31 Ekim 2014 Cuma

Steril Sehir, Singapur. Hop On Hop Of Sehir Turu

Doğuda gerçek bir Batı şehri görmek istiyorsanız burayı rotanıza yerleştirin derim. Kurallılık ve düzenlilikte ileri Batı şehri Zürih'le kapışabilir Singapur.

İngilizler adeta örnek şehir olsun diye hareket edip kurmuşlar/dönüştürmüşler bu şehri. İngilizlerin yeni görünmez sömürgeciliğinin başarısının örneklerinden biri olarak da görülebilir bu şehir devleti. Araç direksiyonlarının sağda olmasından değil, doğudaki uç karakolu gibi küresel şirketlerin merkezlerinin yerleşimlerinden de bunu çıkarabilirsiniz.

Gelelim şehre; dedikleri gibi sakız atmanın cezasının çok yüksek olmasından olsa gerek, yerlerde sakız bulurum diye bakınmam nafile bir çaba olarak kaldı. Şehir nüfusunun çoğunluğunun Çinli olması neticesi belki fazla sayıda Çin tapınağı ile karşılaşabiliyorsunuz. Şehrin modern ve yüksek camlı binalarının hemen diplerinde bu tapınaklara rastlamak çok yüksek olasılık. Ritüelleri birbirine benzese de farklı dinlere mensup Çinlilerin türlü tapınaklarınu görmek mümkün. Renklerin canlı olduğu bu tapınaklar şirin gözükse de inanç temelleri bize bayağı bir uzak gözüküyor. Oldukça efsanevi inanışların din ve öğreti hale gelmesi burada din unsurunun içini doldurmaya yetiyor. Belki Çin'e gitsek daha ne çok çeşit din ve tapınak göreceğiz Allah bilir.

Gezilecek görülecek tarihi kimi yerleri olsa da bunun fazla peşinde koşmadık. Broşürlerinde de pek rastladığımızı söyleyemeyiz. Bilinen en meşhur yerlerinden Orkide Bahçesini atlamadık. Ücretsiz girilen büyük şehir parkı olan Botanik Garden içerisinde yer alan ve 5 Singapur doları ile giriş yapacağınız Orkide bahçesi görülmeye değiyor. Türlü türlü bu çiçeklerin aslında bizim kültürde farklı isimlerle çağırıldığını farkettiğimizde kuşatıcı bir Orkide tanımının olduğunu farkediyorsunuz. Rengarek bir ahengin olması insanı hoş etmiyor değil, muhtemel bayanlar ve cocuklar daha çok severler burayı :) Tapınaklar, Botanik ve Orkid Garden hakkında yazıyı gormek ıcın tıklayabılırsınız
Eğlence adası Santosa adasında çok kısım var. Oraya gitmek için hava, kara ve deniz yollarından birini tercih etmek mümkün. Hava dediysek uçan bir şey değil, teleferik :)
Oraya teleferikle gidiyorsanız 2 kalkış noktası var ana adadan. Biz teleferikle gidiş dönüş bilet aldık, 3 yaşından itibaren çocuklardan da ücret alıyorlar. Adığımız bilet sadece teleferik ulaşımını değil 2 ayrı aktiviteyi de kapsıyordu. Bunlar akvaryum ve Sentosa aslanına çıkıştı.
Teker teker de alınabilen biletler vardı tabii, kombi bilet işimize geldi, unutmayın adada hemen her yere giriş ücrete tabi.
Universal Studios'un burada yeri varmış, çocukların yaşları için uygun olmayacağını düşündüğümüzden es geçtik. Otel de var, tatil köyü de var burada. Casino da vardı ama kumar haram olduğundan bakmadık bile :)
Çocuklara en uygun yer olarak devasa akvaryuma girmeyi tercih ettik. Bayağı büyük olan bu akvaryumda sizi 3 mü desem 5 mi desem bilemediğim boyutta bir gösteri karşılıyor. Eski bir hikayenin kurgulandığı ve İmparatorun Umman Krallığı'na hediyesini götüren gemi ve tayfasının fırtınada batışını çok iyi yaşatıyorlar insana. Siz de ıslanıyorsunuz onlar batarken fırtına esnasında. Yunus'u almadılar çok küçük olduğu için, ama iyi de yapmışlar, Yusuf'a bile biraz korkutucu geldi diyebiliriz.
Ardından akvaryumun güzelliklerine dalıyorsunuz. Türlü ahtopotlardan, yengeçlere, balıklardan deniz analarına, yunuslara ve midyelere ve garip su altı bitkilerine şahitlik edip kocaman bir alemden habersiz olduğunuzu farkedip Allah'ın büyüklüğünü ve ne kadar aciz ve küçük yaratık olduğunuzu ve bütün bunların biz insanlar için yaratılmış olduğunu düşünüp şükrediyorsunuz, aklınıza şeytan fazla girmediyse.

Yunus gösterilerine dışarıdan bakabileceğiniz bir aktivite daha var, ama ayrıca ödemeniz gerekiyor. Ama akvaryum içerisinde kalarak da kısmen bu gösteriyi izlemek mümkün. Akvaryumdan aslan balığa gidişi bir tren istasyonu mesafe ile sağlayabiliyorsunuz.
Sentosa adası aslan ve balık karışımı bir denizkızına benzer yaratığın büyük ve sembolik heykelini barındırıyor. Buraya çıkıp şehri 65 m yüksekten tepeden gözlemek zevkli bir iş. İçerisinde aslan balık hikayesini anlatan bir video ile tanıtımı da bulunuyor (http://www.youtube.com/watch?v=suNVtlKhhCs). Aslanın ağzından şehir arkaplanlı fotoğraf çektirip en tepeden şehri 360 derece izlersiniz.  Sentosa, Akvaryum ve Merlion hakkında yazıyı ve reımlerı gormek ıcın tıklayabılırsınız.
Ve Singapurdaki Son gunumuz: Singapur Flyer



En son gün şehir turu alıp gezmek vaktiniz kısıtlıysa eğlenceli olabilir. Ilk gun botanık ve Orkıd garden ogledne sonra da Sentosa adasını gezmıstık.

2. gunumuzde de sehrın ıcınde gezilecek bır cok mımarı yapı vardı. Cocuklar kucuk olduğu ıcın tabana kuvvet tum bınaları tek tek gezmektense turıstık olan Hop On Hop Of Otobuslerıne bınmeyı tercıh ettık. Oncelıgımız çocuklar oldugu ıcın dünyanın en büyük Donme dolabı olan Singapur Flyer' a gıttık.  

Ayrıca cocugunuz olmasa da dünyanın en büyük tekerlek dönme dolabı ile bir tur yaparsanız size iyi gelebilir. Yaklaşık 20-25 dk.'da turunu tamamlayan dönemeçle şehri adeta helikopterle gezmiş gibi olabilirsiniz. Buradan denize kurulu stadyumu, modern mimarinin pek çok örneğini, Sentosa'yı, bölgenin en büyük limanını, Marina Bay Sands'ı, Gardens by the Bay'ı ve daha pek çok yeri tepeden görebilirsiniz.

 
 
Donme dolaba gırmek ıstedıgımızde gorevlılerden bebek arabasıyla ıcerı gıremeyecıgımızı ogrendık. Yunus da arabada uyuduğu ıcın mecburen yıne ben assagıda Yunusun basında beklerken Yusuf da babasıyla yukarı cıktı.
 


 


Singapur Flyer'ın ıcınden Singapur Manzaraları:




Gardens by the Bay
 
 
 


Su üzerindeki Futbol Sahası


 




Marina Bay Sands


Ve Hop On Hop Of Otobusunden manzaralar:










 
Marina yakınındaki Gardens by the Bay'ın mimarisi de görülmeyi hak ediyor. Yüksek kulelerin birleştirilip ağaç boylarında yürüyüş yapabilmek de ilginç bir deneyim olarak edinilebilir.

 
Marina Bay Sands'ın kötü bir kopyasını Abu Dhabi'de gördükten sonra orjinalini görmek aradaki farkı hissettiriyor. En üstte tren/gemi gibi olan ve 3 binayı birleştiren yapınn bahçeli oluşu binayı doğallaştırmasa da hareketine tabiatı katmış denebilir.  Gercı Sıngapurdakı marina Bay Sands'ı da arap mımarlar yaptıgı ıcın abu dhabıde kendı evımızın manzarası olan kopyasını yapmıs olmaları cok da garıp degıl.




 
Hop On Hop Of Otobusu ıle gezerken son turda otobüsçü Rotadan sapıp otobüsle bıze Sentosayı gezdırmedne gerı dondu. Bız de durumu sorduğumuzda bıraz da cıkıstılar. Rahat dururmuyuz bız de gıttık bıletı aldığımız büroya ve adamı sıkayet ettık. Sıkayetımız uzerıne soforu ısten cıkarabıleceklerını ogrenınce sadece turun son kısmını hesaplayarak hakkımız olanını gerı alalım bıze yeter dedık. 3 farklı otobüs yolculuğu almıştık sonuncusunun ucretını bıze gerı verdıler. o parayla da valızlerımızle bırlıkte taksiye bınıp havalımanına gıdısı bedavaya getırdık ;) Demekkı neymıs: Her zaman hakkınızı arayacak ve Susmayacakmıssınız ;)

Bunlar da Havalımanından Jakartaya uçağını beklerken cektıgımız resımler



 
Sıngapurdan Jakartaya gezmek ıcın uçtuk ama hem Jakarta cok sıcaktı hem de kuala Lumpur ve sıngapurdan sonra 2 kucuk çocukla Jakartayı gezmeyı gozum hıc yemedı desem ;( Oyle cok yorgundum kı uçaktan ındıgımız gıbı otele gıtmeyelım bıletı degıstırıp eve donelım dedım.
 
Bunlar da Jakartadan hava lımanındna cektıgımız goruntuler. Tahta bıblolaları cok popüler olmasına ve kulturun sembolü olmasına rağmen evımde bu tarz Ikonaları barındırmayacağımı bıldıgım ıcın sadece magnet alıp çıktım.





 

2 yorum:

  1. Canım maşallah iki çocukla dünya turunu tamamladın galiba, blog belgesel gibi, bence bunların çıktılarını alıp arşivle. İlerde kitaplaştırırsın belki de.

    YanıtlaSil
  2. Cocuklar olmasa dünya turu yapabılırdım sanırım ;) bıraz da çevresel ımkanlar sagolsun. Shengen cok güzel bır fırsat sınırların kalkması bır de esımın de benım de Unıversıtedne bır cok arkadaşımız farklı yerlerde ıkamet edıyorlar onlar da sagolsunlar bır yere gıdecekken cesaret verıyorlar ınsana.

    Aslında ben cok unutkan bırıyım su an suraya gıttıgınzde neler gordunuz hangı anılar kaldı aklında dıye sorsanız hatırlamam ama yazdığım zaman açıp bakıyorum ve ben de bastan hatırlıyorum herseyı. Daha Bosnada trende bıletcıye yakalanma, Nadır yağmur yağan Tunusda Yusufla sel olurcasına yağmura yakalanmaız, Parısde bır gece Eıfel kuyruğunda çocukların sırılsıklam olması... gıbı gıbı asla unutmak ıstemedıgım hatıralar kaybolmaya devam edıyorlar, daha yazamamdıgım o kadar cok sey var kı... Kıtap degılde çocuklar gecmıslerıne donup baktıklarında güzel hatıralar kalsın ıstıyorum. Insan unutkan bır varlık.

    YanıtlaSil

Yorumlariniz icin