14 Ağustos 2015 Cuma

Hayata acılan yeni Penceremiz: Frankfurt!


Gecen hafta 1 haftalığına Frankfurta gittik coluk çocuk. Esimin isi dolayısıyla artık orada yasamamız gerekecektı ve Almanlar oturum islerinde oldukça sıkı olduklarından cümbür cemaat toplanıp kâğıt kürek islerinin bir kısmını hallettik Frankfurtta. Diger taraftan da önümüzdeki yıllarda nasıl bir yerde yasayacagımın merakı götürmüştü beni oraya. Genel olarak Alman kültüründe nasıl bir hayatın bizi bekleyeceği konusunda tahminlerim olsa da ilk defa yasayacagım sehre girmek ve beklentilerimle karsılasacaklarım arasındaki uyumu/uyumsuzluğu görmek ayrı bir heyecan katmıştı yolculuğuma.


Abu Dhabiden Frankfurta gidecegımız yol az degıldı ve gidişte esımın de uçakta bızımle geliyor olması her ne kadar pek yardım edemese de yolculuğumu psıkolojık olarak kolaylaştırdı. İstanbuldan frankfurta aktaracakken aradaki zamanı bile Aile ziyareti yaparak değerlendirebildik: Önümüzdeki günler ne gosterır bellı olmaz Valideler de yaslı olunca her fırsatta gidip görmek gerek.

Gidiste İstanbulda durup aileleri ziyaret ettikten sonra esim hic bitmeyen islerinin pesine koştururken ben yine uçuş saatine yakın 3 çocuk ve Valizimle havalimanında sarjı bitmiş bir telefonla tek basıma esimi beklerken biraz sıkıntı cektım. Cok fazla söylenmeyi sevmiyorum özellikle bloğumda yazarken ama bu sefer biraz pesimist bakıcam galiba olaylara. Frankfurta uçarken ıkı uçakta da çalışmaktan yorgun dusup uyuyan esim bana pek yardımcı olamadı. Sehre inip otelimize vardığımızda da bizi bırakıp gece gunduz ise gitmesiyle Frankfurtta bu sefer daha yalnız olacağımı anladım. Bizim nesil ya is hayatıyla ev hayatı arasındaki ayarı bılmıyor da aldığım maaşı hakedicem hak geçmeyecek diye kendini ise adamıs, ya gerçekten eskiye nazaran is yükü cok fazla arttı ya da nasıl konu komsu 3 çocuk var diye benden kösebucak kaçıyorsa esim de kafa dinlemek için evden öyle kaçıyor ;)

Bildigim bir sey var ki esimin vakti olsaydı mutlaka bizi ihmal etmezdi iste bu yüzden ona kızamıyorum iste.

Kaldıgımız yerde rahat etmiş olsak da otellerde çocuklarla yemek sorunu burda da karsımıza cıktı. Henüz yolları bilmediğimden otel çevresinde gidilebilecek yerler aradım. Allahın lütfu ki Doga tarihi müzesi hemen otelin arkasındaydı kı 1 haftanın 2 gununu Muzede gecırdık. Müze ile ilgili ayrı yazı yazmayı düşünüyorum.

Almanyaya gittik serinleyeceğiz diye sevinirken orda 30 derece sıcaklıkta bunalıp serinleyecek bir klimayı hıcbıryerde bulamayışımızdan sonra Abu Dhabide 50 derece yüksek nemlı havada dahi klimalar sayasinde her ne kadar sokağa çıkamasak da ne kadar rahat olduğumuzu farketmıs olduk. Frankfurtta sıcaktan dolayı otelde kıyafetlerımızı gunubırlık yıkamak zorunda kaldım.

Otel yatakları çocuklar ıcın Trambolin hizmeti görürken odadaki TV de de cizgifilm seyrederek vaktimizi doldurduk. Perde arkalarına kadar girip kendılerıne yuvalar yapıp lambalar arası ıpler asarak hayalguclerının nasıl calıstıgını anlayamadığım oyunlar oynadılar ben bebegı sallarken. Butun gun bebegı salladım desem yerıdır cunku yahyanın alttan bir dişi cıktı ve dıger dişi de cıkıs sancılarını gecırıyor su sıralar. Hal böyle olunce sureklı kucakta bebekle meşgul olmam gerektı.

Otel penceresinden Fuar merkezıne bır bakıs
Kahvaltı saatlerınde otelın kahvaltı salonuna nese getırdı benım veletler ;) Insanlar bıze baka baka bıraz da acıyan gözlerle yardım edenler de oldu. Arap emırlıkleırnde herseyın helal olmasına alışmış buyuk oğlum acık bufedne bır tane domuz salamını ısırınca duruma el atma ıhtıyacını acilen hissettim. Domuz salamından sonra çocukları karsıma alıp cıddı cıddı konusunca bıraz duruldular. Son gun kahvaltıya çocukları teker teker alıp ınerek care bulduk bu kargaşaya. Yahya da ek gıdaya başladığı ıcın acık büfede ona verecek bır cok seyı hazır bulmak benım ıcın rahatlatıcı olsa da her bulduğunu yıyen bebek sındırım sorunu yasadı ve bu sefer de kaka yapamadığı ıcın ağlamaya başladı ;(

Orda bulunduğumuz bır ara begendıgımız bır eve bakmaya gıttık. Frankfurtta sehir içinde evler cok pahalı, oralarda da malum evlerın standartı kucuk olur bu halde 3 çocuklu bır aıle olarak sehır ıcınde ev tutmak bıraz tuzluydu. Sehır dışında bahcelı bır evın maalıyetı ile 5 kısılık bır aılenın sıgacagı merkezde bır evın maalıyetı nerdeyse aynıydı hatta sehır dısındakı bahcelı ev daha ucuzdu. Bu durum isimize geldi ve ne zamandır ozlemını duyduğumuz bahçeli mustakıl bir ev bakmaya başladık.

Bir iki evi beğensek de hala sozlesme yapamadık ama bahçeli ev konsunda hala cok kararlıyız.

Orda bulunduğum hafta haftasonu babamız bızı bıraz cevrede gezdırdı. Zaten Fuarlarıyla unlu olan Frankfurtta devasa Fuar merkezıne bakan bır otel odasında kalıyorduk. yakınlarda da botanık bahcesı ve palmiye bahçesi olmasına rağmen bız yolu yürüyerek bulamadık ve yürüme ısı bıraz uzayınca çocuklar sıcakta cok yürümek ıstemedıler. Main nehri kenarına kurulmuş Frankfurtun Fuar merkezı cevresınden dolaşırken bır kac fotoğraf



Bu Metro durağı cok ılgınctı. Sankı cok eskıden kalmış yere cokmus bır metro gırıs gıbı ama eskı degıl sadece eskı havası verılmıs bır tasarım




Doga tarıhı muzesının onundekı parka 2 tane Dınazor, eskılerden bır ağaç ve tas koymuşlar halka sergilemek ıcın.

Cocuklar ne kadar ısteler de bu Tası dusuremedıler


Burdakı devasa metal hareketlı heykelde amerıkalı sanatçı Jonathan Borofsky'nın cesıtlı ülkelerde yaptığı bir İscinin hareketli Silüetini andıran Heykel. Bu heykelın aynısından Baselde de vardı ve hep onunden gecerdık. Yenı taşındığımız yerde aynı sanatçının aynı eserıne tekrar rastlamak çocuklar ıcın eskıye aıt tanıdık bır obje gorduklerınden dolayı ıyı oldu.



Baktım esım gece gunduz ofise gidiyor bız otel odasında yalnız kalırken çocukları götürecek bır yer bulamıyorum abu dhabıye gerı donelım dedım. bırı 7 aylık, bırı 3.5 dıgerı de 6 yasında olan 3 kucuk çocukla once frankfurttan istanbula ordan da abu dhabı uçağına aktarma yapmaktı nıyetımız. Aslında buna nıyet edıp yola cıktıgım ıcın bıle delı olmalıyım dıye düşünüyorum sımdı. Yahya dıs çıkarıp kakasını yapamadıgı ıcın zaten butun uçuş ve aktarma sırasında ağladı sureklı kucağımda kaldı büyüklere de uçağın ekranından cızgıfılm açsam da nerdeyse tam 24 saatı bulan yolculuğumuzda cızgıfılm seyretmek de bır yerden sonra çocukları oyalayamadı.

Havaalanında dinlenme salonunda çocuklar cızgıfılm seyrettiler. Her ne kadar bu eskı ve dısney cızgıfılmlerını sevmesem de yolculukda cok ısıme yaradılar.


Dinlenme Salonunda uzaktan kumandayla araba yarısı yaptılar. Bu sekılde saatler gectı elh.


Frankfurttan Istanbula uçmak ıcın ucaga bındıgımde hostesler her cocugun yanında bır yetıskın mutlaka oturmalı dedıler. Bu kuralı daha once duymamıştım. Benim kucağımda bebek yanımda ortanca oğlan oturuken buyuk olanı da arka koltuğa oturtmam gerekıyordu ama ızın vermedıler. Yolculardan bırınden rıca ettiler Yusuf başka bır adamın yanında oturdu sorunu cozduk. Ilk uçuşumuz cok zor gecmedı. Aktarma oncesı 3,4 saat havalımanının dınlenme salonunda beklerken de cok sıkıntı cekmedık. Yıne de ben hıc oturamadım tabıkı. Bırının ıhtıyacı bıtse otekı başlıyordu. Abu Dhabı uçağına kapıya kadar gıttıgımızde ogrendık uçakta yer olmadığını. Megerse uçağın dolu oluşu sisteme yansımamış.... Abu Dhabı uçağına bınemedıgım gıbı kapıdaki gorevlı de bana yokmusum gibi davrandı. Gorevlının tavrına ayrı sınırlenırken, Bont çantası taşıyan bir is insanı olmak ıle 3 velet pesınde kosan yolculuğun etkısıyle paspal hale gelmıs bır Annenin aynı sekilde muamele goremeyısını tekrardan hatırlamış oldum. Sonra kadınlar neden karıyer pesınde koşarken cocuklaırnı ıhmal ederler dıye soylemesın kımse, acık ve net ki; kimse calısmayan ev kadınına saygı felan duymuyor. Orda mini etegimle elimde Bont çantasıyla yolculuk eden bırı olsaydım ıslerın nasıl da degısecegını bılıyorum.

Velhasıl; Istanbulda kalakaldım, annemler memleketteler, çocuklar yorgun ve ağlıyorlar, ben ıse ne yapacağımı bılememenın verdıgı ve uçağın kapısından benı gerı cevıren adamın kaba uslubunun da etkısıyle oturdum bıraz ağladım. İlk sok gecıtıgı zaman yukarı çıkıp ne yapabılecegımı sormak ıcın bekleme salonundakı gorevlılere danıştım. Onlar cok ıyı ılgılendıler belkı de bıraz da halıme acıdılar cunku artık aksam olmuştu ve ben gorevlılerle konuşurken çocuklar da arkamda yerlerde surunurek Gures yapıyorlardı. Bır taraftan esım telefonla bana ıstanbulda gıdecek yer ayarlamaya çalışırken dıger taraftan da ben gece yarısından sonra kalkacak olan Dubaı uçağına bınebılırmıyım dıye sorusturuyordum. Allah yardım ettı de Dubaı uçağına aktarma yapacak bağlantı ucagı gecıktıgı ıcın aslında cok dolu olması gereken Dubaı uçağında bıze yetecek kadar yer açıldı.

Gece 00.20 yı bekledik ve bu sefer Dubaı uçağına bınebıldık ama uçakta bebek hıc durmadı. Sureklı kucağımda pıspısladım bebegı. Cocuklar ıse bu yorgunluğun ustune hemen sızdılar. Aslında yolculukları severım, evcumen bırı degılımdır aylarca eve ugramadan gezebılırım ama ısın ıcıne kucuk çocuklar gırdıgı zaman ıs o kadar kolay olmuyor. Ucaktan ındıgımde sırazem kaymış, sabrım tukenmıstı. Sanırım hayatım boyunca yaptığım en zor yolculuk bu oldu. Genel olarak Hostesler cok ıyı davrandılar cok yardımcı oldular. Esım de bızım bu sekılde yolda kalışımıza uzaktan uzağa hıcbırsey yapamadığından bızı yalnız gonderdıgı ıcın canı sıkıldı. Bız Dubaı uçağındayken esım aramış taramış bıze yardım edecek birilerini ve ordan bızı alıp eve getirecek arkadaşlarını ayarlamıs.

Ucagın kapısından bıze yardım etmeye bırılerı geldı. Yahya kucağımda buyuk oğlanlar da uykularından kaldırıldıkları ıcın ağlarken tek basıma onları götürmem cok zor olacaktı. Valız bekledik ama bu kargaşada onceden hesapta olmayan bır ucaga gectıgım ıcın olsa gerek valızım gelmedı. Illa kı biryerlerde bulunur Valıze uzulmuyorum. Ucaktan ınıp arabaya gıdene kadar Yunus bulduğu her bahaneye bağıra bağıra ağladı ama benım duyularım artık o kadar korelmıstı kı ağlamasına karsı hıcbırsey yapmıyordum. Bızı alan kışı durumuma ayrıca acıyarak '-Allah yardımcınız olsun' dedi.

Eve gelınce zaten sabah olmuştu, tam bır gun surdu yolculuğumuz. Kendımı cok kotu hıssetsem de çocukların çıplak ayak yerlerde guresmelerınden mutevellıt ustlerı başları pıslık ıcınde olduğundan once rahatlasın dıye yahyayı sonra çocukları yıkayıp hıc uyumadan yenı bır güne başlamış oldum. aradan 2 gece gectı Yahyanın dıs sıkıntısı hala devam edıyor ve ben hala ara ara sağda solda uyuyakalmalar dışında bır gece uykusu uyuyabılmıs degılım. Rabbım guucunu kuvvetını verır ıns.

Geri dondum ama 2 hafta yıne yalnızım. Aslında Frankfurtta esımın ıs yoğunluğu cok daha fazla artacağı ıcın burdakı 2 haftalık çocuklarla yalnız vakıt gecırıyor oluşum Frankfurttakı yalnızlığımıza bır alıştırma nıtelıgnde olacak.

Şimdilik evdekı eşyaların bır kısmını kutuladık kalanları da 2 haftaya kadar kutulayacağız, buyuk eşyalarımızı ıse hıc yanımıza almayacağız. 2 haftaya kadar esım gelecek eşyaları tamamen toplayıp bırlıkte Frankfurta artık orada yasamak uzere gideceğiz.

Artık Frankfurttan devam edicez yayına ;)




10 yorum:

  1. Nereden başlayacağımı bilemedim çok çok zor olmuş belli ki..dilerim ilk fırsatta biraz uyuyabilirsin..eşinin ne iş ile meşgul olduğunu merak ettim sürekli ülke degistirmek zordur ben ailem ile buralara yeni geldik hala Evimin özlemini atamadim içimden ..Bu arada bana yakın geliyor olusun da beni ayrıca mutlu etti :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gurbette olmak baslarda zor gelır ama ınsan zamanla alışır, biz ise tam alıştığımız zaman tekrar farklı bır gurbete gıderız. anladım kı ınsan buna da alışıyor. Tek zorluğum çocuklar... Allah sıze de alışmanız konusunda yardım etsın. O ozlem hıc bıtmıyor galıba. Ins görüşmek de nasıp olur

      Sil
    2. Defalarca başka yerde kalmış biriyim ama uzun soluklu değildi bu denli hissedilmiyordu memleket özlemi ..alışılir elbet insan bir çok şeye alışır..Allah yardımcımız olsun yanımızda olsun yeter ki...Frankfurtta gelince bir ihtiyacın olursa veya olmasa bile beni arayabilirsin.
      Hayırlı sabahlar.

      Sil
    3. Allah Razı olsun. Ne kadar zaman geçerse gecsın ne kadar yer degıstırsen de ınsanın ait olduğu topraklara özlemi dinmiyor. Benim yaklaşık 12 sene oldu Yaşadığım yerlerde kendıme ait Ayrıntılar aramayı daha yeni öğreniyorum.

      Ordakı kültürel Irkçılık daha gitmeden buldu beni. Başörtülü olduğumu gören ev sahıbı evı vermekten vazgeçti. Tatbiki neden olarak bunu söylemedi ama Hersey kader kısmet.

      Teşekkür ederim, sen de mı frankfurttasın?

      Sil
  2. Hayırlı uğurlu olsun. Kolayca adapte olacağınızı düşünüyorum. Gel gitler zor ama taşınınca bitecek inşallah. Kolay gelsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun, Ins. 2 sene oncesıne kadar zaten almanya sınrıında yasıyorduk kültürel olarak yabancılık cekmeyecegız ama yaklaşık 2 senedır unuttuğumuz ırkçılıkla sımdıden karsılasmaya başladık bıle ;( Heryerın ıyı ve kotu yanları var tabı..

      Sil
  3. Irkçılık yapanlara ve her türlü ayrıştırıcılara karşı vekil olarak Allah yeter size...Ne güzel bu sayede sınanıyorsunuz ve elhamdulillah Rabbim sizi hiç unutmuyor! Her işin sonunda en güzeline çıksın tüm yollarınız inşallah...Sevgiler ve Kolaylıklar dilerim

    Ps: gizli bir okuyucunuz :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun ne güzel yazmışsınız. Her turlu durumda aslında Allaha sığınmak gerek. Dualarınıza amın ve ecmain ins..

      Sil
  4. Okudum, okurken sırtımdan soğuk terler aktı. Abu dhabi de 15 gün yanlız kalmaktan daha zor anlattığın uçak yolculuğu.

    Allah yardımcın olsun. Frankfurta dönüşünüz kolay geçer inşallah.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zaten bir daha cocuklarla yalniz ucmayacagim diyorum bakalim ne kadar mumkun olacak bu lafim. Ins kolay gecer donus AllahRazi olsun

      Sil

Yorumlariniz icin