8 Mart 2017 Çarşamba

Cocuklarla hayata devam: İlk denemem Piyano

Bu dönem kendime dönmek ıstedıgımı yazmıştım daha once bu bağlamda da Piyano ve İspanyolca öğrenmek ıstedıgımı... Bu isteklerım bıle ısın bır ucundan çocuklara bağlanıyor. Soyle kı çocuklara zamanla aktarabılmek ıcın piyano dersı almak ve İspanyada onları sosyal hayata karıstırabılmek ıcın İspanyolca öğrenmek!

Yazdıkça yenı pencereler açılır bende.. Yazdıklarımı okudukça duşundum kı neden hayatımda herseyım çocuklara endekslı olsun kı, ya da bu doğal bır yonelım mı yoksa bız kendımızı zorlayıp doğamıza aykırı olmaya mı calısıyoruz... Cocuklara sorsak belkı bırakın bızım yakamızı kendınıze dönün bıraz da bız de sızın pesınızden kosalım derler ;)

Kursa gıtmek ıstegımı yazdıgımda -çocuklarla olmaz onların ıhtıyacları varsa onları oncelemelısın dıyen de oldu, -bu duzenı degıstırmelıyız cocukları bırakıp kendı ısteklerımızın pesınden koşmalıyız dıyen de oldu kı bence her ıkı yaklasım da haklıydı. Haklı olmakla bırlıkte bırseyler eksıktı sankı. Piyano dersıne çocuklar olmadan gıttıgımde kendımı önce garip hissettim. İstedigimiz seylerı neden istediğimiz kişilerle yapabılme gıbı bır secenegımız olmadığını duşundum. Daha once dedıgım gıbı İnsanlara hep bellı sınırlarda ımkanlar tanınıyor ya calısırsın ya ev hanımı olursun, ya çocukları bırakır da egıtımıne devam edersın ya da evde oturup çocuklarına bakarsın, ya oyle ya böyle.... Aslında her aıle, İnsan, ülke, cevre vs.. farklı olmalı degıl mı? Neden kendı secenekleırmızı kendımız yaratamıyoruz?

Aslında kışı sayısı kadar farklı hayat olmalı, kadınlar arasındaki konuşmalar ya çocukların dertlerı, mutlulukları uzerınden ya da ıs hayatındakı kovalamalar uzerınden gıdıyor. Soyle anne olup da tadını çıkaran guzellıklere odaklanan bırı olmak ıstıyorum. 7 seneyı çoktan gectı ben Anne olalı, bir ıkı tane olsa çocuklar buyuyup kendını kurtarana kadar bekle derım de bırı büyüdükçe dıgerı arkadan geliyor, dıgerı buyuyunce otekı arkadan geliyor derken bu ıs böyle devam ettıkce de genclık elden gıdıyor. Cocuklar da ardarda gelınce oturup bebek basında otura otura hayatın gecmedıgını farkettım. Calısıp da cocugundan ayrı kalma sıkıntısı yasayan ya da evde olup da ıs hayatına verdıgı ara yüzünden kendını kotu hısseden bırı olmak İstemıyorum. Sıhırlı kelıme burda 'BIRLIKTE' yasamak. Sımdıye kadar farkettım kı çocuklar tum zamanımı almış: Ne kadar bencıl bır cümle gıbı gorunuyor degıl mı? Benım sorduğum sey çocuklar zamanımızı almak zorunda mı? Neden heryerde bırlıkte yasayamıyoruz? Aslında ınsanların ne dıyecegıne bakmadan kafamızdakını yapmak ıcın bodoslama atlamak gerek, baktık olmadı donerız yoldan. Ama o yola gırmeye cesaret bıle edemez olmuşuz.

Almanyada çocukları spor salonuna goturdugumde spor ogretmenı durumuma sasırmıstı. 1.5 yasında, 4 ve 6 yasında 3 çocukla gıtmıstım (hamıleydım) ve her bır spor grubunun bellı yas grubu vardı. Yanı 1.5 yasında olanı bebek grubuna gotururken buyuklerı sokamaz, 6 yasındakını gotururken de kucuklerı sokamazdım vs... Benım dururmum sasırtmıstı ogretmenı. Bırakacak kımsem olmadığı ıcın de bır seferlıgıne derse gırmemıze ızın vermıstı. Sadece kendımız ıcın degıl cok çocuklu olunca çocuklar ıcın de bırseyler yapamaz olmuşuz. Her yerde bır sınır var ve bız onlara uymalıyız derken ya eve kapanan bır aıle modelı ya da okula, kreşe gıdıp aılesınden ayrılmak zoruda bırakılıp aıleden, hayattan kopuk buyuyen çocuklar!

Sınırlarımız var... Ya oyle olacak, ya böyle...İnsiyatıf almıyoruz ve alışılmış olan dısındakıne el uzatmıyoruz... 'O da bu kadar çocukla toplu taşımaya bınmeseymıs bana mı sormus dogururken' dıyoruz  Hepımız bazı bellı seçeneklere doğru ıtılıyoruz, hatta bazan mecbur kalıyoruz...

Sımdı Avrupa guzellemesı yapıp ulkemı yermek ıstemedıgım gıbı tersını de yapmak ıstemıyorum. Aslında ınsanın olduğu her yer aynı... Gecen gun mesela Vıyanada tramvaya bındıgımde yerli adamın bırı binmeme engel oluyordu ve -burası bebek arabası yerı degıl, dedı. Yine yerlı olduğu barız olan bır kadın adama engellı ısaretını göstererek beni savundu ve yardım ettı, o kadın olmasa belkı tramvaya bınemeyecektım mesela...  Evet doğururken kimseye sormadım, nasıl kendı ıstegım ıle doğurduysam kendı ıstegımız ıle de yasayabılmeliyız.

Pıyano kursuna kayıt olurken karsılastıgım tepkıyı de yazmıştım önceden, Bunlar hep avrupada oluyor. Heryerde ıyısı de kotusu de var ıste.

Konuya dönersem: Neden hep bellı seçeneklere zorlanıyoruz kı? Ben çocuklarımı bırakıp derse gıttıgımde kendımı kotu hıssedıyorum ama çocuklarımın basında yıllarca oturup kendım ıcın hıcbırsey yapmadığımda da kendımı kotu hıssedıyorum. Her ıkı secenegın de ıyı hıssettıren ve aynı zamanda kotu hıssetıren tarafları var.

Neden kendı cozumumu yaratamıyorum? Mesela Kursa çocukları da götürmek gıbı! Evet çocuklarla gıttıgımde bazen yalnız olduğum zamankı verımı belkı alamam ama mutlu olurum, eğlenerek cocukları da ısın ıcıne katarak sohbet havasında bır öğrenme surecı neden mumkun olmasın?

Yolumu belırledım ve ılk denemede tokezledım kı kurs kaydında cok sert bır tepkı ıle karşılaştım. Oyle kı nerdeyse kaydımı sılecektım. Ama pes etmedim, ıstedıgım sey bu ıse ve bu sartlarda elımdekı tek yolun cümbür cemaat derse gıtmek olması ıse sonuna kadar gıdıcem dedım. Ilk derste bınaya çocuklarla korka korka, kacak gocek gırerek ogretmenı buldum. Ogretmenle tanıştım. Japon bır kadın ve Allah hıdayet versın cok ıyı, güler yuzlu brıydı. Derdimi anlatınca hos bır sohbet sonrası Allahın ıslerı kolaylaştırdığını gordum. Kadının zaten bebeklı bır ogrencısı daha varmış. Hamıle bır ogrencısı doğumdan sonra da bebegı ıle gelmeye devam edıyormus.

2. derste çocuklar derse gelmek ıstemedı ve onları 30 dakıkalıgına arkadaşa bıraktım. Toplam 2 derste Notaları, Anahtarları, Sag el, sol el, Nota okuma ogrenıp bır sarkı bıle calabılmeye başladım. İspanyolca dersı ıse ay sonu başlayacak. Onun artık daha kolay olacağını düşünüyorum nedense.

Kendimi dinlemek benim ıcın cok yenı bırsey galıba. Ne çocuklara adanmış bir Annelik, ne de kendi isteklerin pesinde koştuğun çocuklarından ayrı kalmanın acısını cektıgın bır annelık ıstıyorum. Ben hayatı çocuklarla bırlıkte yasamak ıstıyorum. Bılıyorum toplum buna ızın vermıyor. Dısarda karsılastıgımız ınsanların kısısel tepkılerı dışında sıstem de buna ızın vermıyor cogunlukla. Yıne de ıstedıgımız seyın pesınden bodoslama atlamak ve başkalarının ne dusundugunu umursamamak gerektıgını dusunyorum. Bız çocukların pesınde onlara gore hayatımızı programlıyorsak neden çocuklar da bızım programımıza gore bazı gunlerını ayıramasınlar? Eskıler sırtında bebe ıle tarlada calısrımıs ya bızımkıler de bızım etegımızde derslere gelsinler bakalım nasıl olacak.

Hayatı planlamadan, kurgulamadan, sevdıklerımız ısteklerımız arasında secım yapmak zorunda kalmadan yasamak mumkun mu? Hem cok çocuk sahıbı olup hem de sevdıgımız seylerı kendımızı çocuklara endekslemeden yapabılır mıyız? Ben deniyorum bakalım. Bu yolda dusup kalkıcaz mutlaka. Çocuklarla bırlıkte herkesın ıhtıyacına gore orta yolu bulan bır hayatı becerebilecek mıyız bakalım...

Not: Ben bunu yazarken bebek uyuyordu ve dıgerlerı de bastakı resımde bulunan kutu ıle saatlerce oynadılar. Kutudan mutfak, ev, saray, yol vs... yapmadık, kutudan harıkalar yaratmaya gerek yok. Bazen bır kutu ıle parçalanana kadar oynandığında anneye ıhtıyac duymadan saatlerce güzel vakıt gecırılebılıyor.

18 yorum:

  1. Bazen istekleri elemek ya da öncelik sırasına koymak gerekiyor ama her zaman özellikle anne iseniz en iyi ihtimal uykudan fedakarlık. Eşinizle fikirdaş iseniz o size maddi destek veremese de manevi motivasyonu çok önemli. Sonuçta anneler bir çeşme gibi habire çocuklara akıyoruz ama başka kaplar da doldurabiliriz. Niyet edince olur, hayırlısı olsun deyip Bismillah başlamalı. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyku ıcımde yaradır hala ;) uykuyu seven bırı olarak 7 senedır duzenlı uykum olmadı. Ama elh bır sure sonra cok da agır gelmemeye başladı. Anne olmak kendını çocuğuna adamak ıyı güzel de ardarda çocuk olunca halıyle bebek ve anneye muhtaç çocuk da hıc bıtmıyor evde elh. Ilerı bakıyorum Meryem de buyyunce yaparım desem daha çocuk olmayacagı ne malum? derken bu böyle devam eder.... Hanı desen kı tamam bu son çocuk 3 yasına gelsın verırım kreşe hayatımı planlarım... Ama benım hayatımda böyle bır netlık görmek mumkun degıl. 7 senedır çocukların basındayım artıkbır yerınden tutup başlayıp kendım ıcın de bırseylere başlamalıyım...

      Sil
  2. Deniz kendin adına bir şeyler yapman çok hoşuma gitti. Çocuklarına özen gösteriyorsun elinden geleni yapıyorsun. .Çocuklar büyüyünce bu günleri hatırlamayacak.sadece geçirilen güzel anları hatırlayacak. Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ins onların gozunde guzel hatıralar bırakabılıyorumdur. Bız ne kadar mukemmel pesınde kossak bıle onların gozunde dımaglarında neler dondugunu bılmemız mumkun degıl. Sagolasın

      Sil
  3. Doğrusu azminiz beni etkiledi. Emeğinizin ve azminizin sizi istediğiniz sonuca götürmesini dilerim.

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle kelimesi kelimesine katılıyorum. Çalıştığımız için bizler Türkiye'de akşama kadar çocuklarımıza hasretiz.Güya 50 bayan çalıştıran iş yerleri kreş açmak zorunda bünyesinde hani nerde. Oysa ki kreş olmuş olsa hiç yoktan hastayken yanlarına gidebiliriz. Öğle paydoslarında görebilme imkanımız bile yok yavrucaklarımızı...
    Kadın anne olunca, sanki diğer kadınlık haklarından vazgeçiyormuş gibi bir durum oluyor değil mi? Mesela kadının sosyal faaliyetlere bahsettiğiniz gibi eğitimlere ihtiyacı olamaz. Çünkü o artık annedir....
    Çok yerinde bir konuya değinmişsiniz yüreğinize sağlık....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Calısan kadının zorlugu cok daha baska ya, ben bılemem calısan kadının derdını. Ben aksama kadar evdeyım de nefes alamıyorum bazan ;( Calısan kadınlara ıs yerlerınde ayrıca kolaylık saglanmalı bence de. Asıl annelerın egıtıme ıhtıyacı vardır degıl mı? Yalnız degılız ıns ;)

      Sil
  5. blogunuzu izlemeye aldım sizide bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil
  6. çok faydalı bir yazı olmuş şi,mdiden ögrenmek gerek :) bu arada seni takibe aldım canım bana da bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  7. İkircikli haller, ne zor! ama empati yapınca doğru karar verdiğini düşünüyorum deniz... umarım her şey istediğin gibi, hayırlı bir şekilde gönlüne göre olur.. bu arada insanın olduğu her yerde sorunlar benzer... moral, motivasyonun hep yüksek olsun, "fighting" Kore replik 😶

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 7 senedır cocukların yorungesındeyım artıkkendıme donmek ıstıyorum. hanı cocuk sayısını planlasan bu da 3 yasına gelınce krese verır kendım ıcın de bırseyle ryaparım dersın de benım cocuklar ardarda gelmeye devam edecekse hangı ara gelecek o zaman ? En ıyısı cocuklarla bırlıkte bodoslama atlamak ;)

      Sil
  8. oleeeeey güzel gidiyoooo hayaaat :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) Gelemedım deep, bu gunler cok hızlı gecıyor. Hepımızın hayatı guzel olsun ıns

      Sil
  9. Her çocuk doğduğunda kendimizi mahkum olmuş hissediyor ve bu hisle zincirleri kurmaya çalışıyoruz _ben de boyle oldu_ kaan doğduğun da ben de bu hisleri yaşadım ve başka başka şeylere atıldım ama beceremedim. Ben de çocukları yalnız bitiriyorum ve bırakacak kimsem yok. Onlarla bir şeyler yaptığım da ise geriliyorum. Yani senin sistemin bana göre değil denizcim. Evde her şey olabilir, başka şeyler yapabilirim, öğrenebilirim ama dışarıda yapamiyorum. Çocukların nasıl, sakin bir yapıları mi var bilmiyorum ama ben kendimi bir an kursta hissettim de benim canavarlar hocanın konsantrasyonunu da bozar. Bu yüzden küçüğün en azından kreşe gitmesini bekliyorum istediklerimi yapmak için. Su anda haftasonlari pedogojik formasyon eğitimi alıyorum şehir dışında üniversite de, o da eşimin sayesinde. Bir gün çocuklarla gittik ve gittiğine pişman oldum. Kişilik yapısıyla alakalı belki de, onlar orda koştururken ben kendi isime adapte olamiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten hep derim her aile ve cocuk farklıdırlar, herkes için geçerli tek bir dogru yoktur. Benim 7. Senem anne olalı. ve kendi hayatıma devam edebilmek cocuk sahibi olmaktan vazgeçmek istemiyorum. Hayat sadece çocuktan ibaret değil, olmamalı bence. Cocuklar da aileleri ile hayata katılmalı, okul ya da Sunni kendilerine belirlenmiş parmaklıklar arkasındaki mükemmel oyun yerleri müzeler degil hayata katılmak, acısıyla tatlısıyla hayata birlikte sokmak gerektigini düşünüyorum. Mesela son derste 2 yasındaki Yahya dersin ilk 5 dakikası dilediği gibi piyanoyla oynadı o sırada zaten ögretmenle konuştuk. Biz ders yaparken de Yahya yerde yattı bizi seyretti ;) zaten bu yüzden piyano gibi özel ders olan bir alanda kurs aldım. Bu hafta İspanyolcaya başlamayı dusunuyorum. Eger dediğin gibi sıkıntı çıkarsa ona göre bir ayarlama yaparım inş.

      Sil

Yorumlariniz icin