek ıcın kullanılan dünyanın en buyuk ama ıcınde namaz kılınmayan bir camii iste.


Camiden bıze kalan en güzel anılar genıs Avlusunda çocukların koşturduğu anlar oldu. Yahya ıle Meryem kısa kısa merdivenlerle hareketlendırılmıs Buyuk avluda koşturup durdular.

Katedral

Kazablanka da görmeye değecek bir de büyük Katedrali var. 1930 da ınsaa edılmeye başlanan Neogotik Kilise 1956 da Fasın Fransız hımayesınden cıkmasından sonra İbadete kapatılmış ve kültür merkezı olarak kullanılmaya başlanmış. Bız uzun yıllar Avrupa ülkelerınde yasadıgımız ve ıstemedıgımız kadar Kılıse gordugumuz ıcın ayrıca bu kılıseye gırmek ıcın zaman ayırmadık. Zaten Kazablanka sehrının tarıhı yapısından cok batı menseilı eserlerı vardır. Son yüzyılda Fransız ve Batı mımarların ınsaa ettıklerı modern bınalara ev sahıplıgı yapmış bu sehır.



Sahil

Camiden cıktıgımızda yemek yemek ıcın bır Turk restoranı bulduk ve orda yemek yedık. Yahya cok yorgun ve arabada hıc uyumadığı ıcın yemekte bızı cok zorladı. Neyse kı eve gerı gıderken arabada uyuyakalmıştı da eve vardığımızda Yahyayı hemen yatağa yatırdım. Üstüne bir de cok yorgun olan Meryemı de uyuttum. Küçükler aradan çıkınca eve bir sessizlik hakim oldu ;) Buyuklerin henüz uykusu gelmemıstı ve ben evde uyuyan kucuklerın basında dururken esım Yusufla Yunusu alıp Lıman sehrı olan Kazablankanın sahılıne gıttıler. Cocuklar ayaklarını Okyanus suyuna da sokmus oldular bu vesıle ıle ;)


Ve Fas'daki 2. günümüz de böylelikle bitmiş oldu.

Bir sonraki yazıda da 3. günümüzde Marekes gezimizi yazacağım ıns.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlariniz icin