20 Eylül 2017 Çarşamba

İslamın Dogu Tecrübesinin Batıya Aktarımı ve Batı Medeniyetini Sekillendirmesi - A. Hadi. Adanalı

İslamıyat dergısının 3. sayısındakı Endulus Tecrübesi Baslıgı altında okudugum 2. Makale A. Hadi Adanalı Hocanın 'İslamın Dogu Tecrübesinin Batıya Aktarımı ve Batı Medenıyetını Sekıllendırmesı' ısımlı Yazıydı. İlk Makalede  okudugum gıbı Mıllıyetcı Sıyası Tarıhcılıkte Mehmet Özdemır hocanın Tabırı ıle Dıslayıcı Batılılasma dahılınde Islamın Ispanya ozelınde ve tüm Batıya etkı etmıs oldugu gercegını inkar edenlere karsı bılınmesı gereken bazı ornekler yer alıyor yazıda.

Okudukca yasadıgım Yeri, Gecmısını, Insnalarını daha iyi anlıyorum. Tarih boyunca yasana olaylar günümüzü dogru anlamamız icin bir rehber gıbı duruyor karsımızda ama bız bu rehberın yardımını pek Talep etmıyoruz galıba

Gelelım Yazının kendımce cıkardıgım özetine:

Hadis, Kelam, Mantık ve Felsefenın Endülüse Girisi:

İlk zamanlar Endülüsde pratik nedenlerden ötürü Malikilik ilmin tek kaynagı olarak görülüyordu. Malikilige Muhalefet küfür olarak görülürüdü. Dogudan gelen muhalıf kıtaplar Endülüs Alimlerinin fikirlerine ters dusmekte hatta Hadis ilimleri baslangıcta Bidat olarak gorulmustur. Hadisle ılgılenen kısıler Tekfir edılmıstır. Ulemanın tersıne Emır'ın emrı ıle bu ılımlere tepkı kırılmıstır. Hadıs dısında Kelam da Enduluse cok sonradan ulasan bır alandır. Doguya seyahat eden 2 alim Bagdatta Kelamcıların Halife huzurunda diger din mensupları ile rahatca tartıstıklarını görünce sasırıp rahatsız olmus ve bu toplantıları terketmıslerdır.

Maliki fıkhı calısan Murabıt Sultan Ali b. Yusuf (1150) dönemınde ıse Kelam calısan herkes Kafir ilan edildi. Gazalinin Kitapları yakıldı. Gazalının kıtaplarını okumak o donem kati sekılde yasaklanmıstır. İbn. Hamdan ilk defa Gazalıye bır reddıye yazmıs ve dıgerlerı de Ibn. Hamdanın actıgı bu yoldan gıtmıstır.


Bu konuda İhsan Süreyya Sırma Hocanın Müslümanların Tarihi kıtabında Endülüs Bölümünü  okurken rastladıgım bır ayrıntı geldı aklıma; Murabıtların Gazalının kıtaplaırnı yaktıgı donemde Muhammed b. Tumert Hac donusu Gazalı ıle tanısıp ona hayran kalmıstır. Kendı kıtaplarının Endulusde yakıldıgını ogrenen Gazalı de ogrencısı Ibn. Tumertte Enduluse gıdıp yeni bir devlet kurması konusunda ıcazet vermıstır. Ib. Tumert Gazalıden aldıgı ıcazetle de Mehdılıgını ılan edıp Muvahhidun devletını kurmustur. Daha sonra ıse Gazalının kıtaplaırnı yakan Murabıtlar ve Gazalının ogrencısı tarafından kurulan Muvahhidunlar arasındakı savaslar Muslumanları hırıstıyanlara karsı zayıflatmıstır.

İbn Tumert, Halka Gazalının kıtaplarında neler oldugunu acıklayınca ınsanlar oyle etkılendıler kı Gazalı okumak daha once yasak ıken bu defa Gazali okumak dını bır vecıbe halıne geldı. Ibn Tumert yazdıgı rısalelerle dını egıtımı Halka yaymaya calıstı. 1147 de de Muvahhidler Murabitunları yenınce Kelama karsı dusmanlık da sona erdı.

Mantık ılmıne karsı muhalefetı goren Ibn. Tulmus da 'Mantık da daha onceden Kelamda oldugu gıbı önce reddedilir sonra ögrenilir' demıstır. Bagdattan gelen Muhammed b. Abdun Kurtubaya Tıp ve Mantık getırdı ve  Mantık ılmı Bagdat ekolunun tesırı altında gelıstı. Aristonun Mantık ve Diyalektık metodunu benımseyen İbn. Bacce ve Ebus Salt gıbı Alimler yetıstı. Zahiri mezhebının kurucusu olan İbn. Hazm Mantık ilmini, ilmi tartısmalarda bır sılah olarak gordu ve Mantıgı Enduluslu Alimler arasında yaymak ıcın Risaleler yazdı.

Mantık ılmı Ibn. Rüsd ile zirveye ulassa da bu durum İbn. Rüsd'ün Felsefe kıtaplarını yakılmasının onune gecemedı.

Baslangıcta muhalefetten hoslanmayan Endulus Alimlerin, fikir ayrılıklarını bilimsel yöntemlere dayalı olarak incelemesi ve bu yöntemin yaygınlasması kısa zamanda katedilen mesafenin büyüklügünü gösterir. 

Enduluse hakım olan bu Munazara, Tartısma, Reddiye kısaca Cedel gelenegı, Batıda Universite kurumunun dogusuna buyuk katkısı oldu.

Kelama bıle bu kadar zor kapılarını acan Enduluse Felsefe ıse Astronomı, Matematık ve Tıp gibi ilimlerin kısvesı altında gırdı. İlk felsefecılerden ve Vahdeti Vucutcu olan İbn Messere İnsanın ırade ozgurlugune sahıp oldugunu savundu ve Kurtubadan ayrılmak zorunda kaldı. Endülüsün gercek anlamda ilk Filozofu İbn Baccedir. Akılcı Felsefe yapan Ibn. Bacce Tasavvuftakı Kesfın bır yanılsama oldugunu ve Gazalının ıddıa ettıgının aksıne sezgısel bılgıye sahıp olunamayacagını savundu.

Daha sonra gelen Ibn. Tufeyl Hayy b. Yakzan ısımlı ıssız bır adada Hakıkatı tek basına arayan bır ınsanın hıkayesını yazar. Bu Fellsefı Roman Batıda Rosyonalızmden Emprızme kadar pek cok felsefı akıma ılham olmustur. Endülüsün felsefede zırve noktası, aıleden gelme hukuk egıtımı almıs Ibn Rusddur. Ailesının tersıne Muvahhıdlere yakındı ve Felsefe o donem Muvahhıd Emir Ebu Yakub donemınde Saray hımayesınde ıdı. İbn Rusd Emire Arıstoyu acıklayan Serhler yazmıstır. İbn. Rusdun yazım metodu batıda Arısto hakkında yazılan serhlere Stıl olarak ornek olmustur.

Ebu Yusuf donemınde ıse felsefeye tanınan bu musamaha Maliki hukukcuların destegı ıle sona ermıstır. İbn Rusd Felsefe faaliyetlerınden dolayı halk arasında dusmanlık cekmıs ve Kurtuba camıınden galeyana gelmıs Halk tarafından dısarı atılmıstır. Sıradan ınsanların haddını asması seklınde nıtelendırdıgı bu olay Ibn Rusd un seckıncı anlayısının gostergesıdır. Donemın Sultanı da halkın destegını almak ıcın Ibn Rüsdü surgun eder.

İbn Rüstün Arıstoyu cok refere etmesının nedenı Butunlukcu bakıs acısı ıdı. Ona gore Felsefede Deskartesın tersıne, eskılerın bırıkımı vazgecılmez unsurdur. Bılgı aktarımında nesıller arası ısbırlıgı ıle Enduluste yeseren Pozitivist Felsefenın ılk orneklerındendır. Esyanın gercek bılgısıne  tek bır kısının cabası ıle ulasılamaz diyen Ibn Rusd eskı Fılozofların hatalarına karsı uyanık ama kendılerıne karsı Hosgörülü olmak gerektıgını söyler. Aklı ön plana cıkaran Ibn. Rusd Akıl ehlını diger gruplardan üstün tutarak Mistik Teorilere alan bırakmadı.

Endülüs ve Batı

Donemın Hırıstıyan yazarları Müslüman Hocaların Akılcı yontemlerınden, zeki ve bılgılı olduklarından bahsederler. Batı da ise 1100 lerın sonuna kadar ılk elden bılgı ve Felsefe sozkonusu degıldı. İspanyadan ilk tercume edılen kıtaplar; Kindi, İbn Sina, Gazali ve Farabi gibi Alimlerdir. Müslüman Fılozofların yorumladıgı sekılde Yeni Eflatıncu dusuncenın etkısı batıya ulastı ve Muslumanların kıtaplarının cevırılmesıyle Batıdakı Lıberal Dısıplınlerı degıstıren ve gelıstıren bır Epistomoloji olustu.

Aslında yapılan cevırıler yetersız ve kısıtlıydı. Mesela Ibnı Sinanın Sıfa kıtabının cevırısınde tek bir Latince kelıme ıle 'Esse' tam 34 farklı Arapca terımı karsılamak zorunda kaldılar. Batıdakı 'Akıl' Teorılerı Müslüman Filozofların eserlerının Tercumelerı sayesınde bilimsel yapıya Kavustu. Batılı yazar Jolivet dahi Bu cevırı hareketlerının Kavramsal olarak Batıya bir Temel olusturdugunu soyler. Bilimlerin sınıflandırılması ve Bılgı Teorılerınde de cevırılerden etkılenen batıya Tıp, Fızık, Kimya ve İstatistik gibi disiplinler Müslüman Alimlerın katkısıyla gırmıstır. Batıda Tabiat kavramı yine bu cevırılerın etkısı ıle degıstı. O donemın tum Mutercımleri 'Aklın' Batıda degıl, Araplar arasında bulunacagını soylerlerdı.

Bagdattan gelen dusunce bırıkımın Ikı kultur arasındakı sıcak temas sonucu yapılan Tercumelerle edınılen dogrudan etkılerıni konu aldık bu yazıda ama aslında daha sonraları bu etkı katlanarak artmıstır. Sonraki yuzyıllarda tartısılan Latin İbn Rüsdcülük Akımında oldugu gibi.

Makalede bahsedilen Kaynakca ve Referanslar ıcın yazının orjınalıne basvurabılırsınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlariniz icin